Boşanmada Kadının Hakları Nelerdir? Nafaka, Tazminat, Velayet ve Mal Paylaşımı
Güncelleme tarihi: 2 gün önce
Kısa cevap: Boşanma sürecinde kadının başlıca hakları; dava süresince tedbir nafakası, boşanmadan sonra yoksulluk nafakası, maddi ve manevi tazminat, velayet ve çocuk için iştirak nafakası, edinilmiş mallara katılma alacağı, ziynet ve çeyiz eşyasının iadesi, aile konutunun korunması, şiddet hâlinde 6284 sayılı Kanun kapsamında koruma tedbirleri ve adli yardımdır. Bu hakların çoğu kusurdan bağımsızdır; yoksulluk nafakası ile maddi ve manevi tazminat ise boşanmadaki kusur durumuna göre belirlenir. Soyadına ilişkin TMK m.173 dışında kanun bu hakları cinsiyet ayrımı yapmadan düzenler; aynı koşullarda erkek eş de bu haklardan yararlanabilir.
Kadının Haklarına Genel Bakış
Hak | Kusur şartı | Hâkim kendiliğinden karar verir mi? | Dayanak |
Tedbir nafakası | Yok | Evet | TMK m.169 |
Yoksulluk nafakası | Daha ağır kusurlu olmamak | Hayır, talep gerekir | TMK m.175 |
Maddi tazminat | Kusursuz veya daha az kusurlu olmak | Hayır, talep gerekir | TMK m.174/1 |
Manevi tazminat | Kusurlu eşe karşı, kişilik hakkı saldırısı | Hayır, talep gerekir | TMK m.174/2 |
Velayet ve kişisel ilişki | Yok; ölçüt çocuğun üstün yararı | Evet | TMK m.182 |
İştirak nafakası | Yok | Evet | TMK m.182, 327-330 |
Katılma alacağı | Kural olarak yok | Hayır, ayrı talep | TMK m.218-241 |
Ziynet ve çeyiz | Yok | Hayır, ayrı talep | TMK m.220; Yargıtay uygulaması |
Koruma tedbirleri | Yok | Başvuru üzerine | 6284 sayılı Kanun |
Talebe Bağlı Haklar ve Dilekçenin Önemi
Tedbir nafakası, velayet, kişisel ilişki ve iştirak nafakası hakkında hâkim talep olmasa da karar verir. Yoksulluk nafakası ile maddi ve manevi tazminat ise ancak talep edilirse ve talep edilen miktarla sınırlı olarak verilebilir (HMK m.26; yoksulluk nafakası bakımından Yargıtay 2. HD, E.2024/4442, K.2025/1392). Ziynet alacağı, çeyiz ve mal rejiminden doğan alacaklar boşanmanın eki değildir; harcı yatırılarak ayrıca talep edilmesi gereken bağımsız alacaklardır.
Talepler ve bunlara dayanak olan olaylar dilekçeler aşamasında ileri sürülmelidir. Dilekçelerin karşılıklı verilmesinden sonra iddia genişletilemez; bu yasak ancak ıslah veya karşı tarafın açık muvafakatiyle aşılabilir (HMK m.141). Islah aynı davada bir kez ve tahkikat sona erinceye kadar yapılabilir; bozma sonrasında tahkikat işlemi yapılırsa yeniden ıslah mümkündür (HMK m.176-177). Maddi tazminat ve yoksulluk nafakası ıslahla artırılabilir, iştirak nafakası ise aşağıda açıklandığı gibi ıslaha gerek olmadan artırılabilir; manevi tazminat ise Yargıtay uygulamasına göre bölünemeyen bir talep olduğundan ıslahla da artırılamaz (Yargıtay 2. HD, E.2025/6835, K.2026/1230; Yargıtay 2. HD, E.2025/8978, K.2026/4057). Tedbir nafakası yargılamanın her aşamasında istenebilir (Yargıtay 2. HD, E.2024/10548, K.2025/10358).
Boşanma davasında istenmeyen yoksulluk nafakası ve tazminat, boşanma hükmünün kesinleşmesinden itibaren bir yıl içinde ayrı bir davayla istenebilir (TMK m.178); Hukuk Genel Kurulu, bu yolla açılan yoksulluk nafakası davasında kusurun yeniden belirlenemeyeceğini, boşanma kararındaki kusurun esas alınacağını belirtmiştir (Yargıtay HGK, E.2017/1006, K.2019/1132). Dilekçenin hazırlanması için boşanma dilekçesi yazımıza bakabilirsiniz.
Tedbir Nafakası
Boşanma davası açılınca hâkim, dava süresince eşlerin barınması, geçimi ve çocukların bakımı için gerekli geçici önlemleri kendiliğinden alır (TMK m.169). Tedbir nafakasında kusura bakılmaz; Hukuk Genel Kurulu, tarafların kusur durumunun tedbir nafakasının takdirinde etkili bir unsur olmadığını ve sonradan belirlenen kusurun tedbir nafakasının iadesini gerektirmediğini belirtmiştir (Yargıtay HGK, E.2022/770, K.2023/185). Ölçüt, tarafların gelir ve ihtiyaç durumudur; eşlerin ekonomik durumları birbirine yakınsa tedbir nafakasına hükmedilmeyebilir.
Miktarın belirlenmesinde dikkate alınan ölçütler için hâkim nafakayı nasıl hesaplar yazımıza bakabilirsiniz.
Yoksulluk Nafakası
Boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek eş, kusuru daha ağır olmamak koşuluyla diğer eşten mali gücü oranında yoksulluk nafakası isteyebilir; nafaka yükümlüsünün kusuru aranmaz (TMK m.175). Eşit kusur yoksulluk nafakasına engel değildir (Yargıtay 2. HD, E.2025/9072, K.2026/6558). Asgari ücret düzeyinde gelir elde etmek de tek başına nafakaya engel sayılmaz (Yargıtay HGK, E.2017/2653, K.2021/249).
Anayasa Mahkemesi, 4 Haziran 2026 tarihli kararıyla TMK m.175/1'deki "süresiz olarak" ibaresini iptal etmiştir (AYM, E.2025/156, K.2026/131). Karar 30 Eylül 2026 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanmış; iptal hükmünün 30 Haziran 2027'de yürürlüğe girmesine karar verilmiştir. Yoksulluk nafakası kurumu kaldırılmamıştır; iptal kararları geriye yürümediğinden mevcut nafaka kararları kendiliğinden sona ermez (Anayasa m.153/5).
Kusur şartı için yoksulluk nafakasında kusur şartı, iptal kararı ve nafakanın süresi için yoksulluk nafakası süresiz mi yazılarımıza bakabilirsiniz.
Maddi ve Manevi Tazminat
Mevcut veya beklenen menfaatleri boşanma yüzünden zedelenen kusursuz veya daha az kusurlu eş, kusurlu eşten uygun bir maddi tazminat isteyebilir (TMK m.174/1). Boşanmaya sebep olan olaylar yüzünden kişilik hakkı saldırıya uğrayan eş, kusurlu eşten manevi tazminat isteyebilir (TMK m.174/2). Eşit kusur hâlinde tazminat talepleri reddedilir (Yargıtay 2. HD, E.2025/9072, K.2026/6558).
Kusur, kural olarak dilekçelerde ileri sürülen ve ispatlanan somut olaylara göre belirlenir. Bu nedenle tanık, yazışma, darp raporu ve kolluk tutanağı gibi delillerin önceden toplanması önemlidir. Delil türleri için boşanma davalarında delil, tazminatın koşulları için boşanmada maddi ve manevi tazminat yazılarımıza bakabilirsiniz.
Velayet ve Kişisel İlişki
Velayet kendiliğinden anneye verilmez; ölçüt ana-babanın boşanmadaki kusuru değil çocuğun üstün yararıdır (TMK m.182). Velayet kamu düzenine ilişkindir ve hâkim tarafından yargılamanın her aşamasında kendiliğinden gözetilir (Yargıtay 2. HD, E.2025/1901, K.2025/9923). Mahkeme; çocuğun yaşını, bakım ihtiyacını, ebeveynlerin yaşam koşullarını, idrak çağındaki çocuğun görüşünü ve sosyal inceleme raporunu birlikte değerlendirir.
Ortak velayet için ana-babanın talebi tek başına yeterli görülmemektedir; Yargıtay, ebeveynlerin farklı şehirlerde yaşadığı ve aralarında süregelen bir çekişme bulunduğu bir dosyada ortak velayet düzenlemesini bozmuştur (Yargıtay 2. HD, E.2024/5611, K.2025/3196). Ayrıntılar için boşanmada velayet ve ortak velayet yazılarımıza bakabilirsiniz.
Velayet kendisine verilmeyen ebeveynin çocukla kişisel ilişki kurma hakkı vardır (TMK m.182, 323). Çocuk teslimi ve kişisel ilişkiye ilişkin kararlar, 7343 sayılı Kanun'la yapılan değişiklikten sonra icra daireleri yerine adli destek ve mağdur hizmetleri müdürlüklerince yerine getirilmekte ve bu işlemler harçtan istisna tutulmaktadır (5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu m.41/A, 41/H). Kişisel ilişkiye ilişkin teslim emrine aykırı davranan veya emrin yerine getirilmesini engelleyen kişi, bir ay içinde yapılacak şikâyet üzerine üç günden on güne kadar disiplin hapsiyle cezalandırılır (5395 m.41/F-2).
Mahkeme velayet kararında, kişisel ilişki düzenlemesinin gereklerinin yerine getirilmemesi hâlinde çocuğun menfaatine aykırı olmamak kaydıyla velayetin değiştirilebileceğini ihtar eder (TMK m.182/2). Velayet kendisine bırakılan ebeveyn kişisel ilişki düzenlemesinin gereklerini yerine getirmezse, çocuğun menfaatine aykırı olmamak kaydıyla velayet değiştirilebilir (TMK m.324/3). Ayrıntılar için velayet değişikliği davası yazımıza bakabilirsiniz.
İştirak Nafakası
Velayet kendisine verilmeyen ebeveyn, çocuğun bakım ve eğitim giderlerine gücü oranında katılmakla yükümlüdür (TMK m.182, 327-330). İştirak nafakası kusurdan bağımsızdır ve hâkim talep olmasa da buna hükmedebilir. Dilekçede bir miktar yazılmışsa mahkeme kural olarak bu miktarı aşamaz (Yargıtay 2. HD, E.2023/2892, K.2024/266); ancak Yargıtay'a göre iştirak nafakası yargılama sırasında her zaman istenebilir ve talep miktarı ıslaha gerek olmadan artırılabilir (Yargıtay 2. HD, E.2025/9401, K.2026/5784).
İştirak nafakası çocuk ergin olunca kendiliğinden sona erer (Yargıtay 2. HD, E.2022/6020, K.2022/6592). Eğitimi devam eden ergin çocuk, eğitimi sona erinceye kadar ana-babasından nafaka isteyebilir; bu talep çocuğun kendisine aittir (TMK m.328/2). Hâkim, istem hâlinde nafakanın gelecek yıllarda ne miktarda ödeneceğini karara bağlayabilir; artış talebi bulunmadan kendiliğinden artış kararı verilemez (TMK m.182; Yargıtay 2. HD, E.2025/96, K.2025/1400). Sonradan artırım için nafaka artırım davası yazımıza bakabilirsiniz.
Mal Rejiminin Tasfiyesi
1 Ocak 2002'den sonra edinilen mallar bakımından, aksine mal rejimi sözleşmesi yoksa edinilmiş mallara katılma rejimi uygulanır (TMK m.202, 218-241). Bu tarihten önce evlenmiş eşlerin 2002 öncesinde edindiği mallarda kural olarak eski mal ayrılığı rejimi geçerlidir (4722 sayılı Kanun m.10). Her eş, diğer eşin artık değerinin, yani edinilmiş mallarından borçları düşüldükten sonra kalan değerin yarısı üzerinde hak sahibidir (TMK m.236/1). Malın kimin adına kayıtlı olduğu tek başına belirleyici değildir.
Boşanma zina veya hayata kast nedeniyle gerçekleşmişse hâkim, kusurlu eşin artık değerdeki payını hakkaniyete uygun olarak azaltabilir veya kaldırabilir (TMK m.236/2). Yargıtay, bu hâlde payın tamamının yetersiz gerekçeyle kaldırılmasını bozmuş ve hakkaniyete uygun bir azaltma yapılması gerektiğini belirtmiştir (Yargıtay 2. HD, E.2025/7106, K.2026/5270).
Mal rejiminin tasfiyesi davası boşanma davasıyla birlikte açılabilir; ancak boşanma davası derdestse bekletici mesele yapılır ve boşanma kesinleşmeden karara bağlanmaz (Yargıtay 2. HD, E.2023/1897, K.2024/3324). Bu davalarda TMK m.178'deki bir yıllık süre değil, on yıllık genel zamanaşımı uygulanır (Yargıtay HGK, E.2022/1205, K.2023/1188). Hesaplama için boşanmada mal paylaşımı yazımıza bakabilirsiniz.
Ziynet Eşyası
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, düğünde takılan ziynetlerin tamamını kadına ait sayan önceki yaklaşımını değiştirmiştir (örneğin Yargıtay 2. HD, E.2023/5704, K.2024/2402). Güncel ilkeye göre önce tarafların anlaşmasına bakılır; anlaşma yoksa ve yerel örf ve âdet iddia edilip ispatlanırsa ona göre paylaşılır. Bunlar da yoksa ekonomik değeri olan takılar kural olarak kime takıldıysa ona aittir; ancak karşı cinse özgü bir takı, kime takılmış olursa olsun o cinse verilmiş sayılır. Her iki cinse özgü takılar takılan eşe aittir; özgülük tartışmalıysa bilirkişi incelemesi yapılabilir.
Kadına özgü ziynetlerin olağan olarak kadının elinde bulunduğu kabul edilir; takıların elinden alındığını veya eşinde kaldığını iddia eden kadın bunu ispatlamalıdır (Yargıtay 2. HD, E.2023/5704, K.2024/2402). Eşin takıları aldığını kabul eden beyan veya yazışmaları ispat yükünü değiştirebilir. Dilekçede aynen iade, bu mümkün olmazsa bedel istenmişse mahkeme hükmü de bu terditli biçimde kurmalıdır (Yargıtay 2. HD, E.2026/497, K.2026/2209). Ayrıntılar için ziynet alacağı davası yazımıza bakabilirsiniz.
Çeyiz ve Mehir
Mal rejiminin başlangıcında eşlerden birine ait bulunan veya sonradan karşılıksız kazanılan mallar kişisel maldır (TMK m.220). Kadının evlenirken getirdiği çeyiz eşyası bu kapsamdadır; boşanmada aynen iadesi, mümkün değilse bedeli istenebilir. Çeyiz talebi de boşanmanın eki değildir ve ayrıca harcı yatırılarak istenir.
Mehir Türk Medeni Kanunu'nda düzenlenmiş bir kurum değildir. Henüz teslim edilmemiş mehir bağışlama sözü niteliğinde görülürse, bağışlama sözünün geçerliliği yazılı şekle bağlı olduğundan (TBK m.288/1), yazılı ve imzalı bir mehir senedi bulunmaması talebin reddine yol açabilir.
Aile Konutu
Evlilik sürerken eşlerden biri, diğerinin açık rızası olmadan aile konutuna ilişkin kira sözleşmesini feshedemez, aile konutunu devredemez veya üzerindeki hakları sınırlayamaz (TMK m.194/1). Konutun maliki olmayan eş, tapuya aile konutu şerhi konulmasını isteyebilir (TMK m.194/3). Boşanma davası süresince konutun kullanımı hakkında hâkim geçici önlem alır (TMK m.169); şiddet varsa şiddet uygulayanın müşterek konuttan uzaklaştırılmasına ve konutun korunan kişiye tahsisine karar verilebilir (6284 m.5/1-b).
Evlilik boşanmayla sona erince taşınmazın aile konutu niteliği ve TMK m.194'ün sağladığı koruma da sona erer (Yargıtay 2. HD, E.2024/1894, K.2024/7818). Bundan sonra konut, mal rejiminin tasfiyesinde değerlendirilir. Şerh başvurusu için aile konutu şerhi yazımıza bakabilirsiniz.
Şiddet Hâlinde Koruma Tedbirleri
Şiddete veya şiddet tehlikesine maruz kalan kadın, boşanma davası açmasına gerek olmaksızın 6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun kapsamında koruyucu ve önleyici tedbirler isteyebilir. Şiddet uygulayanın konuttan uzaklaştırılması, korunan kişiye yaklaşmaması ve iletişim kurmaması bu tedbirlerdendir (6284 m.5). Tedbir kararı en çabuk ve en kolay ulaşılabilecek yer hâkiminden, mülki amirden veya kolluk biriminden talep edilebilir (6284 m.8/1).
Koruyucu tedbir kararı için şiddetin uygulandığına dair delil veya belge aranmaz; uzaklaştırma gibi önleyici tedbir kararları ise geciktirilmeksizin verilir (6284 m.8/3). Tedbir kararı ilk defasında en çok altı ay için verilebilir ve gerektiğinde uzatılabilir (6284 m.8/2). Tedbire aykırılık hâlinde üç günden on güne, tekrarında on beş günden otuz güne kadar zorlama hapsi uygulanır; zorlama hapsinin toplam süresi altı ayı geçemez (6284 m.13). Şiddet uygulayan ailenin geçimini sağlıyorsa hâkim, TMK'ya göre nafakaya hükmedilmemiş olması kaydıyla talep edilmese dahi tedbir nafakasına hükmedebilir (6284 m.5/4).
Acil durumlarda 112 aranabilir; Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığının ALO 183 Sosyal Destek Hattı ve KADES uygulaması da kullanılmaktadır. Ayrıntılar için 6284 sayılı Kanun ve koruma kararı yazımıza bakabilirsiniz.
Boşanma Davası Açmadan Ayrı Yaşama
Eşlerden biri, ortak hayat sebebiyle kişiliği, ekonomik güvenliği veya ailenin huzuru ciddi biçimde tehlikeye düştüğü sürece ayrı yaşama hakkına sahiptir (TMK m.197/1). Ayrı yaşama haklı bir sebebe dayanıyorsa hâkim, eşlerden birinin istemi üzerine parasal katkıya, konut ve ev eşyasından yararlanmaya ve eşlerin mallarının yönetimine ilişkin önlemleri alır; ergin olmayan çocuklar için de gerekli önlemleri alır (TMK m.197).
Nafakanın Ödenmemesi
Mahkemece hükmedilen nafaka ödenmezse ilam icra takibine konu edilebilir. Nafakaya ilişkin kararın gereğini yerine getirmeyen borçlu hakkında alacaklının şikâyeti üzerine üç aya kadar tazyik hapsine karar verilir; hapis başladıktan sonra borç ödenirse borçlu tahliye edilir (İİK m.344).
Adli Yardım
Kendisinin ve ailesinin geçimini önemli ölçüde zor duruma düşürmeksizin yargılama giderlerini ödeme gücünden yoksun olan kişi, talebi açıkça dayanaktan yoksun değilse adli yardımdan yararlanabilir (HMK m.334/1). Adli yardım kapsamında harç ve giderlerden geçici muafiyet ile ücreti sonradan ödenmek üzere avukat temini de istenebilir (HMK m.335). Avukatlık ücretini karşılayamayan kişi, baronun adli yardım bürosuna da başvurabilir (Avukatlık Kanunu m.176-178).
Boşanan Kadının Soyadı
Boşanan kadın evlenmeden önceki soyadını yeniden alır (TMK m.173/1). Kadının boşandığı kocasının soyadını kullanmakta menfaati bulunduğu ve bunun kocaya bir zarar vermeyeceği ispatlanırsa hâkim, istemi üzerine bu soyadını taşımasına izin verir; koca, koşulların değişmesi hâlinde iznin kaldırılmasını isteyebilir (TMK m.173/2-3). Bu izin boşanmadan sonra açılacak ayrı bir davayla da istenebilir (Yargıtay 2. HD, E.2023/7907, K.2023/5501). Diğer hâller için soyadı değişikliği yazımıza bakabilirsiniz.
Anlaşmalı Boşanmada Kadının Hakları
Evlilik en az bir yıl sürmüşse eşlerin birlikte başvurması veya bir eşin davasının diğerince kabul edilmesi hâlinde, hâkimin tarafları bizzat dinlemesi ve boşanmanın mali sonuçları ile çocukların durumu hakkındaki düzenlemeyi uygun bulması şartıyla anlaşmalı boşanmaya karar verilir (TMK m.166/3). Hâkim tarafların ve çocukların menfaatini gözeterek protokolde değişiklik yapabilir; bu değişiklikler taraflarca kabul edilirse boşanmaya hükmolunur.
Nafaka ve tazminat konusunda anlaşma sağlanmadan bu konuların açık bırakılması, anlaşmalı boşanmanın koşullarının oluşmadığı sonucuna yol açabilir. Protokolde vazgeçilen nafaka ve tazminat boşanma kesinleştikten sonra istenemez. Mal rejiminden doğan alacaklar ve ziynet alacağı ise protokolde açıkça ve tereddüde yer bırakmayacak biçimde bunlardan vazgeçilmemişse sonradan ayrı davayla istenebilir (mal rejimi için Yargıtay 2. HD, E.2021/5553, K.2022/931 ve E.2022/6019, K.2023/2738; ziynet için Yargıtay 2. HD, E.2024/8560, K.2024/7757). Ayrıntılar için anlaşmalı boşanma ve protokol yazımıza bakabilirsiniz.
Kusur Durumunun Haklara Etkisi
Kadının kusur durumu | Yoksulluk nafakası | Maddi ve manevi tazminat | Kusurdan bağımsız haklar |
Kusursuz | İstenebilir | İstenebilir | Tedbir ve iştirak nafakası, velayet, katılma alacağı, ziynet |
Daha az kusurlu | İstenebilir | İstenebilir | Aynı |
Eşit kusurlu | İstenebilir | Reddedilir | Aynı |
Daha ağır veya tam kusurlu | Reddedilir | Reddedilir | Aynı |
Velayette belirleyici olan kusur değil çocuğun üstün yararıdır. Katılma alacağı kural olarak kusurdan bağımsızdır; yalnızca boşanma zina veya hayata kast nedeniyle gerçekleşmişse kusurlu eşin payı azaltılabilir veya kaldırılabilir (TMK m.236/2). Tablo genel kuralı gösterir; kusur her davada ileri sürülen ve ispatlanan olaylara göre belirlenir.
Görevli ve Yetkili Mahkeme
Boşanma davaları aile mahkemelerinde, aile mahkemesi bulunmayan yerlerde asliye hukuk mahkemesinde görülür. Yetkili mahkeme, eşlerden birinin yerleşim yeri veya davadan önce son defa altı aydan beri birlikte oturdukları yer mahkemesidir (TMK m.168). Ankara'da aile mahkemeleri Söğütözü'ndeki Ankara Adliyesi binasında görev yapmaktadır. Etimesgut ve Sincan gibi Ankara Batı Adliyesi'nin yargı çevresindeki ilçeler bakımından yetki kurallarına göre Ankara Batı Adliyesi'ndeki mahkemeler yetkili olabilir. Yargılama süresi için Ankara'da boşanma davası ne kadar sürer yazımıza bakabilirsiniz.
Sık Sorulan Sorular
Çalışmayan kadının boşanmada hakları nelerdir?
Çalışmayan kadın; tedbir nafakası, koşulları varsa yoksulluk nafakası ve tazminat ile eşinin evlilik içinde edindiği malların artık değerinin yarısı üzerinde katılma alacağı isteyebilir. Evlilik süresince çalışmamış olmak bu hakları ortadan kaldırmaz; yoksulluk değerlendirmesinde dikkate alınan bir olgudur.
Çekişmeli boşanmada kadının hakları nelerdir?
Çekişmeli boşanmada tedbir nafakası, velayet ve iştirak nafakası hakkında hâkim kendiliğinden karar verir. Yoksulluk nafakası ve tazminat ise kusur durumuna bağlıdır ve dilekçede açıkça talep edilmelidir; ziynet ve mal rejimi alacakları da ayrıca istenir. Süreç için çekişmeli boşanma davası yazımıza bakabilirsiniz.
Boşanmadan ayrı yaşayan kadın nafaka alabilir mi?
Ayrı yaşama haklı bir sebebe dayanıyorsa kadın, boşanma davası açmadan da hâkimden parasal katkı, konut ve ev eşyasından yararlanma ve çocuklara ilişkin önlemler isteyebilir (TMK m.197). Şiddet varsa 6284 sayılı Kanun kapsamındaki tedbirler de istenebilir.
Kısa süren evlilikte nafaka alınabilir mi?
Evliliğin kısa sürmesi nafaka hakkını tek başına ortadan kaldırmaz. Yoksulluk nafakası toptan veya irat biçiminde ödenebilir (TMK m.176/1). Yargıtay, çok kısa süren ve çocuksuz bir evlilikte toptan yoksulluk nafakasına hükmedilmesini isabetli bulmuş, ancak toptan nafakanın süreye bağlı bir hesapla değil tek bir toplam olarak belirlenmesi gerektiğini belirtmiştir (Yargıtay 2. HD, E.2024/6372, K.2025/2903).
Kadın hangi durumlarda yoksulluk nafakası alamaz?
Boşanmada eşinden daha ağır kusurlu bulunan veya boşanma nedeniyle yoksulluğa düşmeyecek düzeyde düzenli ve yeterli geliri bulunan kadın kural olarak yoksulluk nafakası alamaz. Tedbir nafakası ve çocuk için iştirak nafakası ise kusurdan etkilenmez.
Düğün takıları kime aittir?
Önce tarafların anlaşmasına, sonra ispatlanan yerel örf ve âdete bakılır. Bunlar yoksa ekonomik değeri olan takılar kural olarak kime takıldıysa ona aittir; karşı cinse özgü takılar ise kime takılmış olursa olsun o cinse verilmiş sayılır.
Tapu kocanın adına olan evden hak alınabilir mi?
Ev 1 Ocak 2002'den sonra evlilik içinde edinilmişse kadın kural olarak evin kendisini değil, katılma alacağını para olarak isteyebilir; alacak artık değerin yarısı üzerinden hesaplanır (TMK m.236). Evin satılmasını önlemek için dava açılırken ihtiyati tedbir, evlilik sürerken aile konutu şerhi istenebilir.
Boşanma kesinleştikten sonra nafaka veya tazminat istenebilir mi?
Evet. Yoksulluk nafakası ve tazminat, boşanma hükmünün kesinleşmesinden itibaren bir yıl içinde ayrı bir davayla istenebilir (TMK m.178). Mal rejiminden doğan alacaklar ise on yıllık zamanaşımına tabidir.
İlgili Yazılar
Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır. Kusur, nafaka ve tazminat değerlendirmesi her dosyada somut olaya göre yapılır; haklarınızı kaybetmemek için süreç başlamadan bir avukattan destek alınması önerilir.
Av. Murat Akman — Ankara Boşanma Avukatı. Detaylı bilgi ve randevu için: www.muratakman.com
Son güncelleme: 15 Ekim 2026


