top of page

6284 Sayılı Kanun: Koruma Kararı ve Uzaklaştırma Tedbiri

14 Tem
9 dakikada okunur

Güncelleme tarihi: 5 gün önce

Kısa Cevap: 6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun kapsamında, şiddete uğrayan veya uğrama tehlikesi bulunan kişi; karakola, Cumhuriyet savcılığına, aile mahkemesi hâkimine veya ŞÖNİM'e (Şiddet Önleme ve İzleme Merkezi) başvurarak koruma ve uzaklaştırma kararı isteyebilir. Başvuru ücretsizdir, şiddetin belge ile kanıtlanması şart değildir (m.8/3) ve karar genellikle bir gün içinde, gecikmesinde sakınca bulunan hâllerde kolluk tarafından anında verilebilir. Tedbire uyulmaması, ayrıca suç oluşturmasa bile zorlama hapsi doğurur: ilk ihlalde 3-10 gün, her tekrarında 15-30 gün; toplam süre 6 ayı geçemez (m.13).

6284 Sayılı Kanun Kimleri Korur?

Kanunun amacı (m.1), şiddete uğrayan veya uğrama tehlikesi bulunan kadınları, çocukları, aile bireylerini ve tek taraflı ısrarlı takip mağduru olan kişileri korumaktır. Kanun cinsiyetten bağımsız uygulanır — erkekler de koruma kararı talep edebilir. Evli olma şartı aranmaz; nişanlılar, birlikte yaşayanlar, ayrılmış eski eşler ve ısrarlı takibe (stalking) maruz kalan kişiler de kapsama girer. Şiddet; fiziksel, cinsel, psikolojik veya ekonomik olabilir (m.2).

Hangi Tedbirler Alınabilir?

Kanun üç ayrı tedbir grubu öngörür:

1. Mülki Amirin Verebileceği Koruyucu Tedbirler (m.3)

  • Barınma yeri sağlanması (gerekiyorsa çocuklarla birlikte)

  • Geçici maddi yardım

  • Psikolojik, hukuki, mesleki ve sosyal danışmanlık

  • Hayati tehlike varsa geçici koruma altına alınma

  • Kreş imkânı (belirli şartlarda)

2. Hâkimin Verebileceği Koruyucu Tedbirler (m.4)

  • İşyerinin değiştirilmesi

  • Evli ise müşterek yerleşim yerinden ayrı yerleşim yeri belirlenmesi

  • TMK şartları oluşmuşsa tapuya aile konutu şerhi konulması

  • Hayati tehlike hâlinde kimlik ve bilgilerin değiştirilmesi (Tanık Koruma Kanunu kapsamında)

3. Hâkimin Şiddet Uygulayana Verebileceği Önleyici Tedbirler (m.5)

  • Uzaklaştırma: müşterek konuttan veya bulunduğu yerden derhâl uzaklaştırılması; müşterek konutun korunan kişiye tahsisi.

  • Yaklaşmama yasağı: korunan kişiye, evine, okuluna, işyerine yaklaşmama; talep hâlinde yakınlarına ve tanıklarına da yaklaşmama.

  • İletişim yasağı: korunan kişiyi telefon, mesaj veya başka yollarla rahatsız etmeme.

  • Silah teslimi: bulundurma/taşıma izni olan silahların kolluğa teslimi; kamu görevi gereği taşınan silahın da kuruma teslimi.

  • Madde kullanım yasağı: korunan kişinin bulunduğu yerlerde alkol/uyuşturucu kullanmama; bağımlılık varsa tedavi.

  • Kişisel ilişkinin sınırlanması: çocuklarla önceden kurulmuş kişisel ilişkinin refakatçi eşliğinde yapılması, sınırlanması veya kaldırılması.

Hâkim, bu tedbirlerle birlikte Çocuk Koruma Kanunu'ndaki koruyucu tedbirlere ve TMK uyarınca velayet, kayyım, nafaka ve kişisel ilişki konularında da karar verebilir (m.5/3). Şiddet uygulayan aynı zamanda ailenin geçimini sağlıyorsa, hâkim talep edilmese dahi resen tedbir nafakasına hükmedebilir (m.5/4).

Nereye ve Nasıl Başvurulur?

Tedbir kararı; ilgilinin kendisinin talebi, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı, kolluk görevlileri veya Cumhuriyet savcısının başvurusu üzerine verilir (m.8/1). Başvuru en çabuk ve en kolay ulaşılabilecek yer hâkiminden, mülki amirden (kaymakam/vali) veya kolluk biriminden (polis/jandarma karakolu) istenebilir. ŞÖNİM'ler de 7 gün 24 saat esasıyla başvuruları yönlendirir. Gecikmesinde sakınca bulunan hâllerde uzaklaştırma ve yaklaşmama gibi bazı önleyici tedbirler doğrudan kolluk amiri tarafından alınabilir; kolluk amiri evrakı en geç kararın alındığı tarihi takip eden ilk iş günü içinde hâkimin onayına sunar ve hâkim tarafından yirmi dört saat içinde onaylanmayan tedbirler kendiliğinden kalkar. Mülki amir tarafından verilen koruyucu tedbirlerde ise Kanun'un 3. maddesinin ikinci fıkrasındaki kırk sekiz saatlik onay süresi uygulanır.

Şiddeti Belgelemem Gerekir mi?

m.8/3: "Koruyucu tedbir kararı verilebilmesi için, şiddetin uygulandığı hususunda delil veya belge aranmaz. Önleyici tedbir kararı, geciktirilmeksizin verilir."

Bu kuralın kapsamı uygulamada sıkça genişletilerek anlaşılır; oysa maddenin kendi lafzı sınırı çizmektedir. Delil veya belge aranmaması kuralı, hükümde açıkça "koruyucu tedbir kararı" için düzenlenmiştir. Uzaklaştırma, yaklaşmama ve iletişim yasağı gibi doğrudan şiddet uygulayanın hak ve özgürlüklerini sınırlayan tedbirler ise Kanun'un 5. maddesindeki önleyici tedbirlerdir ve bunlar için aynı ayrıksı durum öngörülmemiştir.

Anayasa Mahkemesi bireysel başvuru kararlarında bu ayrım açıkça yapılmıştır: koruyucu tedbirler bakımından delil veya belge aranmayacağı belirtilirken, ağırlıklı olarak aleyhine tedbir verilen kişinin temel hak ve özgürlüklerini kısıtlayıcı nitelik taşıyan önleyici tedbirler için böyle bir istisna öngörülmediği, bu tedbirlerde kişinin şiddete maruz kaldığı veya maruz kalma tehlikesi altında bulunduğu hususunda olguların ortaya konulması gerektiği vurgulanmıştır.

Bunun pratikteki anlamı şudur: mahkemeye rapor, tanık veya kayıt sunma zorunluluğu yoktur ve beyan tek başına tedbir alınmasına yeterli olabilir. Ancak beyanın soyut kalmaması, olayın tarihi, yeri, nasıl gerçekleştiği ve devam eden riskin somut biçimde anlatılması gerekir. Varsa mesaj, arama kaydı, kamera görüntüsü, sağlık raporu veya kolluk tutanağı sunulması, hem tedbirin kapsamının genişlemesini hem de itiraz aşamasında kararın ayakta kalmasını sağlar.

Karar Ne Kadar Sürede Çıkar, Ne Kadar Geçerlidir?

Önleyici tedbir kararı geciktirilmeksizin verilir; uygulamada çoğu başvuruda aynı gün veya ertesi gün karar çıkar. Tedbir kararı ilk defasında en çok altı ay için verilir (m.8/2). Şiddet veya şiddet tehlikesinin devam ettiği anlaşılırsa, resen veya korunan kişinin ya da ilgili kurumların talebiyle süre uzatılabilir, tedbirin şekli değiştirilebilir ya da tedbir kaldırılabilir. Uzatma sayısında kanuni bir üst sınır yoktur.

Başvuru İçin Harç veya Ücret Ödenir mi?

Hayır. m.20 uyarınca bu Kanun kapsamındaki başvurular ile kararların icra ve infazı için yapılan işlemlerden yargılama gideri, harç, posta gideri veya benzeri hiçbir ad altında masraf alınmaz. Süreç tamamen ücretsizdir.

Tedbire Uyulmazsa Ne Olur? Zorlama Hapsi (m.13)

Hakkında tedbir kararı verilen kişi bu karara aykırı davranırsa, fiili ayrıca bir suç oluştursa bile, ihlalin niteliği ve ağırlığına göre hâkim kararıyla 3 ilâ 10 gün zorlama hapsine tabi tutulur. İhlalin her tekrarında hapis süresi 15 ilâ 30 gün arasında belirlenir; ancak toplam zorlama hapsi süresi 6 ayı geçemez. Yerleşik uygulamada her bir ihlalin ayrı bir zorlama hapsi talebine konu edilebileceği kabul edilir; mağdurun ihlal anında derhâl kolluğa veya ilgili birime başvurması, ihlalin tespiti ve yaptırımı açısından önemlidir.

Zorlama hapsi için ihtar şartı

Tedbir kararının ilgiliye tefhim veya tebliğ edilmemiş olması kararın uygulanmasına engel değildir; karar verildiği anda infaz kabiliyetini kazanır (m.10/5). Buna karşılık ihlal nedeniyle zorlama hapsine hükmedilebilmesi için, hakkında tedbir verilen kişiye ihlal hâlinde zorlama hapsi uygulanacağının ihtar edilmiş olması aranır. Zorlama hapsine karar verilebilmesi için ayrıca ihlal eyleminin sübut bulması gerekir; sabit görülmeyen ihlal iddiasına dayanan zorlama hapsi kararları itiraz üzerine kaldırılmaktadır.

Zorlama hapsi sabıka kaydına işler mi?

Bu, en çok tereddüt edilen konudur ve iki ayrı kayıt sistemi birbirine karıştırılmaktadır. Zorlama hapsi bir ceza mahkûmiyeti değil, disiplin hapsi niteliğindedir. Yargıtay'ın istikrarlı uygulamasına göre disiplin hapsinin sonuçları burada da geçerlidir: seçenek yaptırımlara çevrilemez, ön ödeme uygulanamaz, tekerrüre esas olmaz, şartla salıverilme hükümleri uygulanmaz, ertelenemez ve adlî sicil kayıtlarına geçirilmez.

Buna karşılık kurumsal bir kayıt tutulur: Kanun'un 15. maddesi uyarınca Şiddet Önleme ve İzleme Merkezleri, koruyucu ve önleyici tedbir kararları ile zorlama hapsinin verilmesine ve uygulanmasına ilişkin veri toplar, bilgi bankası oluşturur ve tedbir kararlarının sicilini tutar. Yani tedbir sicili ile adlî sicil farklı sistemlerdir; tedbir kararı sabıka kaydı doğurmaz.

Tedbir Kararına İtiraz Edilebilir mi?

Evet. m.9 uyarınca verilen kararlara karşı tefhim veya tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde aile mahkemesine itiraz edilebilir. İtiraz, o yerde birden fazla aile mahkemesi dairesi varsa numara olarak kendisini izleyen daireye, tek daire varsa asliye hukuk mahkemesine yapılır. İtiraz mercii kararını bir hafta içinde verir ve bu karar kesindir.

İki nokta özellikle önemlidir. Birincisi, itiraz kararın icrasını kendiliğinden durdurmaz; tedbir, itiraz sonuçlanana kadar yürürlükte kalır ve bu süre içinde ihlal edilmesi zorlama hapsi doğurur. Bu nedenle itiraz dilekçesinde yalnızca kararın hukuka aykırılığı değil, tedbirin kaldırılması veya kapsamının daraltılması da açıkça talep edilmelidir.

İkincisi, itiraz mercii şeklî bir ret kararı veremez. Anayasa Mahkemesi bireysel başvuru kararlarında, tedbir kararına yapılan itirazın neden reddedildiği asgari düzeyde dahi açıklanmadığında gerekçeli karar hakkının ihlal edildiğine hükmedilmektedir. Kararlarda ayrıca, aciliyet unsurunun ortadan kalktığı itiraz aşamasında mahkemenin tek taraflı beyana dayanılarak verilen tedbirin yerindeliğini, itiraz edenin sunduğu beyan ve deliller çerçevesinde ve iki taraf arasındaki hak ve menfaat dengesini gözeterek değerlendirmesi gerektiği kabul edilmektedir.

Tedbir Süresince ve Sonrasında Sık Karşılaşılan Durumlar

Barışırsak tedbir kendiliğinden kalkar mı?

Hayır. Korunan kişinin sonradan rıza göstermesi, tarafların barışması veya uzaklaştırılan kişiyi eve çağırması tedbiri kendiliğinden kaldırmaz. Karar yetkili merci tarafından kaldırılmadığı sürece konuta girmek tedbir ihlalidir ve zorlama hapsi doğurabilir. Barışma hâlinde yapılması gereken, tedbirin kaldırılması veya değiştirilmesi için başvuruda bulunmaktır.

Kişisel eşyalarımı almak için eve gidebilir miyim?

Doğrudan gitmek ihlal sayılır. Kanun'un 8. maddesinin yedinci fıkrası, talep hâlinde kişisel eşya ve belgelerin kolluk marifetiyle teslimini düzenler. Tarafların karşı karşıya gelmemesi için teslimin kolluk aracılığıyla yapılması istenmelidir.

Tedbir süresi bittikten sonra eve dönmek ihlal olur mu?

Tedbir süresi dolduğunda karar kendiliğinden sona erer; süre bittikten sonra konuta girilmesi 6284 kapsamında tedbir ihlali sayılmaz. Bu nedenle risk devam ediyorsa süre dolmadan önce uzatma talebinde bulunulmalı ve devam eden tehlike somut olaylarla açıklanmalıdır.

Uzaklaştırılan kişiye tebligat hangi adrese yapılır?

Uygulamada gözden kaçan bir usul kuralı vardır: hakkında müşterek konuttan uzaklaştırma kararı verilen kişiye, uzaklaştırıldığı o konut adresinde yapılan tebligat geçerli sayılmaz. Yargıtay, kişinin fiilen bulunmadığı ve aynı zamanda korunan kişinin yerleşim yeri olan adrese yapılan tebligatı usulüne uygun kabul etmemektedir; çünkü tebligatın amacı kişiyi aleyhine yürüyen süreçten haberdar etmek ve savunma ile ispat hakkını kullanmasına imkân vermektir. Bu husus, sonradan açılan boşanma davasında verilen kararların bozulmasına yol açabildiğinden önem taşır.

Kimlik ve adres bilgilerim gizli tutulabilir mi?

Evet. Kanun'un 8. maddesinin altıncı fıkrası uyarınca, korunan kişinin talebi üzerine veya gerekli görülmesi hâlinde resen kimlik, adres ve diğer resmî kayıt bilgileri gizli tutulabilir. Şiddet uygulayanın korunan kişinin yeni adresini öğrenmesini önlemek bakımından bu talebin başvuru sırasında açıkça yapılması önerilir.

Hangi Mercie Başvurulur? Ankara'da Nereye Gidilir?

6284 kapsamındaki tedbirler için görevli yargı mercii aile mahkemesidir; aile mahkemesi kurulmamış yerlerde asliye hukuk mahkemesi bu sıfatla bakar. Yetki bakımından kanun özel bir kolaylık getirir: başvuru, en çabuk ve en kolay ulaşılabilecek yer hâkimine yapılabilir. Yani mutlaka yerleşim yeri mahkemesine gidilmesi gerekmez; kişi bulunduğu yerdeki mahkemeye, mülki amire veya karakola başvurabilir.

Ankara'da aile mahkemeleri Ankara Adliyesi'nin Söğütözü'ndeki ek hizmet binasında görev yapar; tedbir talepleri ve tedbire itiraz buraya yöneltilir. Mülki amir kanadında başvuru kaymakamlıklara, acil hâllerde ise en yakın polis veya jandarma karakoluna yapılabilir. Şiddet Önleme ve İzleme Merkezi (ŞÖNİM) yönlendirme ve destek hizmeti verir. İhlal nedeniyle yürüyecek ceza soruşturması ise Sıhhiye'deki ana adliye binasında görülür. Yerleşim yeri Sincan veya Etimesgut ise Ankara Batı Adliyesi yetkilidir.

Koruma Kararı, Boşanma Davasını Nasıl Etkiler?

6284 sayılı Kanun kapsamında alınan bir koruma/uzaklaştırma kararı, tek başına boşanma davası açmayı gerektirmez ve iki süreç birbirinden bağımsızdır; ancak pratikte sıkça bir arada yürür. Alınan tedbir kararı ve varsa buna ilişkin kolluk tutanakları, sonradan açılacak çekişmeli boşanma davasında şiddet uygulayan eşin kusurunu ispatlayan güçlü bir delil olarak kullanılabilir. Bu nedenle koruma kararı süreciyle boşanma davası stratejisinin bir arada, deneyimli bir aile hukuku avukatıyla planlanması önemlidir.

Çocukla kişisel ilişki bakımından karar metni belirleyicidir. Yaklaşmama tedbiri çocuğu da kapsıyor görünse dahi, aynı kararda çocukla kişisel ilişki tesisine ilişkin karar bulunması bu yasağın istisnası olarak öngörülmüş olabilir. Anayasa Mahkemesi, ceza yargılamasında bu istisnanın göz ardı edilmesini eleştirmiştir. Bu nedenle tedbir kararı ile kişisel ilişki kararı birlikte okunmalı; çelişki varsa kararın açıklığa kavuşturulması talep edilmelidir.

6284 Sayılı Kanun Hakkında Sık Yapılan Yanlışlar

  • ❌ "Koruma kararı almak için mutlaka rapor veya tanık gerekir." — Doğrusu: m.8/3 uyarınca koruyucu tedbir için delil veya belge aranmaz. Uzaklaştırma gibi önleyici tedbirlerde ise belge şart olmamakla birlikte, şiddete maruz kalındığına veya tehlike bulunduğuna dair olguların somut olarak anlatılması gerekir.

  • ❌ "Bu kanun sadece evli kadınları korur." — Doğrusu: Cinsiyet ve evlilik şartı aranmaz; erkekler, nişanlılar, eski eşler ve ısrarlı takip mağdurları da kapsam içindedir.

  • ❌ "Koruma kararı almak boşanma davası açmayı zorunlu kılar." — Doğrusu: İki süreç bağımsızdır; koruma kararı tek başına yeterli olabilir veya boşanma davasıyla birlikte yürütülebilir.

  • ❌ "Tedbir kararına uymamak sadece hafif bir yaptırıma tabi." — Doğrusu: Fiil ayrıca bir suç oluşturmasa bile ilk ihlalde 3-10 gün, her tekrarında 15-30 gün zorlama hapsi uygulanır; toplam süre 6 ayı geçemez.

  • ❌ "Başvuru için mutlaka avukat gerekir." — Doğrusu: Başvuru bizzat, avukatsız da yapılabilir; ancak sürecin etkin yönetimi ve boşanma/nafaka/velayet bağlantısının kurulması için hukuki destek önerilir.

Sık Sorulan Sorular

Koruma kararı almak için evli olmam gerekir mi?

Hayır. 6284 sayılı Kanun evlilik şartı aramaz; nişanlılar, birlikte yaşayanlar, eski eşler ve ısrarlı takip mağdurları da koruma kararı talep edebilir.

Erkekler de uzaklaştırma/koruma kararı alabilir mi?

Evet. Kanun cinsiyetten bağımsız olarak şiddete uğrayan veya uğrama tehlikesi bulunan herkesi kapsar.

Koruma kararı almak için delil sunmam şart mı?

Belge sunma zorunluluğu yoktur, ancak ayrım önemlidir. m.8/3 uyarınca koruyucu tedbir kararı için delil veya belge aranmaz. Uzaklaştırma gibi önleyici tedbirlerde de rapor veya tanık şartı bulunmamakla birlikte, şiddete maruz kalındığına ya da tehlike altında bulunulduğuna dair olguların somut biçimde anlatılması gerekir. Beyanın soyut kalmaması, özellikle itiraz aşamasında kararın ayakta kalmasını sağlar.

Eşim tedbir kararına uymazsa ne yapmalıyım?

İhlali derhâl 112'yi (Tek Acil Çağrı Numarası, eski adıyla polis 155/jandarma 156) veya varsa KADES uygulamasını kullanarak bildirmelisiniz; her ihlal ayrı bir zorlama hapsi talebine konu olabilir ve gecikme ispatı zorlaştırabilir.

Koruma kararı ile boşanma davasını birlikte mi yürütmeliyim?

Zorunlu değildir, ama koruma kararı ve buna ilişkin belgeler boşanma davasında kusur ispatında güçlü bir delil olabileceğinden, genellikle birlikte planlanması avantajlıdır.

Tedbir kararına ne kadar sürede itiraz edebilirim?

Kararın tefhim veya tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde aile mahkemesine itiraz edebilirsiniz; itiraz mercii bir hafta içinde karar verir.

KADES uygulaması nedir, 6284 sürecinde nasıl kullanılır?

KADES (Kadın Destek Uygulaması), Emniyet Genel Müdürlüğü tarafından geliştirilen ve App Store/Google Play üzerinden ücretsiz indirilebilen bir mobil uygulamadır. T.C. kimlik numarasıyla kayıt olup aktivasyon kodunu girdikten sonra, tehlike anında tek dokunuşla konum bilgisi paylaşılarak 112 Acil Çağrı Merkezi'ne doğrudan ihbar iletilir ve en yakın ekip olay yerine yönlendirilir. KADES, 6284 sayılı Kanun kapsamındaki koruma/uzaklaştırma süreciyle doğrudan bağlantılı resmî bir başvuru yolu değildir, ancak tedbir kararı sürecinde veya bir ihlal anında hızlı yardım çağırmak için pratik ve önerilen bir tamamlayıcı araçtır.

6284 kararı sabıka kaydına (adlî sicile) işler mi?

Hayır. 6284 kapsamındaki tedbir kararı bir ceza mahkûmiyeti değildir ve adlî sicile işlemez. Tedbirin ihlali nedeniyle verilen zorlama hapsi de disiplin hapsi niteliğinde olduğundan adlî sicil kayıtlarına geçirilmez. Buna karşılık Şiddet Önleme ve İzleme Merkezleri bünyesinde kurumsal bir tedbir sicili tutulur; bu sicil sabıka kaydından farklıdır.

Uzaklaştırma kararı her zaman 6 ay mı sürer?

Hayır. Altı ay, tedbirin ilk defasında verilebileceği en çok süredir. Hâkim veya kolluk, riskin niteliğine göre otuz gün, iki ay, üç ay veya dört ay gibi daha kısa sürelere de hükmedebilir. Esas alınacak süre kararın hüküm fıkrasında yazan süredir; süre kendiliğinden uzamaz, tehlike sürüyorsa süre dolmadan uzatma talep edilmelidir.

Barıştık, uzaklaştırma kendiliğinden kalkar mı?

Hayır. Korunan kişinin rızası, tarafların barışması veya uzaklaştırılan kişinin eve çağrılması tedbiri kendiliğinden ortadan kaldırmaz. Karar kaldırılmadığı sürece konuta girmek ihlal sayılır ve zorlama hapsi doğurabilir; bu nedenle tedbirin kaldırılması için yetkili mercie başvurulmalıdır.

İlgili Yazılarımız

Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır; hayati tehlike hâlinde derhâl 112'yi (Türkiye'nin tek acil çağrı numarası; polis 155 ve jandarma 156 hatları uzun süredir bu numarada birleştirilmiştir) arayınız. Somut olayınıza özgü hukuki destek için bir aile hukuku avukatına danışınız.

Av. Murat Akman — Ankara Boşanma ve Aile Hukuku Avukatı. Detaylı bilgi ve randevu için: www.muratakman.com

Son güncelleme: Eylül 2026

Eşinizin mal varlığını elden çıkarmasını önlemek isterseniz Tasarruf Yetkisinin Sınırlanması (TMK m.199) yazımıza da göz atabilirsiniz.

6284 sayılı Kanun kapsamındaki tedbirler çoğu zaman bir boşanma davasıyla birlikte talep edilir; boşanma sürecinin tamamı için boşanma avukatı Ankara sayfamızı inceleyebilirsiniz.

Son Yazılar

Hepsini Gör
  • Whatsapp
bottom of page