top of page

Boşanmada Maddi ve Manevi Tazminat (TMK 174): Şartlar, Miktar ve Üçüncü Kişi Sorumluluğu (2026)

14 Tem
12 dakikada okunur

Güncelleme tarihi: 12 Eyl

Boşanmada Maddi ve Manevi Tazminat Nedir?

Kısa cevap: TMK m.174, boşanma yüzünden mevcut veya beklenen bir menfaati zedelenen tarafa maddi tazminat (m.174/1), boşanmaya sebep olan olaylar yüzünden kişilik hakkı saldırıya uğrayan tarafa manevi tazminat (m.174/2) hakkı tanır. Her ikisinde de talep edenin kusursuz veya karşı taraftan daha az kusurlu olması şarttır.

Özellik

Maddi Tazminat (m.174/1)

Manevi Tazminat (m.174/2)

Amacı

Boşanma yüzünden zedelenen mevcut/beklenen menfaatin karşılanması

Kişilik hakkına saldırının manevi olarak telafisi

Şart

Kusursuz/daha az kusurlu olma + menfaat kaybı

Kusursuz/daha az kusurlu olma + kişilik hakkına saldırı

Ödeme şekli

Toptan veya irat (taksitli) olabilir

Yalnızca toptan ödenir

Örnek

Eş desteğinin kaybı, sosyal güvence kaybı

Şiddet, hakaret, sadakatsizlik nedeniyle onur kırılması

Eşit kusurda durum

Talep reddedilir

Talep reddedilir

Her iki tazminat da boşanmanın fer'îsidir ve bunun iki ayrı sonucu vardır. Birincisi, tazminat boşanma kararına bağlıdır: dava reddedilirse tazminata da hükmedilemez. Ancak bu, tazminatın kesinleşmeyi beklemek gerektiği anlamına gelmez; tazminat boşanma davasıyla birlikte istenir ve boşanma kararıyla birlikte hükme bağlanır. Kesinleşme, talep için değil kararın icra edilebilmesi için aranır; aile hukukuna ilişkin hükümler kesinleşmedikçe icraya konulamaz. İkincisi, tazminat taleple bağlıdır — hâkim istenmeyen bir tazminata kendiliğinden karar veremez.

Maddi Tazminat İçin Hangi Kayıplar Talep Edilebilir?

Kısa cevap: Maddi tazminat; boşanma yüzünden kaybedilen eş desteği, sosyal güvenlik ve sigorta imkânları, miras beklentisi gibi mevcut veya beklenen menfaatleri kapsar. Ev işleri ve çocuk bakımı da bu menfaat kapsamında değerlendirilir; gelirin bulunmaması tazminatın varlığını değil, miktarını etkiler.

Buna karşılık düğün masrafları, nikâh/doğum giderleri, çeyiz ve ziynet (düğün takıları) talepleri TMK m.174 kapsamında DEĞİLDİR; bunlar ayrı hukuki nitelikte alacak/istihkak talepleridir ve farklı bir zamanaşımı süresine tabidir. Ziynet konusunda ayrıntılı bilgi için ziynet alacağı davası rehberimizi inceleyebilirsiniz.

Manevi Tazminat Miktarı Nasıl Belirlenir?

Kısa cevap: Sabit bir tarife yoktur. Hâkim; tarafların ekonomik ve sosyal durumunu, kusurun ağırlığını, kişilik hakkına saldırının niteliğini, paranın alım gücünü ve hakkaniyeti (TMK m.4; TBK m.50-51) birlikte değerlendirerek somut olaya göre takdir eder.

Manevi tazminatın amacı zenginleşme değil, kişilik hakkı saldırıya uğrayanın manevi dengesini kısmen telafi etmektir; bu nedenle fiil ile tazminat miktarı arasında makul bir oran aranır. Miktar, talep edilen tutarı aşamaz ve yalnızca toptan (bir defada) ödenir; taksitli (irat) manevi tazminata karar verilemez.

Eşit Kusur Halinde Tazminat İstenebilir mi?

Kısa cevap: Hayır. Yargıtay'ın yerleşik uygulamasına göre eşit kusurlu eşlerden hiçbiri diğerinden ne maddi ne de manevi tazminat isteyebilir; tazminat için talep edenin kusursuz veya karşı taraftan daha az kusurlu olması gerekir.

Yargıtay Uygulaması

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, eşit kusur hâlinde manevi tazminata karar verilemeyeceğini teyit etmiştir. Uygulamada ilk derece mahkemeleri tarafları sıklıkla eşit kusurlu bulup tazminat taleplerini reddetmekte; Yargıtay ise kusur derecelendirmesini yeniden inceleyerek, ağır kusurun karşı tarafta olduğu hâllerde az kusurlu eş lehine tazminata hükmedilmesi gerektiği gerekçesiyle bozma kararları verebilmektedir.

Kusurum Varsa Karşı Taraftan Tazminat İsteyebilir Miyim?

Kısa cevap: Az kusurluysanız evet isteyebilirsiniz; ancak ağır veya tam kusurluysanız tazminat talebiniz kabul edilmez. Belirleyici olan, sizin karşı taraftan daha az kusurlu olmanızdır.

Aldatan Eşimle Birlikte Olan Üçüncü Kişiden Tazminat İsteyebilir Miyim?

Kısa cevap: Kural olarak hayır. Sadakat yükümlülüğü yalnızca eşler arasında bir yükümlülüktür; salt aldatma nedeniyle üçüncü kişiden manevi tazminat istenemez. Ancak üçüncü kişi konut dokunulmazlığını ihlal etme, özel yaşama müdahale veya hakaret gibi bağımsız bir kişilik hakkı ihlalinde bulunmuşsa ayrı bir sorumluluk doğabilir.

Yargıtay Uygulaması

Yargıtay İçtihatları Birleştirme Büyük Genel Kurulu'nun 06.07.2018 tarihli, 2017/5 E., 2018/7 K. sayılı kararı (08.12.2018 tarihli ve 30619 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanmıştır), eşlerden birinin evli olduğunu bilerek onunla birlikte olan üçüncü kişiye karşı diğer eşin manevi tazminat isteyemeyeceğine hükmetmiştir. Bu kararla birlikte, 2018 öncesinde üçüncü kişiye dava açılabileceğini kabul eden önceki içtihat terk edilmiştir. Anayasa Mahkemesi de bu görüşü, Ömer Sivrikaya kararında (B. No: 2020/3519, 25.10.2023) anayasal düzeyde teyit etmiştir.

Tazminat Talebi Ne Zamana Kadar İleri Sürülebilir?

Kısa cevap: Tazminat, boşanma davasıyla birlikte istenebileceği gibi, boşanma hükmünün kesinleşmesinden itibaren 1 yıl içinde ayrı bir dava ile de talep edilebilir (TMK m.178). Bu süre geçtikten sonra tazminat istemi zamanaşımına uğrar.

Süre, boşanma kararının tebliğ tarihinden değil, kesinleşme tarihinden itibaren işlemeye başlar. Bu düzenleme, eşlerin yıllar sonra tazminat nedeniyle tekrar karşı karşıya gelmesini önlemeyi amaçlar.

Hakim Talep Olmadan Tazminata Karar Verebilir mi?

Kısa cevap: Hayır. Maddi ve manevi tazminat taleple bağlıdır; hâkim, açıkça talep edilmeyen bir tazminata kendiliğinden hükmedemez ve talep edilen miktarı aşan bir tazminata da karar veremez.

İrat Biçiminde Ödenen Maddi Tazminat Sonradan Kalkar mı?

Maddi tazminatın toptan veya irat (dönemsel ödeme) biçiminde hükmedilebileceği belirtilmişti; ancak irat seçildiğinde bu ödemenin sonsuza kadar süreceği sanılmamalıdır. TMK m.176, irat biçimindeki maddi tazminatın sona ermesini iki farklı mekanizmaya bağlar.

Bazı hâllerde irat kendiliğinden kalkar: alacaklı tarafın yeniden evlenmesi ya da taraflardan birinin ölümü hâlinde ayrıca bir karara gerek olmaksızın ödeme yükümlülüğü sona erer. Bazı hâllerde ise kaldırılması için mahkeme kararı gerekir: alacaklı tarafın evlenme olmaksızın fiilen evliymiş gibi yaşaması veya haysiyetsiz hayat sürmesi hâlinde borçlu eş, iradın kaldırılması için dava açabilir.

Ayrıca tarafların mali durumlarının değişmesi veya hakkaniyetin gerektirdiği hâllerde iradın artırılması ya da azaltılması istenebilir. Bu talepler boşanma dosyasında değil, ayrı bir dava ile ileri sürülür. Manevi tazminat bakımından bu mekanizmalar işlemez; manevi tazminat yalnızca toptan ödendiğinden sonradan kaldırılması veya azaltılması söz konusu olmaz.

Tazminata Faiz İşler mi?

Kısa cevap: Evet, ancak başlangıç tarihi çoğu kişinin sandığından farklıdır. Boşanma davası içinde hükmedilen maddi ve manevi tazminata, dava tarihinden veya karar tarihinden değil, boşanma kararının kesinleşme tarihinden itibaren faiz yürütülür. Bunun sebebi fer'îlik ilkesidir: boşanmanın eki niteliğindeki tazminat, ancak boşanma hükmünün kesinleşmesiyle ödenebilir hâle geldiğinden, faiz de bu tarihten işlemeye başlar. Dava tarihinden faiz istenmesi hâlinde bu talep kabul görmez.

Tazminat Alacağı Devredilebilir mi, Mirasçılara Geçer mi?

Manevi tazminat kişiye sıkı sıkıya bağlı bir taleptir ve bunun iki pratik sonucu vardır. TMK m.25'in son fıkrası uyarınca manevi tazminat istemi, karşı tarafça kabul edilmiş olmadıkça devredilemez; mirasbırakan tarafından ileri sürülmüş olmadıkça da mirasçılara geçmez.

Bunun en çok karşılaşılan sonucu şudur: eş, tazminat talebini hiç ileri sürmeden ölürse mirasçıları bu talebi sonradan açamaz. Buna karşılık talep dava dilekçesiyle usulüne uygun olarak ileri sürülmüşse, yargılama sırasında gerçekleşen ölüm bu talebi ortadan kaldırmaz ve mirasçılar davaya devam edebilir. Bu nedenle tazminat talebinin dava dilekçesinde açıkça yer alması, yalnızca usul değil hak koruma meselesidir.

Maddi tazminat ise malvarlığına ilişkin bir alacak niteliğindedir; manevi tazminat kadar sıkı bir kişiye bağlılık taşımaz. Ancak boşanma davası eşlerden birinin ölümüyle konusuz kalacağından, boşanmaya bağlı tazminat taleplerinin akıbeti her hâlde dosyanın bulunduğu aşamaya göre değerlendirilir.

Hangi Davranışlar Tazminat Gerektirebilir?

  • ✅ Sadakatsizlik / güven sarsıcı davranış

  • ✅ Fiziksel şiddet

  • ✅ Ekonomik şiddet (gelirin aile için harcanmaması, çocuğun harçlığının alınması)

  • ✅ Hakaret ve küçük düşürme

  • ✅ Haklı sebep olmaksızın evden kovma veya terk

  • ✅ Psikolojik baskı

Bu davranışların tazminata yol açıp açmayacağı; kusurun ağırlığı, kişilik hakkına saldırının niteliği ve somut ispat durumuna göre ayrı ayrı değerlendirilir. Salt fiili ayrılık, başka bir kusur veya kişilik hakkı ihlali eşlik etmedikçe tek başına manevi tazminat gerektirmez.

Tazminat Davası Nerede Açılır ve İstinaf/Temyiz Süreci Nasıl İşler?

Kısa cevap: Boşanmanın fer'îsi olan tazminat talepleri aile mahkemesinde (bulunmayan yerde asliye hukuk mahkemesinde) görülür. Kanun yolunda önce hangi hükme itiraz edildiğini, sonra hangi aşamada olunduğunu ayırmak gerekir.

Boşanma hükmünün kendisi parasal sınıra tabi değildir

Önce temel kural: parasal kesinlik sınırları yalnızca malvarlığına ilişkin davalar için öngörülmüştür. Boşanma hükmü kişi varlığına ilişkin bir karar olduğundan parasal kesinlik sınırlarına tabi değildir; boşanmaya karar verilmesi veya davanın reddi yönündeki hükme karşı miktar tartışması yapılmaksızın istinaf ve ardından temyiz yolu açıktır. Velayet ve kişisel ilişkiye ilişkin hükümler de aynı nitelikte olduğundan parasal sınır uygulanmaz.

Aynı kural fer'î hükümler için de geçerlidir. Parasal kesinlik sınırı, HMK m.341/2'de açıkça "malvarlığı davalarına ilişkin kararlar" için öngörülmüştür. Boşanma davası içinde fer'î olarak istenen maddi tazminat, manevi tazminat ve nafaka talepleri ise bağımsız birer malvarlığı davası değil, boşanma davasının ekidir. Bu nedenle boşanma davasıyla birlikte hükmedilen tazminat ve nafakaya ilişkin kararlar da miktarına bakılmaksızın istinaf ve temyiz denetimine tabidir.

İtirazın kapsamı neden eksiksiz yazılmalı?

İstinaf ve temyiz dilekçesinde hangi hükümlere itiraz edildiğinin açıkça ve eksiksiz yazılması gerekir. Boşanma hükmüne, kusur tespitine, tazminata, nafakaya ve velayete ilişkin bölümlerden hangilerine itiraz edildiği dilekçede tek tek gösterilmelidir.

Bunun sebebi, kusur gerekçesi ile fer'î hükümler arasındaki sıkı bağdır. Boşanmaya sebep olan olaylarda tarafların kusur durumu, yalnızca boşanma hükmünün değil tazminat ve nafaka hükümlerinin de gerekçesidir; bu hükümler birbirinden ayrı düşünülemeyecek biçimde bağlıdır. Sınırlı bir itirazın hangi hükümler bakımından sonuç doğuracağı uygulamada tartışmalı olduğundan, kapsamı daraltılmış bir istinaf dilekçesi beklenmedik sonuçlar doğurabilir. Bu nedenle kanun yoluna başvururken kapsamın bilinçli ve eksiksiz belirlenmesi, bu alandaki en kritik tercihtir.

Parasal sınırlar hangi hâlde uygulanır?

Yukarıdaki kural, tazminatın boşanma davası içinde fer'î olarak istendiği hâle ilişkindir. Parasal kesinlik sınırları ise tazminatın boşanmadan bağımsız bir dava ile istendiği durumda devreye girer. Boşanma kesinleştikten sonra TMK m.178 uyarınca bir yıl içinde ayrı bir tazminat davası açılırsa, bu dava artık boşanmanın eki değil bağımsız bir malvarlığı davasıdır ve aşağıdaki sınırlara tabidir.

Böyle bağımsız bir davada da manevi tazminat için özel bir kural vardır: HMK m.341/2 uyarınca manevi tazminata ilişkin kararlarda miktara bakılmaksızın istinaf yoluna başvurulabilir. Buna karşılık temyiz aşamasında manevi tazminata özgü böyle bir istisna bulunmaz; bölge adliye mahkemesi kararının temyiz edilip edilemeyeceği HMK m.362'deki parasal rejime göre belirlenir.

Aynı sınırlar, boşanmadan bağımsız olarak açılan nafaka artırım veya azaltım davalarında da uygulanır; ancak bu davalarda değer hesabı farklıdır. Nafakada kesinlik sınırı, aylık tutar üzerinden değil, dava konusu edilen artırım veya azaltım miktarının bir yıllık toplamı üzerinden belirlenir. Bu ayrım gözden kaçtığında kanun yolunun kapalı sanılması veya süresi içinde başvurulmaması gibi hak kayıpları doğabilir.

Hangi yılın sınırı uygulanır? (7550 sayılı Kanun değişikliği)

Bu nokta 2025'te değişmiş olup uygulamada en sık hata yapılan konulardan biridir. 7550 sayılı Kanun'la HMK'nın ek 1. maddesinde yapılan değişiklik uyarınca, kanun yolu sınırlarının belirlenmesinde artık kararın verildiği tarih değil, davanın açıldığı tarih esas alınır. Dolayısıyla 2024 veya 2025 yılında açılmış derdest bir dosyada 2026 sınırları değil, davanın açıldığı tarihteki sınırlar uygulanır. Karar tarihi ile dava tarihi farklı yıllara düşüyorsa, kanun yolunun açık olup olmadığı dava tarihine göre değerlendirilmelidir.

Kesinlik sınırı hesaplanırken nelere bakılır?

Sınır hesaplanırken yalnızca dava konusu alacağın değeri dikkate alınır; faiz, vekâlet ücreti ve yargılama giderleri hesaba katılmaz. Ayrıca maddi ve manevi tazminat birlikte istenmiş olsa dahi her talep kalemi ayrı ayrı değerlendirilir; bir kalem sınırın üzerindeyken diğeri altında kalabilir.

2026 yılı için istinaf kesinlik sınırı 50.000 TL, temyiz kesinlik sınırı 682.000 TL'dir (%25,49 yeniden değerleme oranına göre güncellenmiştir). Sürecin genel işleyişi için çekişmeli boşanma davası rehberi içeriğimizi de inceleyebilirsiniz.

Harç, Görev ve Yetki

Harç konusunda yaygın bir yanlış bilgi vardır. Boşanma davası içinde fer'î olarak istenen TMK m.174 tazminatı, boşanmanın eki niteliğinde olduğundan ayrıca nispi harca tabi değildir; boşanma davasının maktu harcı bu talepleri de kapsar. Yargıtay, tazminat için ayrıca harç yatırılmadığı gerekçesiyle "karar verilmesine yer olmadığına" şeklinde kurulan hükümleri bozmaktadır. Buna karşılık boşanma kesinleştikten sonra ayrı bir dava ile istenen tazminat, bağımsız bir alacak davası olduğundan nispi harca tabidir.

Buna karşılık talebin dilekçede açıkça ve miktar belirtilerek yazılması ayrı bir zorunluluktur; bu, harçtan değil hâkimin talep ve miktarla bağlı olmasından kaynaklanır. Uygulamada mahkemenin harç tamamlama istediği durumlarla karşılaşılabildiğinden, verilen sürenin takip edilmesi ve gerekiyorsa itirazın kayıt altına alınması yerinde olur.

Tazminat boşanma davasıyla birlikte isteniyorsa görev ve yetki boşanma davasına göre belirlenir: görevli mahkeme aile mahkemesi, yetkili mahkeme ise TMK m.168 uyarınca eşlerden birinin yerleşim yeri veya davadan önce son defa altı aydan beri birlikte oturdukları yer mahkemesidir. Boşanma kesinleştikten sonra bir yıl içinde ayrı dava açılıyorsa, genel yetki kuralı gereği davalının yerleşim yeri mahkemesi yetkilidir.

Ankara'da aile mahkemeleri Ankara Adliyesi'nin Söğütözü'ndeki ek hizmet binasında görev yapar. Yerleşim yeri Sincan veya Etimesgut ise Ankara Batı Adliyesi yetkilidir.

Örnek Senaryolar

Örnek Senaryo 1: Ev Hanımının Maddi Tazminat Talebi

Kurgusal örnek — A, 15 yıllık evliliğinde çalışmamış, ev işleri ve çocuk bakımını üstlenmiştir. Eşinin ağır kusuruyla boşanma gerçekleşince, kendi adına gelir bulunmamasına rağmen, boşanma yüzünden kaybettiği eş desteği ve sosyal güvence kaybı nedeniyle maddi tazminat talep edebilir; mahkeme gelirin bulunmamasını tazminatın miktarında dikkate alır.

Örnek Senaryo 2: Eşit Kusur Nedeniyle Ret

Kurgusal örnek — B ile C'nin boşanma davasında her iki tarafın da birbirine karşılıklı hakaret ve kusurlu davranışları tespit edilir. Mahkeme, taraflar eşit kusurlu bulunduğundan her iki tarafın tazminat talebini de reddeder.

Örnek Senaryo 3: Üçüncü Kişiye Karşı Talebin Reddi

Kurgusal örnek — D, eşinin E ile birlikte olduğunu öğrenir ve E'den manevi tazminat talep etmek ister. Salt aldatma eylemi tek başına E'ye karşı tazminat hakkı doğurmaz; E'nin ayrıca örneğin konut dokunulmazlığını ihlal etmesi gibi bağımsız bir kişilik hakkı ihlali bulunmadıkça talep reddedilir.

Örnek Senaryo 4: Zamanaşımını Kaçırma

Kurgusal örnek — F, boşanma davasında tazminat talep etmeyi unutmuştur. Boşanma kararının kesinleşmesinden 8 ay sonra ayrı bir tazminat davası açar; bu, 1 yıllık süre içinde olduğundan süresinde kabul edilir. Aynı talebi 14 ay sonra açsaydı zamanaşımı def'iyle karşılaşabilirdi.

Örnek Senaryo 5: Şiddet ve Ekonomik Kusurun Birlikte Değerlendirilmesi

Kurgusal örnek — G, eşinden hem fiziksel şiddet görmüş hem de eşi ailenin geçimine katkı sağlamamıştır. Mahkeme her iki olguyu birlikte değerlendirerek hem maddi hem manevi tazminata hükmedebilir; her tazminat türü kendi şartları çerçevesinde ayrı değerlendirilir.

Uygulamada Sık Yapılan Hatalar

  • Tazminat talebini dilekçede açıkça ve miktar belirterek yazmamak

  • Ziynet/çeyiz taleplerini TMK m.174 tazminatıyla karıştırmak

  • Eşit kusur ihtimalini göz ardı ederek yalnızca yüksek miktar talep etmek, kusur dengesini destekleyecek somut delil sunmamak

  • Üçüncü kişiden tazminat beklentisiyle zaman ve kaynak harcamak

  • 1 yıllık süreyi (TMK m.178) kaçırmak

  • Manevi tazminatı taksitli talep etmek (yalnızca toptan ödenir)

  • Kişilik hakkına saldırıyı somut biçimde anlatmadan yalnızca genel ifadeyle tazminat istemek

  • İstinaf veya temyiz dilekçesinde hangi hükümlere itiraz edildiğini eksik yazmak: boşanma, kusur, tazminat, nafaka ve velayet bölümlerinden hangilerine itiraz edildiği tek tek gösterilmelidir.

Tazminat Talebi Öncesi Kontrol Listesi

  • ☐ Kusur dengesi (kim daha az kusurlu) net biçimde ortaya konuldu mu?

  • ☐ Maddi tazminat için somut menfaat kaybı (eş desteği, sosyal güvence vb.) belirlendi mi?

  • ☐ Manevi tazminat için kişilik hakkına saldırı teşkil eden olaylar somutlaştırıldı mı?

  • ☐ Talep miktarı dilekçede açıkça belirtildi mi?

  • ☐ Ziynet/çeyiz talepleri ayrı bir başlık altında mı ileri sürüldü?

  • ☐ Boşanma kesinleşmesinden itibaren 1 yıllık süre takip ediliyor mu?

  • ☐ Destekleyici deliller (tanık, yazışma, belge) toplandı mı?

Genel Hukuki Değerlendirme

Uygulamada birçok kişi tazminat talebini yalnızca "kusurlu olan öder" mantığıyla değerlendirmektedir. Oysa aile mahkemeleri bakımından belirleyici olan, kusur derecesinin somut biçimde ortaya konulması, kişilik hakkına saldırının veya menfaat kaybının açıkça ispatlanması ve talebin usulüne uygun, süresi içinde ve miktar belirtilerek ileri sürülmesidir. Özellikle üçüncü kişiden tazminat beklentisi gibi güncel içtihatla artık kabul görmeyen taleplerde, dava stratejisinin baştan doğru kurulması zaman ve kaynak kaybının önüne geçer.

Sık Sorulan Sorular

Eşit kusurluysak tazminat alabilir miyiz?

Hayır. Yargıtay'ın yerleşik uygulamasına göre eşit kusur hâlinde ne maddi ne de manevi tazminata hükmedilebilir; tazminat için talep edenin kusursuz veya karşı taraftan daha az kusurlu olması şarttır.

Boşanma davası reddedilirse tazminat alabilir miyim?

Hayır. Maddi ve manevi tazminat boşanmanın fer'îsidir; boşanma kararı verilmedikçe tazminata hükmedilemez.

Tazminat talebimi unuttum, sonradan isteyebilir miyim?

Evet, boşanma hükmünün kesinleşmesinden itibaren 1 yıl içinde ayrı bir dava ile tazminat talep edebilirsiniz (TMK m.178).

Hakim benim istemediğim hâlde tazminata hükmedebilir mi?

Hayır. Tazminat taleple bağlıdır; hâkim talep olmadan veya talep edilen miktarı aşarak tazminata hükmedemez.

Eşimi aldatan kişiden (üçüncü kişiden) tazminat isteyebilir miyim?

Kural olarak hayır. Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca salt aldatma nedeniyle üçüncü kişiden manevi tazminat istenemez; ancak üçüncü kişi konut dokunulmazlığını ihlal etme veya hakaret gibi bağımsız bir kişilik hakkı ihlalinde bulunmuşsa ayrı bir sorumluluk doğabilir.

Ev hanımıyım, gelirim yok; yine de maddi tazminat alabilir miyim?

Evet. Yargıtay, ev işleri ve çocuk bakımının da mevcut/beklenen menfaat kapsamında olduğunu kabul eder; gelirin bulunmaması tazminatın varlığını değil, ancak miktarını etkileyebilir.

Çeyiz ve düğün takıları (ziynet) da bu tazminatın parçası mı?

Hayır. Ziynet ve çeyiz talepleri TMK m.174 kapsamında değildir; ayrı hukuki nitelikte alacak/istihkak talepleridir ve farklı bir zamanaşımına tabidir.

Manevi tazminat miktarı nasıl belirlenir; sabit bir tarife var mı?

Hayır, sabit bir tarife yoktur. Hâkim; tarafların ekonomik-sosyal durumu, kusurun ağırlığı, kişilik hakkına saldırının niteliği ve hakkaniyeti birlikte değerlendirerek somut olaya göre takdir eder.

Tazminata faiz işler mi, ne zamandan itibaren?

Evet. Faiz, dava tarihinden veya karar tarihinden değil, boşanma kararının kesinleşme tarihinden itibaren işler. Bunun sebebi fer'îlik ilkesidir: boşanmanın eki niteliğindeki tazminat, ancak boşanma hükmünün kesinleşmesiyle ödenebilir hâle gelir.

Tazminat taksitle mi ödenir, toptan mı?

Manevi tazminat yalnızca toptan (bir defada) ödenir; irat (aylık taksit) biçiminde manevi tazminata karar verilemez.

Anlaşmalı boşanmada da tazminat istenebilir mi?

Anlaşmalı boşanmada kusur tespiti yapılmadığından, protokolde yer almayan bir tazminat talebi sonradan bu davaya dayanarak ileri sürülemez; taraflar tazminatı da protokole dahil ederek düzenleyebilir.

Tazminat davasını hangi mahkemede açarım?

Görevli mahkeme aile mahkemesidir; bulunmayan yerlerde asliye hukuk mahkemesi bu sıfatla bakar. Yetki, talebin nasıl ileri sürüldüğüne göre değişir: tazminat boşanma davasıyla birlikte isteniyorsa TMK m.168 uyarınca eşlerden birinin yerleşim yeri veya davadan önce son defa altı aydan beri birlikte oturdukları yer mahkemesi yetkilidir. Boşanma kesinleştikten sonra bir yıl içinde ayrı dava açılıyorsa genel kural işler ve davalının yerleşim yeri mahkemesi yetkilidir.

Eşim beni terk etti; bu tazminat için yeterli mi?

Tek başına terk, somut kusur ve zarar/kişilik hakkı ihlali ile birlikte değerlendirilmedikçe otomatik tazminat doğurmaz; olayın koşullarına ve ispatına bağlıdır.

Tazminat davasında tanık gösterebilir miyim?

Evet. Kusuru ve kişilik hakkına saldırıyı ispat için tanık, yazışma, belge gibi deliller sunulabilir; tanığın somut ve doğrudan bilgiye dayanması önemlidir.

Tazminat kararına itiraz edebilir miyim (istinaf/temyiz)?

Boşanma davası içinde fer'î olarak istenen maddi tazminat, manevi tazminat ve nafaka da boşanmanın eki olduğundan parasal kesinlik sınırına tabi değildir; bunlar da miktarına bakılmaksızın kanun yoluna götürülebilir. Parasal sınırlar ancak tazminatın boşanmadan bağımsız bir dava ile istendiği hâlde uygulanır; o davada manevi tazminatta istinaf miktara bakılmaksızın açıktır (HMK m.341/2), temyizde ise bu istisna bulunmaz.

Kusurlu olan ben olsam bile karşı taraftan tazminat isteyebilir miyim?

Hayır. Tazminat isteyebilmek için sizin kusursuz veya karşı taraftan daha az kusurlu olmanız gerekir; ağır/tam kusurlu taraf tazminat talep edemez.

Tazminat miktarını dava sırasında artırabilir miyim?

Evet, kural olarak ıslah yoluyla artırılabilir; ıslah yargılama sırasında bir kez kullanılabilen bir haktır ve tahkikat bitinceye kadar yapılmalıdır. Tazminat miktarının dava açılırken belirlenebildiği hâllerde belirsiz alacak davası yoluna başvurulamayacağı kabul edildiğinden, uygulamada güvenli yol talebin baştan makul ve gerekçeli bir miktarla ileri sürülmesi, gerekirse ıslahla artırılmasıdır.

Boşanmadan yıllar sonra tazminat isteyebilir miyim?

Hayır, kural olarak istemezsiniz. TMK m.178 uyarınca boşanma hükmünün kesinleşmesinden itibaren 1 yıl içinde talep edilmesi gerekir; bu süre geçtikten sonra tazminat istemi zamanaşımına uğrar.

Maddi tazminatta hangi kayıplar talep edilebilir?

Boşanma nedeniyle kaybedilen eş desteği, sosyal güvenlik/sigorta imkânları, miras beklentisi gibi mevcut veya beklenen menfaatler talep edilebilir; miktar somut duruma göre belirlenir.

Şiddet gördüm ama ekonomik olarak da mağdur oldum; her ikisi için de tazminat isteyebilir miyim?

Evet, aynı davada hem maddi hem manevi tazminat birlikte talep edilebilir; her biri kendi şartları çerçevesinde ayrı ayrı değerlendirilir.

Hâkimin dosyayı değerlendirirken hangi delil ve kriterleri esas aldığı hakkında ayrıntılı bilgi için Hâkim Boşanma Davasında Nelere Bakar? rehberimizi de inceleyebilirsiniz.

Ben ölürsem mirasçılarım bu talebi sürdürebilir mi?

Manevi tazminat bakımından belirleyici olan, talebin ileri sürülmüş olup olmadığıdır. TMK m.25'in son fıkrası uyarınca manevi tazminat istemi, mirasbırakan tarafından ileri sürülmüş olmadıkça mirasçılara geçmez. Talep dava dilekçesinde yer alıyorsa mirasçılar davaya devam edebilir; hiç ileri sürülmemişse sonradan açılamaz.

Ankara Boşanma Tazminatı Avukatı Desteği

Boşanmada maddi ve manevi tazminat taleplerinin kabulü; kusur dengesinin doğru kurgulanmasına, kişilik hakkına saldırının veya menfaat kaybının somut delillerle ortaya konulmasına ve talebin süresi içinde usulüne uygun ileri sürülmesine bağlıdır.

Av. Murat Akman, Ankara ve çevresinde boşanmada tazminat ve aile hukuku uyuşmazlıklarında; dosyanın değerlendirilmesi, delil stratejisinin kurulması ve sürecin baştan sona takibi esasıyla hukuki destek sunmaktadır. Dosyanıza özel değerlendirme için: +90 312 911 67 90

Bu içerik genel bilgilendirme amaçlıdır ve hukuki danışmanlık yerine geçmez. Mevzuat ve içtihat zaman içinde değişebileceğinden, her dosya kendi koşullarında ve güncel düzenlemeler ışığında değerlendirilmelidir.

Son Yazılar

Hepsini Gör
  • Whatsapp
bottom of page