Yoksulluk Nafakasında Kusur Şartı: Kim Alabilir, Kim Alamaz? (2025 İçtihadı)
- 5 gün önce
- 5 dakikada okunur
Güncelleme tarihi: 4 gün önce
2026 Güncellemesi: AYM, TMK 175/1'deki "Süresiz Olarak" İbaresini İptal Etti mi?
Kısa cevap: Evet. Anayasa Mahkemesi Genel Kurulu, 4 Haziran 2026 tarihinde, Antalya 12. Aile Mahkemesi'nin itiraz başvurusu üzerine, TMK m.175/1'deki "süresiz olarak" ibaresini oy çokluğuyla Anayasa'ya aykırı bularak iptal etmiştir. Ancak bu, yoksulluk nafakası kurumunun tamamen kaldırıldığı anlamına gelmez.
Önemli olan, kararın doğru okunmasıdır: iptal edilen, yoksulluk nafakasının kendisi değil, nafakanın süre sınırı olmaksızın istenebilmesine imkân tanıyan "süresiz olarak" ibaresidir. Nafaka talep hakkı devam etmektedir; tartışılan husus yalnızca nafakanın süresidir. Gerekçeli karar bu yazının güncellendiği tarih itibarıyla henüz Resmî Gazete'de yayımlanmamıştır; iptal hükmünün, yayımlanmasından itibaren 9 ay sonra yürürlüğe girmesi öngörülmektedir. Bu süre içinde TBMM'nin yeni bir düzenleme yapması beklenmektedir.
Bu süreçte aile mahkemeleri, mevcut TMK m.175-176 hükümlerini uygulamaya devam etmektedir. Anayasa m.153 uyarınca iptal kararları geriye yürümez; bu nedenle mevcut/kesinleşmiş nafaka kararları kendiliğinden sona ermez. Gerekçeli karar yayımlandığında ve TBMM'nin yeni düzenlemesi netleştiğinde bu bilgi güncellenecektir.
Yoksulluk Nafakası Nedir?
Kısa cevap: Yoksulluk nafakası, boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek olan eşe; kusuru daha ağır olmamak koşuluyla, diğer eşin malî gücü oranında ve kural olarak süresiz ödenen nafakadır (TMK m.175). Çocuk için ödenen iştirak nafakasından farklıdır.
Nafakanın süreli mi süresiz mi olacağını merak ediyorsanız Yoksulluk Nafakası Nedir? Süreli Nafaka Olabilir mi? yazımıza göz atabilirsiniz.
Boşanma, eşlerden birini geçim sıkıntısına düşürebilir. Türk Medeni Kanunu, boşanma nedeniyle yoksulluğa düşecek tarafı korumak için yoksulluk nafakası kurumunu düzenlemiştir. Bu nafaka, tarafların ekonomik durumundaki dengesizliği gözeterek, yoksulluğa düşen eşin asgari geçimini sağlamayı amaçlar. Ancak her boşanan eş yoksulluk nafakası alamaz; kanun bunun için belirli şartlar, özellikle de bir kusur şartı öngörmüştür.
Yoksulluk Nafakasında Kusur Şartı Nedir?
Kısa cevap: Yoksulluk nafakası isteyen eşin kusuru, diğer eşin kusurundan daha ağır olmamalıdır (TMK m.175). Buna göre kusursuz, az kusurlu veya eşit kusurlu eş nafaka isteyebilir; ağır kusurlu veya tam kusurlu eş yoksulluk nafakası alamaz. Nafakayı ödeyecek eşin kusurlu olması ise aranmaz.
TMK m.175/1 hükmü açıktır: boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek taraf, kusuru daha ağır olmamak koşuluyla, diğer taraftan malî gücü oranında süresiz olarak nafaka isteyebilir; nafaka yükümlüsünün kusuru aranmaz. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 25.06.2025 tarihli, 2023/1141 E., 2025/395 K. sayılı kararında da vurgulandığı üzere; kanun koyucu, yoksulluğa düşecek taraf yararına nafakaya hükmedilebilmesi için bu tarafın boşanmaya sebep olan olaylarda en fazla eşit kusurlu olması şartını aramıştır. Dolayısıyla ağır veya tam kusurlu olduğu belirlenen eş yararına yoksulluk nafakasına hükmedilemez.
Eşit Kusurlu Eş Yoksulluk Nafakası Alabilir mi?
Kısa cevap: Evet. Kanundaki "kusuru daha ağır olmamak" ölçütü eşit kusuru da kapsar. Bu nedenle boşanmaya sebep olan olaylarda eşit kusurlu olan eş, boşanma yüzünden yoksulluğa düşecekse yoksulluk nafakası isteyebilir. Eşit kusur, tek başına nafaka talebini engellemez.
Uygulamada sıkça yanlış bilinen nokta budur: nafaka isteyen eşin kusursuz olması gerekmez. Kusuru diğer eşten daha ağır olmadığı sürece (yani kusursuz, az kusurlu veya eşit kusurlu ise) ve diğer şartlar da varsa, bu eş yoksulluk nafakasına hak kazanabilir. Yukarıda anılan Hukuk Genel Kurulu kararı da bu çizgiyi teyit etmektedir.
Ağır veya Tam Kusurlu Eş Nafaka Alabilir mi?
Kısa cevap: Hayır. Boşanmaya sebep olan olaylarda ağır kusurlu veya tam kusurlu olduğu tespit edilen eş yararına yoksulluk nafakasına hükmedilemez. Bu ilke, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 25.06.2025 tarihli, 2023/1141 E., 2025/395 K. sayılı kararında da açıkça ortaya konulmuştur.
Kusur şartının işlevi, kişinin ağırlıklı olarak kendi kusuruyla yol açtığı boşanmadan maddi menfaat elde etmesini önlemektir. Bu nedenle mahkeme, önce tarafların boşanmaya sebep olan davranışlarını ve kusur derecelerini belirler; nafaka isteyen eşin ağır ya da tam kusurlu olduğu sonucuna varılırsa, yoksulluğa düşecek olsa dahi yoksulluk nafakası talebi reddedilir.
Kusur Dereceleri Nasıl Belirlenir?
Kısa cevap: Yargıtay uygulamasında tarafların kusuru; kusursuz, az kusurlu, eşit kusurlu, ağır kusurlu veya tam kusurlu şeklinde derecelendirilir. Her dosya kendi koşullarında değerlendirilir; kusurun ölçüsü önceden soyut biçimde belirlenemez.
Kusur belirlemesi, boşanmanın hem kendisi hem de nafaka ve tazminat gibi malî sonuçları bakımından belirleyicidir. Yargıtay'ın 03.07.1978 tarihli, 5/6 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca, kimin daha fazla kusurlu olduğu her evliliğe özgü olarak, o dosyanın somut delillerine göre saptanır. Ayrıca bir eşin, diğerinin kusurlu davranışına karşı gösterdiği tepki niteliğindeki davranış, duruma göre kusur olarak yüklenmeyebilir. Bu değerlendirme tümüyle somut olayın koşullarına bağlıdır.
Yoksulluk Nafakasının Diğer Şartları Nelerdir?
Kısa cevap: Kusur şartının yanında; boşanma nedeniyle yoksulluğa düşecek olma, bir talebin bulunması ve nafakanın diğer eşin malî gücü oranında belirlenmesi gerekir. Bu şartların birlikte gerçekleşmesi aranır.
Yoksulluk nafakasına hükmedilebilmesi için başlıca şartlar şunlardır:
Eşin boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek olması,
Nafaka isteyen eşin kusurunun diğer eşten daha ağır olmaması,
Nafaka talebinde bulunulması,
Nafakanın, yükümlünün malî gücüyle orantılı belirlenmesi.
Yoksulluk kavramı, sabit ve düzenli bir gelirden yoksun olmayı ifade eder; bu değerlendirme de her dosyada tarafların ekonomik ve sosyal durumuna göre yapılır. Boşanmanın mal paylaşımı gibi diğer malî sonuçları ise yoksulluk nafakasından ayrı olarak değerlendirilir.
Yoksulluk Nafakası Süresiz midir?
Kısa cevap: Kural olarak süresizdir (TMK m.175). Ancak nafaka alan tarafın yeniden evlenmesi, taraflardan birinin ölümü veya koşulların değişmesi hâllerinde nafaka kaldırılabilir, azaltılabilir ya da artırılabilir (TMK m.176). Süreyi sınırlayan yasa teklifleri bugüne dek yasalaşmamıştır.
Süresizlik, nafakanın sonsuza kadar hiç değişmeden ödeneceği anlamına gelmez. TMK m.176 uyarınca; nafaka alan yeniden evlenir veya evlilik dışı fiilen evliymiş gibi yaşarsa, yoksulluğu ortadan kalkarsa ya da haysiyetsiz hayat sürerse nafaka kaldırılabilir. Koşullar değiştiğinde tarafların nafaka artırım davası veya azaltım talep etme hakkı da saklıdır.
Nafakayı Ödeyecek Eşin Kusuru Aranır mı?
Kısa cevap: Hayır. TMK m.175 açıkça "nafaka yükümlüsünün kusuru aranmaz" der. Yani nafakayı ödeyecek eş kusursuz olsa bile; nafaka isteyen eş daha ağır kusurlu değilse ve boşanma yüzünden yoksulluğa düşecekse, yoksulluk nafakası ödemekle yükümlü tutulabilir.
Bu kural, yoksulluk nafakasının bir "ceza" değil, boşanma nedeniyle ortaya çıkan ekonomik dengesizliği gidermeye yönelik bir kurum olduğunu gösterir. Belirleyici olan, ödeyecek tarafın kusuru değil; nafaka isteyen tarafın kusurunun daha ağır olmaması ve yoksulluğa düşecek olmasıdır.
Sık Sorulan Sorular
Kusursuz eş her zaman yoksulluk nafakası alır mı?
Hayır. Kusursuz olmak tek başına yeterli değildir; ayrıca boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek olma, talepte bulunma ve diğer eşin malî gücünün bulunması gibi şartlar da aranır.
Boşanmada eşit kusurluyum; nafaka alabilir miyim?
Kusurunuz diğer eşten daha ağır olmadığından, boşanma yüzünden yoksulluğa düşecekseniz yoksulluk nafakası isteyebilirsiniz. Eşit kusur, tek başına engel değildir.
Tam kusurlu eş hiç nafaka alamaz mı?
Tam kusurlu eş yoksulluk nafakası alamaz. Ancak çocuk için ödenen iştirak nafakası kusurdan bağımsızdır; velayet kendisinde olan tam kusurlu eş dahi çocuk adına iştirak nafakası isteyebilir.
Nafaka alan taraf çalışıyorsa nafaka kesilir mi?
Düzenli ve yeterli bir gelir yoksulluğu ortadan kaldırıyorsa yoksulluk nafakası söz konusu olmayabilir veya azaltılabilir. Ancak asgari düzeyde bir gelir, her zaman yoksulluğu ortadan kaldırmaz; değerlendirme somut duruma göre yapılır.
Kusur nasıl ispatlanır?
Tanık beyanları, mesaj kayıtları, belgeler ve dosyaya sunulan diğer deliller kusur değerlendirmesinde esas alınır. Her dosya kendi koşulları içinde incelenir.
Ankara Nafaka ve Aile Hukuku Avukatı Desteği
Yoksulluk nafakası davalarının sonucu; kusur derecelerinin doğru ortaya konulmasına, yoksulluğa düşme durumunun belgelenmesine ve talebin hakkaniyete uygun biçimde ifade edilmesine bağlıdır. Kusur belirlemesi hem nafaka hem tazminat sonuçlarını etkilediğinden, delil stratejisinin baştan doğru kurulması önemlidir.
Av. Murat Akman, Ankara ve çevresinde nafaka, tazminat ve aile hukuku uyuşmazlıklarında; dosyanın değerlendirilmesi, kusura ilişkin delillerin derlenmesi ve sürecin takibi esasıyla hukuki destek sunmaktadır. Dosyanıza özel değerlendirme için: +90 312 911 67 90
Bu içerik genel bilgilendirme amaçlıdır ve hukuki danışmanlık yerine geçmez. Yargıtay içtihatları zaman içinde gelişebileceğinden, her dosya kendi koşullarında ve güncel içtihat ışığında değerlendirilmelidir.



