Yoksulluk Nafakasında Kusur Şartı: Kim Alabilir, Kim Alamaz? (2026 Güncel)
Güncelleme tarihi: 10 Eyl
2026 Güncellemesi: AYM, TMK 175/1'deki "Süresiz Olarak" İbaresini İptal Etti mi?
Kısa cevap: Evet. Anayasa Mahkemesi Genel Kurulu, 4 Haziran 2026 tarihinde, Antalya 12. Aile Mahkemesi'nin itiraz başvurusu (E.2025/156) üzerine, TMK m.175/1'deki "süresiz olarak" ibaresini oy çokluğuyla Anayasa'ya aykırı bularak iptal etmiştir. Ancak bu, yoksulluk nafakası kurumunun tamamen kaldırıldığı anlamına gelmez; iptal edilen, nafakanın kendisi değil, süre sınırı olmaksızın istenebilmesine imkân tanıyan ibaredir.
Önemli olan, kararın doğru okunmasıdır: nafaka talep hakkı devam etmektedir; tartışılan husus yalnızca nafakanın süresidir. Anayasa Mahkemesi 2012 yılında aynı ibareye yönelik iptal istemini reddetmiş (E.2011/136, K.2012/72), 2026 kararıyla bu içtihadından dönmüştür. Gerekçeli karar, bu yazının güncellendiği 10 Eylül 2026 tarihi itibarıyla henüz Resmî Gazete'de yayımlanmamıştır; iptal hükmü, yayımlanmasından itibaren dokuz ay sonra yürürlüğe girecektir ve bu süre içinde TBMM'nin nafakanın süresine ilişkin yeni bir düzenleme yapması beklenmektedir.
Bu süreçte aile mahkemeleri, mevcut TMK m.175-176 hükümlerini uygulamaya devam etmektedir. Anayasa m.153 uyarınca iptal kararları geriye yürümez; bu nedenle mevcut/kesinleşmiş nafaka kararları kendiliğinden sona ermez. Gerekçeli karar yayımlandığında ve TBMM'nin yeni düzenlemesi netleştiğinde bu bilgi güncellenecektir.
Kısaca: Yoksulluk Nafakasında Kusur Şartı
Ölçü, kusurun daha ağır olmaması: Kusursuz, az kusurlu ve eşit kusurlu eş nafaka isteyebilir; ağır veya tam kusurlu eş isteyemez (TMK m.175).
Ödeyecek eşin kusuru aranmaz: Kusursuz eş dahi, diğer eş daha ağır kusurlu değilse ve yoksulluğa düşecekse nafaka ödemekle yükümlü tutulabilir.
Yoksulluğa düşme şartı: Zorunlu giderleri karşılayacak geliri olmamak; asgari ücret düzeyindeki gelir tek başına yoksulluğu ortadan kaldırmaz.
Talep şart: Hâkim kendiliğinden hükmedemez; boşanma davasında istenmemişse kesinleşmeden itibaren bir yıl içinde ayrı dava açılır (TMK m.178).
Süre: Kanun metni süresizdir; AYM "süresiz olarak" ibaresini iptal etmiştir, iptal gerekçeli kararın yayımından 9 ay sonra yürürlüğe girer.
Sonradan değişebilir: Yeniden evlenme veya ölüm hâlinde nafaka kendiliğinden kalkar; fiilen evli gibi yaşama, yoksulluğun kalkması veya haysiyetsiz hayat sürme hâlinde mahkeme kararıyla kaldırılır (TMK m.176/3).
Yoksulluk Nafakası Nedir?
Kısa cevap: Yoksulluk nafakası, boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek olan eşe; kusuru daha ağır olmamak koşuluyla, diğer eşin malî gücü oranında ve kural olarak süresiz ödenen nafakadır (TMK m.175). Çocuk için ödenen iştirak nafakasından farklıdır.
Nafakanın süreli mi süresiz mi olacağını merak ediyorsanız Yoksulluk Nafakası Nedir? Süreli Nafaka Olabilir mi? yazımıza göz atabilirsiniz.
Boşanma, eşlerden birini geçim sıkıntısına düşürebilir. Türk Medeni Kanunu, boşanma nedeniyle yoksulluğa düşecek tarafı korumak için yoksulluk nafakası kurumunu düzenlemiştir. Bu nafaka, tarafların ekonomik durumundaki dengesizliği gözeterek, yoksulluğa düşen eşin asgari geçimini sağlamayı amaçlar. Ancak her boşanan eş yoksulluk nafakası alamaz; kanun bunun için belirli şartlar, özellikle de bir kusur şartı öngörmüştür.
Yoksulluk Nafakasında Kusur Şartı Nedir?
Kısa cevap: Yoksulluk nafakası isteyen eşin kusuru, diğer eşin kusurundan daha ağır olmamalıdır (TMK m.175). Buna göre kusursuz, az kusurlu veya eşit kusurlu eş nafaka isteyebilir; ağır kusurlu veya tam kusurlu eş yoksulluk nafakası alamaz. Nafakayı ödeyecek eşin kusurlu olması ise aranmaz.
TMK m.175/1 hükmü açıktır: boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek taraf, kusuru daha ağır olmamak koşuluyla, diğer taraftan malî gücü oranında süresiz olarak nafaka isteyebilir; nafaka yükümlüsünün kusuru aranmaz. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 25.06.2025 tarihli, 2023/1141 E., 2025/395 K. sayılı kararında da vurgulandığı üzere; kanun koyucu, yoksulluğa düşecek taraf yararına nafakaya hükmedilebilmesi için bu tarafın boşanmaya sebep olan olaylarda en fazla eşit kusurlu olması şartını aramıştır. Dolayısıyla ağır veya tam kusurlu olduğu belirlenen eş yararına yoksulluk nafakasına hükmedilemez.
Eşit Kusurlu Eş Yoksulluk Nafakası Alabilir mi?
Kısa cevap: Evet. Kanundaki "kusuru daha ağır olmamak" ölçütü eşit kusuru da kapsar. Bu nedenle boşanmaya sebep olan olaylarda eşit kusurlu olan eş, boşanma yüzünden yoksulluğa düşecekse yoksulluk nafakası isteyebilir. Eşit kusur, tek başına nafaka talebini engellemez.
Uygulamada sıkça yanlış bilinen nokta budur: nafaka isteyen eşin kusursuz olması gerekmez. Kusuru diğer eşten daha ağır olmadığı sürece (yani kusursuz, az kusurlu veya eşit kusurlu ise) ve diğer şartlar da varsa, bu eş yoksulluk nafakasına hak kazanabilir. Yukarıda anılan Hukuk Genel Kurulu kararı da bu çizgiyi teyit etmektedir.
Ağır veya Tam Kusurlu Eş Nafaka Alabilir mi?
Kısa cevap: Hayır. Boşanmaya sebep olan olaylarda ağır kusurlu veya tam kusurlu olduğu tespit edilen eş yararına yoksulluk nafakasına hükmedilemez. Bu ilke, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 25.06.2025 tarihli, 2023/1141 E., 2025/395 K. sayılı kararında da açıkça ortaya konulmuştur.
Kusur şartının işlevi, kişinin ağırlıklı olarak kendi kusuruyla yol açtığı boşanmadan maddi menfaat elde etmesini önlemektir. Bu nedenle mahkeme, önce tarafların boşanmaya sebep olan davranışlarını ve kusur derecelerini belirler; nafaka isteyen eşin ağır ya da tam kusurlu olduğu sonucuna varılırsa, yoksulluğa düşecek olsa dahi yoksulluk nafakası talebi reddedilir.
Kusur Dereceleri Nasıl Belirlenir?
Kısa cevap: Yargıtay uygulamasında tarafların kusuru; kusursuz, az kusurlu, eşit kusurlu, ağır kusurlu veya tam kusurlu şeklinde derecelendirilir. Her dosya kendi koşullarında değerlendirilir; kusurun ölçüsü önceden soyut biçimde belirlenemez.
Kusur belirlemesi, boşanmanın hem kendisi hem de nafaka ve tazminat gibi malî sonuçları bakımından belirleyicidir. Yargıtay'ın 03.07.1978 tarihli, 5/6 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca, kimin daha fazla kusurlu olduğu her evliliğe özgü olarak, o dosyanın somut delillerine göre saptanır. Ayrıca bir eşin, diğerinin kusurlu davranışına karşı gösterdiği tepki niteliğindeki davranış, duruma göre kusur olarak yüklenmeyebilir. Bu değerlendirme tümüyle somut olayın koşullarına bağlıdır.
Yoksulluk Nafakasının Diğer Şartları Nelerdir?
Kısa cevap: Kusur şartının yanında; boşanma nedeniyle yoksulluğa düşecek olma, bir talebin bulunması ve nafakanın diğer eşin malî gücü oranında belirlenmesi gerekir. Bu şartların birlikte gerçekleşmesi aranır.
Yoksulluk nafakasına hükmedilebilmesi için başlıca şartlar şunlardır:
Eşin boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek olması,
Nafaka isteyen eşin kusurunun diğer eşten daha ağır olmaması,
Nafaka talebinde bulunulması,
Nafakanın, yükümlünün malî gücüyle orantılı belirlenmesi.
Yargıtay'ın yerleşik tanımına göre yoksulluk; yeme, giyinme, barınma, sağlık, ulaşım, kültür ve eğitim gibi bireyin maddi varlığını geliştirmek için zorunlu ve gerekli görülen harcamaları karşılayacak düzeyde geliri olmamaktır. Asgari ücret düzeyinde bir gelirin bulunması, tek başına yoksulluğu ortadan kaldırmaz; değerlendirme tarafların ekonomik ve sosyal durumuna göre her dosyada ayrıca yapılır. Boşanmanın mal paylaşımı gibi diğer malî sonuçları ise yoksulluk nafakasından ayrı olarak değerlendirilir.
Yoksulluk Nafakası Süresiz midir?
Kısa cevap: Yürürlükteki kanun metnine göre kural olarak süresizdir (TMK m.175); ancak Anayasa Mahkemesi "süresiz olarak" ibaresini iptal etmiş olup iptal hükmü, gerekçeli kararın Resmî Gazete'de yayımlanmasından dokuz ay sonra yürürlüğe girecektir. O tarihe kadar mevcut hükümler uygulanmaya devam eder. Bundan bağımsız olarak nafaka; alan tarafın yeniden evlenmesi, taraflardan birinin ölümü veya koşulların değişmesi hâllerinde kaldırılabilir, azaltılabilir ya da artırılabilir (TMK m.176).
Süresizlik, nafakanın sonsuza kadar hiç değişmeden ödeneceği anlamına gelmez. TMK m.176/3 iki farklı sona erme rejimi öngörür: nafaka alan tarafın yeniden evlenmesi veya taraflardan birinin ölümü hâlinde nafaka kendiliğinden kalkar; alacaklının evlenme olmaksızın fiilen evliymiş gibi yaşaması, yoksulluğunun ortadan kalkması ya da haysiyetsiz hayat sürmesi hâllerinde ise nafaka ancak mahkeme kararıyla kaldırılır. Nafakanın toptan veya durumun gereklerine göre irat biçiminde ödenmesine karar verilebilir (TMK m.176/1). Koşullar değiştiğinde tarafların nafaka artırım davası veya azaltım talep etme hakkı da saklıdır (TMK m.176/4).
Yoksulluk Nafakasının Miktarı Nasıl Belirlenir?
Kısa cevap: Nafaka, yükümlü eşin malî gücü oranında belirlenir (TMK m.175); hâkim, tarafların ekonomik ve sosyal durumlarını, nafaka isteyen eşin ihtiyaçlarını ve hakkaniyeti (TMK m.4) gözetir. Nafaka, yükümlü eşi de yoksulluğa düşürecek düzeyde olamaz.
Uygulamada mahkeme, tarafların gelirleri, malvarlıkları, meslek ve yaşları ile evlilik süresini birlikte değerlendirir. Talep edilenden fazlasına hükmedilemez (HMK m.26); bu nedenle dilekçede miktarın açıkça yazılması gerekir. Gelecek yıllardaki artış oranının (örneğin TÜFE) kararda belirlenmesi de istenebilir (TMK m.176/5).
Yoksulluk Nafakası Ne Zaman ve Nasıl Talep Edilir?
Kısa cevap: Yoksulluk nafakası hâkim tarafından kendiliğinden verilmez; boşanma davasında açıkça talep edilmelidir. Boşanma davasında istenmemişse, boşanma hükmünün kesinleşmesinden itibaren bir yıl içinde ayrı bir dava ile talep edilebilir (TMK m.178).
Kanun bu süreyi zamanaşımı olarak nitelendirir (TMK m.178); bu nedenle süre hâkim tarafından kendiliğinden gözetilmez, davalının zamanaşımı def'ini ileri sürmesi gerekir. Boşanma davası sırasında istenen tedbir nafakası (TMK m.169) ise ayrı bir kurumdur ve boşanma kararının kesinleşmesiyle sona erer; kesinleşmeden sonraki dönem için yoksulluk nafakasının ayrıca talep edilmiş olması gerekir.
Nafakayı Ödeyecek Eşin Kusuru Aranır mı?
Kısa cevap: Hayır. TMK m.175 açıkça "nafaka yükümlüsünün kusuru aranmaz" der. Yani nafakayı ödeyecek eş kusursuz olsa bile; nafaka isteyen eş daha ağır kusurlu değilse ve boşanma yüzünden yoksulluğa düşecekse, yoksulluk nafakası ödemekle yükümlü tutulabilir.
Bu kural, yoksulluk nafakasının bir "ceza" değil, boşanma nedeniyle ortaya çıkan ekonomik dengesizliği gidermeye yönelik bir kurum olduğunu gösterir. Belirleyici olan, ödeyecek tarafın kusuru değil; nafaka isteyen tarafın kusurunun daha ağır olmaması ve yoksulluğa düşecek olmasıdır.
Sık Sorulan Sorular
Kusursuz eş her zaman yoksulluk nafakası alır mı?
Hayır. Kusursuz olmak tek başına yeterli değildir; ayrıca boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek olma, talepte bulunma ve diğer eşin malî gücünün bulunması gibi şartlar da aranır.
Boşanmada eşit kusurluyum; nafaka alabilir miyim?
Kusurunuz diğer eşten daha ağır olmadığından, boşanma yüzünden yoksulluğa düşecekseniz yoksulluk nafakası isteyebilirsiniz. Eşit kusur, tek başına engel değildir.
Tam kusurlu eş hiç nafaka alamaz mı?
Tam kusurlu eş yoksulluk nafakası alamaz. Ancak çocuk için ödenen iştirak nafakası kusurdan bağımsızdır; velayet kendisinde olan tam kusurlu eş dahi çocuk adına iştirak nafakası isteyebilir.
Nafaka alan taraf çalışıyorsa nafaka kesilir mi?
Düzenli ve yeterli bir gelir yoksulluğu ortadan kaldırıyorsa yoksulluk nafakası söz konusu olmayabilir veya azaltılabilir. Ancak asgari düzeyde bir gelir, her zaman yoksulluğu ortadan kaldırmaz; değerlendirme somut duruma göre yapılır.
Kusur nasıl ispatlanır?
Tanık beyanları, mesaj kayıtları, belgeler ve dosyaya sunulan diğer deliller kusur değerlendirmesinde esas alınır. Her dosya kendi koşulları içinde incelenir.
Boşanma davasında yoksulluk nafakası istemeyi unuttum, sonradan alabilir miyim?
Evet, ancak süre sınırı vardır: boşanma hükmünün kesinleşmesinden itibaren bir yıl içinde ayrı bir dava ile talep edilebilir (TMK m.178). Bu süre zamanaşımı süresidir; karşı taraf ileri sürmezse hâkim kendiliğinden dikkate almaz.
AYM kararından sonra yeni açılan davalarda nafaka süresiz mi verilir?
İptal hükmü henüz yürürlüğe girmediğinden mahkemeler mevcut TMK m.175 metnini uygulamaya devam etmektedir. İptal, gerekçeli kararın Resmî Gazete'de yayımlanmasından dokuz ay sonra yürürlüğe girecek; bu süre içinde TBMM'nin yeni bir süre düzenlemesi yapması beklenmektedir.
Halihazırda aldığım süresiz nafaka AYM kararıyla kesilir mi?
Hayır. Anayasa m.153 uyarınca iptal kararları geriye yürümez; kesinleşmiş nafaka kararları kendiliğinden sona ermez. Nafaka ancak TMK m.176/3'teki sebeplerle sona erer: yeniden evlenme veya ölüm hâlinde kendiliğinden; fiilen evli gibi yaşama, yoksulluğun kalkması veya haysiyetsiz hayat sürme hâlinde mahkeme kararıyla.
Asgari ücretle çalışan eş yoksulluk nafakası alabilir mi?
Alabilir. Yargıtay uygulamasında asgari ücret düzeyindeki gelir, tek başına yoksulluğu ortadan kaldırmaz; zorunlu giderleri karşılamaya yetip yetmediği somut dosyada değerlendirilir.
Yoksulluk nafakası ile tedbir nafakası aynı şey mi?
Hayır. Tedbir nafakası dava süresince ödenir ve boşanma kararının kesinleşmesiyle sona erer (TMK m.169). Yoksulluk nafakası ise kesinleşmeden sonraki dönem için, ayrıca talep edilmesi hâlinde hükmedilir (TMK m.175).
Nafaka miktarı sonradan artırılabilir mi?
Evet. Tarafların malî durumlarının değişmesi veya hakkaniyetin gerektirdiği hâllerde nafaka artırılabilir ya da azaltılabilir (TMK m.176/4); bunun için nafaka artırım veya azaltım davası açılır.
Eski eşim yeniden evlendi; nafaka kesilir mi?
Evet. Nafaka alan tarafın yeniden evlenmesi hâlinde yoksulluk nafakası kendiliğinden kalkar (TMK m.176/3); bunun için ayrıca dava açılması gerekmez. Ancak evlenme olmaksızın fiilen evliymiş gibi yaşama hâlinde nafaka kendiliğinden değil, açılacak davada mahkeme kararıyla kaldırılır.
Yoksulluk nafakasını ödemezsem ne olur?
Nafaka alacağı icra takibine konu edilir. Ayrıca nafaka borcunu ödemeyen kişi, alacaklının şikâyeti üzerine üç aya kadar tazyik hapsiyle cezalandırılabilir (İİK m.344); borç ödendiğinde hapis sona erer. Nafaka alacağı, İİK uyarınca haczedilemeyen malvarlığı sınırlamalarından da kısmen istisnadır.
Ankara Nafaka ve Aile Hukuku Avukatı Desteği
Yoksulluk nafakası davalarının sonucu; kusur derecelerinin doğru ortaya konulmasına, yoksulluğa düşme durumunun belgelenmesine ve talebin hakkaniyete uygun biçimde ifade edilmesine bağlıdır. Kusur belirlemesi hem nafaka hem tazminat sonuçlarını etkilediğinden, delil stratejisinin baştan doğru kurulması önemlidir.
Ankara'da yoksulluk nafakası talepleri, boşanma davasıyla birlikte veya ayrı dava olarak aile mahkemelerinde görülür; yerleşim yerine göre Ankara Adliyesi'ne bağlı aile mahkemeleri (Söğütözü ek hizmet binası), Etimesgut ve Sincan için Ankara Batı Adliyesi ya da kendi aile mahkemesi bulunan ilçe adliyeleri yetkilidir. Av. Murat Akman (Ankara Barosu, Sicil No: 42294), Ankara ve çevresinde nafaka, tazminat ve aile hukuku uyuşmazlıklarında; dosyanın değerlendirilmesi, kusura ilişkin delillerin derlenmesi ve sürecin takibi esasıyla hukuki destek sunmaktadır. Hizmet kapsamı için Ankara boşanma avukatı sayfamızı inceleyebilir, dosyanıza özel değerlendirme için +90 312 911 67 90 numaralı telefondan ulaşabilirsiniz.
Bu içerik genel bilgilendirme amaçlıdır ve hukuki danışmanlık yerine geçmez. Yargıtay içtihatları zaman içinde gelişebileceğinden, her dosya kendi koşullarında ve güncel içtihat ışığında değerlendirilmelidir.
İlgili Yazılarımız
Son güncelleme: 10 Eylül 2026.

