top of page

Nafaka Artırım Davası: Şartlar, Hesaplama ve Süreç (2026 Rehberi)

13 Tem
10 dakikada okunur

Güncelleme tarihi: 7 Eyl

Nafaka Artırım Davası Nedir?

Kısa cevap: Nafaka artırım davası, mahkemece daha önce hükmedilmiş nafakanın; tarafların malî durumunun değişmesi veya hakkaniyetin gerektirmesi hâlinde yükseltilmesi için aile mahkemesinde açılan bağımsız bir davadır. Yoksulluk nafakasında dayanak Türk Medeni Kanunu (TMK) m.176/4, iştirak nafakasında m.182/2 ve m.331'dir. Artırılan nafaka, dava tarihinden itibaren geçerli olur.

Nafaka kararları, verildikleri tarihteki fiilî ve ekonomik koşullara dayanır; bu nedenle nafaka miktarı yönünden kesin hüküm oluşturmaz. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu bu ilkeyi "tarafların sosyal ve ekonomik durumlarının değişmesi veya hakkaniyetin gerektirdiği hâllerde taraflarca her zaman nafaka artırımı ve azaltılması davası açılabilir" şeklinde ifade etmiştir (HGK, 29.01.2016, E.2014/101, K.2016/111). Aradan geçen sürede çocuğun ihtiyaçları büyür, hayat pahalılığı artar, tarafların gelirleri değişir; başlangıçta dengeli olan tutar yetersiz kalır. Kanun bu ihtimali öngörmüş ve nafakanın "durumun değişmesi hâlinde" yeniden belirlenebileceğini açıkça düzenlemiştir.

Hangi Nafaka Türleri İçin Artırım İstenebilir?

Kısa cevap: Artırım davası uygulamada yoksulluk nafakası (TMK m.175-176) ve iştirak nafakası (TMK m.182, m.330-331) için açılır. Yardım nafakası (TMK m.364-365) da koşullar değiştiğinde yeniden belirlenebilir. Tedbir nafakası ayrı dava konusu olmaz; devam eden boşanma davası içinde talep üzerine değiştirilir.

Nafaka türü

Kanuni dayanak

Artırım dayanağı

Davayı kim açar?

Yoksulluk nafakası

TMK m.175

TMK m.176/4

Nafaka alacaklısı eski eş

İştirak nafakası

TMK m.182/2, m.330

TMK m.331

Velayet kendisinde olan ana/baba, çocuk adına (TMK m.329)

Yardım nafakası

TMK m.364

TMK m.365

Nafaka alacaklısı (örneğin ergin öğrenci çocuk)

Tedbir nafakası

TMK m.169

Ayrı dava yok

Boşanma davası içinde talep

Dikkat — 18 yaşını dolduran çocuk: İştirak nafakası, çocuğun ergin olmasıyla kendiliğinden sona erer (TMK m.328). Ergin çocuk eğitimine devam ediyorsa, velayet sahibi ebeveynin iştirak nafakasını artırma davası açması mümkün değildir; ergin çocuğun kendisi, TMK m.364-365 uyarınca yardım nafakası davası açar. Bu ayrım uygulamada sık karıştırılır ve yanlış davanın açılmasına yol açar.

Çocuk dava sırasında ergin olursa: Dava konusuz kalmaz; mahkeme, dava tarihinden çocuğun ergin olduğu tarihe kadar olan dönem için artırılmış iştirak nafakasına hükmeder. Sonraki dönem için yardım nafakası davası açılır.

Nafaka türleri arasındaki farklar için yoksulluk nafakası içeriğimizi inceleyebilirsiniz.

Nafaka Artırım Davası Hangi Şartlarda Açılır?

Kısa cevap: TMK m.176/4 "tarafların malî durumlarının değişmesi veya hakkaniyetin gerektirdiği hâlleri", TMK m.331 ise "durumun değişmesini" yeterli sayar. Kanunda asgari bekleme süresi yoktur; Yargıtay'a göre "aradan uzunca bir zamanın geçmesi gerekli olmayıp, tarafların gelirlerinde veya küçüklerin ihtiyaçlarında artış olması hâlinde her zaman artırım istemiyle dava açılabilir" (Yargıtay 3. HD, 23.03.2017, E.2016/15860, K.2017/3777).

Uygulamada artırımı haklı kılan başlıca durumlar:

  • Çocuğun büyümesi, okula başlaması, okul kademesinin değişmesi, özel okul, kurs, servis, sağlık veya bakım giderlerinin artması,

  • Enflasyon ve hayat pahalılığı nedeniyle paranın alım gücünün düşmesi,

  • Nafaka borçlusunun gelirinde, malvarlığında veya yaşam standardında belirgin iyileşme,

  • Nafaka alacaklısının gelirinde azalma, iş kaybı, hastalık veya çalışma gücünü kaybetmesi,

  • Önceki nafakanın belirlenmesinden bu yana uzun süre geçmiş olması.

Yargıtay, geçen zamanın kendisini de değişiklik karinesi olarak değerlendirir: "önceki nafaka takdirinin üzerinden 8 yılı aşkın bir zaman geçtiği, bu süreç içerisinde çocuğun ihtiyacının da doğal olarak arttığı, en azından ödenmekte olan nafakanın enflasyon nedeniyle değerinin düştüğü" tespiti bu yaklaşımı yansıtır (Yargıtay 2. HD, 22.05.2024, E.2024/2915, K.2024/3726). Bununla birlikte mahkemeler soyut "hayat pahalılığı" iddiasını tek başına yeterli görmez; zaman faktörü, belgelenmiş gider artışı ve gelir verileriyle birlikte gerekçelendirilmelidir.

Bu davada boşanmadaki kusur yeniden tartışılmaz. Mahkeme yalnızca "koşullar değişti mi, değiştiyse hakkaniyete uygun yeni tutar nedir" sorusuna cevap arar.

Nafaka Ne Kadar Artırılır? Hâkim Neye Göre Karar Verir?

Kısa cevap: Yargıtay'ın yerleşik ölçütüne göre, "nafaka alacaklısının ihtiyaçları ile nafaka yükümlüsünün gelir durumunda, nafakanın takdir edildiği tarihe göre olağanüstü bir değişiklik olmadığı takdirde nafaka, TÜİK'in yayınladığı ÜFE oranında artırılmalı ve böylece taraflar arasında önceki nafaka takdirinde sağlanan denge korunmalıdır" (HGK, 16.03.2016, E.2014/783, K.2016/309). Olağanüstü değişiklik varsa artış bu oranla sınırlı kalmaz.

Hâkim, TMK m.4'teki hakkaniyet ilkesi çerçevesinde şu unsurları birlikte değerlendirir:

  • Tarafların gelir, malvarlığı ve yaşam koşulları — mahkeme bunları kolluk aracılığıyla yaptırılan sosyal ve ekonomik durum (SED) araştırması ile SGK, Tapu (TAKBİS), trafik tescil ve banka kayıtlarından tespit eder,

  • Çocuğun yaşı, eğitim durumu ve belgelenmiş güncel ihtiyaçları; iştirak nafakası "çocuğun yaşı, eğitim durumu, günün ekonomik koşulları ile genel ihtiyaçlar ve ana ile babanın malî durumlarına göre" takdir edilir (Yargıtay 3. HD, 24.02.2016, E.2015/17418, K.2016/2636),

  • Önceki nafakanın belirlendiği tarih ile dava tarihi arasında geçen süre ve bu süredeki ekonomik göstergeler,

  • Nafaka borçlusunun ödeme gücü — artış, "davalıyı ödemede zorlamayacak, onu zarurete düşürmeyecek şekilde" belirlenir (Yargıtay 3. HD, 03.11.2016, E.2016/8687, K.2016/12427). Borçlunun yeniden evlenmesi ve yeni çocuklarının olması, ödeme gücünü sınırlayan bir veri olarak dikkate alınır.

Yetersiz artırım da bozma sebebidir: Yargıtay, günün ekonomik koşullarına göre az takdir edilen iştirak nafakası artışını "4721 sayılı Kanun'un hakkaniyet ilkesi ile ilgili 4 üncü maddesi de dikkate alınarak daha uygun miktarda nafakaya hükmedilmesi gerekir" gerekçesiyle bozmuştur (Yargıtay 2. HD, 02.10.2025, E.2025/5710, K.2025/8173).

Hesaplama mantığı (ÜFE ölçütü): Önceki nafaka 2023 yılında belirlenmişse ve olağanüstü bir değişiklik yoksa, mahkeme 2023'ten dava tarihine kadar gerçekleşen ÜFE on iki aylık ortalama değişimini mevcut nafakaya uygular. Bunun üzerine çıkan talepler için gelir artışı, yeni gider kalemleri gibi somut değişikliklerin ayrıca ispatı gerekir. Talep edilen tutarı bu mantıkla kurmak, davanın kısmen reddedilerek karşı vekâlet ücreti ödenmesi riskini azaltır.

Gelecek Yıllar İçin Otomatik Artış Talebi

Kısa cevap: TMK m.176/5 (yoksulluk nafakası), m.182/3 ve m.330/3 (iştirak nafakası) ile m.365/5 (yardım nafakası), hâkime istem hâlinde nafakanın gelecek yıllarda ne miktarda ödeneceğini karara bağlama yetkisi verir. Bu talep dilekçede açıkça yer almalıdır; HMK m.26 gereği hâkim taleple bağlıdır ve kendiliğinden artış oranı belirleyemez.

Yargıtay bu imkânın amacını, "ekonomik yönden güçsüz olan nafaka alacaklılarının her yıl dava açmak suretiyle emek sarfından ve masraf yapmaktan kurtarılmaları" olarak açıklar (Yargıtay 3. HD, 24.02.2016, E.2015/17418, K.2016/2636). Uygulamada hüküm, "nafakanın her yıl TÜİK ÜFE on iki aylık ortalama değişim oranında artırılması" şeklinde kurulur. Otomatik artış hükmü bulunsa bile, belirlenen oran olağanüstü enflasyon veya çocuğun yeni gider kalemleri karşısında yetersiz kalırsa yeniden artırım davası açılabilir; artış hükmü de kesin hüküm oluşturmaz.

Artırılan Nafaka Hangi Tarihten İtibaren Geçerli Olur?

Kısa cevap: Artırılan nafaka, kural olarak dava tarihinden itibaren hüküm ifade eder; kararın kesinleştiği tarihten değil. Dava açılmadan önceki aylar için artırım istenemez. Bu nedenle koşullar değiştiğinde davanın gecikmeden açılması alacaklının lehinedir.

Dava tarihi ile karar tarihi arasında ödenmeyen fark, karar kesinleşmeksizin icra yoluyla tahsil edilebilir. Karar tarihinden sonraki aylar için de artırılmış tutar üzerinden ödeme yapılır.

Nafaka Artırım Kararı Kesinleşmeden İcraya Konulabilir mi?

Kısa cevap: Evet. HMK m.350/1 ve m.367/1 uyarınca istinaf veya temyiz başvurusu nafaka kararının icrasını durdurmaz ve nafaka kararlarında icranın geri bırakılmasına karar verilemez. Aile hukukuna ilişkin ilamların kesinleşmeden icra edilemeyeceği kuralı (HMK m.350/2, m.367/2), nafaka hükümleri bakımından uygulanmaz.

Borçlunun kanun yoluna başvurması, artırılmış nafakanın tahsilini ertelemez. Artırılmış nafakayı ödemeyen borçlu aleyhine ilamlı icra takibi başlatılabilir; İcra ve İflas Kanunu m.344 uyarınca nafaka borcunu ödememe, alacaklının şikâyeti üzerine tazyik hapsiyle yaptırıma bağlanmıştır.

Nafaka Artırım Davası Nerede Açılır? (Görevli ve Yetkili Mahkeme)

Kısa cevap: Görevli mahkeme, 4787 sayılı Aile Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yargılama Usullerine Dair Kanun m.4/1 uyarınca aile mahkemesidir; aile mahkemesi bulunmayan yerlerde asliye hukuk mahkemesi aile mahkemesi sıfatıyla bakar. Yetkili mahkeme, TMK m.177 uyarınca nafaka alacaklısının yerleşim yeri mahkemesidir. Ankara'da ikamet eden nafaka alacaklısı, borçlu başka ilde olsa bile davayı Ankara aile mahkemelerinde açabilir.

TMK m.177 alacaklıyı koruyan özel bir yetki kuralıdır; genel yetki kuralı olan "davalının yerleşim yeri" bu davalarda uygulanmaz. Boşanma davasındaki yetki kuralı (TMK m.168) ile boşanma sonrası nafaka davalarındaki bu kural birbirine karıştırılmamalıdır. Yardım nafakasında ise TMK m.365/6 uyarınca taraflardan birinin yerleşim yeri mahkemesi yetkilidir.

Dava Süreci, Yargılama Usulü ve Süresi

Kısa cevap: Nafaka davaları HMK m.316/1-ç uyarınca basit yargılama usulüne tabidir; dilekçeler aşaması dava ve cevap dilekçesiyle sınırlıdır. HMK m.103/1-b gereği bu davalar adli tatilde de görülür. Deliller dilekçeyle birlikte sunulduğunda dava çoğunlukla bir-iki celsede sonuçlanır; süre, SED araştırmasının dönüş hızına ve tanık sayısına bağlıdır.

Sürecin ana adımları:

  1. Dava dilekçesi ve delillerin aile mahkemesine sunulması,

  2. Tarafların sosyal ve ekonomik durumunun kolluk aracılığıyla araştırılması (SED) ve SGK, Tapu, trafik tescil, banka kayıtlarının celbi,

  3. Gerekiyorsa tanık dinlenmesi,

  4. Karar ve kararın dava tarihinden itibaren icra edilebilirliği.

Harç ve masraf: Dava, artırılması istenen aylık nafaka farkının bir yıllık toplamı üzerinden nispi harca tabidir; vekâlet ücreti de aynı değer üzerinden hesaplanır. Ekonomik durumu elverişsiz olan davacı, HMK m.334 uyarınca adli yardım talep edebilir.

Talebin kurulması: Belirsiz alacak davasını düzenleyen HMK m.107, 7589 sayılı Kanun ile 31 Temmuz 2026 itibarıyla yürürlükten kaldırılmıştır; nafaka artırım talebi bu yolla açılamaz. Talep edilen tutar dilekçede net olarak belirtilmelidir. Tereddüt varsa fazlaya ilişkin haklar saklı tutularak kısmi dava açılabilir; 7589 sayılı Kanunla eklenen HMK m.109/4 uyarınca talep, aynı davada bir defaya mahsus olmak üzere tahkikat sonuna kadar artırılabilir.

Derdest boşanma davasında ıslah: Devam eden boşanma davasında talep edilen nafaka miktarının ıslah yoluyla artırılamayacağı Yargıtay Hukuk Genel Kurulu tarafından kabul edilmiştir (HGK, 07.11.2019, E.2018/3-564, K.2019/1150). Bu nedenle hak kaybı yaşamamak için, boşanma davası sürerken ihtiyaç doğduğunda ıslah yerine bağımsız nafaka artırım davası açılması daha güvenli yoldur.

Arabuluculuk: Nafaka artırım davasında arabuluculuk dava şartı değildir; taraflar ihtiyari arabuluculukla anlaşabilir, ancak anlaşmanın icra edilebilirliği için mahkemeden icra edilebilirlik şerhi alınması gerekir.

Anlaşmalı Boşanma Protokolü Nafaka Artırımına Engel mi?

Kısa cevap: Hayır. İştirak nafakası çocuğun bakım giderine katılma zorunluluğuna dayanır ve kamu düzenine ilişkindir; Yargıtay'a göre "nafaka, tarafların yaptıkları sözleşmeye dayansa bile sonradan değiştirilebilir" (Yargıtay 3. HD, 14.10.2010, E.2010/11887, K.2010/16694). Yoksulluk nafakasında ise protokolle belirlenen tutar veya artış oranı, TMK m.176/4 uyarınca koşullar değiştiğinde yine dava konusu yapılabilir; ancak protokolün bütünüyle uyarlanması için olağanüstü bir değişikliğin ispatı aranır.

Yargıtay, tarafların boşanma öncesindeki gibi çalışmaya devam ettiği ve ekonomik durumlarında olağanüstü değişiklik bulunmadığı bir olayda, protokolün yeniden uyarlanması talebini "sözleşmeye bağlılık, iyi niyet ve hakkaniyet ilkelerine uygun" bulmamıştır (Yargıtay 2. HD, 22.05.2024, E.2024/2915, K.2024/3726). Bu nedenle protokol sonrası açılacak artırım davasında, protokol tarihinde öngörülemeyen somut bir değişikliğin (aşırı enflasyon, ağır hastalık, gelir kaybı, çocuğun yeni gider kalemleri) güçlü delillerle ortaya konulması gerekir.

Nafaka Artırım Dilekçesinde Neler Yer Almalı?

Kısa cevap: Dilekçede; yetkili aile mahkemesi, tarafların bilgileri, önceki nafaka kararının mahkemesi ile esas-karar numarası, mevcut nafaka tutarı, değişen somut koşullar, bu koşulları ispatlayacak deliller, net olarak belirlenmiş yeni tutar ve gelecek yıllar için otomatik artış talebi açıkça yer almalıdır.

Dilekçenin temel unsurları:

  • Görevli ve yetkili mahkeme (nafaka alacaklısının yerleşim yeri aile mahkemesi),

  • Tarafların kimlik ve adres bilgileri; iştirak nafakasında çocuğun kimlik bilgileri ve davanın çocuk adına açıldığı ibaresi,

  • Nafakaya hükmeden önceki kararın mahkemesi, esas ve karar numarası, kesinleşme tarihi; varsa anlaşmalı boşanma protokolü,

  • Mevcut nafaka tutarı ve fiilen ödenip ödenmediği,

  • Önceki karar tarihi ile dava tarihi arasındaki ekonomik verilerin karşılaştırmalı sunumu (ÜFE değişimi, asgari ücret, borçlunun gelir artışı),

  • Değişen somut vakıalar: okul kaydı, servis, kurs, sağlık, kira gibi belgelenmiş gider kalemleri; borçlunun yeni işi veya edindiği malvarlığı,

  • Delil listesi: fatura ve makbuzlar, okul ve kurs kayıtları, sağlık belgeleri, SGK hizmet dökümü, TAKBİS, trafik tescil ve banka kayıtlarının celbi, tanık, SED araştırması talebi,

  • Talep sonucu: artırılması istenen yeni tutar, artışın dava tarihinden itibaren uygulanması ve her yıl TÜİK ÜFE oranında otomatik artış talebi.

Talep sonucunda yer almayan husus hükme bağlanamaz (HMK m.26); özellikle otomatik artış talebinin unutulması, ileride yeniden dava açma zorunluluğu doğurur. Dilekçe kurgusunun genel ilkeleri için boşanma dilekçesi nasıl yazılır rehberimiz yol göstericidir.

Nafaka Artırımı İçin Mutlaka Dava Açmak Gerekir mi?

Kısa cevap: Önceki kararda "her yıl belirli oranda artırılmasına" ilişkin hüküm varsa nafaka o oranda kendiliğinden artar; ayrıca dava gerekmez ve artırılmış tutar doğrudan icraya konulabilir. Böyle bir hüküm yoksa veya mevcut artış oranı güncel ihtiyaçları karşılamıyorsa, artırım davası açılması zorunludur.

Nafaka Artırım Davasına Karşı Savunma: Borçlu Ne Yapabilir?

Kısa cevap: Nafaka borçlusu, koşulların değişmediğini, kendi ödeme gücünün azaldığını veya alacaklının gelir elde etmeye başladığını ispatlayarak talebin reddini ya da daha düşük bir artış isteyebilir; ayrıca karşı dava yoluyla nafakanın azaltılmasını veya kaldırılmasını (TMK m.176/3-4, m.331) talep edebilir.

Borçlu tarafın savunma araçları:

  • Gelirinin azaldığını veya işini kaybettiğini gösteren SGK ve gelir belgeleri,

  • Yeniden evlenme, yeni çocuklar veya bakmakla yükümlü olduğu başka kişiler — bunlar ödeme gücünü sınırlayan veriler olarak dikkate alınır,

  • Yoksulluk nafakasında alacaklının düzenli ve sürekli bir gelire kavuştuğu (sigortalı işe girme, miras) ya da fiilen evli gibi yaşadığı iddiası (TMK m.176/3) — bu iddialar karşı davayla ileri sürülür,

  • Talep edilen artışın ÜFE oranını aştığı ve bunu haklı kılan olağanüstü bir değişiklik bulunmadığı savunması.

Sık Sorulan Sorular

Nafaka her yıl kendiliğinden artar mı?

Yalnızca önceki kararda otomatik artış hükmü varsa kendiliğinden artar. Böyle bir hüküm yoksa nafakanın yükseltilmesi için TMK m.176/4 veya m.331'e dayanan artırım davası açılması gerekir.

Nafaka artırım davası açmak için ne kadar beklemek gerekir?

Kanunda asgari bekleme süresi yoktur. Yargıtay'a göre uzun zaman geçmesi gerekmez; gelirlerde veya ihtiyaçlarda artış olduğunda her zaman dava açılabilir.

Artırılan nafaka geriye dönük istenebilir mi?

Hayır. Artırım kural olarak dava tarihinden itibaren geçerlidir; dava öncesi aylar için fark talep edilemez.

Nafaka artırımında ÜFE mi TÜFE mi esas alınır?

Yargıtay, olağanüstü bir değişiklik bulunmayan hâllerde TÜİK ÜFE oranını esas alır. Otomatik artış hükümleri de uygulamada bu ölçüte göre kurulur.

İştirak nafakası çocuk büyüdükçe artırılabilir mi?

Evet. Çocuğun yaşı, eğitim durumu ve ihtiyaçları değiştikçe TMK m.331 uyarınca yeniden belirlenebilir. Çocuk 18 yaşını doldurduysa artık iştirak değil, çocuğun kendisinin açacağı yardım nafakası davası söz konusu olur.

Nafaka artırım davasında hangi mahkeme yetkilidir?

TMK m.177 uyarınca nafaka alacaklısının yerleşim yeri aile mahkemesi yetkilidir; alacaklı davayı kendi bulunduğu yerde açabilir.

Artırım kararı kesinleşmeden icraya konulabilir mi?

Evet. HMK m.350/1 ve m.367/1 gereği nafaka kararlarında icranın geri bırakılmasına karar verilemez; kanun yolu başvurusu tahsili durdurmaz.

Anlaşmalı boşanmada belirlenen nafaka artırılabilir mi?

Evet. İştirak nafakası kamu düzenine ilişkin olduğundan protokole rağmen her zaman artırılabilir. Yoksulluk nafakasında ise protokol sonrası olağanüstü bir değişikliğin ispatı gerekir.

Boşanma davası sürerken nafaka talebi ıslahla artırılabilir mi?

Hayır. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, derdest boşanma davasında nafaka talebinin ıslahla artırılamayacağını kabul etmiştir; ihtiyaç doğduğunda bağımsız artırım davası açılmalıdır.

Nafaka artırım davasında yeniden kusur tartışılır mı?

Hayır. Boşanmadaki kusur yeniden ele alınmaz; mahkeme yalnızca koşulların değişip değişmediğini ve hakkaniyete uygun yeni tutarı değerlendirir.

Nafaka artırım davası için arabuluculuk zorunlu mu?

Hayır. Nafaka uyuşmazlıklarında arabuluculuk dava şartı değildir; taraflar ihtiyari arabuluculukla anlaşabilir.

Borçlu, artırım davasına karşı nafakanın azaltılmasını isteyebilir mi?

Evet. Borçlu karşı dava açarak TMK m.176/4 veya m.331 uyarınca nafakanın azaltılmasını ya da koşulları varsa kaldırılmasını talep edebilir.

2026 Güncellemesi: Yoksulluk Nafakasında "Süresiz" İbaresinin İptali

Anayasa Mahkemesi Genel Kurulu, Antalya 12. Aile Mahkemesinin itiraz başvurusu üzerine 4 Haziran 2026 tarihinde TMK m.175/1'deki "süresiz olarak" ibaresini oy çokluğuyla iptal etmiştir. İptal hükmü, gerekçeli kararın Resmî Gazete'de yayımlanmasından itibaren dokuz ay sonra yürürlüğe girecektir; bu yazının güncellendiği tarih itibarıyla gerekçeli karar henüz yayımlanmamıştır.

Bu karar nafaka artırım davalarını doğrudan etkilemez: İptal yalnızca süresizlik niteliğini ilgilendirir, TMK m.176/4'e dayalı artırım imkânı aynen devam eder; iştirak, yardım ve tedbir nafakası kararın kapsamı dışındadır; mevcut nafaka ilamları kendiliğinden sona ermez. Ayrıntı için yoksulluk nafakasında kusur şartı rehberimizi inceleyebilirsiniz.

Ankara Nafaka ve Aile Hukuku Avukatı Desteği

Nafaka artırım davasının sonucu; değişen koşulların resmî kayıtlar ve belgelerle ortaya konulmasına, talep edilen tutarın ÜFE ölçütü ve somut ihtiyaçlarla gerekçelendirilmesine, talebin HMK m.26 ve m.109/4 çerçevesinde doğru kurulmasına ve otomatik artış talebinin dilekçede eksiksiz yer almasına bağlıdır. Eksik kurgulanan talep, davanın kısmen reddine ve karşı vekâlet ücretine yol açabilir.

Av. Murat Akman, Ankara ve çevresinde nafaka, velayet ve aile hukuku uyuşmazlıklarında; dosyanın değerlendirilmesi, delil stratejisinin kurulması ve sürecin takibi esasıyla hukuki destek sunmaktadır. Hâkimin dosyayı değerlendirirken esas aldığı kriterler için Hâkim Boşanma Davasında Nelere Bakar? rehberimizi de inceleyebilirsiniz. Dosyanıza özel değerlendirme için: +90 312 911 67 90

Bu içerik genel bilgilendirme amaçlıdır ve hukuki danışmanlık yerine geçmez. Her dosya kendi koşullarında değerlendirilmelidir.

Son Yazılar

Hepsini Gör
  • Whatsapp
bottom of page