Aile Konutu Şerhi Nedir? Nasıl Konulur? (TMK 194)
Güncelleme tarihi: 12 Eyl
Aile Konutu Şerhi Nedir? Nasıl Konulur? (TMK 194)
Kısa Cevap
TMK m.194 uyarınca, aile konutunun maliki olmayan eş, evlilik devam ettiği sürece, tapu kütüğüne konutla ilgili "aile konutu şerhi" konulmasını doğrudan tapu müdürlüğünden isteyebilir. Bu şerh, malik eşin diğer eşin açık rızası olmadan konutu satmasını, devretmesini, ipotek etmesini veya kira sözleşmesini feshetmesini engeller. Şerh konulmamış olsa bile aile konutu koruması zaten vardır; şerh bu korumayı üçüncü kişilere karşı görünür ve tartışmasız hâle getirir.
TMK m.194 Ne Diyor?
Madde 194- Eşlerden biri, diğer eşin açık rızası bulunmadıkça, aile konutu ile ilgili kira sözleşmesini feshedemez, aile konutunu devredemez veya aile konutu üzerindeki hakları sınırlayamaz. Rızayı sağlayamayan veya haklı bir sebep olmadan kendisine rıza verilmeyen eş, hâkimin müdahalesini isteyebilir. Aile konutu olarak özgülenen taşınmaz malın maliki olmayan eş, tapu kütüğüne konutla ilgili gerekli şerhin verilmesini tapu müdürlüğünden isteyebilir. Aile konutu eşlerden biri tarafından kira ile sağlanmışsa, sözleşmenin tarafı olmayan eş, kiralayana yapacağı bildirimle sözleşmenin tarafı hâline gelir ve bildirimde bulunan eş diğeri ile müteselsilen sorumlu olur.
Hangi Konut Aile Konutudur? Birden Fazla Olabilir mi?
Aile konutu, eşlerin bütün yaşam faaliyetlerini gerçekleştirdiği, yaşantısına yön verdiği ve düzenli olarak birlikte oturduğu tek konuttur. Eşlerin birden çok taşınmazı bulunsa dahi bunlardan yalnızca biri aile konutu sayılır; yazlık, dağ evi veya yatırım amaçlı tutulan daireler bu niteliği taşımaz. Tapuda arsa veya tarla olarak kayıtlı bir taşınmaz üzerinde fiilen oturulan bir yapı varsa, bu durum belediye veya muhtarlıktan alınacak belgeyle ortaya konularak şerh yine işlenebilir.
Tarafların fiilen ayrı yaşıyor olması konutun aile konutu vasfını kendiliğinden sona erdirmez. Eşlerden biri konuttan ayrılmış olsa bile, konut aile yaşamına özgülenmiş olduğu sürece TMK m.194 koruması devam eder.
Şerhin Niteliği: Açıklayıcı ve Emredici
Aile konutu şerhi kurucu değil, açıklayıcıdır: bir konutun aile konutu sayılması, tapuya şerh işlenmiş olmasına bağlı değildir; konut, eşlerin fiilen yaşam merkezi olarak kullandığı yer olduğu için zaten kanunen korunur. Şerh, bu korumayı tapu sicilinde görünür kılarak ispat yükünü hafifletir ve üçüncü kişilerin "bilmiyordum" savunmasını büyük ölçüde ortadan kaldırır.
Koruma ayrıca emredicidir: eşler, bu haktan önceden ve genel biçimde feragat edemez; rıza ancak belirli, somut bir işlem için ayrı ayrı verilebilir.
Aile Konutu Şerhi Nasıl Konulur?
2014 yılında yapılan kanun değişikliği ile aile konutu şerhi artık dava açmaya gerek kalmadan, malik olmayan eşin doğrudan ilgili tapu müdürlüğüne başvurusuyla işlenebilmektedir. Başvuru için genellikle şu belgeler istenir:
Evlilik cüzdanı veya evliliği gösterir nüfus kayıt örneği
Konutun aile konutu olarak fiilen kullanıldığını gösterir belge (muhtarlıktan alınan ikametgah/oturma belgesi)
Fotoğraflı kimlik
Vekil aracılığıyla başvuruluyorsa vekâletname
Şerh işlemi harç ve masraftan muaftır; ayrıca e-Devlet üzerinden Web-Tapu sistemiyle de başvuru yapılabilir. Konutun aile konutu olup olmadığı konusunda taraflar arasında çekişme varsa, şerh doğrudan tapudan alınamaz; bu durumda Aile Mahkemesi'nden taşınmazın aile konutu olduğunun tespiti ve şerh konulması talep edilir.
Rızasız İşlemin Sonucu: Geçersizlik ve Tapu İptali Davası
Rızanın nasıl verileceği de uygulamada sık sorulur. Kanun "açık rıza" aradığından örtülü veya varsayılan rıza yeterli değildir; ancak rıza belirli bir şekle bağlı değildir, işlemden önce izin biçiminde verilebileceği gibi işlemden sonra icazet (onay) yoluyla da sağlanabilir. Sonradan verilen icazet, işlemi baştan itibaren geçerli hâle getirir. Buna karşılık rıza, belirli ve somut bir işlem için verilmelidir; "ileride yapılacak tüm işlemlere peşinen muvafakat ediyorum" biçimindeki genel beyanlar TMK m.194'ün emredici niteliği karşısında sonuç doğurmaz.
Malik eş, diğer eşin açık rızası olmadan aile konutunu satar, ipotek eder veya kira sözleşmesini feshederse, bu işlem TMK 194 hükmü karşısında geçersizdir. Tapuda aile konutu şerhi varsa, işlemi yapan üçüncü kişi iyiniyet iddiasında bulunamaz; şerh, herkese karşı ileri sürülebilen bir uyarıdır. Rızası alınmayan eş, tapu iptal ve tescil davası açarak işlemin iptalini ve tapu kaydının eski hâline getirilmesini isteyebilir.
Şerh konulmamış olsa dahi konut fiilen aile konutu niteliğindeyse koruma vardır; ancak burada kritik bir sınır devreye girer. Tapu sicilindeki kayda güvenerek iyiniyetle taşınmazı edinen üçüncü kişinin kazanımı TMK m.1023 uyarınca korunur. Bu nedenle şerh yoksa, rızası alınmayan eşin tapu iptali isteyebilmesi için üçüncü kişinin konutun aile konutu olduğunu bildiğini veya bilebilecek durumda olduğunu ispat etmesi gerekir; aksi hâlde dava reddedilir ve eşe yalnızca malik eşe karşı tazminat talebi kalır. Şerhin işlevi tam olarak budur: üçüncü kişinin iyiniyet savunmasını baştan ortadan kaldırır.
Şerh Ne Zaman Kalkar?
Boşanma veya evliliğin iptali kararının kesinleşmesiyle konut aile konutu vasfını yitirir; ancak tapudaki şerhin silinmesi için ayrıca terkin talebi gerekir
Eşlerden birinin ölümüyle (miras hukukuna ilişkin haklar ayrıca değerlendirilir)
Taşınmazın cebrî icra yoluyla satılmasıyla
Ailenin başka bir konuta taşınması veya tarafların konutun aile konutu vasfını yitirdiğini birlikte kabul etmesiyle
Tarafların uzun süredir fiilen ayrı yaşıyor olması, tek başına aile konutu vasfını ya da şerhi ortadan kaldırmaz; şerhin kaldırılması gerektiği durumlarda dava yoluna başvurulması gerekebilir.
Kiralık Aile Konutu: Bildirim Yapılmazsa Koruma İşlemez
Aile konutu kira ile sağlanmışsa koruma kendiliğinden işlemez; bu, uygulamada en pahalıya mal olan yanılgıdır. TMK m.194/4 uyarınca sözleşmenin tarafı olmayan eş, kiraya verene yapacağı bildirimle sözleşmenin tarafı hâline gelir. Koruma bu bildirimle doğar. Bildirim yapılmadığı sürece kiraya veren açısından tek muhatap sözleşmede adı yazılı eştir.
Tahliye taahhüdünde eşin imzası yoksa taahhüt geçersiz mi?
Sezgisel beklenti "geçersizdir" yönünde olsa da Yargıtay uygulaması farklıdır. Kira sözleşmesinde yalnızca bir eş kiracı olarak görünüyorsa ve diğer eş m.194/4 bildirimini yapmamışsa, kiracı eşin tek başına verdiği yazılı tahliye taahhüdü geçerlidir; diğer eşin sonradan ileri süreceği aile konutu itirazı dinlenmez. Belirleyici olan imza değil, bildirimin yapılıp yapılmadığı ve zamanıdır.
Zamanlama kuralı nettir: aile konutu bildirimi geçmişe etkili sonuç doğurmaz. Bildirim, tahliye taahhüdünün düzenlenmesinden ve kiraya verenin icra takibi başlatmasından sonra yapılmışsa, kendisinden önceki işlemleri etkilemez ve taahhüt geçerliliğini korur. Buna karşılık bildirim bu işlemlerden önce kiraya verene ulaşmışsa, bildirimde bulunan eş sözleşmenin tarafı hâline geldiğinden ve tahliye borcu bölünemez nitelikte olduğundan, kiraya verenin icra takibini ve tahliye davasını her iki eşe birlikte yöneltmesi gerekir; yalnızca bir eşe yöneltilen takip bu nedenle iptal edilebilir.
Pratik sonuç şudur: kiralık bir aile konutunda korumadan yararlanmak isteyen eş, bildirimi bir uyuşmazlık çıkmasını beklemeden, tercihen noter aracılığıyla ve tebliğ tarihini belgeleyecek şekilde yapmalıdır. Bildirimin bir de bedeli vardır: bildirimde bulunan eş sözleşmenin tarafı hâline geldiğinden, kira bedelinden diğer eşle müteselsilen sorumlu olur. Ayrıca bildirimden sonra kiraya verenin fesih bildirimi ile ödeme süresi tanıyan ihtarı, TBK m.349 uyarınca her iki eşe ayrı ayrı yapılmalıdır.
Aile Konutu Haczedilebilir mi?
TMK 194'ün sağladığı koruma, malik eşin iradi devir işlemlerine yöneliktir. Haciz, borçlunun iradesi dışında gerçekleşen bir icra işlemi olduğundan, aile konutu şerhi bulunsa dahi konutun haczedilmesini tek başına engellemez. Bu konu, boşanma sürecinden bağımsız olarak icra hukuku kapsamında ayrıca değerlendirilmesi gereken bir başlıktır.
Bununla birlikte konutun hiçbir korumadan yararlanmadığı sanılmamalıdır. Aile konutu şerhi icra takibini etkilemese de, İcra ve İflas Kanunu m.82/1-12 uyarınca borçlunun "haline münasip evi" haczedilemez. Ev, borçlunun ve ailesinin sosyal durumuna göre makul sayılan ölçüyü aşıyorsa haczedilip satılır; ancak satış bedelinden haline münasip bir ev alınmasına yetecek tutar borçluya bırakılır, kalan kısım alacaklıya ödenir. Yani buradaki koruma TMK m.194'ten değil, icra hukukundan doğar ve ölçütü farklıdır.
Görevli ve Yetkili Mahkeme
Çekişme hâlinde açılacak davalarda görevli mahkeme aile mahkemesidir (4787 sayılı Kanun m.4); aile mahkemesi kurulmamış yerlerde asliye hukuk mahkemesi bu sıfatla bakar. Yetki bakımından, taşınmazın aynına ilişkin olan tapu iptal ve tescil davaları HMK m.12 uyarınca taşınmazın bulunduğu yer mahkemesinde açılır ve bu yetki kesindir; mahkemece kendiliğinden gözetilir, taraflar aksini kararlaştıramaz.
Ankara'da hangi adliye?
Ankara'da aile mahkemeleri Ankara Adliyesi'nin Söğütözü'ndeki ek hizmet binasında görev yapar. Taşınmaz Sincan veya Etimesgut sınırları içindeyse Ankara Batı Adliyesi yetkilidir. Şerhin tapu müdürlüğünden doğrudan istenmesi hâlinde ise mahkemeye başvurulmadığından bu ayrım gündeme gelmez; taşınmazın kayıtlı olduğu tapu müdürlüğüne başvurulur.
Boşanma Süreciyle İlişkisi
Boşanma veya ayrılık davası açıldığında, TMK m.169 uyarınca hâkim, davanın devamı süresince gerekli geçici önlemleri kendiliğinden (resen) alır; bu önlemler özellikle eşlerin barınmasını da kapsar. Uygulamada Aile Mahkemesi, dava sırasında tarafların barınmasını güvence altına almak amacıyla konuta ilişkin geçici tedbirlere karar verebilir. Aile konutu şerhi ise bu geçici tedbirlerden bağımsız, tapu siciline işlenen kalıcı bir koruma aracıdır ve boşanma davası açılmadan önce de talep edilebilir. Boşanma sonrasında konutun kime kalacağı ise ayrı bir mesele olup mal paylaşımı sürecinde değerlendirilir.
Yanlış Bilinenler
"Şerh konulmamışsa konut aile konutu sayılmaz." Yanlıştır; şerh açıklayıcıdır, konutun aile konutu vasfı fiilen kullanıma göre belirlenir.
"Kiracıysak aile konutunda hiçbir korumamız yok." Yanlıştır; tapuya şerh konulamaz ama TMK m.194/4 bildirimi yapıldığında eş sözleşmenin tarafı olur. Ancak bu koruma bildirimle doğar ve geriye yürümez; bildirim yapılmadıysa kiracı eşin tek başına verdiği tahliye taahhüdü geçerli sayılır.
"Aile konutu şerhi haczi de engeller." Yanlıştır; şerh yalnızca malikin iradi devir işlemlerini kısıtlar, cebri icra yoluyla haczi tek başına engellemez.
"Boşandıktan sonra şerh kendiliğinden silinir." Yanlıştır; boşanmanın kesinleşmesiyle koruma sona erer ama tapudaki kayıt için ayrıca terkin talebinde bulunulması gerekir.
Sıkça Sorulan Sorular
Aile konutu şerhi kim tarafından, nereye başvurularak konulur?
Konutun maliki olmayan eş, evlilik cüzdanı ve konutun aile konutu olarak kullanıldığını gösterir belgeyle ilgili tapu müdürlüğüne doğrudan başvurarak şerhi koydurabilir; dava açmaya gerek yoktur. Çekişme varsa Aile Mahkemesi'nden talep edilir.
Aile konutu şerhi için ücret ödenir mi?
Hayır. Aile konutu şerhinin tapuya işlenmesi harç ve masraftan muaftır.
Eşim rızam olmadan evi satarsa ne olur?
İşlem TMK 194 hükmü karşısında geçersizdir. Tapuda şerh varsa üçüncü kişi iyiniyet iddia edemez; rızası alınmayan eş tapu iptal ve tescil davası açarak işlemi iptal ettirebilir.
Kiracı olduğumuz eve aile konutu şerhi koyabilir miyiz?
Hayır; tapu şerhi yalnızca malikin mülkiyetindeki konuta konulabilir. Kiralık aile konutunda koruma şerhle değil, TMK m.194/4'teki bildirimle sağlanır: sözleşmenin tarafı olmayan eş kiraya verene bildirimde bulunarak sözleşmenin tarafı hâline gelir. Bu bildirim yapılmadan aile konutu itirazı dinlenmez; bildirim geçmişe etkili olmadığından, icra takibi veya tahliye taahhüdünden sonra yapılan bildirim önceki işlemleri geçersiz kılmaz.
Boşanınca aile konutu şerhi otomatik olarak kalkar mı?
Koruma kendiliğinden sona erer, şerh ise kendiliğinden silinmez. Boşanma kararının kesinleşmesiyle konut aile konutu vasfını ve TMK m.194'ün sağladığı korumayı yitirir; ancak tapu kütüğündeki kayıt kendiliğinden kalkmaz. Şerhin silinmesi için tapu müdürlüğüne terkin talebiyle başvurulması gerekir. Diğer eş muvafakat vermez veya konutun hâlâ aile konutu olduğunu ileri sürerse, terkin için aile mahkemesinden karar alınması gerekir. Bu ayrımın gözden kaçırılması, boşanmış malikin satış aşamasında şerhle karşılaşmasına yol açar.
Aile konutu şerhi ile konutun kime kalacağı aynı şey midir?
Hayır. Şerh yalnızca malik olmayan eşin rızası alınmadan konut üzerinde tasarruf yapılmasını engeller; boşanma sonrasında konutun kime kalacağı ayrı bir konu olup mal paylaşımı sürecinde belirlenir.
İlgili Yazılarımız
Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır, somut olayınıza özgü hukuki tavsiye niteliği taşımaz. Aile konutu şerhi veya boşanma sürecinizle ilgili değerlendirme için Av. Murat Akman ile iletişime geçebilirsiniz. Son güncelleme: Temmuz 2026.
Eşinizin mal varlığını elden çıkarmasını önlemek isterseniz Tasarruf Yetkisinin Sınırlanması (TMK m.199) yazımıza da göz atabilirsiniz.
Aile konutu şerhi, boşanma davası öncesinde veya sırasında alınması gereken koruyucu tedbirlerden biridir; boşanma sürecinin tamamı hakkında bilgi için Ankara boşanma avukatı sayfamızı inceleyebilirsiniz.

