top of page

Boşanma Davasında Tanık: Kimler Tanık Olabilir, Akraba Tanıklık Yapar mı?

6 Eki 2024
10 dakikada okunur

Güncelleme tarihi: 2 gün önce

Kısa cevap: Boşanma davasında tanık (halk arasında şahit), davanın tarafı olmayan ve tartışmalı olaylar hakkında kişisel bilgi ve görgüsünü mahkemeye aktaran kişidir. Anne, baba, kardeş gibi akrabalar ve tarafların ortak çocuğu da tanık olabilir; akrabalık tanıklığa engel değildir, Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) m.248 bu yakınlara yalnızca tanıklıktan çekinme hakkı tanır. Tanık deliline dilekçede dayanılmalı ve tanık; adı, soyadı, tebliğe elverişli adresi ve hangi olay için dinleneceği belirtilerek tanık listesinde gösterilmelidir. HMK'da tanığın kimliğinin karşı taraftan gizlenmesine imkân veren bir düzenleme yoktur. Usulüne uygun çağrıldığı hâlde mazeret bildirmeden gelmeyen tanık zorla getirilir; mahkeme huzurunda yalan tanıklık bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası gerektirir.

Boşanma Davasında Tanığın Rolü

Tanık, dava konusu olaylar hakkında bilgi sahibi olan üçüncü kişidir; delil olarak değerlendirilen, tanığın mahkeme önündeki beyanıdır. Kanuna göre davada taraf olmayan kişiler tanık olarak gösterilebilir; taraflar kendi davalarında tanık olamaz (HMK m.240/1). Çekişmeli boşanma davalarında evlilik birliğini sarsan olaylar çoğunlukla özel hayat alanında yaşandığından, yazılı belgesi bulunmayan pek çok olayın ispatı tanık beyanına dayanır. Bu nedenle tanık beyanı, kusur belirlemesini ve buna bağlı olarak tazminat ve yoksulluk nafakası taleplerinin sonucunu doğrudan etkileyebilir.

Tanık deliline dilekçelerde dayanılması gerekir. Yargıtay, dava dilekçesinde tanık deliline dayanmayan davacının sonradan bildirdiği tanıkların beyanlarının kural olarak kusur belirlemesine esas alınamayacağını belirtmiştir (Yargıtay 2. HD, E.2016/16006, K.2018/5193). Diğer delil türleri için boşanma davalarında deliller, tanık beyanının nasıl değerlendirildiği için hâkim boşanma davasında nelere bakar yazılarımıza bakabilirsiniz.

Kimlerin Tanık Olabileceği ve Tanıklıktan Çekinme Hakkı

Yakın akrabaların boşanma davasında tanıklık yapamayacağı yaygın bir yanlış kanıdır. Kanunda akrabalığı tanıklık yasağı sayan bir hüküm yoktur; kanun belirli yakınlara yalnızca tanıklıktan çekinme hakkı tanır (HMK m.247-248). Çekinme hakkı olan kişi isterse tanıklık yapabilir, isterse bu hakkını kullanarak tanıklıktan kaçınabilir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu da bir işçilik alacağı davasında verdiği kararda, üçüncü kişi olması şartıyla yaşına, hukuki durumuna ve taraflarla akrabalık derecesine bakılmaksızın kural olarak herkesin tanık olarak dinlenebileceğini belirtmiştir (Yargıtay HGK, E.2017/2204, K.2021/638).

HMK m.248'e göre tanıklıktan çekinebilecek kişiler şunlardır:

  • Taraflardan birinin nişanlısı.

  • Evlilik bağı ortadan kalkmış olsa dahi taraflardan birinin eşi.

  • Kendisinin veya eşinin altsoyu ya da üstsoyu (çocuk, torun, anne, baba, büyükanne, büyükbaba gibi).

  • Taraflardan biriyle arasında evlatlık bağı bulunanlar.

  • Üçüncü derece dâhil kan hısımları ile evlilik bağı ortadan kalkmış olsa dahi üçüncü derece dâhil kayın hısımları.

  • Koruyucu aile ve onların çocukları ile koruma altına alınan çocuk.

Hâkim, bu kişileri dinlemeden önce çekinme haklarının bulunduğunu hatırlatır (HMK m.247/2); dinleme başlarken tanığa taraflarla akrabalığının veya başka bir yakınlığının bulunup bulunmadığı da sorulur (HMK m.254). Aile bireylerinin doğum, ölüm veya evlenmelerinden kaynaklanan olaylar ile aile bireyleri arasındaki ailevi ilişkilerden kaynaklanan mali uyuşmazlıklara ilişkin vakıalar gibi HMK m.251'de sayılan hâllerde tanıklıktan çekinilemez.

Ortak Çocuğun Tanıklığı

Tarafların ortak çocuğu davanın tarafı olmadığından tanık olarak gösterilebilir; ana ve babasının davasında altsoy olarak tanıklıktan çekinme hakkına sahiptir (HMK m.248). Dinlendiği sırada on beş yaşını bitirmemiş olan tanık yeminsiz dinlenir (HMK m.257). Yargıtay, olaylar hakkında doğrudan bilgisi olan ortak çocuğun tanık olarak dinlenmesinde ve ifadesinin hükme esas alınmasında yasal bir engel bulunmadığını belirtmiştir (Yargıtay 2. HD, E.2023/8603, K.2024/6809).

Çocuğun velayet konusundaki görüşünün alınması ile tanık olarak dinlenmesi birbirinden ayrıdır. Tanık listesinde gösterilen ortak çocuktan yalnızca velayet konusunda beyan alınıp iddia ve savunmalar yönünden tanık olarak dinlenmemesi, savunma hakkını kısıtlayan bir usul hatası sayılmıştır (Yargıtay 2. HD, E.2024/4048, K.2025/1463). Buna karşılık tanık listesinde gösterilmeyen ve tanık olarak dinlenmeyen çocuğun beyanına dayanılarak kusur yüklenmesi doğru bulunmamıştır (Yargıtay 2. HD, E.2025/6201, K.2026/2079). Velayet ölçütleri için boşanmada velayet yazımıza bakabilirsiniz.

Gizli Tanık ve Gizli Duruşma

Hukuk yargılamasında kimliği karşı taraftan gizlenen bir tanık uygulaması düzenlenmemiştir. Tanık gösteren taraf, tanığın adını, soyadını ve tebliğe elverişli adresini tanık listesinde bildirmek zorundadır (HMK m.240/2); dinleme sırasında da tanığın kimliği tespit edilir (HMK m.254). Kimlik bilgilerinin saklı tutulması gibi tanık koruma tedbirleri ceza muhakemesinde ve kanunda sayılan belirli suçlar bakımından öngörülmüştür (CMK m.58; 5726 sayılı Tanık Koruma Kanunu).

Aile içi şiddet hâlinde ise 6284 sayılı Kanun kapsamında tedbir kararıyla birlikte korunan kişi ve diğer aile bireylerinin kimlik bilgileri ve adresleri resmi kayıtlarda gizli tutulabilir ve tebligat için ayrı bir adres belirlenir (6284 sayılı Kanun m.8/6). Bu, tanığın kimliğini karşı taraftan gizleyen bir usul değil, şiddet mağdurunu korumaya yönelik bir tedbirdir. Boşanma davasında hâkim, taraflardan birinin istemi üzerine duruşmanın gizli yapılmasına da karar verebilir (TMK m.184/6); gizli duruşma tanığın kimliğini gizlemez, duruşmayı kamuya kapalı hâle getirir.

Tanık Listesinin Verilmesi ve Süresi

Tanık gösteren taraf, tanık dinletmek istediği vakıayı ve tanıkların adı, soyadı ile tebliğe elverişli adreslerini içeren listeyi mahkemeye sunar; listede gösterilmemiş olan kimseler tanık olarak dinlenemez ve ikinci bir liste verilemez (HMK m.240/2). Hukuk Genel Kurulu'na göre bu kural kamu düzenindendir ve hâkimce kendiliğinden gözetilir; istisnaları, cevaba cevap ve ikinci cevap dilekçeleriyle iddia ve savunmanın genişletilmesi ile sonradan ileri sürülen delilin yargılamayı geciktirme amacı taşımaması veya ilgilinin kusurundan kaynaklanmamasıdır (Yargıtay HGK, E.2017/2-2301, K.2021/807; HMK m.141, 145).

Hukuk Genel Kurulu, aynı vakıalar için ikinci cevap dilekçesinde sonradan eklenen tanıkları dinlenecek tanıklar arasında saymamıştır (Yargıtay HGK, E.2017/2-2301, K.2021/807). İkinci tanık listesindeki tanıklar dinlenmiş olsa bile beyanlarına itibar edilemez (Yargıtay 2. HD, E.2015/17414, K.2015/17901). Tanık isminin maddi bir hata sonucu yanlış yazıldığı anlaşılırsa ilgili tanığın dinlenmesi gerekir (Yargıtay 2. HD, E.2023/3635, K.2024/327).

Mahkeme tanık listesinin sunulması için kesin süre verebilir; delillerin bildirilmesi için verilen kesin süreden sonra bildirilen tanığın beyanına dayanılarak kusur yüklenmesi doğru bulunmamıştır (Yargıtay 2. HD, E.2018/3543, K.2018/13942). Tanık listesi için kesin süre verilmiş ve dinlenme günü belirlenmişse, liste verilmemiş olsa dahi taraf o duruşmada hazır bulundurduğu tanıkları dinletebilir (HMK m.243/1).

Tanık Adresi İçin Verilen Kesin Süre

Tanık listesinde adres gösterilmemiş veya gösterilen adreste tanık bulunamamışsa, tarafa adres göstermesi için işin niteliğine uygun kesin süre verilir; bu süre içinde adres gösterilmez veya yeni adres de doğru değilse o tanığın dinlenmesinden vazgeçilmiş sayılır (HMK m.240/3). Anayasa Mahkemesi bu düzenlemenin iptali istemini reddetmiş; kuraldaki "kesin" ibaresinin ikinci kez süre verilemeyeceği anlamına geldiğini, hâkimin haklı sebeplerle kendi belirlediği süreyi artırabileceğini (HMK m.90/2) ve taraflarca hazırlama ilkesinin uygulandığı davalarda hâkimin kural olarak tanık deliline kendiliğinden başvuramayacağını belirtmiştir (AYM, E.2012/69, K.2012/149).

Tanığın Davet Edilmesi, Yemini ve Dinlenmesi

Tanık davetiye ile çağrılır; listede gösterilen tanık, davetiye gönderilmeden taraflarca hazır bulundurularak da dinletilebilir (HMK m.243/1). Davetiyenin duruşma gününden en az bir hafta önce tebliğ edilmiş olması gerekir (HMK m.243/2). Davetiyede tanıklık konusu, duruşma yeri, günü ve saati ile gelmemenin veya tanıklıktan ya da yeminden çekinmenin hukuki ve cezai sonuçları yazılır (HMK m.244).

Dinlenmeden önce tanığa gerçeği söylemesinin önemi ve gerçeği söylemezse yalan tanıklık suçundan cezalandırılacağı anlatılır (HMK m.256); tanık, HMK m.257'de sayılan yeminsiz dinlenecekler dışında, dinlenmeden önce yemin eder (HMK m.258). Taraf vekilleri tanığa doğrudan, taraflar ise hâkim aracılığıyla soru sorabilir; itiraz edilen sorunun sorulup sorulmayacağına hâkim karar verir (HMK m.152).

Tanıklar kural olarak davaya bakan mahkemede dinlenir. Mahkemenin yargı çevresi dışındaki tanığın bulunduğu yer mahkemesince istinabe yoluyla dinlenmesine (HMK m.259/4) veya ses ve görüntü nakli yoluyla bulunduğu yerden dinlenmesine (HMK m.149/2) karar verilebilir. Duruşmalar arasındaki süre üç aydan uzun olamaz; istinabe yoluyla tahkikat yapılması gibi zorunlu hâllerde hâkim gerekçesini belirterek daha uzun süre belirleyebilir (HMK m.147/3).

Tanık Gelmezse Zorla Getirme ve Disiplin Cezası

Kanunda gösterilen hükümler saklı kalmak üzere, tanıklık için çağrılan herkes gelmek zorundadır. Usulüne uygun olarak çağrıldığı hâlde mazeret bildirmeksizin gelmeyen tanık zorla getirtilir; gelmemesinin sebep olduğu giderlere ve beş yüz Türk lirasına kadar disiplin para cezasına hükmolunur. Zorla getirilen tanık gelmemesini haklı gösteren sebepleri sonradan bildirirse bu giderler ve ceza kaldırılır (HMK m.245).

Yargıtay'a göre tanıkların duruşmada hazır edilmesi taraflara yüklenemez; adli kolluğun zorla getirme kararını yerine getirmemesinin sonuçları da taraflara yüklenemez ve usulüne uygun bildirilen tanıklar dinlenmeden hüküm kurulması eksik incelemedir (Yargıtay 2. HD, E.2023/574, K.2023/3431). Tanığın telefon, faks veya elektronik posta gibi araçlarla davet edilmesi mümkündür; ancak bu durumda davete rağmen gelmemeye bağlanan sonuçlar uygulanmaz (HMK m.243/3). Kanuni bir sebep göstermeden tanıklıktan çekinen veya yemin etmeyen tanık hakkında disiplin para cezasına ve giderlere hükmedilir; sorulara cevap vermemekte veya yemin etmemekte direnirse iki haftayı geçmemek üzere disiplin hapsine mahkûm edilir (HMK m.253).

Tanık Beyanının Değerlendirilmesi

Hâkim, boşanma davasının dayandığı olguların varlığına vicdanen kanaat getirmedikçe bunları ispatlanmış sayamaz ve kanıtları serbestçe takdir eder (TMK m.184/1, 184/4). Tanığın davada yararı bulunmak gibi tanıklığının doğruluğu konusunda kuşkuyu gerektiren sebepler varsa, bunu taraflardan biri iddia ve ispat edebilir (HMK m.255). Yargıtay'a göre aksine ciddi ve inandırıcı delil bulunmadıkça tanıkların gerçeği söylediği asıldır; akrabalık veya başka bir yakınlık tek başına tanık beyanını değerden düşürmez; buna karşılık görgüye dayanmayan, soyut veya aktarıma dayalı beyanlar hükme esas alınmaz (Yargıtay 2. HD, E.2022/2092, K.2022/3807).

Duyuma Dayalı Beyan

Yargıtay, beyanı duyuma dayalı aktarımlardan ibaret olan tanığın anlatımına dayanılarak kusur yüklenmesini doğru bulmamaktadır (Yargıtay 2. HD, E.2018/3543, K.2018/13942; Yargıtay 2. HD, E.2023/2670, K.2024/9056). Görgüye dayalı olmayıp duyumdan ibaret tanık beyanıyla ispatlanmak istenen vakıanın karşı tarafa kusur olarak yüklenemeyeceği de belirtilmiştir (Yargıtay 2. HD, E.2023/6344, K.2024/2728). Belirleyici olan, tanığın anlattığı olaylara bizzat tanık olması ve beyanının yer, zaman ve oluş biçimi bakımından somut olmasıdır.

Dilekçede Dayanılmayan Olaylar

Usulüne uygun şekilde ileri sürülmeyen bir vakıa, tanık beyanında geçse bile karşı tarafa kusur olarak yüklenemez (HMK m.141; Yargıtay 2. HD, E.2015/23746, K.2017/3158). Bu nedenle tanıkla ispatlanmak istenen olayların dilekçelerde açıkça yazılması gerekir. Dilekçenin hazırlanması için boşanma dilekçesi yazımıza bakabilirsiniz.

Tanık Sayısı

Kanunda asgari veya azami tanık sayısı öngörülmemiştir; Yargıtay, çekişmeli vakıanın ispatı için tanık bildiren tarafın tanık sayısının sınırlanamayacağını belirtmiştir (Yargıtay 2. HD, E.2022/9694, K.2022/9770). Mahkeme, gösterilen tanıklardan bir kısmının dinlenmesiyle yeterli bilgi edinirse geri kalanların dinlenmemesine karar verebilir (HMK m.241). Tek bir tanığın beyanı da somut ve inandırıcı bulunur ve diğer delillerle çelişmezse kararda etkili olabilir.

Tanık Gösterirken Gözetilecek Usul Kuralları

Tanık olarak olayları bizzat gören veya işiten kişilerin gösterilmesi, her tanığın hangi olay için dinleneceğinin listede belirtilmesi ve listenin ikinci liste verilemeyeceği gözetilerek süresinde, tebliğe elverişli adreslerle hazırlanması önem taşır. Karşı tarafın HMK m.255 uyarınca tanığın davada yararı bulunduğunu ileri sürebileceği de dikkate alınmalıdır. Tanığın bilerek gerçeğe aykırı beyanda bulunması yalan tanıklık sorumluluğu doğurabilir; olayın yanlış hatırlanması ise tek başına bu suçu oluşturmaz.

Tanıklar Dinlendikten Sonraki Aşama

Tanıkların dinlenmesi tahkikat aşamasının bir parçasıdır; varsa sosyal inceleme raporu, bilirkişi incelemesi ve diğer deliller de bu aşamada toplanır. Hâkim, delilleri inceledikten sonra taraflara tahkikatın tümü hakkında açıklama yapmaları için söz verir ve tahkikatın bittiğini bildirir (HMK m.184). Ardından sözlü yargılama aşamasına geçilir; taraflardan birinin talebi üzerine duruşma iki haftadan az olmamak üzere ertelenir, sözlü yargılamada taraflara son sözleri sorulur ve hüküm verilir (HMK m.186). Davanın aşamaları için çekişmeli boşanma davası yazımıza bakabilirsiniz.

Yalan Tanıklığın Sonuçları

Mahkeme huzurunda gerçeğe aykırı olarak tanıklık yapan kişiye bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası verilir (TCK m.272/2). Her hatalı, eksik veya çelişkili anlatım yalan tanıklık suçunu oluşturmaz; suçun kanuni unsurlarının gerçekleşip gerçekleşmediği ayrıca değerlendirilir. TCK m.273/1'deki indirim veya cezadan vazgeçme imkânı, özel hukuk uyuşmazlıkları kapsamında yapılan yalan tanıklıkta uygulanmaz (TCK m.273/2). Buna karşılık etkin pişmanlık hükmü saklıdır: aleyhine tanıklık yapılan kişi hakkında bir hak kısıtlamasını veya yoksunluğunu sonuçlayacak karar verilmeden veya hükümden önce gerçeğin söylenmesi hâlinde cezaya hükmolunmaz; maddede sayılan daha sonraki aşamalarda gerçeğin söylenmesi ise belirli oranlarda indirim sebebi olabilir (TCK m.274).

İfadesi karara esas alınan tanığın karardan sonra yalan tanıklık yaptığının sabit olması yargılamanın iadesi sebebidir (HMK m.375/1-e). Bunun için yalan tanıklığın kesinleşmiş ceza mahkûmiyetiyle belirlenmiş olması gerekir; delil yokluğundan başka bir sebeple ceza kovuşturmasına başlanamamış veya mahkûmiyet kararı verilememişse yalan tanıklık iade davasında öncelikle ispat edilir (HMK m.375/2). Süre, ceza mahkûmiyetine ilişkin hükmün kesinleştiği veya kovuşturmaya başlanamadığı yahut soruşturmanın sonuçsuz kaldığı tarihten itibaren üç ay ve her hâlde iade talebine konu hükmün kesinleşmesinden itibaren on yıldır (HMK m.377/1-ç). Anayasa Mahkemesinin on yıllık sınıra ilişkin iptal kararı yalnızca Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararına dayanan iade hâliyle sınırlıdır (AYM, E.2022/7, K.2022/79).

Anlaşmalı Boşanmada Tanık

Anlaşmalı boşanmada kusurun ispatı aranmadığından kural olarak tanık dinlenmez; evliliğin en az bir yıl sürmüş olması, hâkimin tarafları bizzat dinlemesi ve mali sonuçlar ile çocukların durumuna ilişkin düzenlemeyi uygun bulması aranır (TMK m.166/3). Taraflardan biri anlaşmalı boşanma talebine karşı çıkarsa dava çekişmeli hâle gelir; Yargıtay'a göre bu durumda mahkeme taraflara dayandıkları vakıaları ve delillerini bildirmeleri için süre verir (Yargıtay 2. HD, E.2015/15095, K.2016/6309). Şartlar için anlaşmalı boşanma yazımıza bakabilirsiniz.

Tanık Ücreti ve Giderleri

Mahkeme tarafından çağrılan tanığa, Adalet Bakanlığınca hazırlanan tarifeye göre kaybettiği zamanla orantılı bir ücret verilir; tanık seyahat etmek zorunda kalmışsa yol giderleri ile konaklama ve beslenme giderleri de karşılanır (HMK m.265). 28 Ekim 2025 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanan ve 15 Ekim 2026 itibarıyla yürürlükte olan Hukuk Muhakemeleri Kanunu Tanık Ücret Tarifesi'ne göre tanığa 130 TL ile 200 TL arasında ücret ödenir; tarife yıllık olarak yenilenmektedir. Tanık ücret ve giderleri yargılama gideridir; tarafın yatırdığı gider avansından karşılanır (HMK m.120) ve hükümde kural olarak aleyhine hüküm verilen tarafa yükletilir (HMK m.326).

Ankara'da Tanıkların Dinlenmesi

Ankara'da aile mahkemeleri Söğütözü'ndeki Ankara Adliyesi binasında görev yapmaktadır. Etimesgut ve Sincan gibi Ankara Batı Adliyesi'nin yargı çevresindeki ilçeler bakımından yetki kurallarına göre Ankara Batı Adliyesi'ndeki mahkemeler yetkili olabilir. Aile mahkemesi bulunmayan yerlerde aile mahkemesinin görevine giren davalara Hâkimler ve Savcılar Kurulunca belirlenen asliye hukuk mahkemesince bakılır (4787 sayılı Kanun m.2/2). Ankara dışında yaşayan tanığın istinabe yoluyla veya ses ve görüntü nakli yoluyla dinlenmesi talep edilebilir.

Sık Sorulan Sorular

Boşanma davasında akrabadan tanık olur mu?

Evet. Akrabalık tanıklığa engel değildir; HMK m.248'de sayılan yakınlar yalnızca tanıklıktan çekinme hakkına sahiptir ve isterlerse tanıklık yapabilirler. Akrabalık tek başına beyanın değerini düşürmez; mahkeme beyanın somutluğuna ve görgüye dayanıp dayanmadığına bakar.

Ortak çocuk boşanma davasında tanık olabilir mi?

Evet. Tarafların ortak çocuğu tanık listesinde gösterilerek dinletilebilir; anne ve babasının davasında tanıklıktan çekinme hakkına sahiptir ve on beş yaşını bitirmemişse yeminsiz dinlenir (HMK m.248, 257). Velayet konusunda görüşünün alınması tanık olarak dinlenmesinin yerine geçmez; Yargıtay, tanık listesinde gösterilmeyen ve tanık olarak dinlenmeyen çocuğun beyanına dayanılarak kusur yüklenmesini de doğru bulmamıştır.

Boşanma davasında gizli tanık olur mu?

HMK'da tanığın kimliğinin karşı taraftan gizlenmesine imkân veren bir düzenleme yoktur; tanığın adı, soyadı ve adresi tanık listesinde bildirilir (HMK m.240/2). Aile içi şiddette tedbir kararıyla birlikte korunan kişi ve aile bireylerinin kimlik ve adres bilgileri resmi kayıtlarda gizli tutulabilir (6284 m.8/6); taraflardan birinin istemi üzerine duruşmanın gizli yapılmasına da karar verilebilir (TMK m.184/6).

Boşanma davasında şahit gelmezse ne olur?

Usulüne uygun çağrıldığı hâlde mazeret bildirmeden gelmeyen tanık zorla getirtilir; gelmemesinin sebep olduğu giderlere ve beş yüz Türk lirasına kadar disiplin para cezasına hükmolunur (HMK m.245). Yargıtay'a göre tanıkların hazır edilmesi taraflara yüklenemez ve usulüne uygun bildirilen tanıklar dinlenmeden hüküm kurulması eksik incelemedir. Tanık telefonla veya elektronik postayla davet edilmişse gelmemeye bağlanan bu sonuçlar uygulanmaz (HMK m.243/3).

Tanık listesi sonradan değiştirilebilir mi?

Listede gösterilmeyen kişiler dinlenemez ve kural olarak ikinci liste verilemez (HMK m.240/2). Sonradan tanık bildirilmesi ancak iddia veya savunmanın cevaba cevap ya da ikinci cevap dilekçesiyle genişletilmesi (HMK m.141) veya HMK m.145'teki şartlarla mümkündür.

Boşanma davasında kaç tanık dinlenir?

Kanunda asgari veya azami tanık sayısı yoktur ve tanık bildiren tarafın tanık sayısı sınırlanamaz. Mahkeme, bir kısım tanığın dinlenmesiyle yeterli bilgi edinirse geri kalanların dinlenmemesine karar verebilir (HMK m.241).

Duyuma dayalı tanık beyanı dikkate alınır mı?

Yargıtay, yalnızca duyuma dayalı aktarımlardan ibaret tanık beyanına dayanılarak kusur yüklenmesini doğru bulmamaktadır; bu tür beyanlar görgüye dayalı delillerin yerine geçmez.

Tanık dilekçede yazılmayan bir olayı anlatırsa ne olur?

Dilekçelerde usulüne uygun şekilde ileri sürülmeyen bir olay, tanık beyanında geçse bile karşı tarafa kusur olarak yüklenemez (HMK m.141). Bu nedenle dayanılan bütün olayların dilekçelerde açıkça yer alması gerekir.

Yalan tanıklık yapan kişiye ne olur?

Mahkeme huzurunda gerçeğe aykırı tanıklık yapan kişiye bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası verilir (TCK m.272/2). TCK m.273/1'deki indirim imkânı özel hukuk uyuşmazlıklarında uygulanmaz; etkin pişmanlık hâlleri ise saklıdır (TCK m.274). Karara esas alınan tanığın yalan tanıklığı belirlenirse yargılamanın iadesi istenebilir (HMK m.375/1-e).

Boşanma davasında tanık ücreti ne kadar?

28 Ekim 2025 tarihli tarifeye göre mahkemece çağrılan tanığa 130 TL ile 200 TL arasında ücret ödenir; gerekiyorsa yol, konaklama ve beslenme giderleri de karşılanır (HMK m.265). Bu giderler gider avansından karşılanır (HMK m.120) ve kural olarak aleyhine hüküm verilen tarafa yükletilir (HMK m.326).

İlgili Yazılar

Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır. Tanık delilinin kullanılması; dilekçelerde dayanılan olaylara, mahkemenin verdiği sürelere ve dosyadaki diğer delillere göre farklılaşır.

Av. Murat Akman — Ankara Boşanma Avukatı. Detaylı bilgi ve randevu için: www.muratakman.com

Son güncelleme: 15 Ekim 2026

Son Yazılar

Hepsini Gör
  • Whatsapp
bottom of page