top of page

Mirasın Reddi (Reddi Miras): Süre, Başvuru ve Borca Batık Tereke

11 dakika önce
10 dakikada okunur

Kısa cevap: Mirasçılar mirası reddederek mirasbırakanın borçlarından kurtulabilir. Yasal mirasçı, mirasçı olduğunu daha sonra öğrendiğini ispat etmedikçe mirasbırakanın ölümünü öğrendiği tarihten itibaren üç ay içinde, sulh hukuk mahkemesine sözlü veya yazılı beyanla ve kayıtsız şartsız olarak mirası reddedebilir (TMK m.605/1, 606, 609). Ret mirasın tamamını kapsar; reddeden kişi mirasbırakanın mallarını alamaz ve kural olarak borçlarından da sorumlu olmaz.

Mirasbırakanın ölüm tarihinde ödemeden aczi açıkça belli veya resmen tespit edilmişse miras reddedilmiş sayılır (TMK m.605/2); Yargıtay uygulamasına göre bu durumun tespiti üç aylık süreye bağlı değildir. Ancak tereke işlemlerine karışan, tereke mallarını gizleyen veya kendine mal eden mirasçı mirası reddedemez (TMK m.610/2).

Mirasın Reddinin Anlamı ve Sonucu

Mirasçılar, mirasbırakanın ölümüyle mirası bir bütün olarak kanun gereği kazanır; mirasbırakanın hak ve alacaklarıyla birlikte borçlarından da kişisel olarak sorumlu olur (TMK m.599). Birden fazla mirasçı varsa bunlar, tereke borçlarından alacaklılara karşı müteselsilen sorumludur (TMK m.641). Bu nedenle borçları malvarlığını aşan bir kişinin mirasçıları, mirası reddetmezlerse ve terekenin borca batık olduğu da tespit edilmezse bu borçlardan kendi malvarlıklarıyla sorumlu tutulabilir.

Mirasın reddi, mirasçıyı bu sonuçtan kurtarır. Mirası reddeden yasal mirasçının payı, miras açıldığı zaman kendisi sağ değilmiş gibi hak sahiplerine geçer (TMK m.611/1); reddeden kişi mirasçılık sıfatını kaybeder. Vergi bakımından da ölen mükellefin ödevleri mirası reddetmemiş mirasçılara geçer ve her mirasçı vergi borçlarından miras payı oranında sorumlu olur (VUK m.12).

Mirasbırakanın ölümüyle başlayan dönemde icra takipleri de bekletilir: Tereke borçları için takip ölüm günüyle birlikte üç gün geri bırakılır; mirasçı mirası kabul etmemiş veya reddetmemişse takip, kanundaki ret süreleri geçinceye kadar geri kalır (İİK m.53).

Gerçek Ret ve Hükmen Ret

Kanun iki ayrı ret yolu öngörür. Gerçek ret mirasçının iradesine dayanır ve süreye bağlıdır; hükmen ret ise terekenin borca batık olmasının kanuni sonucudur. İki yol arasındaki farklar şöyledir:


Gerçek ret

Hükmen ret

Dayanak

TMK m.605/1, 606, 609

TMK m.605/2

Şart

Kayıtsız şartsız ret beyanı; terekenin borca batık olması gerekmez

Mirasbırakanın ölüm tarihinde ödemeden aczinin açıkça belli veya resmen tespit edilmiş olması

Süre

Üç ay

Süreye bağlı değildir

Başvuru

Sulh hukuk mahkemesine hasımsız beyan

Tereke alacaklılarına karşı asliye hukuk mahkemesinde tespit davası veya alacaklının açtığı davada savunma

Engel

Ret süresi içinde terekeyi sahiplenen mirasçı reddedemez (TMK m.610/2)

Terekeyi sahiplenen mirasçının hükmen ret talebi de reddedilebilir (TMK m.610/2)

Mirası Reddetme Süresi

Sürenin Başlangıcı

Miras üç ay içinde reddedilebilir. Bu süre, yasal mirasçılar için mirasçı olduklarını daha sonra öğrendikleri ispat edilmedikçe mirasbırakanın ölümünü öğrendikleri tarihten; vasiyetname ile atanmış mirasçılar için mirasbırakanın tasarrufunun kendilerine resmen bildirildiği tarihten işlemeye başlar (TMK m.606). Yargıtay Hukuk Genel Kurulu bu sürenin hak düşürücü nitelikte olduğunu belirtmiştir (Yargıtay HGK, E.2023/1071, K.2025/35, T.12.02.2025).

Süre, mirasbırakanın borçlarının öğrenildiği tarihten değil, ölümün öğrenildiği tarihten başlar. Borçların ancak icra takibi veya ödeme emriyle öğrenilmesi süreyi kendiliğinden yeniden başlatmaz; bu durumda aşağıda açıklanan süre uzatımı veya hükmen ret yolları değerlendirilir. Koruma önlemi olarak terekenin yazımına karar verilmişse ret süresi, yazım işleminin sona erdiğinin sulh hâkimi tarafından mirasçılara bildirilmesiyle başlar (TMK m.607).

Sonradan Mirasçı Olanlar

Mirası reddetmeden ölen mirasçının ret hakkı kendi mirasçılarına geçer (TMK m.608/1). Ret sonucunda miras daha önce mirasçı olmayan kişilere geçerse, bu kişiler için üç aylık süre önceki mirasçıların mirası reddettiğini öğrendikleri tarihten başlar (TMK m.608/3). Yargıtay, annesinin mirası reddetmesiyle mirasçı hâline gelen kişinin bu reddi sonradan öğrendiğini her türlü delille ispatlayabileceğini ve sürenin bu öğrenme tarihine göre hesaplanması gerektiğini kabul etmiştir (Yargıtay 14. HD, E.2016/15672, K.2020/5911, T.07.10.2020).

Süre Kaçırılırsa: Sürenin Uzatılması

Önemli sebeplerin varlığı hâlinde sulh hâkimi ret süresini uzatabilir veya yeni bir süre tanıyabilir (TMK m.615). Yargıtay, bu talep hakkında karar verme görevinin sulh hukuk mahkemesine ait olduğunu ve talebin bu madde çerçevesinde incelenmesi gerektiğini belirtmiştir (Yargıtay 14. HD, E.2016/95, K.2016/3094, T.10.03.2016). Önemli sebebin bulunup bulunmadığı her olayda ayrıca değerlendirilir; önemli bir neden görülmediği için ek süre talebinin reddedildiği kararlar da vardır (Yargıtay 14. HD, E.2015/4867, K.2015/11843, T.21.12.2015). Bu nedenle süre geçtikten sonra ilk değerlendirilmesi gereken konu, çoğu zaman terekenin borca batık olup olmadığıdır; borca batıklık varsa hükmen ret yolu süreye bağlı değildir.

Gerçek Ret Başvurusu

Mirasın reddi, mirasçılar tarafından sulh hukuk mahkemesine sözlü veya yazılı beyanla yapılır ve reddin kayıtsız şartsız olması gerekir. Sulh hâkimi ret beyanını bir tutanakla tespit eder; süresi içinde yapılmış ret beyanı mirasın açıldığı yerin sulh hukuk mahkemesince özel kütüğe yazılır ve isteyen mirasçıya reddi gösteren belge verilir (TMK m.609). Miras, mirasbırakanın yerleşim yerinde açılır (TMK m.576).

Yargıtay'a göre ret beyanı, hukuki sonuçlarını sulh hâkimine ulaşmakla kendiliğinden doğurur ve mirasçı kural olarak bu andan itibaren beyanından geri dönemez. Sulh hukuk hâkiminin görevi, reddin süresinde yapılıp yapılmadığını ve reddedenin mirasçılık sıfatı bulunup bulunmadığını incelemek, bu koşullar varsa ret beyanını tespit ve tescil etmektir; bu tür başvurularda yetkili mahkeme mirasın açıldığı yer mahkemesidir (Yargıtay 14. HD, E.2017/2819, K.2021/570, T.03.02.2021).

Ret beyanı veya hükmen ret davası avukat aracılığıyla yürütülecekse vekâletnamede mirası reddetme yetkisinin özel olarak yer alması gerekir; Yargıtay hükmen ret davasında bu özel yetkiyi zorunlu saymıştır (Yargıtay 14. HD, E.2016/11514, K.2019/4967, T.30.05.2019). Ret, mirasın bir kısmı için yapılamaz; ev veya araç gibi belirli malları alıp borçları reddetmek mümkün değildir.

Mirasbırakanın son yerleşim yeri Ankara ise ret beyanı Ankara sulh hukuk mahkemelerine yapılır. Ankara'da sulh hukuk mahkemeleri Ankara Adliyesi'nin Dışkapı'daki ek hizmet binasında görev yapmaktadır. Etimesgut ve Sincan gibi Ankara Batı Adliyesi'nin yargı çevresindeki ilçeler bakımından ise yetki kurallarına göre bu adliyedeki sulh hukuk mahkemeleri yetkili olabilir.

Küçük Çocuklar Adına Mirasın Reddi

Ergin olmayan çocuk da mirasçıdır; çocuk adına da mirasın reddedilmesi isteniyorsa bu işlem ret süresi içinde yapılmalıdır. Ana veya baba hem kendi adına hem de velayeti altındaki çocuk adına mirası reddetmek istediğinde Yargıtay, aralarında menfaat çatışması bulunduğunu ve çocuğa TMK m.426'nın 2. bendi uyarınca kayyım atanması gerektiğini kabul etmektedir (Yargıtay 14. HD, E.2016/11744, K.2019/5236, T.16.09.2019).

Yargıtay, veli kendisine verilen süreye rağmen kayyım atanmasını sağlamadığında mahkemenin çocuğun menfaatini korumak için kayyım tayin ettirerek usulüne uygun temsili sağlaması gerektiğini, bu yapılmadan karar verilmesinin doğru olmadığını belirtmiştir (Yargıtay 14. HD, E.2017/5217, K.2017/7827, T.30.10.2017; kanun yararına bozma). Uygulamada ret beyanının süre içinde yapılması ve kayyım atanması talebinin de aynı başvuruda dile getirilmesi, sürenin kaçırılması riskini azaltır.

Mirası Kabul Anlamına Gelen İşlemler

Yasal süre içinde mirası reddetmeyen mirasçı mirası kayıtsız şartsız kazanmış olur. Ret süresi sona ermeden mirasçı olarak tereke işlemlerine karışan, terekenin olağan yönetimi niteliğinde olmayan veya mirasbırakanın işlerinin yürütülmesi için gerekli olanın dışında işler yapan ya da tereke mallarını gizleyen veya kendisine mal eden mirasçı mirası reddedemez. Zamanaşımı veya hak düşümü sürelerinin dolmasını önlemek için dava açılması ve icra takibi yapılması ise ret hakkını ortadan kaldırmaz (TMK m.610).

Terekeyi sahiplenme niteliğindeki davranışlar hükmen ret tespitine de engel olabilir. Yargıtay bir kararında, mirasçıların mirası örtülü olarak kabul etmiş duruma düşmedikçe ödemeden aczin tespitini isteyebileceklerini ve bu davalarda mirası kabul anlamına gelen davranışların ayrıca araştırılması gerektiğini belirtmiş; olayda ölümden yaklaşık iki buçuk yıl sonra değeri cüzi olmayan bir taşınmazın mirasçılar adına intikal ettirilmesi terekeyi benimseme sayılmıştır (Yargıtay 7. HD, E.2024/471, K.2025/158, T.09.01.2025). Yargıtay kararlarında değerlendirilen başlıca davranışlar şunlardır:

Davranış

Yargıtay değerlendirmesi

Ret süresi içinde terekeye ait aracın noterde satılması

Tereke malları üzerinde tasarruf sayılmış; mirasçıların ret hakkını yitirdiği kabul edilmiştir (Yargıtay 23. HD, E.2018/1018, K.2019/2436, T.29.05.2019; karar düzeltme üzerine bozma).

Taşınmazın mirasçılar adına intikal ettirilmesi

Değeri cüzi olmayan taşınmazın intikali terekeyi benimseme sayılmıştır (Yargıtay 7. HD, E.2024/471, K.2025/158, T.09.01.2025).

Mirasbırakana babasından kalan taşınmaz hisselerinin mirasçılar adına intikal ettirilip satılması

Terekeyi sahiplenme sayılmıştır (Yargıtay 7. HD, E.2022/2483, K.2022/3769, T.26.05.2022).

Tereke taşınmazının bir bölümü için açılan temliken tescil davasında hükmedilen bedelin mirasçılarca alınması

Tereke mallarını kendine mal etme sayılmıştır (Yargıtay 14. HD, E.2016/12041, K.2019/7224, T.31.10.2019).

Mirasçılık belgesi (veraset ilamı) alınması

Terekeyi sahiplenme anlamına gelmez (Yargıtay 14. HD, E.2016/13527, K.2020/3370, T.04.06.2020; Yargıtay 7. HD, E.2022/6015, K.2024/10, T.08.01.2024).

Hayat sigortası tazminatının alınması

Tazminat terekeye dâhil değildir; alınması terekeyi benimseme sayılmamıştır (Yargıtay 7. HD, E.2021/1573, K.2021/3721, T.09.12.2021). Bir başka kararda da aynı değerlendirme yapılmış; ancak ilk derece mahkemesinin, mirasbırakana ait aracın ölümden sonra mirasçılar adına tescil edildiği tespitine de dayanan ve davayı reddeden kararı sonucu itibarıyla onanmıştır (Yargıtay 7. HD, E.2025/368, K.2025/1167, T.27.02.2025).

Veraset ve intikal vergisi beyannamesi verilmesi

Yasal yükümlülüğün yerine getirilmesi mirası kabul olarak değerlendirilmemiştir (Yargıtay 7. HD, E.2021/1573, K.2021/3721, T.09.12.2021).

Ölüm aylığı bağlanması, icra tehdidi altında maaştan kesinti, borca oranla çok küçük ödemeler

Terekenin benimsenmesi niteliğinde görülmemiştir (Yargıtay 14. HD, E.2016/17051, K.2020/8257, T.09.12.2020).

Haciz baskısı altında borcun ödenmesi, borç yapılandırma başvurusu

Haciz baskısıyla yapılan ödeme tereke işlemlerine karışma sayılmamış; yapılandırma başvurusunun tek başına mirasın kabulü olarak yorumlanamayacağı, yapılandırma kapsamında ödeme yapılıp yapılmadığının ayrıca araştırılması gerektiği belirtilmiştir (Yargıtay 7. HD, E.2021/5822, K.2021/3722, T.09.12.2021).

Bu kararlar, her davranışın kendi olayının özellikleriyle, işlemin amacı ve değeri de gözetilerek değerlendirildiğini gösterir. Ret beyanı yapılmadan veya terekenin borca batıklığı tespit edilmeden önce mirasbırakanın banka hesabındaki parayı çekmek, aracını kendi adına tescil ettirmek veya satmak, tapuda intikal yaptırmak ya da alacaklarını tahsil etmek, ret hakkını tehlikeye atabilir.

Hükmen Ret: Borca Batık Tereke

Şartlar ve Borca Batıklığın Tespiti

Mirasbırakanın ölüm tarihinde ödemeden aczi açıkça belli veya resmen tespit edilmişse miras reddedilmiş sayılır (TMK m.605/2). Borca batıklık, mirasbırakanın ölüm tarihi esas alınarak belirlenir; mahkemenin terekenin aktif ve pasifine ilişkin araştırmalarını ölüm tarihine göre yapması gerekir (Yargıtay 14. HD, E.2016/11514, K.2019/4967, T.30.05.2019).

Yargıtay'a göre icra takibi sonunda aciz belgesi düzenlenmişse terekenin borca batık olduğu kabul edilir. Aksi hâlde mirasbırakanın malvarlığı bankalar, trafik tescil müdürlüğü, vergi daireleri, belediyeler ve tapu müdürlüğü gibi kurumlardan sorulmalı, alacak ve borçları zabıta aracılığıyla da araştırılmalı, aktif ve pasifi tereddüde yer vermeyecek şekilde belirlenmelidir (Yargıtay 7. HD, E.2024/471, K.2025/158, T.09.01.2025).

Süre, Dava ve Savunma

Hükmen ret için TMK m.606'daki üç aylık süre uygulanmaz (Yargıtay 7. HD, E.2024/471, K.2025/158, T.09.01.2025). Mirasçılar, terekenin borca batık olduğunu alacaklılara karşı açacakları tespit davasıyla süreye bağlı olmaksızın ileri sürebilecekleri gibi, kendilerine karşı açılan davada savunma (def'i) olarak da ileri sürebilir (Yargıtay 4. HD, E.2021/1934, K.2021/6290, T.06.10.2021).

Görevli ve Yetkili Mahkeme, Taraflar

Terekenin borca batık olduğunun tespiti davasında, davanın değerine bakılmaksızın asliye hukuk mahkemesi görevlidir; yetkili mahkeme alacaklıların davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri mahkemesidir ve dava tereke alacaklılarına karşı açılır (Yargıtay 14. HD, E.2016/11514, K.2019/4967, T.30.05.2019). Aynı kararda, davalı alacaklıların terekenin borca batık olduğunu bilmelerinin mümkün olmaması ve borca batıklığa yargılama sonunda karar verilmesi durumunda yargılama gideri ve harçtan davalıların değil davacıların sorumlu tutulması gerektiği de belirtilmiştir. Ankara'da asliye hukuk mahkemeleri de Ankara Adliyesi'nin Dışkapı'daki ek hizmet binasında görev yapmaktadır.

Ret Sonrasında Mirasın Akıbeti

Reddedilen payın kime geçeceği, kimlerin reddettiğine göre değişir. Bu sonuç, ailede kimlerin ret beyanında bulunması gerektiğini de belirler:

  • Mirasçılardan yalnızca biri reddeder, diğerleri reddetmezse: Reddedenin payı, miras açıldığı zaman kendisi sağ değilmiş gibi hak sahiplerine geçer (TMK m.611/1). Yargıtay, bir olayda mirası reddeden mirasçının payının altsoyu olan çocuklarına geçeceğini belirtmiştir (Yargıtay 14. HD, E.2015/2485, K.2015/9267, T.20.10.2015). Pay, daha önce mirasçı olmayan bir kişiye geçerse bu kişi için üç aylık süre reddi öğrendiği tarihten başlar (TMK m.608/3); pay zaten mirasçı olan kişilere eklenirse onların süresi ölümü öğrendikleri tarihten işlemeye devam eder.

  • Çocukların tamamı reddeder, sağ kalan eş reddetmezse: Altsoyun payı sağ kalan eşe geçer (TMK m.613). Yargıtay, çocukların mirası reddetmesi hâlinde paylarının torunlara değil sağ kalan eşe geçeceğini belirtmiştir (Yargıtay 14. HD, E.2016/7022, K.2017/132, T.11.01.2017). Eşin de borçlardan kurtulabilmesi için ayrıca mirası reddetmesi gerekir.

  • En yakın yasal mirasçıların tamamı reddederse: Miras sulh hukuk mahkemesince iflas hükümlerine göre tasfiye edilir; tasfiye sonunda arta kalan değerler mirası reddetmemişler gibi hak sahiplerine verilir (TMK m.612). Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, en yakın mirasçıların mirasbırakanın ölümünde doğrudan mirasçılık sıfatını kazanan yasal mirasçılar olduğunu; eş ve çocukların tamamı mirası reddettiğinde mirasın sonraki mirasçılara geçmediğini, reddeden çocukların altsoyunun mirasın hükmen reddi davasında taraf sıfatı bulunmadığını ve sulh hukuk hâkiminin başvuru beklemeden tasfiye yoluna gitmesi gerektiğini belirtmiştir (Yargıtay HGK, E.2023/1071, K.2025/35, T.12.02.2025).

Mirasçılar, mirası reddederken kendilerinden sonra gelen mirasçılara mirası kabul edip etmeyeceklerinin sorulmasını tasfiyeden önce isteyebilir. Bu durumda sonraki mirasçılar bir ay içinde mirası kabul etmezlerse reddetmiş sayılır (TMK m.614).

Alacaklıların Başvurabileceği Yollar

Mirasın reddi, tereke alacaklılarını ve mirasçının kendi alacaklılarını tamamen korumasız bırakmaz:

  • Mirasbırakanın alacaklıları: Ödemeden aciz bir mirasbırakanın mirasını reddeden mirasçılar, mirasbırakanın alacaklılarına karşı onun ölümünden önceki beş yıl içinde ondan almış oldukları ve paylaşmada geri vermekle yükümlü olacakları değer ölçüsünde sorumlu olur; olağan eğitim ve öğrenim giderleri ile âdet üzere verilen çeyiz bu sorumluluğun dışındadır, iyiniyetli mirasçılar ise geri verme zamanındaki zenginleşmeleri ölçüsünde sorumludur (TMK m.618). Yargıtay, bu kapsamda açılan davaya TMK m.617'deki altı aylık sürenin uygulanmayacağını kabul etmiştir (Yargıtay 14. HD, E.2021/437, K.2021/1530, T.04.03.2021; karar düzeltme üzerine bozma).

  • Mirasçının kendi alacaklıları: Malvarlığı borcuna yetmeyen mirasçı, alacaklılarına zarar vermek amacıyla mirası reddederse alacaklıları, kendilerine yeterli güvence verilmediği takdirde ret tarihinden başlayarak altı ay içinde reddin iptalini dava edebilir; iptal kararı verilirse miras resmen tasfiye edilir (TMK m.617). Yargıtay, bu davanın açılabilmesi için mirasçı hakkında aciz belgesi alınmasının gerekmediğini, ödememe tehlikesinin yeterli olduğunu belirtmiştir (Yargıtay 14. HD, E.2015/2362, K.2015/8483, T.06.10.2015).

Tereke Belirsizse: Resmî Defter ve Resmî Tasfiye

Mirasbırakanın borçları ile malvarlığı arasındaki dengenin bilinmediği durumlarda mirası ret hakkı olan her mirasçı, ret usulüne uyarak bir ay içinde sulh hâkiminden terekenin resmî defterinin tutulmasını isteyebilir (TMK m.619). Defter tamamlandıktan sonra tanınan süre içinde mirasçı mirası reddedebilir, resmî tasfiye isteyebilir ya da deftere göre veya kayıtsız şartsız kabul edebilir; süresi içinde beyanda bulunmayan mirasçı mirası deftere göre kabul etmiş sayılır (TMK m.627). Deftere göre kabulde miras mirasçıya yalnızca deftere yazılmış borçlarla geçer; mirasçı bu borçlardan hem tereke mallarıyla hem kendi malvarlığıyla sorumlu olur (TMK m.628).

Mirasçı, mirası reddetmek veya deftere göre kabul etmek yerine terekenin resmî tasfiyesini de isteyebilir; resmî tasfiye hâlinde mirasçılar terekenin borçlarından sorumlu olmaz. Ancak bu istem, mirasçılardan biri mirası kabul etmişse dikkate alınmaz (TMK m.632).

Sık Sorulan Sorular

Mirası reddetmek için süre ne kadar?

Yasal mirasçılar için süre üç aydır ve kural olarak mirasbırakanın ölümünün öğrenildiği tarihten başlar; mirasçı olduğunu daha sonra öğrendiğini ispat eden kişi için süre bu öğrenme tarihinden işler (TMK m.606). Başkasının reddi sonucu daha önce mirasçı olmadığı hâlde mirasçı olan kişiler için süre, önceki reddi öğrendikleri tarihten başlar (TMK m.608/3).

Üç aylık süre geçtiyse mirası reddedebilir miyim?

Önemli sebep varsa sulh hâkiminden ret süresinin uzatılması veya yeni süre verilmesi istenebilir (TMK m.615); bu talebin kabulü sulh hâkiminin takdirine bağlıdır. Mirasbırakanın ölüm tarihinde terekesi borca batıksa hükmen ret tespiti Yargıtay uygulamasına göre süreye bağlı değildir; ancak mirasçının terekeyi sahiplenmiş olmaması gerekir (TMK m.605/2, 610/2).

Mirası reddedersem ev ve araba gibi mallar da elimden çıkar mı?

Evet. Ret kayıtsız şartsız yapılır ve mirasın tamamını kapsar (TMK m.609). Reddedenin payı, miras açıldığı zaman kendisi sağ değilmiş gibi hak sahiplerine geçtiğinden reddeden kişi mirasbırakanın mallarını da alamaz (TMK m.611/1).

Veraset ilamı almak mirası kabul etmek sayılır mı?

Hayır. Yargıtay'a göre mirasçılık belgesi alınması terekeyi sahiplenmek anlamına gelmez. Buna karşılık mirasçılık belgesiyle tapuda intikal yaptırmak veya tereke mallarını satmak mirası kabul anlamına gelebilir (TMK m.610/2).

Hayat sigortası tazminatını veya ölüm aylığını almak ret hakkını etkiler mi?

Yargıtay, hayat sigortası tazminatının terekeye dâhil olmadığını ve alınmasının terekeyi benimseme sayılmadığını kabul etmektedir. Ölüm aylığı bağlanması da terekenin benimsenmesi niteliğinde görülmemiştir. Mirasbırakanın banka hesabındaki parayı çekmek ise farklı değerlendirilebilir.

Çocuklar mirası reddederse torunların da reddetmesi gerekir mi?

Kural olarak hayır. Çocukların tamamı reddeder ve sağ kalan eş reddetmezse çocukların payı torunlara değil eşe geçer (TMK m.613). Eş ve çocukların tamamı reddederse miras sonraki mirasçılara geçmez; sulh hukuk mahkemesince iflas hükümlerine göre tasfiye edilir (TMK m.612; Yargıtay HGK, E.2023/1071, K.2025/35, T.12.02.2025). Eş yoksa mirası reddeden çocukların tamamı en yakın yasal mirasçı sayılacağından aynı sonuç uygulanır. Buna karşılık çocuklardan yalnızca biri reddederse payı, varsa onun altsoyuna geçer; bu kişiler reddi öğrendikleri tarihten itibaren üç ay içinde mirası reddedebilir.

Mirası reddettikten sonra vazgeçebilir miyim?

Kural olarak hayır. Yargıtay'a göre ret beyanı sulh hâkimine ulaşmakla hukuki sonuçlarını doğurur ve mirasçı bu andan itibaren beyanından geri dönemez.

Mirası ölümden önce reddetmek mümkün mü?

Hayır. Mirasın reddi, miras açıldıktan sonra yapılabilir. Mirasbırakan hayattayken mirasçılık sıfatından vazgeçilmesi ancak mirasbırakanla yapılan mirastan feragat sözleşmesiyle mümkündür (TMK m.528).

İlgili Yazılar

Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır. Mirasın reddinde sonuç; ölümün öğrenildiği tarihe, mirasçıların ret süresi içindeki davranışlarına, terekenin ölüm tarihindeki aktif ve pasifine ve ailedeki mirasçılık sıralamasına göre farklılaşır.

Av. Murat Akman — Ankara Miras Avukatı. Detaylı bilgi ve randevu için: www.muratakman.com

Son güncelleme: 16 Ekim 2026

Son Yazılar

Hepsini Gör
  • Whatsapp
bottom of page