top of page

Mirasçılıktan Çıkarma (Iskat) Hangi Hallerde Mümkün? Şartları ve Sonuçları

  • 27 Tem
  • 10 dakikada okunur

Güncelleme tarihi: 27 Tem

Bu sayfaya muhtemelen iki sebepten biriyle geldiniz: Ya mirasınızı bırakacağınız kişilerden birini kanunda sayılan haklı bir sebeple mirasçılıktan çıkarmayı (ıskat etmeyi) düşünüyorsunuz, ya da bir vasiyetname veya miras sözleşmesinde adınızın mirasçılıktan çıkarıldığını yeni öğrendiniz ve ne yapacağınızı bilmiyorsunuz.

Her iki durumda da bilmeniz gereken ilk gerçek şu: Iskat, mirasbırakanın canının istediği gibi kullanabileceği bir yetki değildir. Türk Medeni Kanunu'nun (TMK) 510 ila 513. maddeleri, ıskatın geçerli sayılması için sınırlı sayıda sebep öngörür; üstelik bu sebebin gerçekten var olduğunu ispat etme yükü, mirasçılıktan çıkarılan kişiye değil, bu çıkarmadan yararlanacak tarafa aittir.

Bu yazıda ıskatın hangi hallerde hukuken geçerli olduğunu, hangi hallerde iptal edilebileceğini, ıskat edilen kişinin altsoyunun hâlâ neler talep edebileceğini ve güncel Yargıtay 7. Hukuk Dairesi kararlarında bu kuralların somut olaylara nasıl uygulandığını inceliyoruz.

Özet: Iskat (Mirasçılıktan Çıkarma) Hakkında Bilmeniz Gerekenler

  • Iskat yalnızca ölüme bağlı bir tasarrufla (vasiyetname veya miras sözleşmesi) yapılabilir; mirasbırakanın sağlığında sözlü olarak söylediği bir çıkarma beyanının tek başına hukuki geçerliliği yoktur (TMK m.510).

  • Yalnızca saklı paylı mirasçılar ıskat edilebilir: altsoy (çocuklar/torunlar), ana-baba ve sağ kalan eş (TMK m.506). Kardeşler 2007 yılından bu yana saklı paylı mirasçı değildir; mirasbırakan zaten onlara hiç pay bırakmayabilir, ayrıca ıskat işlemine gerek yoktur.

  • Kanunun saydığı iki sebep dışında ıskat geçerli olmaz: (1) mirasbırakana veya yakınlarına karşı ağır bir suç işlemek, (2) mirasbırakana veya ailesine karşı aile hukukundan doğan yükümlülükleri önemli ölçüde yerine getirmemek (TMK m.510).

  • Sebep tasarrufta açıkça belirtilmemişse veya ispatlanamazsa, tasarruf yalnızca mirasçının saklı payı dışında kalan kısım için geçerli olur; ancak mirasbırakan sebebin varlığı konusunda açık bir yanılgıya düşmüşse ıskat tamamen geçersiz sayılır (TMK m.512).

  • Iskat edilen kişinin kendi çocukları/torunları, sanki o kişi mirasbırakandan önce ölmüş gibi mirasçı olur ve kendi saklı paylarını isteyebilir (TMK m.511).

  • Dava açma süreleri sınırlıdır: ıskatın iptali davasında 1 yıl / 10-20 yıl (TMK m.559), tenkis davasında 1 yıl / 10 yıl (TMK m.571) — süreler öğrenme ve vasiyetnamenin açılma tarihinden başlar.

Iskat (Mirasçılıktan Çıkarma) Nedir?

Iskat, mirasbırakanın kanunda sayılan haklı bir sebebe dayanarak, saklı paylı bir mirasçısını miras hakkından tamamen yoksun bırakmasıdır. "Mirasçılıktan çıkarma" olarak da anılır. Herkesin mirasçısını dilediği gibi mirastan uzaklaştırabileceği bir müessese değildir; yalnızca kanunun saydığı iki durumdan biri gerçekten varsa ve tasarrufta açıkça belirtilmişse sonuç doğurur.

Iskat yalnızca "saklı paylı mirasçılar" için anlam taşır. Çünkü saklı payı olmayan bir mirasçıya (örneğin kardeşe) mirasbırakan zaten vasiyetnameyle hiç pay bırakmama serbestisine sahiptir; bu kişiyi ayrıca "ıskat etmesine" gerek yoktur. TMK m.506'ya göre saklı paylı mirasçılar şunlardır: altsoy (yasal payının yarısı), ana ve baba (yasal paylarının dörtte biri) ve sağ kalan eş (altsoy veya ana-baba zümresiyle birlikte mirasçıysa yasal payının tamamı, diğer hâllerde dörtte üçü).

Iskat, ancak bir vasiyetname veya miras sözleşmesi gibi ölüme bağlı bir tasarrufla yapılabilir. Mirasbırakanın hayattayken sözlü olarak "seni mirastan çıkarıyorum" demesinin -duygusal ağırlığı ne olursa olsun- tek başına hukuki bir sonucu yoktur.

Iskat İçin Kanunda Sayılan Sebepler Nelerdir?

TMK m.510, mirasbırakanın saklı paylı bir mirasçısını yalnızca aşağıdaki iki sebepten birine dayanarak ıskat edebileceğini düzenler:

  • Mirasçının, mirasbırakana veya mirasbırakanın yakınlarından birine karşı ağır bir suç işlemesi.

  • Mirasçının, mirasbırakana veya mirasbırakanın ailesi üyelerine karşı aile hukukundan doğan yükümlülüklerini önemli ölçüde yerine getirmemesi.

Bu iki sebep sınırlayıcıdır; kanunda sayılmayan bir gerekçeyle ("beni hiç aramadı", "düğünüme gelmedi" gibi) yapılan bir ıskat, dava konusu olduğunda geçersiz sayılır.

Sebep

Kanuni Dayanak

Neyi Kapsar

Yargıtay'a Göre Tek Başına Yeterli Görülmeyenler

Ağır suç

TMK m.510/1

Mirasbırakana veya yakınlarına karşı işlenen ciddi nitelikli suçlar (örn. kasten öldürmeye teşebbüs, ağır yaralama)

Hafif nitelikli tartışma/sürtüşmeler

Aile hukuku yükümlülüğü ihlali

TMK m.510/2

Bakım, ilgi ve destek yükümlülüğünün süreklilik arz eder biçimde ve ciddi ölçüde reddi

Cenaze töreniyle ilgilenmeme (Yargıtay 7. HD, 2025/1202 E., 2025/2494 K.)

Borç ödemeden aciz

TMK m.513

Yalnızca altsoy için, saklı payın yarısı kadar, torunlara özgülenmesi şartıyla

Altsoy dışındaki mirasçı gruplarına uygulanamaz

Iskat Sebebi Vasiyetnamede Yazılı Değilse veya İspatlanamazsa Ne Olur?

TMK m.512'ye göre ıskatın geçerli olması için mirasbırakanın tasarrufunda çıkarma sebebini açıkça belirtmiş olması gerekir. Mirasçılıktan çıkarılan kişi buna itiraz ederse, belirtilen sebebin gerçekten var olduğunu ispat etme yükü, çıkarmadan yararlanan mirasçıya veya vasiyet alacaklısına aittir - mirasçılıktan çıkarılana değil.

Sebep ispatlanamazsa veya tasarrufta hiç belirtilmemişse, tasarruf tamamen geçersiz sayılmaz; yalnızca mirasçının saklı payı dışında kalan kısım için geçerli kabul edilir. Bunun bir istisnası vardır: mirasbırakan bu tasarrufu, çıkarma sebebinin var olduğu konusunda düştüğü açık bir yanılgı yüzünden yapmışsa, ıskat bu kez kısmen değil tamamen geçersiz sayılır ve mirasçı mirastaki tüm hakkını kazanır (TMK m.512, üçüncü fıkra).

Yargıtay Uygulaması — "Cenazeyle İlgilenmedi" Savunması Iskatı Kurtaramadı

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi'nin 08.05.2025 tarihli, 2025/1202 Esas ve 2025/2494 Karar sayılı kararına konu olayda, miras bırakan 2009 tarihli vasiyetnamesiyle bir vakfı hem mirasçı atamış hem de kendisine belirli mal vasiyet etmiş, aynı vasiyetnameyle çocuklarını mirasçılıktan çıkarmıştır. Iskat gerekçesi olarak çocukların cenaze işleriyle yeterince ilgilenmediği gösterilmiştir.

Mahkeme, daha önce Yargıtay'ın (kapatılan) 14. Hukuk Dairesi'nin 10.12.2019 tarihli, 2019/3317 Esas, 2019/8525 Karar sayılı bozma ilamına da atıfla, cenaze törenine ilişkin eksikliklerin hukuka veya ahlaka aykırılık teşkil etmediğinden ıskat sebebi sayılamayacağına, ayrıca ıskattan yararlanan vakfın gösterilen sebebin doğruluğunu da ispatlayamadığına hükmetmiştir. Sonuç olarak ıskat, mirasbırakanın tasarruf edebileceği kısımla sınırlı kalmış; çocuklar saklı paylarına karşılık gelen tenkis bedelini vakıftan tahsil etme hakkı kazanmıştır.

Pratik ders: Sık iddia edilen "cenazeme gelmedi/ilgilenmedi" türü gerekçeler tek başına aile hukuku yükümlülüğünün ağır ihlali sayılmaz.

Iskat Edilirse Kişi Mirastan Tamamen mi Kesilir?

TMK m.511'e göre ıskat edilen kişi mirastan pay alamaz ve tenkis davası da açamaz. Ancak bu, o kişinin soyunun da mirastan kesildiği anlamına gelmez.

Mirasbırakan aksini belirtmedikçe, ıskat edilen kişinin miras payı -o kişi mirasbırakandan önce ölmüş gibi- varsa onun altsoyuna, yoksa mirasbırakanın diğer yasal mirasçılarına kalır. Üstelik ıskat edilenin altsoyu, kendi saklı payını -yine o kişi mirasbırakandan önce ölmüş gibi kabul edilerek- talep edebilir.

Yargıtay Uygulaması — Iskat Edilenin Çocukları Davada Mutlaka Yer Almalı

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi'nin 24.11.2025 tarihli, 2025/955 Esas ve 2025/4944 Karar sayılı kararına konu olayda, felç geçirmiş ve konuşamayan bir miras bırakanın notere düzenlettiği vasiyetnameyle -aynı tarihte kız kardeşiyle yapılan ölünceye kadar bakım sözleşmesiyle birlikte- eşini ve çocuklarını, aile hukukundan doğan yükümlülükleri yerine getirmedikleri gerekçesiyle mirasçılıktan çıkardığı iddia edilmiştir.

Yargıtay, davanın esasına girmeden önce önemli bir usul eksikliğine dikkat çekmiştir: TMK m.511 uyarınca ıskat edilen kişilerin altsoyu, sanki o kişiler mirasbırakandan önce ölmüş gibi saklı paylarını talep edebileceği için, bu altsoyun davaya taraf olarak dahil edilmesi gerekir. Somut olayda altsoy mirasçılara usulüne uygun husumet yöneltilmediği için ilk derece mahkemesi kararı, taraf teşkili eksikliği nedeniyle bozulmuştur.

Pratik ders: Iskat edilenin kendi çocukları varsa, ıskatın iptali davasında bu çocukların da davaya dahil edilmesi hem davacı hem davalı vekilleri için gözden kaçırılmaması gereken bir usul kuralıdır.

Borç Ödemeden Aciz Nedeniyle Iskat (Farklı Bir İhtimal)

TMK m.513, yalnızca altsoy (çocuk/torun) için geçerli, ayrı ve daha sınırlı bir ıskat türü düzenler. Mirasbırakan, hakkında borç ödemeden aciz belgesi bulunan bir altsoyunu, saklı payının yalnızca yarısı için mirasçılıktan çıkarabilir. Ancak bu çıkarılan yarının, o altsoyun doğmuş ve doğacak çocuklarına özgülenmesi şarttır - keyfi olarak başka birine bırakılamaz.

Miras açıldığında borç ödemeden aciz belgesinin hükmü kalmamışsa veya borç tutarı mirasçının payının yarısını aşmıyorsa, ıskat edilen kişinin talebi üzerine bu çıkarma iptal edilir.

Karar Ağacı: Mirasçılıktan Çıkarıldığınızı Öğrendiniz mi? İzlenecek Yol

  • 1. Adım: Tasarrufu (vasiyetname/miras sözleşmesi) inceleyin. Iskat sebebi açıkça yazılı mı? Yazılı değilse doğrudan ıskatın iptali/tenkis davası açılabilir (TMK m.512).

  • 2. Adım: Sebep yazılı ama sizce asılsız/abartılıysa, ispat yükünün karşı tarafta olduğunu unutmayın; dava açarak sebebin ispatlanmasını karşı tarafa bırakabilirsiniz.

  • 3. Adım: Süreyi kontrol edin. Iskatın iptali davasında öğrenmeden itibaren 1 yıl, her hâlde 10-20 yıl (TMK m.559); tenkis davasında öğrenmeden itibaren 1 yıl, her hâlde 10 yıl (TMK m.571). Bu süreler geçtikten sonra dava hakkı düşer.

  • 4. Adım: Kendi çocuklarınız/torunlarınız varsa onları da sürece dahil edin; aksi halde dava usul yönünden hatalı olabilir.

  • 5. Adım: Dava dilekçesinde hem ıskatın iptalini hem de ihtiyaten tenkis talebini birlikte ileri sürmek yaygın bir yöntemdir; ıskat kısmen geçerli sayılsa bile saklı pay korunmuş olur.

Kurgusal Örnekler

Aşağıdaki örnekler gerçek bir davayı değil, konunun anlaşılması için oluşturulmuş kurgusal senaryoları yansıtmaktadır.

Kurgusal örnek — Ağır suç sebebiyle ıskat: Bir baba, oğlunun kendisine yönelik kasten yaralama suçundan kesinleşmiş bir mahkumiyeti bulunduğu gerekçesiyle onu vasiyetnameyle mirasçılıktan çıkarır ve mahkeme kararının tarih/sayısını tasarrufta açıkça belirtir. Bu durumda ıskat, kanunun aradığı şekil şartını taşır ve ispatı da kesinleşmiş ceza mahkemesi kararıyla kolaylaşır.

Kurgusal örnek — Yetersiz gerekçeyle ıskat denemesi: Bir anne, kızının "onu hiç aramadığı, ilgilenmediği" gerekçesiyle onu mirasçılıktan çıkarır ancak vasiyetnamede somut bir olay veya tarih belirtmez. Kızı ıskata itiraz ettiğinde, ispat yükü kardeşlerde olduğundan ve "aramamak" tek başına yeterli sayılmadığından, ıskat mahkemece geçersiz sayılabilir.

Kurgusal örnek — Borca batık torun: Bir dede, icra takibinde borcunu ödeyemediği resmi belgeyle sabit olan torununu, saklı payının yarısı için ıskat eder ve kalan yarının torununun kendi çocuklarına kalmasını vasiyetnamede açıkça şart koşar. Bu, TMK m.513 kapsamında geçerli bir düzenlemedir.

Kurgusal örnek — Unutulan taraf: Iskat edilen bir kişinin kendi çocukları vardır. Bu kişi ıskatın iptali davasını bizzat açar, ancak kendi çocuklarını davaya taraf olarak göstermez. TMK m.511 gereği bu çocuklar da bağımsız bir saklı pay hakkına sahip olduğundan -ıskat edilen kişi hayatta olsa da olmasa da- mahkemenin onları davaya dahil etmeden karar vermesi usul hatası oluşturur.

Uygulamada Sık Yapılan Hatalar

  • Iskat sebebini vasiyetnamede hiç belirtmemek veya çok genel/soyut ifadelerle geçiştirmek.

  • "Aramadı", "ilgilenmedi", "cenazeye gelmedi" gibi tek başına yeterli sayılmayan gerekçelerle ıskat yapmaya çalışmak.

  • Iskat edilen kişinin kendi altsoyunu (varsa) davaya dahil etmeden dava açmak veya savunmak.

  • Kardeşleri hâlâ saklı paylı mirasçı sanıp gereksiz yere ıskat tasarrufu düzenlemek.

  • Dava açma süresini (1 yıl / 10-20 yıl) kaçırmak.

  • Iskat ile "mirastan tamamen kesme" kavramlarını karıştırıp, saklı pay dışı kısmın yine de geçerli olabileceğini gözden kaçırmak.

  • Borç ödemeden aciz nedeniyle yapılan ıskatta, çıkarılan yarının torunlara özgülenmesi şartını tasarrufta belirtmeyi unutmak.

Kontrol Listesi

  • ☐ Iskat edilecek kişi gerçekten saklı paylı bir mirasçı mı (altsoy/ana-baba/eş)?

  • ☐ Iskat sebebi kanunda sayılan iki sebepten (ağır suç / aile hukuku yükümlülüğü ihlali) birine giriyor mu?

  • ☐ Sebep, tasarrufta açıkça ve somut biçimde belirtilmiş mi?

  • ☐ Sebebi destekleyecek somut delil (mahkeme kararı, belge, tanık) var mı?

  • ☐ Iskat edilenin varsa altsoyu belirlendi mi, dava sürecine dahil edilecek mi?

  • ☐ Dava açma süresi (1 yıl / 10-20 yıl) hâlâ geçerli mi?

  • ☐ Borç ödemeden aciz nedeniyle ıskat söz konusuysa, yarı payın torunlara özgülenmesi şartı yerine getirilmiş mi?

  • ☐ İhtiyaten tenkis talebi de dilekçeye eklendi mi?

Sık Sorulan Sorular

Iskat nedir, mirastan mahrum bırakmakla aynı şey midir?

Iskat, kanunda sayılan haklı bir sebebe dayanarak saklı paylı bir mirasçının miras hakkının tamamen ortadan kaldırılmasıdır. Saklı payı olmayan bir mirasçıya (örneğin kardeşe) zaten vasiyetnameyle hiç pay bırakılmayabilir; bu durum ıskat değil, sadece mirasbırakanın tasarruf serbestisidir.

Hangi mirasçılar ıskat edilebilir?

Yalnızca saklı paylı mirasçılar ıskat edilebilir: altsoy (çocuklar, torunlar), ana ve baba, sağ kalan eş. Kardeşler ve daha uzak akrabalar saklı paylı olmadığından ıskat kurumunun konusu olmazlar.

Sözlü olarak "seni mirastan çıkarıyorum" demek geçerli mi?

Hayır. Iskat, ancak vasiyetname veya miras sözleşmesi gibi ölüme bağlı, yazılı ve şekle bağlı bir tasarrufla yapılabilir. Sözlü beyanın tek başına hukuki bağlayıcılığı yoktur.

Iskat sebebi vasiyetnamede yazılı değilse ne olur?

TMK m.512 uyarınca sebep belirtilmemişse ıskat, mirasçının saklı payı dışında kalan kısım için geçerli sayılır; saklı pay korunur.

Mirasbırakan çıkarma sebebi konusunda yanılmışsa ne olur?

Mirasbırakan, ıskat tasarrufunu çıkarma sebebinin var olduğu yönünde düştüğü açık bir yanılgı yüzünden yapmışsa, bu durumda ıskat yalnızca saklı pay dışı kısımla sınırlı kalmaz; tamamen geçersiz sayılır ve mirasçı mirastaki tüm hakkını kazanır (TMK m.512, üçüncü fıkra).

Iskat edilen kişi hiç mi pay alamaz?

Iskat geçerliyse evet, ıskat edilen kişi mirastan pay alamaz ve tenkis davası da açamaz (TMK m.511).

Iskat edilenin çocukları da mı mirastan çıkmış olur?

Hayır. Mirasbırakan aksini belirtmedikçe, ıskat edilenin payı -o kişi önce ölmüş gibi- onun altsoyuna kalır ve altsoy kendi saklı payını talep edebilir.

Cenazeme gelmedi, ilgilenmedi diye ıskat edebilir miyim?

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi'nin güncel bir kararında cenaze işleriyle ilgilenmemenin tek başına aile hukukundan doğan yükümlülüğün önemli ölçüde ihlali sayılmayacağı, dolayısıyla geçerli bir ıskat sebebi oluşturmayacağı vurgulanmıştır.

Aramızda küslük var, konuşmuyoruz, bu ıskat sebebi olur mu?

Tek başına küslük veya iletişimsizlik, kanunda aranan "aile hukukundan doğan yükümlülüğün önemli ölçüde ihlali" düzeyine ulaşmadıkça yeterli görülmez; somut olayın ağırlığı mahkemece değerlendirilir.

Ağır suç ne demektir, hangi suçlar bu kapsama girer?

Kanun "ağır suç" ifadesini tanımlamamıştır; mirasbırakana veya yakınlarına karşı işlenen, ciddi nitelikte (örneğin kasten öldürmeye teşebbüs, ağır yaralama gibi) fiiller bu kapsamda değerlendirilir. Hafif nitelikli anlaşmazlıklar yeterli sayılmaz.

Ispat yükü kime ait?

Ispat yükü, ıskattan yararlanan tarafa (örneğin diğer mirasçıya veya vasiyet alacaklısına) aittir; ıskat edilen kişiye değil (TMK m.512).

Iskatın iptali davasını kim açabilir?

Iskat edildiğini öğrenen ve buna itiraz eden mirasçının kendisi, yasal temsilcisi veya -o kişi vefat etmişse- onun kendi mirasçıları/altsoyu davayı açabilir.

Dava açma süresi nedir, kaçırırsam ne olur?

TMK m.559 uyarınca ıskatın iptali davası açma hakkı, tasarrufu, iptal sebebini ve kendisinin hak sahibi olduğunu öğrendiği tarihten itibaren 1 yıl ve her hâlde -vasiyetnamelerde açılma tarihinin, diğer tasarruflarda (miras sözleşmesi gibi) mirasın geçmesi tarihinin üzerinden- iyiniyetli davalılara karşı 10, iyiniyetli olmayanlara karşı 20 yıl geçmekle düşer. Tenkis davası için ise TMK m.571 uyarınca süre, saklı payın zedelendiğini öğrendiği tarihten itibaren 1 yıl ve her hâlde -vasiyetnamelerde açılma tarihinin, diğer tasarruflarda mirasın açılması tarihinin üzerinden- iyiniyet ayrımı olmaksızın 10 yıldır.

Borca batık mirasçı ıskatı nedir, normal ıskattan farkı ne?

TMK m.513'teki bu özel ıskat türü yalnızca altsoy için uygulanır, saklı payın tamamını değil yalnızca yarısını kapsar ve bu yarının altsoyun doğmuş ve doğacak çocuklarına özgülenmesi şarttır. Normal ıskatta (m.510) böyle bir sınırlama ve özgüleme şartı yoktur.

Iskat ile tenkis davası arasındaki fark nedir?

Iskat, mirasbırakanın bizzat yaptığı bir tasarruftur ve mirasçıyı tamamen dışlamayı amaçlar. Tenkis davası ise saklı payı zedelenen bir mirasçının, aşan kısmın iadesini istediği ayrı bir davadır; ıskat geçersiz sayılırsa genellikle tenkis talebi devreye girer.

Vasiyetname iptal edilirse ıskat da otomatik geçersiz olur mu?

Iskat hükmü, içinde yer aldığı tasarrufa bağlıdır; tasarrufun tamamı (örneğin ehliyetsizlik veya şekil eksikliği nedeniyle) iptal edilirse, içindeki ıskat hükmü de geçerliliğini kaybeder.

Kardeşimi mirastan çıkarabilir miyim?

Kardeşler 2007 yılından bu yana saklı paylı mirasçı olmadığından, onlara vasiyetnameyle hiç pay bırakmayabilirsiniz; bunun için ayrıca ıskat sebebi göstermenize gerek yoktur.

Iskat edilen kişi mirasbırakan hayattayken itiraz edebilir mi?

Iskat, ölüme bağlı bir tasarruf olduğundan sonuçlarını mirasbırakanın ölümüyle doğurur; mirasbırakan sağken bu tasarruf her zaman değiştirilebilir veya geri alınabilir, dolayısıyla henüz dava konusu edilecek kesin bir hukuki durum oluşmaz.

Bir avukata ne zaman danışmalıyım?

Hem ıskat içeren bir vasiyetname hazırlatmadan önce (sebebin doğru ve yeterli şekilde belgelenmesi için) hem de mirasçılıktan çıkarıldığınızı öğrendiğiniz andan itibaren -süreler kısa olduğundan- vakit kaybetmeden bir avukata danışmanız faydalı olacaktır.

Genel Değerlendirme

Iskat, uygulamada sanıldığından daha dar bir kapsama sahiptir: kanunun saydığı iki sebep dışında hiçbir gerekçe -ne kadar haklı hissettirse de- tek başına yeterli değildir ve ispat yükü ıskat edilene değil, ıskattan yararlanana aittir. Bu nedenle hem ıskat yapmayı düşünen mirasbırakanların hem de mirasçılıktan çıkarıldığını öğrenen kişilerin, harekete geçmeden önce somut olayı kanun metni ve güncel Yargıtay içtihadıyla birlikte değerlendirmesi önemlidir. Süre sınırlarının kısalığı ve altsoyun davaya dahil edilmesi gibi usul kuralları, bu tür davalarda esastan önce gözden kaçırılan noktalar olabilmektedir. Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır; somut olayınızın değerlendirilmesi için bir avukatla görüşmenizi öneririz.

İlgili Yazılar

Mirasçılıktan çıkarma, vasiyetnamenin iptali veya tenkis davası süreciyle ilgili sorularınız için randevu talebinde bulunabilirsiniz: 0312 911 67 90

  • Whatsapp
bottom of page