top of page

Mirasçılıktan Çıkarma (Iskat): Şartları, Sonuçları ve İtiraz

27 Tem
8 dakikada okunur

Güncelleme tarihi: 7 gün önce

Kısa Cevap: Mirasçılıktan çıkarma (ıskat), mirasbırakanın saklı paylı bir mirasçısını vasiyetname veya miras sözleşmesiyle mirastan yoksun bırakmasıdır. Geçerli olması için mirasçının mirasbırakana ya da yakınlarına karşı ağır bir suç işlemesi veya mirasbırakana ya da ailesi üyelerine karşı aile hukukundan doğan yükümlülüklerini önemli ölçüde yerine getirmemesi ve bu sebebin tasarrufta gösterilmesi gerekir (TMK m.510, m.512). Çıkarılan mirasçı itiraz ederse sebebin varlığını, çıkarmadan yararlanan taraf ispat eder. Sebep ispatlanamazsa veya tasarrufta yazılmamışsa çıkarma tümden düşmez; tasarruf, çıkarılanın saklı payı dışında yerine getirilir ve mirasçı saklı payını alabilir. Iskat edilenin çocukları ise kendi saklı paylarını isteyebilir (TMK m.511).

Iskatın Tanımı ve Çıkarılabilecek Mirasçılar

Altsoyu, ana ve babası veya eşi bulunan mirasbırakan, mirasının saklı paylar dışında kalan kısmında ölüme bağlı tasarrufta bulunabilir (TMK m.505). Mirasçılıktan çıkarma ise mirasbırakana, saklı paylı mirasçının saklı payını da elinden alma imkânı veren istisnai bir kurumdur. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, mirasçılıktan çıkarmayı, kanunun aradığı anlamda aile bağına layık olmadığını gösteren kimseye uygulanan bir medeni hukuk yaptırımı, bir çeşit özel hukuk cezası olarak tanımlamaktadır (Yargıtay HGK, 25.09.2024, E.2023/53, K.2024/464).

Bu nedenle ıskat yalnızca saklı paylı mirasçılar bakımından anlam taşır. TMK m.506'ya göre saklı paylar şunlardır:

  • Altsoy (çocuklar, torunlar): yasal miras payının yarısı.

  • Ana ve babadan her biri: yasal miras payının dörtte biri.

  • Sağ kalan eş: altsoy veya ana ve baba zümresiyle birlikte mirasçıysa yasal miras payının tamamı, diğer hâllerde dörtte üçü.

Kardeşlerin saklı payı 5650 sayılı Kanun'la 2007 yılında kaldırılmıştır. Bu nedenle mirasbırakan kardeşine vasiyetnameyle hiç pay bırakmayabilir; bunun için ıskat sebebi göstermesi gerekmez. Iskat ayrıca ancak ölüme bağlı bir tasarrufla, yani vasiyetname veya miras sözleşmesiyle yapılabilir (TMK m.510); sözlü bir "seni mirastan çıkarıyorum" beyanı tek başına hukuki sonuç doğurmaz.

Kanunda Sayılan Iskat Sebepleri

TMK m.510'a göre mirasbırakan, saklı paylı mirasçısını yalnızca şu iki durumda mirasçılıktan çıkarabilir:

  1. Ağır suç: Mirasçı, mirasbırakana veya mirasbırakanın yakınlarından birine karşı ağır bir suç işlemişse.

  2. Aile hukukundan doğan yükümlülüklerin ihlali: Mirasçı, mirasbırakana veya mirasbırakanın ailesi üyelerine karşı aile hukukundan doğan yükümlülüklerini önemli ölçüde yerine getirmemişse.

Ağır suç: Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'na göre bu sebebe dayanabilmek için mirasçının suçtan mahkûm olması gerekmez; aile bağlarını koparacak seviyede kusurlu ve suç teşkil edebilecek hukuka aykırı bir eylem, ispat yükü taşıyan tarafça uygun delillerle ortaya konulabilir. Suçun ağırlığı ceza hukuku ölçütleriyle değil, fiilin aile bağlarına etkisi bakımından medeni hukuk esaslarına göre değerlendirilir (Yargıtay HGK, E.2023/53, K.2024/464). Uygulamada, mirasbırakanı darp ederek yaraladıkları ceza dosyasıyla ispatlanan çocukların mirasçılıktan çıkarılmasını geçerli bulan ilk derece mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunu esastan reddeden bölge adliye mahkemesi kararı onanmıştır (Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, 29.09.2025, E.2025/307, K.2025/3877).

Aile hukukundan doğan yükümlülükler: Bu sebep, özellikle ana, baba ve çocuğun birbirlerine yardım etme, saygı ve anlayış gösterme ve aile onurunu gözetme yükümlülüğüyle (TMK m.322) bağlantılıdır. Hukuk Genel Kurulu, "önemli ölçüde" ihlalin ağır suç sebebiyle orantılı yorumlanması gerektiğini; bazı yükümlülüklerin ihlal edilmiş olmasının tek başına yetmeyeceğini ve mirasçının eyleminin hem nesnel olarak aile bağlarını koparacak nitelikte olmasını hem de bu bağları fiilen koparmış olmasını aramaktadır. Aynı kararda, vekâletin kötüye kullanıldığı iddiasının borçlar hukukuna ilişkin bir sorumluluk olduğu ve tek başına çıkarma sebebi sayılamayacağı belirtilmiş; bir tartışma sırasında söylenen sözler de somut olayda saklı paydan yoksun bırakmayı haklı kılacak ağırlıkta görülmemiştir (Yargıtay HGK, E.2023/53, K.2024/464).

Bu ölçüye göre bir defalık bir tartışma, kısa süreli bir küslük ya da yalnızca "aramadı, sormadı" biçimindeki genel bir sitem çoğu zaman yeterli görülmez. Sonuç her dosyada olayın ağırlığına, aile bağlarına etkisine ve ispatına göre değişir.

Iskat Sebebinin Tasarrufta Gösterilmesi ve İspat Yükü

Mirasçılıktan çıkarma, mirasbırakan çıkarma sebebini tasarrufunda belirtmişse geçerlidir (TMK m.512/1). Yargıtay, çıkarma sebebinin ölüme bağlı tasarrufta açıkça ve somut olarak gösterilmesi gerektiğini vurgulamaktadır (Yargıtay 14. Hukuk Dairesi, 02.06.2015, E.2015/1687, K.2015/6049). Yargıtay 3. Hukuk Dairesi de sebebin belirli bir eyleme, işleme ve davranışa dayanması gerektiğini; "mirastan ıskat ettim", "bana ilgi göstermedi" gibi gerekçesiz sözlerin yeterli sayılmaması gerektiğini ve olayların delillerinin de tasarrufta yer almasının ispatı kolaylaştıracağını belirtmiştir (Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, 06.04.2017, E.2015/19402, K.2017/4866).

Mirasçılıktan çıkarılan kişi itiraz ederse, belirtilen sebebin varlığını ispat yükü çıkarmadan yararlanan mirasçıya veya vasiyet alacaklısına düşer (TMK m.512/2). Bu nedenle çıkarılan mirasçının sebebin yokluğunu ispatlaması gerekmez; sebebi kanıtlama yükü karşı taraftadır.

Sebep ispatlanamazsa: Sebebin varlığı ispat edilemez veya çıkarma sebebi tasarrufta hiç belirtilmemişse tasarruf, mirasçının saklı payı dışında yerine getirilir (TMK m.512/3). Yani çıkarma tümden ortadan kalkmaz; çıkarılan mirasçı mirasın tamamını değil, kural olarak saklı payını alır. Örneğin bir vakfı mirasçı atayıp saklı paylı mirasçılarını mirasçılıktan çıkaran mirasbırakanın gösterdiği sebebi çıkarmadan yararlanan davalılar ispatlayamamıştır. Yargıtay, vasiyetnamelerin davacıların saklı payları dışında yerine getirilmesine karar verilmesi gerektiğini belirterek hükmü bozmuş (Yargıtay 14. Hukuk Dairesi, 10.12.2019, E.2019/3317, K.2019/8525); bozmaya uyularak saklı paylara karşılık tenkis bedeline hükmeden karar da onanmıştır (Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, 08.05.2025, E.2025/1202, K.2025/2494).

Açık yanılma: Mirasbırakan çıkarma tasarrufunu, çıkarma sebebi hakkında düştüğü açık bir yanılma yüzünden yapmışsa çıkarma geçersiz olur (TMK m.512/3). Hukuk Genel Kurulu'na göre çıkarılan kişi bu yanılgıyı ispat edebilirse yalnızca saklı payını değil, miras payını alabilir (Yargıtay HGK, E.2023/53, K.2024/464).

Iskatın Sonuçları ve Altsoyun Hakları

Mirasçılıktan çıkarılan kimse mirastan pay alamaz ve tenkis davası da açamaz (TMK m.511/1). Hukuk Genel Kurulu'nun açıklamasına göre bu durumda saklı paylar hesaplanırken kural olarak çıkarılan mirasçı da dikkate alınır; ona isabet eden saklı pay oranı ise, altsoyun aşağıda açıklanan hakları saklı kalmak üzere, mirasbırakanın tasarruf edebileceği kısma eklenir (Yargıtay HGK, E.2023/53, K.2024/464).

Iskatın etkisi çıkarılan kişiyle sınırlıdır. Mirasbırakan başka türlü tasarrufta bulunmamışsa çıkarılanın miras payı, o kişi mirasbırakandan önce ölmüş gibi varsa onun altsoyuna, yoksa mirasbırakanın yasal mirasçılarına kalır. Çıkarılanın altsoyu da, o kişi mirasbırakandan önce ölmüş gibi kendi saklı payını isteyebilir (TMK m.511/2-3). Bu nedenle bir babanın oğlunu ıskat etmesi, torunların saklı payını ortadan kaldırmaz.

Borç Ödemeden Aciz Nedeniyle Mirasçılıktan Çıkarma

TMK m.513 ayrı ve daha sınırlı bir çıkarma türü düzenler. Mirasbırakan, hakkında borç ödemeden aciz belgesi bulunan altsoyunu saklı payının yarısı için mirasçılıktan çıkarabilir; ancak bu yarıyı çıkarılanın doğmuş ve doğacak çocuklarına özgülemesi şarttır. Amaç, payın alacaklılara gitmesini önleyip aile içinde tutulmasıdır. Miras açıldığında aciz belgesinin hükmü kalmamışsa veya belgenin kapsadığı borç tutarı çıkarılanın miras payının yarısını aşmıyorsa, çıkarılanın istemi üzerine çıkarma iptal olunur.

Iskat ile Mirastan Yoksunluk Arasındaki Fark

Iskat, mirasbırakanın iradesine ve geçerli bir ölüme bağlı tasarrufa dayanır. Mirastan yoksunluk ise kanunda sayılan hâllerde mirasbırakanın bir tasarrufu olmaksızın ortaya çıkar. Mirasbırakanı kasten ve hukuka aykırı olarak öldüren veya öldürmeye teşebbüs eden; onu kasten ve hukuka aykırı olarak sürekli şekilde ölüme bağlı tasarruf yapamayacak duruma getiren; aldatma, zorlama veya korkutmayla tasarruf yapmasını ya da tasarruftan dönmesini sağlayan veya engelleyen; mirasbırakanın artık yeniden yapamayacağı bir durumda ve zamanda ölüme bağlı bir tasarrufu kasten ve hukuka aykırı olarak ortadan kaldıran ya da bozan kişi mirasçı olamaz ve ölüme bağlı tasarrufla herhangi bir hak da edinemez (TMK m.578). Yoksunluk, mirasbırakanın affıyla ortadan kalkar ve yalnız yoksun olanı etkiler; yoksun olanın altsoyu, mirasbırakandan önce ölen kimsenin altsoyu gibi mirasçı olur (TMK m.578, m.579).

Mirasçılıktan Çıkarmaya İtiraz Davası

Taraflar: Çıkarmaya itiraz davasını çıkarılan mirasçı açar; dava mirasbırakanın yasal mirasçılarına ve çıkarılanın varsa altsoyuna karşı yöneltilir (Yargıtay 14. Hukuk Dairesi, 22.11.2018, E.2016/3076, K.2018/8074). Çıkarmadan yararlanan atanmış mirasçı veya vasiyet alacaklısı varsa, ispat yükü onlara düştüğünden (TMK m.512/2) onların da davada yer alması gerekebilir. Çıkarılanın altsoyu davada yer almadan verilen hüküm taraf teşkili eksikliği nedeniyle bozulabilir; Yargıtay, çıkarılan eş ve çocukların açtığı davada onların altsoyunun davaya katılması sağlanmadan karar verildiği için ilk derece mahkemesi kararını bozmuştur (Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, 24.11.2025, E.2025/955, K.2025/4944).

Tenkis talebi: Mahkeme çıkarma sebebinin ispatlanamadığı sonucuna varırsa davayı tümden reddetmemeli; çıkarılanın saklı payını belirleyip tenkis yönünden inceleme yapması gerekir (Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, 06.04.2017, E.2015/19402, K.2017/4866). Hukuk Genel Kurulu, TMK m.512/3'ün taleple bağlılık ilkesinin (HMK m.26) bir istisnası olduğunu, bu nedenle dava dilekçesinde açıkça tenkis istenmemiş olsa bile mahkemenin saklı payı tespit ve tenkis yönünde inceleme yapmakla görevli olduğunu kabul etmiştir (Yargıtay HGK, E.2023/53, K.2024/464). Bununla birlikte dilekçede çıkarmanın iptalinin yanında, kabul edilmemesi hâlinde saklı payın tenkisinin de terditli olarak istenmesi uygulamada yerleşik ve güvenli bir yoldur.

Süre: Ölüme bağlı tasarrufun iptali davası, davacının tasarrufu, iptal sebebini ve hak sahibi olduğunu öğrendiği tarihten itibaren bir yıl ve her hâlde vasiyetnamelerde açılma tarihinden itibaren iyiniyetli davalılara karşı on, iyiniyetli olmayanlara karşı yirmi yıl içinde açılmalıdır (TMK m.559). Tenkis davasında ise süre, saklı payın zedelendiğinin öğrenildiği tarihten itibaren bir yıl ve her hâlde vasiyetnamelerde açılma tarihinden itibaren on yıldır (TMK m.571). Bu süreler hak düşürücüdür. Uygulamada vasiyetnamenin mirasçıya tebliğ edildiği tarih öğrenme tarihi olarak esas alınabilmektedir; vasiyetnamenin tebliğinden itibaren bir yıl geçtikten sonra açılan çıkarmanın iptali ve tenkis davasını süre yönünden reddeden ilk derece mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunu esastan reddeden bölge adliye mahkemesi kararı onanmıştır (Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, 19.11.2025, E.2025/1380, K.2025/4851). Bu nedenle en güvenli yol, davayı vasiyetnameyi ve çıkarmayı ilk öğrenme tarihinden itibaren bir yıl içinde açmaktır; bu tarih açılma oturumuna katılma, tebliğ veya başka bir dosyadan öğrenme olabilir ve hangisi önceyse o esas alınmalıdır. Hükümsüzlük ve tenkis, kendisine karşı açılan bir davada def'i yoluyla her zaman ileri sürülebilir (TMK m.559/2, m.571/3). Vasiyetnamenin şekil, ehliyet veya irade sakatlığı nedeniyle tümden iptali de isteniyorsa Vasiyetnamenin İptali Davası yazımıza bakabilirsiniz.

Görevli ve Yetkili Mahkeme

Mirasçılıktan çıkarmaya itiraz ve tenkis davalarında görevli mahkeme asliye hukuk mahkemesidir. Ölüme bağlı tasarrufların iptali ve tenkisine ilişkin davalarda mirasbırakanın son yerleşim yeri mahkemesi kesin yetkilidir (HMK m.11/1-a; TMK m.576). Kesin yetki tarafların anlaşmasıyla değiştirilemez ve mahkemece kendiliğinden gözetilir.

Ankara'da dava açılacak yer: Mirasbırakanın son yerleşim yeri Ankara Adliyesi'nin yargı çevresindeyse dava, Ankara Adliyesi'nin Dışkapı'daki ek hizmet binasında görev yapan asliye hukuk mahkemelerinde görülür. Etimesgut ve Sincan gibi Ankara Batı Adliyesi'nin yargı çevresindeki ilçeler bakımından yetki kurallarına göre Ankara Batı Adliyesi'ndeki mahkemeler yetkili olabilir. Ankara'daki miras davalarına ilişkin çalışmalarımız için Ankara Miras Avukatı sayfamıza bakabilirsiniz.

Sık Sorulan Sorular

Iskat nedir?

Iskat (mirasçılıktan çıkarma), mirasbırakanın kanunda sayılan bir sebebe dayanarak saklı paylı mirasçısını vasiyetname veya miras sözleşmesiyle mirastan, saklı payı da dâhil olmak üzere yoksun bırakmasıdır (TMK m.510, m.511).

Hangi mirasçılar mirasçılıktan çıkarılabilir?

Yalnızca saklı paylı mirasçılar: altsoy, ana ve baba ile sağ kalan eş (TMK m.506). Kardeşlerin 2007'den bu yana saklı payı bulunmadığından, onlara vasiyetnameyle pay bırakmamak için ıskat sebebi göstermek gerekmez.

Sözlü olarak mirastan çıkarmak geçerli mi?

Kural olarak hayır. Günlük hayatta söylenen "seni mirastan çıkarıyorum" sözü tek başına hukuki sonuç doğurmaz; ıskat vasiyetname veya miras sözleşmesiyle yapılır ve çıkarma sebebinin bu tasarrufta gösterilmesi gerekir (TMK m.510, m.512/1). Kanunun yalnızca olağanüstü durumlar için öngördüğü sözlü vasiyet ise ayrı şekil şartlarına bağlıdır (TMK m.539).

Iskat sebebi vasiyetnamede yazılı değilse ne olur?

Tasarruf, çıkarılan mirasçının saklı payı dışında yerine getirilir; mirasçı saklı payını isteyebilir (TMK m.512/3). Sebep yazılı olduğu hâlde çıkarmadan yararlanan taraf bunu ispatlayamazsa da sonuç aynıdır.

Annesinin cenazesine gelmedi, beni aramıyor diye çocuğumu ıskat edebilir miyim?

Bu tür genel sitemler tek başına çoğu zaman yeterli görülmez. Hukuk Genel Kurulu'nun yukarıda anılan kararına göre aile hukukundan doğan yükümlülüklerin ihlali, ağır bir suçla orantılı bir ağırlık taşımalı ve aile bağlarını fiilen koparmış olmalıdır. Sebep, somut olaylar ve tarihlerle yazılmalı ve ispatlanabilir olmalıdır.

Iskat edilenin çocukları da mirastan çıkmış olur mu?

Hayır. Iskat edilenin altsoyu, o kişi mirasbırakandan önce ölmüş gibi kendi saklı payını isteyebilir; mirasbırakan başka türlü tasarrufta bulunmamışsa çıkarılanın payı onun altsoyuna kalır (TMK m.511/2-3).

Iskata itiraz davası ne kadar sürede açılmalı?

Tasarrufun ve çıkarmanın öğrenildiği tarihten itibaren bir yıl içinde açılması güvenli olandır (TMK m.559, m.571). Uygulamada vasiyetnamenin tebliğ tarihi öğrenme tarihi olarak esas alınabilmekte ve bu süre geçtikten sonra açılan davalar süre yönünden reddedilebilmektedir.

Dava dilekçesinde tenkis istemezsem saklı payımı kaybeder miyim?

Hukuk Genel Kurulu'nun anılan kararına göre çıkarma sebebi ispatlanamazsa mahkeme, açık bir tenkis talebi olmasa da saklı payı tespit ve tenkis yönünde inceleme yapmakla görevlidir. Yine de tenkis talebinin dilekçede terditli olarak açıkça yazılması önerilir.

Mirasbırakan ıskattan sonradan dönebilir mi?

Evet. Iskat vasiyetnameyle yapılmışsa mirasbırakan, kanuni şekillerden birine uygun yeni bir vasiyetname yaparak veya vasiyetnameyi yok ederek ondan tamamen ya da kısmen her zaman dönebilir (TMK m.542, m.543). Iskat mirasbırakanın ölümüyle sonuç doğurduğundan, mirasbırakan sağken açılmış bir itiraz davası söz konusu olmaz.

İlgili Yazılar

Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır. Çıkarma sebebinin yeterliliği ve sürelerin hesabı somut dosyaya göre değişir; tasarrufun ve delillerin bir avukatla birlikte değerlendirilmesi hak kaybı riskini azaltır.

Av. Murat Akman — Ankara Miras Avukatı. Detaylı bilgi ve randevu için: www.muratakman.com

Son güncelleme: 10 Ekim 2026

Son Yazılar

Hepsini Gör
  • Whatsapp
bottom of page