top of page

Muris Muvazaası (Mirastan Mal Kaçırma) Davası: Şartları, İspatı, Zamanaşımı ve Tenkis Farkı

4 Eyl
8 dakikada okunur

Güncelleme tarihi: 6 saat önce

Kısa cevap: Muris muvazaası, mirasbırakanın gerçekte bağışlamak istediği tapulu taşınmazını, mirasçılarından mal kaçırmak amacıyla tapuda satış veya ölünceye kadar bakma sözleşmesi gibi göstererek devretmesidir. Görünürdeki satış muvazaalı olduğu için, gizli bağış ise resmî şekilde yapılmadığı için geçersizdir. Miras hakkı zedelenen her mirasçı, saklı payı olsun olmasın, mirasbırakanın ölümünden sonra kendi miras payı oranında tapu iptali ve tescil davası açabilir. Dava zamanaşımı veya hak düşürücü süreye bağlı değildir; ancak mal kaçırma kastını ispat yükü davacı mirasçıdadır.

Muris Muvazaasının Tanımı ve Dayanağı

Muris muvazaası kanunda ayrı bir madde olarak düzenlenmemiştir; dayanağı Yargıtay'ın 01.04.1974 tarihli ve 1/2 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı ile TBK m.19'daki genel muvazaa kuralıdır. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'na göre muris muvazaasında mirasbırakan ile karşı taraf malın temliki konusunda gerçekten anlaşmıştır; ancak aralarındaki bağış sözleşmesini genellikle satış veya ölünceye kadar bakma sözleşmesi ile gizlerler (Yargıtay HGK, E.2022/1101, K.2022/1941). Amaç, mirasçıları miras hakkından yoksun bırakmaktır.

İşlem

Nitelik

Geçersizlik nedeni

Görünürdeki işlem (tapuda satış veya ölünceye kadar bakma)

Tarafların gerçek iradesini yansıtmaz

Muvazaa (TBK m.19)

Gizli işlem (bağışlama)

Gerçek iradeye uygundur, ancak resmî şekilde yapılmamıştır

Şekil eksikliği (TMK m.706, TBK m.237, Tapu Kanunu m.26)

Bu nedenle devralan adına oluşan tapu kaydı yolsuz tescildir ve aynî hakkı zedelenen kişi tapu sicilinin düzeltilmesini dava edebilir (TMK m.1025).

Muris Muvazaası Davasının Şartları

  1. Mirasbırakan adına kayıtlı taşınmazın devri: Taşınmaz veya pay, devir anında mirasbırakan adına tapuda kayıtlı olmalıdır. Payın hiçbir zaman mirasbırakan adına kayıtlı olmadığı, mirasbırakanın gönderdiği parayla mirasçının kendi adına satın aldığı iddia edilen bir dosyada 1974 tarihli İBK'nın uygulama yeri olmadığı gerekçesiyle verilen ret kararı onanmıştır (Yargıtay 1. HD, E.2024/556, K.2025/1301).

  2. İvazlı gösterilen devir: Devir tapuda satış veya ölünceye kadar bakma sözleşmesi olarak yapılmış olmalıdır. Tapuda açıkça bağış yapılmışsa muvazaa yoktur.

  3. Görünürdeki işlemin gerçek iradeyi yansıtmaması: Asıl amaç bağışlamadır; satış bedeli ödenmemiş veya bakım amacı gerçek değildir.

  4. Mirasçılardan mal kaçırma kastı: Davanın belirleyici unsurudur. Kast ispatlanamazsa diğer unsurlar bulunsa bile dava reddedilir.

Mal Kaçırma Kastı Nasıl Belirlenir?

Yargıtay uygulamasına göre gizlenen gerçek irade bir iç sorun olduğundan, delillerin eksiksiz toplanması ve birlikte değerlendirilmesi gerekir. Bunun için ülke ve yörenin gelenek ve görenekleri, olayların olağan akışı, mirasbırakanın sözleşmeyi yapmakta haklı ve makul bir nedeninin bulunup bulunmadığı, davalının alım gücü, satış bedeli ile sözleşme tarihindeki gerçek değer arasındaki fark ve taraflar arasındaki beşerî ilişki gibi olgulardan yararlanılır (Yargıtay HGK, E.2022/1101, K.2022/1941).

Ölçüt

Muvazaa lehine gösterge

Muvazaa aleyhine gösterge

Satış ihtiyacı

Mirasbırakanın borcu veya geçim sıkıntısı yok

Belgelenmiş borç, tedavi gideri, para ihtiyacı

Alım gücü

Devralanın bedeli ödeyecek geliri yok

Gelir ve ödeme belgelenmiş

Bedel

Tapu bedeli ile gerçek değer arasında fahiş fark

Bedel gerçek değere yakın

Bedelin ödenmesi

Ödeme kanıtlanamıyor

Banka kaydı veya dekont var

Beşerî ilişkiler

Kız–erkek ayrımı, husumet

Mirasçılar arasında ayrım yok

Göstergelerin hiçbiri tek başına belirleyici değildir. Tapudaki bedel ile gerçek değer arasındaki fahiş farkın muvazaayı tek başına ispata yetmeyeceği gerekçesiyle verilen ret kararı Yargıtay'ca onanmıştır (Yargıtay 1. HD, E.2024/24, K.2025/314).

Sağlığında Paylaştırma Yapılmışsa

Yargıtay'a göre mirasbırakan sağlığında hak dengesini gözeten, kabul edilebilir ölçüde ve tüm mirasçıları kapsayan bir paylaştırma yapmışsa mal kaçırma kastından söz edilemez ve 1974 tarihli İBK uygulanmaz (Yargıtay 1. HD, E.2025/1011, K.2025/1391). Paylaştırmanın kabulü için her mirasçıya eşit pay verilmesi de gerekmez (Yargıtay 1. HD, E.2023/5993, K.2025/3092). Bu nedenle davadan önce mirasbırakanın diğer mirasçılara ne bıraktığı da araştırılmalıdır.

Uygulamadan İki Örnek

Kabul edilen davada mirasbırakan, taşınmazdaki paylarını yalnızca oğullarına ve gelinine gerçek değerin çok altında bedellerle satmış, iki kızına devir yapmamıştı; davalıların alım gücü yoktu. Davalı tanıklarının bedelin elden ve haftalık taksitlerle ödendiği yönündeki beyanları, ödeme yasal delillerle kanıtlanamadığı ve gerçek bir satışta bu ödeme biçimi hayatın olağan akışına uygun görülmediği için kabul edilmedi. Kurul ayrıca aynı resmî senetteki iradenin bölünemeyeceğini belirterek davanın kabulüne ilişkin direnme kararını yerinde bulmuştur (Yargıtay HGK, E.2022/1101, K.2022/1941).

Diğer davada mirasbırakan evinin yarı payını eşine satış göstererek devretmiş, kalan yarı payı kendi üzerinde bırakmıştı; ilk derece mahkemesi ve bölge adliye mahkemesi davayı kabul etmişti. Yargıtay; mirasbırakanın tamamını devredebilecekken yarısını üzerinde tutmasını, kalan paydan davacıya miras geçecek olmasını ve davacının, annesi olan davalının muhtemel mirasçısı olmasını birlikte değerlendirerek mal kaçırma kastının ispatlanamadığını ve davanın reddi gerektiğini belirterek kararı bozdu. Kararda, “davalının savunmasını ispat edemediği” gerekçesiyle sonuca gidilmesinin ispat yükünü ters çevirmek olduğu da vurgulandı (Yargıtay 1. HD, E.2025/5797, K.2026/4124).

İspat Yükü ve Deliller

İspat yükü davacı mirasçıdadır (TMK m.6, HMK m.190); davalının bedeli ödediğini kanıtlayamaması tek başına davanın kabulüne yetmez. Mirasçılar mirasbırakan ile davalı arasındaki sözleşmenin dışında, üçüncü kişi konumundadır; bu nedenle iddialarını tanık dâhil her türlü delille kanıtlayabilirler (Yargıtay HGK, E.2022/1101, K.2022/1941; HMK m.203/1-d).

  • Tapu kayıtları ve resmî senet (akit tablosu), taşınmazın bütün tedavülleriyle

  • Keşif ve bilirkişi incelemesiyle devir tarihindeki gerçek değer

  • Mirasbırakan ile devralanın devir tarihi civarındaki banka hareketleri

  • Aile ilişkileri, mirasbırakanın mali durumu ve ayrım yapılıp yapılmadığına ilişkin tanık beyanları

  • Veraset ilamı ile mirasbırakanın geride bıraktığı diğer malvarlığı

Ölünceye Kadar Bakma Sözleşmesiyle Yapılan Devirler

Ölünceye kadar bakma sözleşmesi ivazlıdır; devrin karşılığı bakım edimidir (TBK m.611). Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, bu sözleşmeyle yapılan temlikin muvazaalı olup olmadığının belirlenmesinde sözleşme tarihinde mirasbırakanın yaşının, fiziki ve genel sağlık durumunun, aile koşulları ve ilişkilerinin, elindeki malvarlığının miktarının, devredilen malın tüm malvarlığına oranının ve bunun makul karşılanabilecek sınırda kalıp kalmadığının gözetilmesi gerektiğini belirtmiştir (Yargıtay 1. HD, E.2011/14318, K.2012/4184; aktaran: Yargıtay 1. HD, E.2024/4731, K.2024/7150). Bakıma gerçekten ihtiyacı olan mirasbırakanın makul bir taşınmazını bakım karşılığı devretmesi ile bakım ihtiyacı yokken malvarlığının tamamını bu sözleşmeyle tek bir mirasçıya aktarması aynı sonucu doğurmaz.

Davayı Kim Açabilir, Kime Karşı Açılır?

Saklı payı olsun olmasın, miras hakkı zedelenen her mirasçı dava açabilir (1974 tarihli İBK). Her mirasçı tek başına ve kendi miras payı oranında dava açabilir; diğer mirasçıların katılımı veya terekeye temsilci atanması gerekmez. Mirasbırakan hayattayken dava açılamaz; miras hakkı ölümle doğar.

Dava, iptali istenen tapu kaydının maliki aleyhine açılır. Taşınmaz dava tarihinden önce başkasına geçmişse eski malik aleyhine açılan iptal ve tescil davası sıfat yokluğundan reddedilir; Hukuk Genel Kurulu, dava tarihinden önce kamulaştırılarak Hazine adına tescil edilen taşınmazlar bakımından bu sonuca varmıştır (Yargıtay HGK, E.2017/1270, K.2021/846). Devir dava sırasında yapılmışsa HMK m.125'teki seçimlik haklar kullanılır. Bu nedenle davadan önce güncel tapu kaydı alınmalıdır.

Taşınmaz Üçüncü Kişiye Devredildiyse

Tapu siciline iyi niyetle güvenerek taşınmazı edinen üçüncü kişinin kazanımı korunur (TMK m.1023). Bu durumda mirasçının talebi, taşınmazı devreden davalıya karşı miras payı oranında tazminata dönüşebilir; iyi niyetli üçüncü kişiye yapılan devir yönünden tescil talebinin reddi ve devreden davalının tazminat sorumluluğu gerekçesiyle verilen karar Yargıtay'ca onanmıştır (Yargıtay 1. HD, E.2025/5919, K.2026/3897). Bu risk nedeniyle dava açılırken ihtiyati tedbir istenmesi ve tazminat talebinin terditli olarak eklenmesi önem taşır.

Devri Vekil Yaptıysa: Vekâlet Görevinin Kötüye Kullanılması

Devri mirasbırakan değil, onun verdiği vekâletnameyle bir vekil yapmışsa uyuşmazlık çoğu zaman vekâlet görevinin kötüye kullanılması olarak değerlendirilir. Bu ayrımın önemli bir usul sonucu vardır. Kayıt maliki mirasçı olmayan üçüncü bir kişiyse, vekâlet görevinin kötüye kullanılmasına dayalı tapu iptali ve tescil davasını terekeyi temsil eden tüm mirasçıların birlikte açması, mirasçılardan biri terekeye iade şeklinde dava açmışsa diğerlerinin muvafakatinin sağlanması, aksi hâlde terekeye temsilci atanması gerekir (TMK m.640); miras payı oranında açılan iptal ve tescil davası dinlenmez (Yargıtay 1. HD, E.2024/1066, K.2025/5590; E.2022/6355, K.2023/7197). Bu kural bir mirasçının diğer bir mirasçı aleyhine açtığı davalarda uygulanmaz (Yargıtay 1. HD, E.2021/1373, K.2022/872). Ayrıca mirasçı, payı oranında tazminat talebini tek başına ileri sürebilir (Yargıtay 1. HD, E.2022/6355, K.2023/7197).

Zamanaşımı Var mı?

Hayır. Hukuk Genel Kurulu'na göre muris muvazaasına ilişkin davalar herhangi bir zamanaşımı veya hak düşürücü süreye bağlı olmaksızın her zaman açılabilir ve geçersiz olan görünürdeki işlem aradan zaman geçmekle geçerli hâle gelmez. Aynı kararda, mülkiyet hakkına dayalı bir davanın uzun süre sonra açılmasının dava hakkının kötüye kullanılması sayılamayacağı ve tenkis davasından feragat eden mirasçının muris muvazaasına dayalı dava açmasına yasal engel bulunmadığı da belirtilmiştir (Yargıtay HGK, E.2017/1270, K.2021/846). Yalnızca sürenin geçmesi kötüye kullanma sayılmasa da mirasçılar arasında önceden yapılmış bir paylaşım anlaşması TMK m.2 bakımından ayrıca değerlendirilebilir.

Kadastro tespitinden önceki bir devre dayanılıyorsa ayrıca dikkat gerekir: kesinleşen kadastro tutanaklarına, kesinleşme tarihinden itibaren on yıl geçtikten sonra kadastrodan önceki hukuki sebeplere dayanılarak itiraz edilemez ve dava açılamaz (3402 sayılı Kadastro Kanunu m.12/3).

Mal Kaçırma Davası Ne Kadar Sürer?

Kanunda bu dava için öngörülmüş bir yargılama süresi yoktur. Süre; tapu kayıtlarının ve tedavüllerin getirtilmesine, keşif ve bilirkişi incelemesine, tanıkların dinlenmesine, birden fazla taşınmaz veya davalı bulunup bulunmamasına ve istinaf ile temyiz aşamalarına göre değişir. Kanun yolu aşamalarıyla birlikte birkaç yılı bulabilir. Delillerin baştan eksiksiz gösterilmesi ve ihtiyati tedbir istenmesi, sürecin uzamasından doğan riskleri azaltır.

Görevli ve Yetkili Mahkeme, Dava Değeri ve Harç

  • Görevli mahkeme: Asliye hukuk mahkemesidir (HMK m.2).

  • Yetkili mahkeme: Taşınmazın bulunduğu yer mahkemesi kesin yetkilidir (HMK m.12). Ankara'da asliye hukuk mahkemeleri Dışkapı'daki ek hizmet binasında görev yapar. Taşınmaz Etimesgut veya Sincan gibi Ankara Batı Adliyesi'nin yargı çevresindeki bir ilçedeyse dava Ankara Batı Adliyesi'ndeki asliye hukuk mahkemesinde açılır.

  • Arabuluculuk: Tapu iptali ve tescil davası, 6325 sayılı Kanun'da dava şartı olarak arabuluculuğa tabi tutulan uyuşmazlıklar arasında yer almaz.

  • Dava değeri ve harç: Dava değeri, devredilen payların dava tarihindeki değerinin davacının miras payına isabet eden kısmıdır; kabul hâlinde nispi harç bu değer üzerinden hesaplanır; keşifle belirlenen değere göre harcın tamamlanması gerekir (Yargıtay 1. HD, E.2019/4649, K.2021/317).

Muris Muvazaası ile Tenkis ve Denkleştirme Farkı

Kriter

Muris muvazaası

Tenkis

İşlem

Tapuda satış veya bakım gösterilmiş, gerçekte bağış

Karşılıksız sağlararası kazandırmalar ve ölüme bağlı tasarruflar

Kim açabilir?

Miras hakkı zedelenen tüm mirasçılar

Yalnızca saklı paylı mirasçılar

Süre

Yok (kadastro öncesi devirlerde 3402 m.12/3 saklı)

Saklı payın zedelendiğini öğrenmeden itibaren 1 yıl, her hâlde 10 yıl; def'i yoluyla her zaman (TMK m.571)

Sonuç

Pay oranında tapu iptali ve tescil

Saklı payı aşan kısmın indirilmesi

Muvazaa ispatlanamazsa tenkis kendiliğinden devreye girmez: devrin gerçek ve ivazlı olduğu sonucuna varılırsa karşılıksız kazandırma bulunmadığından tenkis talebi de dinlenmez (Yargıtay 1. HD, E.2024/24, K.2025/314). İşlem tapuda açıkça bağış olarak yapılmışsa muris muvazaası değil, saklı paylı mirasçılar için TMK m.571'deki süreler içinde tenkis yolu gündeme gelir. Bu nedenle muvazaa talebinin yanında tenkis talebinin terditli ve süresinde ileri sürülmesi uygun olur.

Denkleştirme ise işlemi geçerli sayar; yasal mirasçıların mirasbırakandan miras paylarına mahsuben elde ettikleri sağlararası kazandırmaların paylaşımda hesaba katılmasını sağlar (TMK m.669). Mirasbırakanın bedelini ödeyip taşınmazı doğrudan bir mirasçı adına tescil ettirdiği hâllerde de muris muvazaası yerine denkleştirme veya tenkis değerlendirilir.

Taşınmaz dışındaki şirket payı, banka parası veya araç gibi malvarlığı değerlerinin devrinde, 1974 tarihli İBK tapulu taşınmazlara ilişkin olduğundan bu karara dayalı tapu iptali davası söz konusu olmaz; somut olaya göre tenkis, denkleştirme veya başka hukuki sebepler gündeme gelebilir.

Sık Sorulan Sorular

Muris muvazaası davası hangi mahkemede açılır?

Taşınmazın bulunduğu yerdeki asliye hukuk mahkemesinde açılır; yetki kesindir (HMK m.12).

Muris muvazaası davasında zamanaşımı var mı?

Hayır. Hukuk Genel Kurulu'na göre bu davalar zamanaşımı veya hak düşürücü süreye bağlı olmaksızın her zaman açılabilir (E.2017/1270, K.2021/846). Kadastro tespitinden önceki devirlerde 3402 sayılı Kanun m.12/3 ayrıca değerlendirilmelidir.

Saklı payım yoksa dava açabilir miyim?

Evet. Muris muvazaası davasını saklı payı olmayan mirasçılar da açabilir; tenkis davasından en önemli farkı budur.

Davayı tüm mirasçıların birlikte açması gerekir mi?

Hayır. Her mirasçı tek başına ve kendi miras payı oranında dava açabilir. Ancak devir vekil eliyle yapılmışsa, vekâlet görevinin kötüye kullanılmasına dayanılıyorsa ve taşınmaz mirasçı olmayan üçüncü kişi adına kayıtlıysa, tapu iptali ve tescil için tüm mirasçıların birlikte hareket etmesi veya terekeye temsilci atanması gerekir; payı oranında tazminat ise tek başına istenebilir.

Tapuda bağış görünüyorsa muris muvazaası davası açılabilir mi?

Hayır. Açık bağışta muvazaa yoktur; saklı paylı mirasçılar TMK m.571'deki süreler içinde tenkis davası açabilir. Vasiyetname yoluyla yapılan tasarruflar için vasiyetnamenin iptali davası yazımıza bakabilirsiniz.

Satış bedelinin ödendiği iddia edilirse ne olur?

Bedelin gerçekten ödendiği ve mirasbırakanın satış için makul bir nedeni bulunduğu anlaşılırsa muvazaa kabul edilmez. Ancak yasal delillerle kanıtlanamayan elden ve taksitli ödeme iddialarına Hukuk Genel Kurulu itibar etmemiştir (E.2022/1101, K.2022/1941). İspat yükü yine davacıdadır; ödemenin kanıtlanamaması diğer göstergelerle birlikte değerlendirilir.

Taşınmaz üçüncü kişiye satıldıysa ne olur?

İyi niyetli üçüncü kişinin kazanımı korunur (TMK m.1023); bu durumda devreden davalıdan miras payı oranında tazminat istenebilir. Bu nedenle dava açılırken ihtiyati tedbir istenmesi önemlidir.

Mal kaçırma davası ne kadar sürer?

Kanunda belirlenmiş bir süre yoktur; keşif, bilirkişi, tanık ve kanun yolu aşamalarına göre değişir ve birkaç yılı bulabilir.

İlgili Yazılar

Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır. Mal kaçırma kastının ispatı her dosyanın kendi olgularına bağlı olduğundan, dava açmadan önce tapu kayıtlarının ve delillerin bir avukatla birlikte değerlendirilmesi önerilir.

Av. Murat Akman — Ankara Miras Avukatı. Detaylı bilgi ve randevu için: www.muratakman.com

Son güncelleme: 16 Ekim 2026

Son Yazılar

Hepsini Gör
  • Whatsapp
bottom of page