Yabancı Uyruklu Eşle Boşanma: Yetkili Mahkeme ve Uygulanacak Hukuk
Güncelleme tarihi: 12 Eyl
Kısa Cevap: Eşlerden biri yabancı uyruklu olsa da Türk mahkemeleri boşanma davasına bakabilir; Türk hâkiminin milletlerarası yetkisi 5718 sayılı MÖHUK m.40-41 ile TMK/HMK'daki iç hukuk yetki kurallarına göre belirlenir. Ancak davaya hangi ülkenin hukuku uygulanacağı ayrı bir sorudur: MÖHUK m.14 uyarınca önce eşlerin ortak vatandaşlığının hukuku, o yoksa ortak mutad meskenin hukuku, o da yoksa Türk hukuku uygulanır.
Bu Yazı, 'Yurt Dışı Boşanma Kararının Tanınması' Yazımızdan Nasıl Farklı?
Bu iki konu sık karıştırılır ama tamamen farklı hukuki sorulardır. Yurt Dışı Boşanma Kararının Tanınması ve Tenfizi yazımız, yurt dışında zaten sonuçlanmış bir boşanma kararının Türkiye'de geçerli sayılması için izlenecek yolu anlatır. Bu yazı ise Türkiye'de yeni bir boşanma davası açılacağı, ancak eşlerden birinin (veya her ikisinin) yabancı uyruklu olduğu durumları — yani davanın en başından hangi mahkemede ve hangi ülke hukukuna göre görüleceğini — ele alır.
Türk Mahkemeleri Bu Davaya Bakabilir mi? Milletlerarası Yetki
MÖHUK m.40 uyarınca Türk mahkemelerinin milletlerarası yetkisini, iç hukukun yer itibariyle yetki kuralları belirler. Boşanma davalarında iç hukuktaki yetki kuralı, eşlerden birinin yerleşim yeri veya davadan önce son altı ay içinde birlikte oturdukları yer mahkemesidir. Bu kritere göre Türkiye'de yetkili bir mahkeme bulunuyorsa, eşlerden birinin yabancı uyruklu olması Türk mahkemesinin davaya bakmasına engel değildir.
Ayrıca MÖHUK m.41 uyarınca, Türk vatandaşlarının kişi hâllerine ilişkin davaları (boşanma da bu kapsamdadır), yabancı ülke mahkemelerinde açılmadığı veya açılamadığı takdirde Türkiye'de yer itibariyle yetkili mahkemede; böyle bir mahkeme bulunmuyorsa ilgilinin Türkiye'de oturduğu yer mahkemesinde; orada da oturmuyorsa Türkiye'deki son yerleşim yeri mahkemesinde; o da yoksa Ankara, İstanbul veya İzmir mahkemelerinden birinde görülür. Bu hüküm, en az bir eşin Türk vatandaşı olduğu durumlarda ek bir güvence sağlar.
Yurt Dışında Yaşıyorum, Türkiye'de Nerede Dava Açabilirim?
Yurt dışında yaşayan Türk vatandaşlarının en sık sorduğu soru budur ve cevabı MÖHUK m.41'in son basamağındadır. Kural basamaklı işler. Önce genel yetki kuralı denenir: eşlerden birinin Türkiye'de yerleşim yeri varsa veya taraflar davadan önce son defa altı aydan beri Türkiye'de birlikte oturmuşlarsa, o yer mahkemesi yetkilidir. Böyle bir mahkeme yoksa ilgilinin Türkiye'de fiilen oturduğu yer, Türkiye'de oturmuyorsa Türkiye'deki son yerleşim yeri mahkemesi yetkilidir.
Bu basamakların hiçbiri sonuç vermiyorsa, yani tarafların Türkiye'de ne yerleşim yeri ne de son yerleşim yeri tespit edilebiliyorsa, dava Ankara, İstanbul veya İzmir mahkemelerinden birinde açılabilir. Bu üçü arasındaki seçim davacıya aittir; kanun bir öncelik sırası öngörmez. Uygulamada Ankara, Adalet Bakanlığı ve Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Genel Müdürlüğü ile yazışmaların merkezi olması ve yurt dışı tebligat süreçlerinin buradan yürümesi nedeniyle tercih edilmektedir.
Bu yolun ön şartı: yurt dışında dava açılmamış olmalı
MÖHUK m.41 bu yetkiyi koşulsuz tanımaz. Hüküm, Türk vatandaşlarının kişi hâllerine ilişkin davalarının yabancı ülke mahkemesinde açılmadığı veya açılamadığı hâlde Türkiye'de görülebileceğini belirtir. Bu nedenle eş, yaşadığı ülkede zaten bir boşanma davası açmışsa Türkiye'de sonradan açılacak dava milletlerarası derdestlik itirazıyla karşılaşabilir. Böyle bir durumda izlenecek yol, yurt dışındaki davanın sonuçlanmasını beklemek ve kararı Türkiye'de tanıtmaktır.
Anlaşmalı boşanma da bu yolla mümkün mü?
Evet. Eşler anlaşmalı boşanma konusunda uzlaşmışsa, yetki basamakları sağlandığı ölçüde Ankara'da anlaşmalı boşanma davası açılabilir. Her iki taraf da vekâletname ile temsil edilebilir; ancak anlaşmalı boşanmada hâkimin tarafları bizzat dinlemesi zorunlu olduğundan duruşmaya katılım gerekir. Yurt dışında yaşayan eşlerin duruşma gününü buna göre planlaması, sürecin tek celsede tamamlanmasını sağlar.
Uygulanacak hukuk sorusu burada ayrıca değerlendirilir: her iki eş de Türk vatandaşıysa müşterek millî hukuk Türk hukuku olduğundan, yurt dışında yaşıyor olmaları sonucu değiştirmez ve boşanmaya Türk hukuku uygulanır. Eşlerden biri yabancıysa ve ortak mutad meskenleri yurt dışındaysa, davaya Türk mahkemesi bakmakla birlikte esasa o ülkenin hukuku uygulanabilir.
Usul Kuralları Her Zaman Türk Hukukuna Tabidir (Lex Fori)
Uygulanacak esas hukuk (boşanma sebepleri, sonuçları) yukarıdaki basamaklı kurala göre yabancı bir hukuk olsa bile, davanın nasıl yürütüleceğine ilişkin usul kuralları her zaman davanın görüldüğü mahkemenin hukukuna tabidir ("Lex Fori" ilkesi). Yani dava Türk mahkemesinde görülüyorsa, dilekçe, tebligat, delil sunumu, duruşma ve temyiz gibi usul işlemleri tarafların uyruğuna bakılmaksızın HMK hükümlerine göre yürütülür.
Yurt Dışında Aynı Konuda Dava Açılmışsa Ne Olur? Milletlerarası Derdestlik
Eşlerden biri, Türkiye'de dava açılmadan önce yabancı bir ülkede aynı konuda (boşanma) bir dava açmışsa, Türk mahkemesinde sonradan açılacak dava milletlerarası derdestlik itirazı ile karşılaşabilir ve bu durumda dava usulden reddedilebilir. Bu ihtimalde izlenecek yol, yurt dışındaki davanın sonuçlanmasını beklemek ve alınacak kararı Türkiye'de tanıma/tenfiz davasıyla geçerli kılmaktır. Bu nedenle dava açmadan önce, eşin yurt dışında halihazırda bir boşanma davası açıp açmadığının araştırılması büyük önem taşır.
Hangi Ülkenin Hukuku Uygulanır? Basamaklı Bağlama Kuralı (MÖHUK m.14)
Yetkili mahkemenin Türk mahkemesi olması, davaya otomatik olarak Türk hukukunun uygulanacağı anlamına gelmez. MÖHUK m.14/1 üç basamaklı bir kural öngörür:
1. Basamak — Müşterek millî hukuk: Eşlerin ortak bir vatandaşlığı varsa (örneğin ikisi de Alman vatandaşıysa), boşanma sebepleri ve sonuçlarına o ülkenin hukuku uygulanır.
2. Basamak — Müşterek mutad mesken hukuku: Eşler ayrı vatandaşlıktaysa (örneğin biri Türk biri Alman), ortak olarak yaşadıkları/mutaden ikamet ettikleri ülkenin hukuku uygulanır.
3. Basamak — Türk hukuku: Ortak vatandaşlık ve ortak mutad mesken de yoksa, Türk hukuku uygulanır.
Uygulamada, Türkiye'de yaşayan ve burada dava açan çiftlerin büyük kısmında sonuç Türk hukukunun uygulanması olur; ancak bunun sebebi taraflardan birinin Türk vatandaşı olması değildir. Eşlerden biri Türk, diğeri yabancıysa ortak vatandaşlık bulunmadığından birinci basamak atlanır ve ikinci basamak devreye girer: eşlerin müşterek mutad meskeni Türkiye ise Türk hukuku bu basamaktan uygulanır. Üçüncü basamak ise ancak ortak vatandaşlık da ortak mutad mesken de bulunmadığında işler. Sonuç aynı görünse de dayanağın doğru kurulması, özellikle eşlerin yurt dışında yaşadığı dosyalarda farklı bir hukukun uygulanmasına yol açabilir.
Örnek Senaryolarla Basamaklı Kural
İki İngiliz vatandaşı Ankara'da yaşıyor, boşanmak istiyor: Müşterek millî hukuk İngiliz hukukudur; Türk mahkemesi (yetkiliyse) davaya bakar ama boşanma sebeplerini İngiliz hukukuna göre değerlendirir.
Türk eş ile Fransız eş, ikisi de İstanbul'da oturuyor: Ortak vatandaşlık yok; ortak mutad mesken Türkiye olduğundan Türk hukuku uygulanır.
Türk eş Almanya'da, Alman eş de Almanya'da yaşıyor ama dava Türkiye'de açılıyor: Ortak vatandaşlık yok; ortak mutad mesken Almanya olduğundan (davaya Türk mahkemesi bakabilse dahi) esasa Alman hukuku uygulanabilir — hâkim bu durumda yabancı hukuku resen araştırmakla yükümlüdür.
Nafaka, Velayet ve Geçici Tedbirlerde Uygulanacak Hukuk
MÖHUK m.14/2 uyarınca boşanmış eşler arasındaki nafaka talepleri de aynı basamaklı kurala (fıkra 1) tabidir; bu kural ayrılık ve evlenmenin butlanı hâllerinde de geçerlidir. m.14/3 uyarınca boşanmada velayet ve velayete ilişkin sorunlar da aynı basamaklı kurala tabidir. Buna karşılık m.14/4 açıkça bir istisna getirir: geçici tedbir taleplerine, uygulanacak esas hukuk ne olursa olsun, doğrudan Türk hukuku uygulanır. Bu sayede yabancı hukukun tespiti süre alsa bile, dava süresince nafaka veya çocukla ilişki gibi acil konularda Türk hukukuna göre hızlı tedbir kararı alınabilir.
Eşinizin çocuğu velayet hakkınızı ihlal ederek yurt dışına götürmesi veya izinsiz alıkoyması ayrı ve acil bir hukuki konudur; bkz. Uluslararası Çocuk Kaçırma ve 1980 Lahey Sözleşmesi.
Yabancı Eş Nafaka veya Tazminat Alabilir mi?
Evet. Türk hukukunda maddi/manevi tazminat ve yoksulluk nafakası, boşanmanın mali sonuçlarındandır ve MÖHUK m.14 uyarınca esasa uygulanan hukuka tabidir. Ancak yetkili yabancı hukuk tazminat veya nafakaya hiç imkân tanımıyorsa dahi, bu sonucun Türk hukukunun temel adalet anlayışıyla açıkça bağdaşmayacağı kabul edildiğinden, MÖHUK m.5'teki kamu düzeni istisnası devreye girerek Türk hukukuna göre tazminat/nafakaya hükmedilebilir. Uyruğu ne olursa olsun, boşanmada daha az kusurlu taraf bu haklardan mahrum bırakılmaz.
Ayrıca velayetin yabancı uyruklu eşe verildiği durumlarda, bu eşin çocuğuyla birlikte kendi ülkesine yerleşmesi tek başına hukuka aykırı değildir; velayet hakkının doğal bir sonucudur. Ancak bu durum diğer ebeveynin çocukla kişisel ilişki kurma hakkını fiilen engelliyorsa, velayetin değiştirilmesi gündeme gelebilir. Uluslararası boyutlu çocuk kaçırma iddialarında 1980 tarihli Lahey Sözleşmesi ayrı ve özel bir usul öngörür; bu, kendi başına ayrı bir uzmanlık konusudur.
Mal Rejimi Ayrı Bir Kurala Tabidir (MÖHUK m.15)
Bu, yabancılık unsurlu boşanmalarda en sık yapılan hatadır: mal rejiminin de MÖHUK m.14'e tabi olduğu sanılır. Oysa evlilik malları MÖHUK m.15'te ayrıca düzenlenmiştir ve bağlama noktası farklıdır. En kritik fark zamandır: m.14 boşanma anındaki duruma bakarken, m.15 evlenme anındaki duruma bakar.
Kural şudur: eşler evlenme anındaki mutad mesken veya millî hukuklarından birini açıkça seçmişlerse o hukuk uygulanır. Böyle bir seçim yoksa sırasıyla eşlerin evlenme anındaki müşterek millî hukuku, bulunmaması hâlinde evlenme anındaki müşterek mutad mesken hukuku, o da yoksa Türk hukuku uygulanır.
Bunun pratik sonucu çarpıcı olabilir. Örneğin iki Alman vatandaşı Almanya'da evlenip sonra Türkiye'ye yerleşmiş ve burada boşanıyorsa: boşanma sebeplerine m.14 uyarınca müşterek millî hukuk olan Alman hukuku uygulanır; mal rejimine de evlenme anındaki müşterek millî hukuk olarak Alman hukuku uygulanır. Buna karşılık Türk eş ile Alman eş Almanya'da evlenip Türkiye'ye taşınmışsa, boşanmaya mutad mesken olarak Türk hukuku uygulanırken, mal rejimine evlenme anındaki müşterek mutad mesken hukuku olan Alman hukuku uygulanabilir. Yani aynı dosyada boşanmaya bir ülkenin, mal rejimine başka bir ülkenin hukuku uygulanabilir.
Taşınmazlar için özel kural
MÖHUK m.15'in ikinci fıkrası önemli bir istisna getirir: malların tasfiyesinde taşınmazlar için bulundukları ülke hukuku uygulanır. Bu nedenle yurt dışındaki bir taşınmaz söz konusuysa, mal rejimine hangi hukuk uygulanırsa uygulansın o taşınmazın tasfiyesi bulunduğu ülke hukukuna göre yapılır. Türk mahkemesinin yabancı ülkedeki taşınmaz üzerinde doğrudan tasarruf hükmü kurması da fiilen mümkün olmadığından, bu tür dosyalarda ilgili ülkede ayrıca işlem yapılması gerekebilir.
Yabancı Hukukun İçeriği Mahkemede Nasıl Tespit Edilir?
MÖHUK m.2 uyarınca hâkim, Türk kanunlar ihtilâfı kurallarını ve bu kurallara göre yetkili olan yabancı hukuku resen uygular; yabancı hukukun içeriğinin tespitinde taraflardan yardım isteyebilir. Yabancı hukukun ilgili hükümleri tüm araştırmalara rağmen tespit edilemezse, Türk hukuku uygulanır. Bu nedenle yabancı hukukun uygulanacağı dosyalarda, ilgili ülke hukukuna dair belge ve uzman görüşü (bazen o ülkeden onaylı hukuki mütalaa) sunmak, davanın sağlıklı ilerlemesi açısından büyük önem taşır.
Kamu Düzenine Aykırılık İstisnası
MÖHUK m.5 uyarınca, yetkili yabancı hukukun somut olaya uygulanan hükmü Türk kamu düzenine açıkça aykırıysa bu hüküm uygulanmaz ve gerekli görülürse Türk hukuku uygulanır. Türk mahkemelerinin yerleşik uygulamasında kamu düzeni istisnası dar yorumlanır; yabancı hukukun sonucunun Türk hukukundan farklı olması, tek başına kamu düzenine aykırılık sayılmaz. İstisna, ancak sonucun Türk hukukunun temel değerleriyle açıkça bağdaşmadığı istisnai durumlarda devreye girer.
Boşanma Yabancı Eşin Oturma İznini Etkiler mi?
Yabancı eşin en kaygılandığı konu budur ve cevabı 6458 sayılı Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanunu'ndadır. Türk vatandaşıyla evli olan yabancıya verilen belge aile ikamet iznidir ve bu izin evliliğe bağlıdır; boşanma kesinleştiğinde dayanağı ortadan kalkar.
Kanun bu noktada bir güvence öngörür: en az üç yıl aile ikamet izniyle Türkiye'de kalmış olan yabancı, boşanma hâlinde kısa dönem ikamet izni talep edebilir. Üç yıllık sürenin dolmamış olması hâlinde ise bu imkândan yararlanılamaz.
Bu kuralın önemli bir istisnası vardır: evlilik birliği içinde şiddete maruz kaldığı mahkeme kararıyla sabit olan yabancı eş bakımından üç yıllık süre şartı aranmaz. Dolayısıyla 6284 sayılı Kanun kapsamında alınmış tedbir kararları ve şiddete ilişkin mahkeme kararları, boşanma dosyasının yanında ikamet izni bakımından da belirleyici olabilir. Bu nedenle şiddet iddiası bulunan dosyalarda koruma kararı sürecinin ihmal edilmemesi, yabancı eşin Türkiye'de kalma hakkı açısından da önem taşır.
Yabancı Uyruklu Eşe Tebligat Nasıl Yapılır?
Yabancı uyruklu eşin Türkiye'de yerleşim yeri varsa, öncelikle Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Genel Müdürlüğü'nden bu kişinin Yabancılar Kütüğü'ne kayıtlı olup olmadığı ve kayıtlıysa güncel adresi sorulur; bu kütük, 5490 sayılı Nüfus Hizmetleri Kanunu m.3 ve m.8 kapsamında yabancılara verilen kimlik numarası ve adres bilgilerinin tutulduğu resmî kayıttır. Adres tespit edilemez veya eş yurt dışında ise, tebligat evrakının o ülkenin diline tercüme ettirilerek Dışişleri Bakanlığı aracılığıyla diplomatik yoldan gönderilmesi gerekir. Tüm bu yollar sonuçsuz kalırsa, son çare olarak ilanen tebligat yoluna başvurulabilir. Tebligatın usulüne uygun yapılması zorunludur; aksi hâlde alınacak boşanma kararı, davalının savunma hakkının kısıtlanması nedeniyle usule aykırı sayılabilir.
Vekâletname ve Yabancı Belgeler Nasıl Düzenlenir?
Yurt dışında bulunan taraf, Türkiye'ye gelmeden dava açabilir veya davada temsil edilebilir; bunun için düzenlenecek vekâletnamenin biçimi önem taşır. Vekâletname, bulunulan ülkedeki Türk konsolosluğunda düzenlenebilir; bu yol tercüme ve onay gerektirmediği için en pratik olanıdır. Alternatif olarak yabancı bir noterde düzenlenen vekâletnameye apostil şerhi alınması ve ardından Türkiye'de yeminli tercüman tarafından tercüme edilip noterde onaylatılması gerekir.
Aynı kural dosyaya sunulacak yabancı resmî belgeler için de geçerlidir: yabancı ülkede düzenlenmiş evlenme belgesi, nüfus kaydı, mahkeme kararı veya gelir belgeleri apostilli olmalı ve yeminli tercüme ile birlikte sunulmalıdır. Apostil, 1961 tarihli Lahey Sözleşmesi'ne taraf ülkeler arasında geçerlidir; taraf olmayan ülkelerde belgeler konsolosluk onayı yoluyla tasdik edilir. Vekâletnamede boşanma davasına ilişkin özel yetkinin açıkça yer alması, sonradan yetki eksikliği tartışması çıkmasını önler.
Yabancı Uyruklu Eşle Boşanmada Sık Yapılan Yanlışlar
❌ "Eşim yabancı uyruklu olduğu için Türk mahkemesi davama bakamaz." — Doğrusu: Yetkiye ilişkin iç hukuk kriterleri (yerleşim yeri, son 6 ay birlikte oturulan yer) sağlanıyorsa Türk mahkemesi davaya bakabilir.
❌ "Dava Türkiye'de görüldüğü için otomatik olarak Türk hukuku uygulanır." — Doğrusu: Yetkili mahkeme ile uygulanacak hukuk ayrı sorulardır; MÖHUK m.14'teki basamaklı kural devreye girer.
❌ "Yabancı hukukun içeriğini ispatlamak tamamen bana ait bir yük, hâkimi ilgilendirmez." — Doğrusu: Hâkimin de yabancı hukuku resen araştırma görevi vardır; taraf yalnızca bu araştırmaya yardımcı olur.
❌ "Yabancı hukuk Türk hukukundan farklı sonuç veriyorsa uygulanmaz." — Doğrusu: Kamu düzeni istisnası dar yorumlanır; salt farklılık tek başına yeterli değildir.
Sık Sorulan Sorular
Eşim yabancı uyruklu, Türkiye'de boşanma davası açabilir miyim?
Evet, eşlerden birinin Türkiye'de yerleşim yeri olması veya son altı ay içinde birlikte Türkiye'de oturulmuş olması gibi iç hukuk yetki kriterlerinden biri sağlanıyorsa Türk mahkemesinde dava açılabilir.
İkimiz de yabancı uyrukluyuz ama Türkiye'de yaşıyoruz; hangi hukuk uygulanır?
Ortak vatandaşlığınız varsa o ülkenin hukuku, yoksa ortak mutad meskeniniz Türkiye olduğu için Türk hukuku uygulanır.
Yabancı hukuka göre boşanma sebepleri Türk hukukundan farklıysa ne olur?
Kural olarak farklılık tek başına sorun değildir; hâkim yetkili yabancı hukuku uygular. Ancak sonuç Türk kamu düzenine açıkça aykırıysa istisnai olarak Türk hukuku devreye girebilir.
Nafaka ve velayet konusunda da yabancı hukuk mu uygulanır?
Evet, MÖHUK m.14/2 ve m.14/3 uyarınca nafaka ve velayet de aynı basamaklı kurala tabidir; ancak geçici tedbirlerde m.14/4 gereği her durumda Türk hukuku uygulanır.
Boşanma davam Türkiye'de sonuçlanırsa yurt dışında geçerli olur mu?
Bu, kararın tanınacağı ülkenin kendi hukukuna bağlıdır; bazı ülkeler yabancı mahkeme kararlarını doğrudan tanırken bazılarında ayrı bir tanıma/tenfiz süreci gerekebilir.
Evlilik yoluyla Türk vatandaşlığı kazanan yabancı eş, boşanınca vatandaşlığını kaybeder mi?
Hayır, evlilik yoluyla kazanılan Türk vatandaşlığı boşanmayla kendiliğinden düşmez. Ancak evlilik üzerinden 3 yıl geçmeden gerçekleşen boşanmalarda vatandaşlık kazanılmış olmaz; ayrıca vatandaşlığın sırf bu amaçla yapılan muvazaalı bir evlilik yoluyla elde edildiği tespit edilirse iptali gündeme gelebilir.
Mal paylaşımına da aynı hukuk mu uygulanır?
Hayır, mal rejimi ayrı bir kurala tabidir. Boşanma sebeplerine MÖHUK m.14, evlilik mallarına ise MÖHUK m.15 uygulanır. En önemli fark zamandır: m.14 boşanma anına, m.15 evlenme anına bakar. Eşler evlenme anındaki mutad mesken veya millî hukuklarından birini seçmişse o hukuk; seçim yoksa evlenme anındaki müşterek millî hukuk, sonra evlenme anındaki müşterek mutad mesken hukuku, o da yoksa Türk hukuku uygulanır. Taşınmazların tasfiyesinde ise bulundukları ülke hukuku geçerlidir.
Boşanınca oturma iznim iptal olur mu?
Aile ikamet izni evliliğe bağlı olduğundan boşanmayla dayanağı ortadan kalkar. Ancak en az üç yıl aile ikamet izniyle Türkiye'de kalmış olan yabancı, boşanma hâlinde kısa dönem ikamet izni talep edebilir. Evlilik birliği içinde şiddete maruz kaldığı mahkeme kararıyla sabit olan eş bakımından bu üç yıllık süre şartı aranmaz.
Türkiye'ye gelmeden boşanma davası açabilir miyim?
Evet, vekâletname ile temsil edilerek dava açılabilir ve yürütülebilir. Vekâletnamenin bulunduğunuz ülkedeki Türk konsolosluğunda düzenlenmesi en pratik yoldur; yabancı noterde düzenlenmesi hâlinde apostil şerhi alınması, ardından Türkiye'de yeminli tercüme ve noter onayı gerekir. Vekâletnamede boşanma davasına ilişkin özel yetkinin açıkça yer almasına dikkat edilmelidir.
Almanya'da yaşıyorum, Türkiye'de boşanma davası açabilir miyim?
Evet. Türkiye'de yerleşim yeriniz veya son yerleşim yeriniz varsa o yer mahkemesi yetkilidir; hiçbiri yoksa MÖHUK m.41 uyarınca Ankara, İstanbul veya İzmir mahkemelerinden birinde dava açabilirsiniz. Ön şart, aynı konuda yaşadığınız ülkede daha önce dava açılmamış olmasıdır. Her iki eş de Türk vatandaşıysa boşanmaya Türk hukuku uygulanır. Duruşmalarda vekâletname ile temsil edilebilirsiniz; anlaşmalı boşanmada ise hâkimin tarafları bizzat dinlemesi gerekir.
İlgili Yazılarımız
Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır; yabancılık unsuru taşıyan davalarda somut olayınıza özgü hukuki tavsiye için mutlaka bir aile hukuku avukatına danışınız.
Av. Murat Akman — Ankara Boşanma ve Aile Hukuku Avukatı. Detaylı bilgi ve randevu için: www.muratakman.com
Son güncelleme: Eylül 2026
Yabancı unsurlu boşanma davalarında yetki ve uygulanacak hukuk belirlendikten sonra süreç Türk boşanma usulüne göre ilerler; bu sürecin bütünü için Ankara boşanma avukatı sayfamıza göz atabilirsiniz.

