top of page

Suç İşleme ve Haysiyetsiz Hayat Sürme Nedeniyle Boşanma (TMK 163)

  • 5 gün önce
  • 5 dakikada okunur

Suç İşleme ve Haysiyetsiz Hayat Sürme Nedeniyle Boşanma (TMK 163)

Kısa Cevap

TMK m.163 uyarınca, eşlerden biri küçük düşürücü bir suç işler veya haysiyetsiz bir hayat sürerse ve bu yüzden onunla birlikte yaşaması diğer eşten artık beklenemezse, mağdur eş her zaman (hak düşürücü süre olmaksızın) boşanma davası açabilir. Ancak bu, TMK 162'nin aksine nispi bir özel boşanma sebebidir; davranışın varlığı tek başına yetmez, hâkim ayrıca bu davranış yüzünden ortak hayatın somut olarak çekilmez hâle gelip gelmediğini de değerlendirir. Bu nedenle davada, TMK 163'e ek olarak TMK 166/1'e (evlilik birliğinin sarsılması) terditli olarak dayanmak, davanın tümden reddedilme riskine karşı en güvenli stratejidir.

TMK m.163 Ne Diyor?

Madde 163- Eşlerden biri küçük düşürücü bir suç işler veya haysiyetsiz bir hayat sürer ve bu sebeplerden ötürü onunla birlikte yaşaması diğer eşten beklenemezse, bu eş her zaman boşanma davası açabilir.

Madde, iki ayrı özel boşanma sebebini bir arada düzenler: küçük düşürücü bir suç işlemek ve haysiyetsiz bir hayat sürmek. Her iki hâlde de kanunun aradığı ek şart aynıdır: bu davranış yüzünden birlikte yaşamanın diğer eşten artık beklenemez olması.

Nispi Özel Boşanma Sebebi: TMK 162'den Farkı

TMK 162 (hayata kast, pek kötü davranış, onur kırıcı davranış) mutlak bir boşanma sebebidir; davranış ispatlandığında hâkim başka bir şey aramaz. TMK 163 ise nispi bir boşanma sebebidir: suçun işlendiği veya haysiyetsiz hayatın sürdürüldüğü ispatlansa bile, hâkim ayrıca bu durumun somut olayda davacı eş için ortak hayatı gerçekten çekilmez kılıp kılmadığını araştırır. Aynı davranış bir evlilikte boşanma sebebi sayılırken, başka bir evlilikte (örneğin taraflar bu yaşam tarzını uzun süre birlikte benimsemişse) yeterli görülmeyebilir.

Haysiyetsiz Hayat Sürme Nedir?

Haysiyetsiz hayat sürme, toplumun yerleşik ahlak, namus ve şeref anlayışıyla ağır biçimde çatışan bir yaşam tarzının benimsenmesidir. Kanun bunu tanımlamamıştır; kapsam Yargıtay içtihadı ve doktrinle belirlenir. Uygulamada haysiyetsiz hayat örneği kabul edilen bazı davranışlar:

  • Para karşılığı cinsel ilişkiye girmeyi sürekli hâle getirmek veya bu amaçla yer işletmek

  • Aile bütçesini ve düzenini sürekli tehlikeye atan kronik kumar alışkanlığı

  • Tedavi arayışı olmaksızın sürdürülen ağır alkol veya uyuşturucu bağımlılığı

Belirleyici unsur sürekliliktir: kanun metnindeki "hayat sürme" ifadesi tesadüfi değildir. Tek seferlik veya kısa süreli bir sapma, kural olarak yeterli görülmez; davranışın bir yaşam biçimine dönüşmüş olması aranır. Ayrıca davranışın evlilik sırasında gerçekleşmiş veya evlilik boyunca sürdürülmüş olması gerekir; eşin evlilik öncesinden bilinen ve evlilikle birlikte sona ermiş bir geçmişi, tek başına bu maddeye dayanak olmaz.

Küçük Düşürücü Suç Nedir?

Küçük düşürücü suç, toplum nezdinde ağır utanç uyandıran ve diğer eşin itibarını zedeleyen suçlardır; suçun mutlaka eşe karşı işlenmiş olması şart değildir. Önemli bir usul noktası: TMK 163'e dayanan boşanma davası için ceza yargılamasının kesinleşmiş bir mahkûmiyetle sonuçlanmış olması zorunlu değildir. Aile mahkemesi hâkimi ceza dosyasını bekletici mesele yapabilir, ancak fiilin gerçekleşip gerçekleşmediği konusunda kendi bağımsız değerlendirmesini yapar. Ceza davasının düşmesi, zamanaşımına uğraması veya şikâyetten vazgeçilmesi, tek başına boşanma davasının önünü kapatmaz.

Hak Düşürücü Süre Yok: "Her Zaman" Ne Anlama Gelir?

TMK 162 ve 164'ün aksine, m.163 için kanunda açık bir hak düşürücü süre (6 ay/5 yıl gibi) öngörülmemiştir; madde mağdur eşe "her zaman" dava açma hakkı tanır. Ancak bu, sınırsız bir dava hakkı anlamına gelmez: davranış bilindiği hâlde evlilik yıllarca sorunsuzca sürdürülmüşse, TMK m.2'deki dürüstlük kuralı gereği mahkeme bu durumun zımnen hoş görüldüğünü veya affedildiğini, dolayısıyla artık "çekilmezlik" unsurunun oluşmadığını kabul edebilir. Bu nedenle, davranış öğrenildikten sonra makul bir süre içinde hukuki sürecin başlatılması, davanın başarı ihtimalini doğrudan etkiler.

Terditli Dava Stratejisi: TMK 163 + TMK 166/1 Birlikte Nasıl İleri Sürülür?

TMK 163'ün nispi niteliği, davanın bu sebep yönünden reddedilme riski taşıdığı anlamına gelir: hâkim, davranışı ispatlanmış bulsa dahi "çekilmezlik" unsurunu somut olayda yeterli görmeyebilir. Bu riski bertaraf etmenin usul hukukundaki aracı terditli (kademeli) davadır. HMK m.111 bu imkânı şöyle düzenler:

MADDE 111- (1) Davacı, aynı davalıya karşı birden fazla talebini, aralarında aslilik-ferîlik ilişkisi kurmak suretiyle, aynı dava dilekçesinde ileri sürebilir. Bunun için, talepler arasında hukuki veya ekonomik bir bağlantının bulunması şarttır. (2) Mahkeme, davacının asli talebinin esastan reddine karar vermedikçe, fer'î talebini inceleyemez ve hükme bağlayamaz.

Uygulamaya aktarıldığında: davacı eş, dava dilekçesinde asıl (asli) talep olarak TMK 163'e, fer'î (terditli) talep olarak da TMK 166/1'e (evlilik birliğinin sarsılması) dayanarak boşanma talep edebilir. Hâkim önce asıl talebi (TMK 163) inceler; bu sebep yönünden "çekilmezlik" unsuru tam olarak oluşmadığına kanaat getirirse, davayı tümden reddetmek yerine, aynı olguları genel boşanma sebebi çerçevesinde değerlendirip evlilik birliğinin temelinden sarsıldığı sonucuna varabilir ve boşanmaya karar verebilir.

Bu stratejinin pratik önemi büyüktür. Terditli talep hiç ileri sürülmez ve dava yalnızca TMK 163'e dayandırılıp reddedilirse, davacı yeniden dava açmak zorunda kalır. TMK m.166'nın 14.11.2024 tarihli 7532 sayılı Kanun ile değişen son fıkrası uyarınca:

Boşanma sebeplerinden herhangi biriyle açılmış bulunan davanın reddine karar verilmesi ve bu kararın kesinleştiği tarihten başlayarak bir yıl geçmesi hâlinde, her ne sebeple olursa olsun ortak hayat yeniden kurulamamışsa evlilik birliği temelden sarsılmış sayılır ve eşlerden birinin istemi üzerine boşanmaya karar verilir.

Yani ret kararı kesinleştikten sonra, taraflar fiilen ayrı yaşamaya devam etmek kaydıyla, ancak bir yıl beklenerek yeniden dava açılabilir (bu süre, 14.11.2024 öncesinde üç yıldı; 7532 sayılı Kanun ile bire indirilmiştir). Terditli talep ile bu bekleme süresi tamamen ortadan kaldırılabilir; hâkim aynı yargılama içinde genel sebebe göre karar verebilir.

İspat ve Kusur Sonuçları

TMK 163'e dayalı boşanmada davalı eş, ispatlanan suç veya haysiyetsiz yaşam nedeniyle kusurlu kabul edilir; bu durum maddi ve manevi tazminat ile yoksulluk nafakası taleplerini doğrudan etkiler. Ancak davacı eşin de aynı yaşam tarzını benimsemiş olması veya davranışı uzun süre hoşgörüyle karşılamış olması, mahkemenin "çekilmezlik" değerlendirmesini olumsuz etkileyebilir; bu nedenle davadan önce kendi konumunun da değerlendirilmesi önemlidir.

Yanlış Bilinenler

  • "Her zaman dava açabilirim, süre sınırı yok." Kısmen doğru; kanunda hak düşürücü süre yoktur, ama dürüstlük kuralı ve zımni af, uzun süre sessiz kalınması hâlinde dava hakkını fiilen sınırlayabilir.

  • "Suç işlediği kesinleşmeden dava açamam." Yanlıştır; ceza yargılamasının kesinleşmesi şart değildir, aile mahkemesi kendi değerlendirmesini yapabilir.

  • "Haysiyetsiz hayat sürdüğünü bir kez kanıtlarsam dava kesin kabul edilir." Yanlıştır; TMK 163 nispi bir sebeptir, hâkim ayrıca çekilmezliği somut olayda değerlendirir. Bu yüzden terditli olarak TMK 166/1'e de dayanmak önemlidir.

  • "Dava reddedilirse bir daha boşanamam." Yanlıştır; ret kararının kesinleşmesinden 1 yıl sonra (7532 sayılı Kanun, 14.11.2024), ortak hayat yeniden kurulmadıysa TMK 166 son fıkra uyarınca yeniden dava açılabilir.

Sıkça Sorulan Sorular

TMK 163 hangi durumlarda uygulanır?

Eşlerden biri küçük düşürücü bir suç işlediğinde veya haysiyetsiz bir hayat sürdüğünde ve bu yüzden diğer eşten onunla birlikte yaşamaya devam etmesi beklenemez hâle geldiğinde uygulanır.

TMK 163 ile TMK 162 arasındaki fark nedir?

TMK 162 mutlak bir boşanma sebebidir; davranışın ispatı yeterlidir. TMK 163 ise nispidir; davranış ispatlansa bile hâkim ayrıca ortak hayatın çekilmez hâle gelip gelmediğini değerlendirir.

TMK 163'te hak düşürücü süre var mı?

Kanunda açık bir süre yoktur, mağdur eş "her zaman" dava açabilir. Ancak dürüstlük kuralı gereği, davranış bilindiği hâlde uzun süre sessiz kalınması dava hakkını fiilen zayıflatabilir.

Terditli dava nedir, TMK 163'te neden önemlidir?

Terditli dava, HMK m.111 uyarınca davacının asıl talebi reddedilirse fer'î (ikinci) talebinin incelenmesini istemesidir. TMK 163'e dayalı davada, aynı zamanda TMK 166/1'e (evlilik birliğinin sarsılması) terditli olarak dayanmak, davanın tümden reddedilme riskini azaltır.

Dava TMK 163 yönünden reddedilirse ne olur?

Terditli talep varsa hâkim aynı yargılamada TMK 166/1'e göre karar verebilir. Terditli talep yoksa ve dava kesin olarak reddedilirse, ortak hayat yeniden kurulmadığı takdirde ancak kararın kesinleşmesinden 1 yıl sonra (7532 sayılı Kanun, 14.11.2024) yeniden dava açılabilir.

Küçük düşürücü suç sebebiyle dava açmak için mahkumiyet kararı şart mı?

Hayır. Aile mahkemesi ceza dosyasını bekletici mesele yapabilir, ancak kesinleşmiş mahkûmiyet şart olmaksızın kendi değerlendirmesine göre karar verebilir.

İlgili Yazılarımız

Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır, somut olayınıza özgü hukuki tavsiye niteliği taşımaz. Boşanma davanızla ilgili değerlendirme için Av. Murat Akman ile iletişime geçebilirsiniz. Son güncelleme: Temmuz 2026.

  • Whatsapp
bottom of page