Eşim Evi Terk Etti, Ne Yapmalıyım? Terk Nedeniyle Boşanma (TMK 164)
Güncelleme tarihi: 12 Eyl
Kısa Cevap: Eşinizin evi terk etmesi, TMK m.164'teki özel terk sebebiyle hemen boşanma davası açma hakkı vermez; bu özel yola başvurmak için önce terk durumunun en az dört ay sürmesi, ardından hâkim veya noter aracılığıyla eve dönüş için iki aylık ihtar gönderilmesi ve ihtarın sonuçsuz kalması gerekir (toplam en az altı ay). Ancak bu bekleme zorunlu değildir: eşin haklı bir sebep olmaksızın ortak konutu terk edip birlik görevlerini yerine getirmemesini bir kusur olgusu olarak ileri sürerek TMK m.166/1 uyarınca genel sebeple hemen de dava açabilirsiniz; bu yolda salt ayrı yaşama yeterli değildir, terkin haksızlığının ve birlik görevlerinin ihlalinin ispatı gerekir. Eşin ayrılması TMK m.197'deki haklı bir sebebe (kişiliğin, ekonomik güvenliğin veya aile huzurunun ciddi biçimde tehlikeye düşmesi) dayanıyorsa terk sayılmaz.
Terk Nedeniyle Boşanma Nedir? (TMK m.164)
Kısa cevap: TMK m.164'e göre eşlerden biri, evlilik birliğinden doğan yükümlülüklerini yerine getirmemek amacıyla diğerini terk eder veya haklı bir sebep olmadan ortak konuta dönmezse; ayrılık en az altı ay sürmüş, devam ediyor ve istem üzerine yapılan ihtar sonuçsuz kalmışsa, terk edilen eş boşanma davası açabilir. Kanun ayrıca önemli bir nüansa yer verir: diğerini ortak konutu terk etmeye zorlayan veya haklı bir sebep olmaksızın ortak konuta dönmesini engelleyen eş de terk etmiş sayılır.
Terk Nedeniyle Boşanma Davası Açmanın Şartları Nelerdir?
Terk amacı: Eşlerden birinin, evlilik yükümlülüklerini yerine getirmemek amacıyla diğerini terk etmiş veya haklı sebep olmaksızın ortak konuta dönmemiş olması.
Süre: Ayrılığın en az altı ay sürmüş olması ve hâlen devam ediyor olması.
İhtar: Terk eden eşe hâkim veya noter aracılığıyla usulüne uygun ihtar gönderilmiş olması.
Sonuçsuz kalma: İhtarın tebliğinden itibaren iki ay içinde eşin ortak konuta dönmemiş olması. Yol gideri gönderilmişse bu iki aylık süre, paranın terk eden eşçe alındığı ya da almaktan kaçındığı tarihten itibaren işlemeye başlar.
İhtar (Eve Dön Çağrısı) Süreci Nasıl İşler? Zaman Çizelgesi
Kısa cevap: TMK m.164/2 uyarınca ihtar, terkin başlangıcından itibaren dördüncü ay dolmadan istenemez; ihtardan sonra da iki ay geçmeden dava açılamaz — bu nedenle dava açabilmek için gereken toplam süre pratikte en az altı aydır. Hâkim veya noter, ihtarı esasını incelemeden yapar; yani bu aşamada terkin haklı olup olmadığını araştırmaz, yalnızca terk eden eşe iki ay içinde dönmesi gerektiğini ve dönmemesi hâlinde doğacak sonuçları (boşanma davası açılabileceğini) bildirir. İhtar, gerektiğinde ilan yoluyla da yapılabilir.
İhtarda Nelere Dikkat Edilmeli?
Terk eden eşin bilinen ve güncel adresine, vekiline değil bizzat kendisine usulüne uygun şekilde tebliğ edilmesi
Ortak konutun adresini ve dönüş imkânını açıkça belirtmesi
İki ay içinde ortak konuta dönmesi gerektiğini açıkça belirtmesi
Süresinde dönülmemesi hâlinde doğacak hukuki sonuçlar (boşanma davası açılabileceği) hakkında açık uyarı içermesi
Samimi bir eve dönüş çağrısı niteliğinde olması; salt dava hazırlığı görünümündeki ihtarlar tartışmaya açık olabilir
Davet edilen ortak konutun oturmaya elverişli ve bağımsız olması; banyo ve mutfağın üçüncü kişilerle ortak kullanıldığı bir konuta çağrı samimiyetle bağdaşmaz
Terk eden eş başka bir yerde yaşıyorsa dönüş için yol ve konaklama giderinin karşılanması; uygulamada bu tutar PTT aracılığıyla konutta ödemeli gönderilir ve dekontu dosyaya sunulur
Konuta giriş imkânının fiilen sağlanması (anahtarın teslimi veya nasıl temin edileceğinin bildirilmesi)
Davet Edilen Konut Hangi Nitelikleri Taşımalı?
Terk davalarının en sık reddedilme sebebi ihtarın gönderilmemesi değil, davet edilen konutun elverişsiz olmasıdır. Yargıtay uygulamasında konutun yalnızca adres olarak gösterilmesi yeterli görülmez; birlikte yaşamayı fiilen kurmaya elverişli olması aranır. Aranan başlıca nitelikler şunlardır:
Konut hazır ve kullanılabilir durumda olmalı, mümkünse ihtar isteminden önce hazırlanmış bulunmalıdır; kiralık bir konut söz konusuysa kira sözleşmesinin ihtardan belirli bir süre önce düzenlenmiş olması beklenir. Konutta eşlerin asgari yaşam ihtiyaçlarını karşılayacak eşya ve imkânlar (yatak, temel mobilya, ısınma) bulunmalıdır. Anahtarın davet edilen eşe ulaştırılması da dönüş imkânının fiilen sağlandığını gösterir.
Konutun bağımsızlığı iki yönlüdür. Maddi bağımsızlık, eşlerin mutfak, banyo ve tuvalet gibi temel ihtiyaçlarını başka bir haneye bağımlı olmadan karşılayabilmesini ifade eder. Manevi bağımsızlık ise konutta eşlerin anne, baba veya kardeşlerinin sürekli olarak yaşamamasıdır; mahremiyeti zedeleyen bu tür bir ortak yaşam, dönmemenin haklı sebebi sayılabilir. Buna karşılık ailenin bakıma muhtaç bir bireyinin konutta bulunması kural olarak haklı sebep oluşturmaz.
Konutun eşlerce birlikte seçilmiş olması da önemli bir ölçüttür; eşlerin hiç birlikte yaşamadığı, tek taraflı belirlenmiş bir konuta davet, ihtarın samimiyetini tartışmalı hâle getirir.
Davet edilen eş ne yapmalı? İtirazın zamanı
Bu şartların bulunmadığını ileri sürmek isteyen eş bakımından zamanlama belirleyicidir: konutun elverişsiz olduğu, bağımsız olmadığı veya yol giderinin karşılanmadığı yönündeki itirazlar, ihtara verilecek cevapta ortaya konmalıdır. Sessiz kalıp yalnızca dava aşamasında bu savunmayı yapmak, itirazın değerlendirilmesini güçleştirir. Şartların yokluğunu ispatlayan eşin ortak konuta dönmemekte haklı sebebi bulunduğu kabul edilir.
Her Zaman Terk Sayılır mı? Haklı Sebep İstisnası (TMK m.197)
Kısa cevap: Hayır. TMK m.197 uyarınca eşlerden biri, ortak hayat sebebiyle kişiliği, ekonomik güvenliği veya ailenin huzuru ciddi biçimde tehlikeye düştüğü sürece ayrı yaşama hakkına sahiptir. Bu hâllerden biri mevcutsa ayrılık haklı bir sebebe dayanır ve terk sayılmaz; dolayısıyla terk nedeniyle boşanma davasının şartları oluşmaz.
Eşimi Eve Dönmekten Alıkoyan veya Zorlayan Taraf da Terk Etmiş Sayılır mı?
Kısa cevap: Evet. TMK m.164'ün son cümlesi açıkça, diğerini ortak konutu terk etmeye zorlayan veya haklı bir sebep olmaksızın ortak konuta dönmesini engelleyen eşin de terk etmiş sayılacağını düzenler. Bu nedenle fiziksel olarak evde kalan taraf, davranışlarıyla diğerinin dönüşünü engelliyorsa hukuken terk eden taraf olarak değerlendirilebilir.
Ayrı Yaşarken Nafaka İstenebilir mi?
Bu, terk dosyalarında en çok sorulan ve en çok karıştırılan konudur. İki ayrı durumu ayırmak gerekir.
Haklı sebeple ayrı yaşayan eş
Ayrılık TMK m.197 kapsamında haklı bir sebebe dayanıyorsa, ayrı yaşayan eş yalnızca korunmakla kalmaz, talep hakkı da kazanır. Maddenin ikinci fıkrası uyarınca hâkim, eşlerden birinin istemi üzerine birinin diğerine yapacağı parasal katkıya, konut ve ev eşyasından yararlanmaya ve eşlerin mallarının yönetimine ilişkin önlemleri alır. Yani şiddet, güvenlik riski veya benzeri haklı bir sebeple evden ayrılan eş, boşanma davası açmadan da nafaka ve konut talebinde bulunabilir. Bu talep aile mahkemesinden ayrı bir dava ile ileri sürülür.
Boşanma davası açıldıktan sonra
Dava açıldığında hâkim, TMK m.169 uyarınca eşlerin barınmasına, geçimine ve çocukların bakımına ilişkin geçici önlemleri kendiliğinden alır; koşulları varsa tedbir nafakasına hükmedilir. Terk eden eşin kusurlu kabul edilmesi tedbir nafakasına kendiliğinden engel değildir, çünkü tedbir nafakası kusura değil ihtiyaca dayanır; buna karşılık boşanma sonrası yoksulluk nafakası (TMK m.175) bakımından kusur durumu belirleyici olur.
Terk Nedeniyle Boşanmada Kusur Nasıl Değerlendirilir?
Kısa cevap: Terk eden eş, kural olarak kusurlu kabul edilir; ancak TMK m.197 kapsamında haklı bir sebebe dayanıyorsa bu değerlendirme değişir. Kusur derecesi; boşanma kararının yanı sıra nafaka ve tazminat taleplerini de doğrudan etkiler. Kusur değerlendirmesinin genel ilkeleri hakkında Hâkim Boşanma Davasında Nelere Bakar? rehberimizi inceleyebilirsiniz.
Terk Nedeniyle Dava Açmak Zorunlu mudur? Genel Sebeple (TMK m.166/1) Karşılaştırma
Kısa cevap: Hayır. Terk (TMK m.164), sıkı usul şartları olan özel bir boşanma sebebidir ; tek seçenek değildir. Eşin haklı bir sebep olmaksızın ortak konutu terk edip birlik görevlerini yerine getirmemesi, genel boşanma sebebi olan evlilik birliğinin temelinden sarsılması (TMK m.166/1) davasında da bir kusur olgusu olarak ileri sürülüp tanık ve belge ile ispatlanabilir. Yargıtay uygulamasında salt fiilî ayrılık tek başına boşanma sebebi değildir; terkin haksız olduğu ve evlilik yükümlülüklerinin ihlal edildiği ortaya konmalıdır. Bu iki yol arasındaki tercih, somut duruma göre değerlendirilmesi gereken stratejik bir karardır.
İhtar Göndermenin Gizli Bir Bedeli Var mı? Af/Hoşgörü Riski
Kısa cevap: Terk edilen eşin, terk eden eşe "eve dön" ihtarı göndermesi, evliliği sürdürme iradesini ortaya koyan bir davranıştır. Boşanma hukukunda yerleşik af/hoşgörü ilkesi uyarınca, karşı tarafı affettiğini veya evliliğe devam etme iradesini gösteren bir davranış, o ana kadar gerçekleşmiş kusurlu olayların affedilmiş ya da en azından hoşgörüyle karşılanmış sayılmasına yol açabilir. Bu nedenle, terk öncesinde eşin başkaca kusurlu davranışları (örneğin sadakatsizlik, şiddet, ekonomik istismar gibi) varsa ve boşanma davasında bunlara da dayanılmak isteniyorsa, ihtar göndermek bu geçmiş olayların kusur ve tazminat değerlendirmesinde kullanılmasını riske atabilir. Bu af/hoşgörü ilkesinin genel çerçevesi hakkında evlilik birliğinin temelinden sarsılması rehberimizde ayrıntılı bilgi bulabilirsiniz.
Hangi Yol Tercih Edilmeli?
Terk (TMK m.164) yolunun dezavantajları: En az altı ay bekleme süresi, zorunlu ihtar süreci, ihtarın terk öncesi kusurları affetmiş sayılma riski taşıması.
Genel sebep (TMK m.166/1) yolunun avantajları: Bekleme süresi veya ihtar şartı aranmaz; terk fiili doğrudan bir kusur olgusu olarak diğer kusurlu davranışlarla birlikte ileri sürülüp ispatlanabilir.
Sonuç: Terk öncesinde başka kusurlu davranışlara da dayanılacaksa veya süreci hızlandırmak isteniyorsa, genel sebeple dava açmak çoğu durumda daha isabetli bir stratejidir; somut dosyanın özellikleri mutlaka avukatla birlikte değerlendirilmelidir.
Önemli: Bu iki yol birbirinin alternatifidir; aynı dilekçede birlikte ileri sürülemez. Seçim, dava açılmadan önce yapılmalıdır.
İki Sebep Aynı Dilekçede Birlikte İleri Sürülebilir mi?
Hayır. Terk sebebine dayalı dava (TMK m.164) ile evlilik birliğinin temelinden sarsılmasına dayalı dava (TMK m.166/1), aynı dilekçede birlikte ileri sürülemez. Bunun sebebi iki sebebin birbiriyle çelişen iradelere dayanmasıdır: "eve dön" ihtarı gönderen eş, evlilik birliğini sürdürme iradesini ortaya koyduğundan, ihtardan önceki kusurlu davranışları affetmiş ya da hoşgörüyle karşılamış sayılır.
Yargıtay uygulamasında, genel ve özel boşanma sebebinin aynı davada birlikte talep edilmesi hâlinde ihtarın samimi olmadığı sonucuna varılmakta; bu da terk davasının reddine yol açmaktadır. Dolayısıyla iki yol birbirinin alternatifidir ve dava açılmadan önce bunlardan biri seçilmelidir. Yanlış tercih, yalnızca zaman kaybı değil, davanın esastan reddi anlamına gelir.
Özetle: terk davası kolay bir boşanma yolu değildir. Konutun bağımsızlığı, ihtarın içeriği, yol gideri ve tebligatın usulü gibi ilk bakışta ayrıntı görünen unsurlar davanın sonucunu belirlediğinden, doğru kurgulanmadığında en çok reddedilen dosya türlerinden biridir. Bu nedenle ihtar metni ve konut hazırlığı, ihtar gönderilmeden önce bütün olarak planlanmalıdır.
Terk Konusunda Sık Yapılan Yanlışlar
❌ "Eşim evi terk etti, hemen boşanma davası açabilirim." — Doğrusu: Dava açabilmek için en az altı aylık süre ve usulüne uygun ihtar süreci şarttır.
❌ "İhtar göndermeden de terk nedeniyle dava açılabilir." — Doğrusu: İhtar, terk nedeniyle boşanma davasının zorunlu bir ön şartıdır; ihtarsız açılan dava reddedilir.
❌ "Evde kalan taraf terk davasında her zaman haklıdır." — Doğrusu: Diğerini terke zorlayan veya haklı sebep olmaksızın dönüşünü engelleyen eş de terk etmiş sayılabilir.
❌ "Şiddet veya güvenlik endişesiyle evden ayrılan eş terk etmiş sayılır." — Doğrusu: TMK m.197 uyarınca haklı bir sebeple ayrılan eş terk etmiş sayılmaz.
❌ "İhtar yalnızca adliye/icra dairesi kanalıyla gönderilebilir." — Doğrusu: İhtar hâkim veya noter aracılığıyla gönderilebilir.
❌ "Eşim evi terk ettiyse mutlaka terk nedeniyle (TMK 164) dava açmalıyım." — Doğrusu: Terk fiili, genel sebeple (TMK m.166/1) açılan bir davada da kusur olgusu olarak ileri sürülebilir; bu yol ihtar/bekleme süresi gerektirmez ve terk öncesi diğer kusurların af riskini taşımaz.
Terk Nedeniyle Boşanma Davası Hangi Mahkemede Açılır?
Kısa cevap: Görevli mahkeme aile mahkemesidir; aile mahkemesi kurulmamış yerlerde asliye hukuk mahkemesi davaya aile mahkemesi sıfatıyla bakar (4787 sayılı Kanun m.2). Yetkili mahkeme, eşlerden birinin yerleşim yeri veya eşlerin davadan önce son altı aydan beri birlikte oturdukları yer mahkemesidir (TMK m.168).
Ankara'da bu davalar, yerleşim yerine göre Ankara Adliyesi'ne bağlı aile mahkemelerinde (Söğütözü ek hizmet binası), Etimesgut ve Sincan için Ankara Batı Adliyesi'nde ya da kendi aile mahkemesi bulunan ilçe adliyelerinde görülür. Hangi yolun izleneceği ve ihtarın kurgusu için Ankara boşanma avukatı sayfamızı inceleyebilirsiniz.
Örnek Senaryo
Kurgusal örnek — A ile B evlidir. Yoğun bir tartışma sonrasında B, eşyalarını toplayıp ailesinin yanına taşınır ve beş ay boyunca ortak konuta dönmez. A, terkin dördüncü ayı dolduktan sonra noter aracılığıyla B'ye ihtar gönderir ve iki ay içinde ortak konuta dönmesini talep eder. B, ihtara rağmen dönmez. İhtarın B'ye tebliğinden itibaren iki ay geçtikten sonra A, terk nedeniyle boşanma davası açabilir; toplamda terkin başlangıcından bu yana en az altı ay geçmiş olur.
Sık Sorulan Sorular
İhtar süresi dolmadan terk nedeniyle dava açarsam ne olur?
Dava, terk nedeniyle boşanma davasının kanuni şartları henüz oluşmadığından reddedilir.
İhtarı ben mi göndermeliyim, avukatım mı?
İhtar hâkim veya noter aracılığıyla gönderilir; süreç bir avukat yardımıyla usulüne uygun şekilde yürütülebilir.
Eşim ihtara rağmen eve dönmezse ne olur?
İhtarın tebliğinden itibaren iki ay geçtikten sonra terk edilen eş, terk nedeniyle boşanma davası açabilir. Yol gideri gönderilmişse süre, paranın alındığı veya almaktan kaçınıldığı tarihten itibaren işler.
Terk eden eş nafaka veya tazminat alabilir mi?
Kusur durumuna bağlıdır; terk eden eş kural olarak kusurlu kabul edildiğinden bu durum nafaka ve tazminat taleplerini olumsuz etkileyebilir.
Karşılıklı ayrılıkta kim terk etmiş sayılır?
Somut olayın koşullarına, kimin ayrılmaya neden olduğuna veya kimin diğerinin dönüşünü engellediğine bakılarak belirlenir; otomatik bir kural yoktur.
İhtar göndermek zorunda mıyım, yoksa doğrudan genel sebeple mi dava açmalıyım?
Zorunlu değildir. Terk fiiline dayanarak TMK m.164 uyarınca özel sebeple dava açabileceğiniz gibi, terk fiilini bir kusur olgusu olarak ileri sürerek TMK m.166/1 uyarınca genel sebeple de dava açabilirsiniz. İkinci yol, ihtar ve bekleme süresi gerektirmediği gibi, ihtarın doğurabileceği af/hoşgörü riskini de taşımaz; ancak hangi yolun somut dosyanıza uygun olduğu ayrıca değerlendirilmelidir.
Terk ve genel sebebi aynı davada birlikte ileri sürebilir miyim?
Hayır. Yargıtay uygulamasında genel ve özel boşanma sebebinin aynı davada birlikte talep edilmesi, "eve dön" ihtarının samimi olmadığı sonucuna yol açar ve terk davası reddedilir. İki yoldan biri, dava açılmadan önce seçilmelidir.
İhtarda yol parası göndermek zorunda mıyım?
Terk eden eş başka bir yerde yaşıyorsa, dönüş için yol ve konaklama giderinin karşılanması ihtarın samimiyetinin göstergelerindendir. Uygulamada bu tutar PTT aracılığıyla konutta ödemeli gönderilir ve dekont dosyaya sunulur; gönderilmemesi ihtarın geçersiz sayılmasının en sık sebeplerinden biridir.
Eve dön çağrısı yaptığım ev nasıl olmalı?
Yalnızca adres göstermek yeterli değildir. Konut hazır, döşenmiş ve yaşanabilir olmalı; eşlerin mutfak, banyo ve tuvalet ihtiyacını başka haneye bağımlı olmadan karşılayabilmesi (maddi bağımsızlık) ve anne, baba veya kardeşlerin sürekli olarak orada yaşamaması (manevi bağımsızlık) aranır. Anahtarın ulaştırılması da dönüş imkânının sağlandığını gösterir. Bu şartların yokluğu, davet edilen eşin dönmemekte haklı sebebi sayılır.
Ayrı yaşarken boşanma davası açmadan nafaka alabilir miyim?
Ayrılığınız TMK m.197 anlamında haklı bir sebebe dayanıyorsa evet. Maddenin ikinci fıkrası uyarınca hâkim, istem üzerine parasal katkıya, konut ve ev eşyasından yararlanmaya ve malların yönetimine ilişkin önlemleri alır. Bu talep, boşanma davasından bağımsız olarak aile mahkemesinde ileri sürülür.
Eşimin adresini bilmiyorum, ihtar çekebilir miyim?
Evet. TMK m.164/2 uyarınca ihtar gerektiğinde ilân yoluyla yapılabilir. Önce adres kayıt sistemi üzerinden araştırma yapılması ve adresin tespit edilemediğinin belgelenmesi gerekir; iki aylık süre ilân usulünün tamamlanmasıyla başlar.
İlgili Yazılarımız
Boşanma sürecinin diğer yönlerine ilişkin rehberlerimize aşağıdan ulaşabilirsiniz:
Bu sayfadaki bilgiler TMK'nın ilgili maddelerine dayanmaktadır; genel bilgilendirme amaçlıdır ve hukuki danışmanlık yerine geçmez. Mevzuat ve içtihat zaman içinde değişebileceğinden, her dosya kendi koşullarında değerlendirilmelidir.
Av. Murat Akman — Ankara Barosu Sicil No: 42294 Korkutreis, Strazburg Cd. Belgin İş Merkezi No:17/1, 06430 Çankaya/Ankara Telefon: +90 312 911 67 90 | E-posta: av.muratakman@gmail.com
Terk sebebine dayalı dava, TMK'da düzenlenen özel boşanma sebeplerinden biridir; diğer sebepler ve dava sürecinin bütünü için Ankara boşanma avukatı sayfamıza göz atabilirsiniz.
Son güncelleme: 11 Eylül 2026

