Akıl Hastalığı Nedeniyle Boşanma (TMK 165)
- 5 gün önce
- 4 dakikada okunur
Akıl Hastalığı Nedeniyle Boşanma (TMK 165)
Kısa Cevap
TMK m.165 uyarınca, eşlerden biri akıl hastası olup bu yüzden ortak hayat diğer eş için çekilmez hâle gelirse ve hastalığın iyileşme olanağı bulunmadığı resmî sağlık kurulu raporuyla tespit edilirse, sağlıklı eş boşanma davası açabilir. Bu, kusura dayanmayan "kusursuz" bir özel boşanma sebebidir; hasta eşe herhangi bir kusur yüklenmez, dava yalnızca objektif tıbbi ve hukuki şartların gerçekleşmesine dayanır. Üç şart birlikte aranır: iyileşmez akıl hastalığı, bunun resmî sağlık kurulu raporuyla kanıtlanması ve ortak hayatın sağlıklı eş için fiilen çekilmez hâle gelmiş olması.
TMK m.165 Ne Diyor?
Madde 165- Eşlerden biri akıl hastası olup da bu yüzden ortak hayat diğer eş için çekilmez hâle gelirse, hastalığın geçmesine olanak bulunmadığı resmî sağlık kurulu raporuyla tespit edilmek koşuluyla bu eş boşanma davası açabilir.
Üç Şart Birlikte Aranır
İyileşme olanağı bulunmayan akıl hastalığı: Geçici bir rahatsızlık veya tedaviyle düzelme ihtimali bulunan bir durum bu maddeye dayanak olamaz.
Resmî sağlık kurulu raporu: İyileşme olanağının bulunmadığı, yetkili bir resmî sağlık kurulu tarafından açıkça tespit edilmelidir.
Ortak hayatın çekilmez hâle gelmesi: Hastalığın, sağlıklı eş için birlikte yaşamayı somut olarak dayanılmaz kılmış olması gerekir; bu, hâkimin somut olaya göre değerlendirdiği ayrı bir unsurdur.
Resmî Sağlık Kurulu Raporu: Kim Verebilir, Ne İçermeli?
Uygulamada bu raporu; Adli Tıp Kurumu'nun ilgili ihtisas daireleri, Ruh Sağlığı ve Sinir Hastalıkları Hastaneleri veya üniversite hastanelerinin sağlık kurulları verebilir. Özel hastane raporları veya tek hekim tarafından düzenlenen raporlar, kural olarak hükme esas alınmaz; kanun açıkça "resmî sağlık kurulu" ifadesini kullanmıştır.
Raporun içeriği de belirleyicidir: raporda hastalığın iyileşme olanağının bulunmadığının açıkça belirtilmesi şarttır. "Tedaviyle düzelebilir", "kısmen iyileşme ihtimali vardır" veya "sosyal uyum sağlanabilir" gibi ifadeler içeren bir rapor, TMK 165'e dayalı davanın reddine yol açar; çünkü kanunun aradığı "olanaksızlık" unsuru bu şekilde karşılanmamış olur.
Kusursuz Bir Boşanma Sebebi: Tazminat ve Nafaka Sonuçları
TMK 165'in en belirgin özelliği, hasta eşe herhangi bir kusur yüklenmemesidir; hastalık iradi bir davranış değildir. Bu durum, maddi ve manevi tazminat taleplerini doğrudan etkiler: TMK 174 kapsamındaki tazminat, kusura dayandığından, kusursuz hasta eşten tazminat talep etmek kural olarak mümkün değildir. Buna karşılık yoksulluk nafakası kusur şartına bağlı olmadığından, boşanma sonucunda yoksulluğa düşecek taraf (bu, hasta eş de olabilir, sağlıklı eş de) TMK 175 şartları oluştuğunda nafaka talep edebilir.
Dava ve Temsil: Hasta Eş Nasıl Savunulur?
Akıl hastalığı, TMK m.405 uyarınca kişinin işlerini görememesine veya sürekli yardıma muhtaç olmasına yol açacak ağırlıktaysa, hasta eş hakkında kısıtlama (hacir) ve vasi atanması gündeme gelebilir. Hasta eş kısıtlı ise, boşanma davasında kendisini bizzat savunamayabilir; bu durumda dava sürecinde atanan vasi veya kayyımın usule uygun şekilde davaya dahil edilmesi gerekir. Bu, hem hasta eşin savunma hakkının korunması hem de kararın usulden bozulmaması açısından kritik bir noktadır.
Rapor Şartı Tam Karşılanmazsa: Terditli Dava Seçeneği
Resmî sağlık kurulu raporu "iyileşme olanağı yoktur" ifadesini net biçimde içermiyor, ancak hastalık uzun süredir devam ediyor ve ortak hayatı fiilen çekilmez kılıyorsa, TMK 165 yönünden davanın reddedilme riski vardır. Bu ihtimale karşı, dava dilekçesinde TMK 165'in yanında TMK 166/1'e (evlilik birliğinin sarsılması) terditli olarak dayanılması tedbirli bir stratejidir (bkz. HMK m.111). TMK 166/1 kusur aramadığı gibi, akıl hastalığına bağlı fiilî ayrılığın uzun süre devam etmesi de evlilik birliğinin temelinden sarsıldığına kanıt oluşturabilir. Böylece hâkim, TMK 165'in tıbbi şartları tam oluşmasa dahi, aynı olguları genel sebep çerçevesinde değerlendirip boşanmaya karar verebilir; dava tümden reddedilip yeniden dava açmak için TMK 166 son fıkra uyarınca 1 yıllık bekleme süresine (7532 sayılı Kanun, 14.11.2024 değişikliği ile 3 yıldan indirilmiştir) girilmesi önlenmiş olur.
Yanlış Bilinenler
"Herhangi bir psikolojik rahatsızlık bu maddeye girer." Yanlıştır; hastalığın iyileşme olanağının bulunmaması ve bunun resmî sağlık kurulu raporuyla kanıtlanması şarttır.
"Aile hekimimden veya özel hastaneden aldığım rapor yeterlidir." Yanlıştır; kanun "resmî sağlık kurulu" raporunu şart koşar, tek hekim veya özel hastane raporları kural olarak yeterli görülmez.
"Eşim hasta olduğu için ondan tazminat alabilirim." Yanlıştır; TMK 165 kusursuz bir sebep olduğundan, kusura dayalı tazminat talebi kural olarak mümkün değildir; yoksulluk nafakası ayrı bir değerlendirmedir.
"Rapor yetersizse dava tamamen biter." Yanlıştır; TMK 166/1'e terditli olarak dayanılmışsa, hâkim aynı olguları genel sebep çerçevesinde değerlendirebilir.
Sıkça Sorulan Sorular
TMK 165 hangi şartlarda uygulanır?
Eşlerden birinin akıl hastası olması, bu yüzden ortak hayatın diğer eş için çekilmez hâle gelmesi ve hastalığın iyileşme olanağının bulunmadığının resmî sağlık kurulu raporuyla tespit edilmesi şarttır. Üç şart birlikte aranır.
Hangi kurumlar resmî sağlık kurulu raporu verebilir?
Adli Tıp Kurumu'nun ilgili ihtisas daireleri, Ruh Sağlığı ve Sinir Hastalıkları Hastaneleri veya üniversite hastanelerinin sağlık kurulları bu raporu verebilir. Özel hastane veya tek hekim raporları kural olarak yeterli sayılmaz.
Akıl hastası eşten tazminat alabilir miyim?
Kural olarak hayır. TMK 165 kusursuz bir boşanma sebebidir; TMK 174 tazminatı kusura dayandığından, kusursuz hasta eşten tazminat talep etmek genellikle mümkün değildir. Yoksulluk nafakası kusura bağlı olmadığından ayrıca değerlendirilir.
Rapor "iyileşme olanağı yoktur" demiyorsa dava kaybedilir mi?
Bu ifadeyi içermeyen bir rapor TMK 165 yönünden davanın reddine yol açabilir. Ancak dilekçede TMK 166/1'e terditli olarak dayanılmışsa, hâkim aynı olguları genel boşanma sebebi çerçevesinde değerlendirebilir.
Hasta eş davaya nasıl katılır?
Hastalığın ağırlığına göre hasta eş hakkında kısıtlama ve vasi atanması söz konusu olabilirse; bu durumda dava sürecine atanan vasi veya kayyımın usulüne uygun şekilde dahil edilmesi gerekir.
TMK 165 ile TMK 166/1 birlikte ileri sürülebilir mi?
Evet. HMK m.111 uyarınca TMK 165 asıl talep, TMK 166/1 fer'î (terditli) talep olarak aynı dilekçede ileri sürülebilir; böylece TMK 165'in tıbbi şartları tam oluşmasa dahi dava tümden reddedilmez.
İlgili Yazılarımız
Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır, somut olayınıza özgü hukuki tavsiye niteliği taşımaz. Boşanma davanızla ilgili değerlendirme için Av. Murat Akman ile iletişime geçebilirsiniz. Son güncelleme: Temmuz 2026.

