top of page

Kira Tespit Davası (2026): Kira Bedeli Nasıl Belirlenir, Şartları ve Süreç

31 Tem
10 dakikada okunur

Güncelleme tarihi: 12 Eyl

Kira tespit davası, kira bedelinin güncel piyasa koşullarına ve yasal kurallara göre yeniden belirlenmesi için açılan bir davadır. Uzun süredir devam eden kira ilişkilerinde ödenen bedel emsallerin çok altında kaldığında kiraya verenler; fahiş artış talep edildiğinde ise kiracılar bu davaya başvurabilir. Bu rehberde kira bedelinin nasıl belirlendiğini, davanın şartlarını, süresini ve sürecini Türk Borçlar Kanunu çerçevesinde açıklıyoruz.

Kira Tespit Davası Nedir?

Kira tespit davası, taraflar arasındaki kira bedelinin mahkeme tarafından hakkaniyete uygun biçimde belirlenmesini sağlayan bir dava türüdür (TBK m. 344). Hem kiraya veren hem de kiracı, kira bedelinin yasal sınırlar ve emsal bedeller dikkate alınarak yeniden tespitini isteyebilir. Dava sonunda mahkeme, geçerli olacak yeni kira bedelini belirler. Kira tespiti yalnızca konut ve çatılı iş yeri niteliğindeki taşınmazların kirasında istenebilir; arazi veya çatısız taşınmazların kirasında bu dava açılamaz.

Kira Artışı ile Kira Tespiti Arasındaki Fark

Kira artışı, sözleşmede kararlaştırılan ya da kanunda öngörülen oran üzerinden kira bedelinin kendiliğinden güncellenmesidir. Kira tespiti ise bu güncelleme yetersiz veya fahiş kaldığında bedelin yargı yoluyla yeniden belirlenmesidir. Her artış anlaşmazlığı otomatik olarak dava gerektirmez; ancak taraflar orana veya bedele itiraz ediyorsa kira tespit davası gündeme gelir.

Taşınmaz el değiştirmişse yeni malikin kira ilişkisindeki konumu için ev sahibi evi satarsa kiracı çıkmak zorunda mı yazımıza bakabilirsiniz.

Kira Bedeli Nasıl Belirlenir? (TBK m. 344)

Kira bedelinin belirlenmesinde sözleşmenin süresine göre farklı kurallar uygulanır:

  • Beş yıldan kısa süreli kira ilişkilerinde: Yenilenen kira dönemlerinde artış, bir önceki kira yılının on iki aylık TÜFE (tüketici fiyat endeksi) ortalamasını geçemez; bu oranın üzerindeki artışlar geçersizdir. Buradaki beş yıllık süre, sözleşmenin ilk kurulduğu tarihten itibaren -tüm yenilemeler dâhil- geçen toplam süre olarak hesaplanır; örneğin bir yıllık bir sözleşmede ilk yıl ve ardından gelen dört yenileme dönemiyle beşinci kira yılının sonunda bu süre dolar. Beş yıldan sonra: Beş yıldan uzun süreli veya beş yıldan sonra yenilenen sözleşmelerde hâkim; TÜFE'deki değişim, kiralananın durumu ve emsal kira bedellerini göz önünde tutarak hakkaniyete uygun yeni bedeli belirler ve artık TÜFE üst sınırı ile bağlı değildir. Bu aşamada, bilirkişi incelemesiyle belirlenen rayiç bedelden kiracının uzun süredir aynı taşınmazda kiracı olması nedeniyle hakkaniyet gereği bir miktar indirim ("eski kiracı indirimi") yapılması Yargıtay uygulamasında yerleşiktir. Yabancı para kira: Yabancı para üzerinden kararlaştırılan kira bedellerinde, kural olarak beş yıl geçmedikçe değişiklik yapılamaz (TBK m. 344/son).



Yabancı para kira bedeli hakkında önemli bir sınır: Türk Parası Kıymetini Koruma Hakkında 32 sayılı Karar'ın 4. maddesi uyarınca, Türkiye'de yerleşik kişiler arasındaki taşınmaz kira sözleşmelerinde kira bedelinin yabancı para cinsinden veya yabancı paraya endeksli olarak kararlaştırılması kural olarak mümkün değildir. Bu nedenle TBK m.344/4'teki beş yıllık kural, esas olarak bu yasaktan önce kurulmuş sözleşmeler ile yasağın istisnası kapsamındaki ilişkiler bakımından önem taşır. Ayrıca beş yıllık süre dolmadan da TBK m.138'deki aşırı ifa güçlüğü (uyarlama) hükmüne dayanılması mümkündür; beş yıl geçtikten sonraki belirlemede ise yabancı paranın değerindeki değişiklikler de gözetilerek m.344/3 uygulanır.

Hakkaniyet (Eski Kiracı) İndirimi: Mahkemece emsal incelemesiyle belirlenen rayiç kira bedeli üzerinden, kiracının aynı yerde uzun süredir kiracı olması gerekçesiyle takdiren bir indirim uygulanabilir. Uygulamada bu indirim çoğu dosyada yaklaşık %10-20 arasında görülmektedir (örn. Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, 2025/4986 E., 2026/3318 K.); ancak oran tamamen somut olayın özelliklerine ve hâkimin takdirine bağlıdır, önceden kesin bir oran garanti edilemez. İncelenen güncel kararlarda oran çoğunlukla %10 civarında seyretmekle birlikte, dosyanın özelliklerine göre daha yüksek belirlendiği de görülmektedir.

Not: 11 Haziran 2022 – 1 Temmuz 2024 arasında konut kiralarında geçerli olan %25'lik geçici tavan uygulaması sona ermiştir. Artık yasal üst sınır yeniden 12 aylık TÜFE ortalamasıdır; başvuru tarihindeki güncel oran için TÜİK verisi esas alınmalıdır.

Kiracıdan Kira Dışında Ne İstenebilir? (TBK m.346)

Kira tespiti tartışmalarında sık gözden kaçan bir sınır vardır. TBK m.346 uyarınca kiracıya, kira bedeli ve yan giderler dışında başka bir ödeme yükümlülüğü getirilemez. Özellikle kira bedelinin zamanında ödenmemesi hâlinde ceza koşulu ödeneceğine veya sonraki kira bedellerinin muaccel olacağına ilişkin sözleşme hükümleri geçersizdir.

Bunun tespit davasına yansıması şudur: mahkemenin belirleyeceği bedel, yalnızca kira bedelidir. Sözleşmeye konulan ceza koşulu, peşin ödeme zorunluluğu veya benzeri ek yükümlülükler bu bedele eklenemez; geçersiz bir hükme dayanılarak yapılan hesaplama da kabul görmez.

Yan giderler ise farklıdır: ısıtma, aydınlatma, su gibi kullanım giderleri ve sözleşmeyle kararlaştırılan diğer yan giderler kiracının yükümlülüğündedir (TBK m.341), ancak bunlar kira bedelinin bir parçası değildir ve tespit davasının konusunu oluşturmaz.

Kira Tespit Davası Ne Zaman Açılır? (Süre)

Kira tespit davası her zaman açılabilir; belirli bir hak düşürücü süreye tabi değildir. Ancak davanın hangi dönemden itibaren sonuç doğuracağı önemlidir (TBK m. 345):

  • Yeni kira döneminin başlangıcından en az otuz gün önce açılan dava ya da bu süre içinde kiracıya ulaşan yazılı bildirim üzerine açılan dava, yeni dönemden itibaren geçerli bedeli belirler.

  • Sözleşmede yeni dönemde artış yapılacağına ilişkin bir hüküm varsa, dava yeni dönemin sonuna kadar açıldığında da yeni dönemden itibaren geçerli olur.

  • Bu süreler kaçırılırsa, tespit edilen bedel bir sonraki kira döneminde uygulanır.

  • Yazılı bildirimin bu süreyi kesebilmesi için kiracıya fiilen ulaşmış (tebliğ edilmiş) olması gerekir; bildirimin yalnızca postaya verilmiş olması tek başına yeterli değildir.

  • Yazılı bildirim yolunda dikkat: Bildirim süresinde yapılmışsa dava, yeni kira döneminin sonuna kadar açılabilir; bu durumda da belirlenen bedel yeni dönemin başından itibaren geçerli olur (TBK m.345/2).

Dava Şartı: Zorunlu Arabuluculuk

1 Eylül 2023 tarihinden itibaren, kira ilişkisinden kaynaklanan uyuşmazlıklarda -kiralanan taşınmazların ilamsız icra yoluyla tahliyesine ilişkin hükümler hariç olmak üzere- arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır (6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu m. 18/B). Kira tespit davası da bu kapsamdadır. Arabuluculuk görüşmelerinde anlaşma sağlanamazsa düzenlenen son tutanağın aslı veya arabulucu onaylı örneği dava dilekçesine eklenmelidir; aksi hâlde dava, dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddedilir.

Pratik uyarı: Arabuluculuk süreci, TBK m.345'teki otuz günlük zamanlama ile birlikte planlanmalıdır. Başvuru ve görüşme takvimi nedeniyle dava açılışı gecikebileceğinden, yeni kira dönemine az süre kalmışken harekete geçmek belirlenecek bedelin bir dönem sonraya sarkmasına yol açabilir; bu nedenle süreci erken başlatmak ve gerekiyorsa yazılı bildirimi ayrıca yapmak güvenli yoldur.

Görevli ve Yetkili Mahkeme

Kira tespit davalarında görevli mahkeme Sulh Hukuk Mahkemesidir. Genel yetkili mahkeme davalının yerleşim yeri mahkemesi olmakla birlikte (HMK m. 6), kira sözleşmesinin ifa yeri sayılan taşınmazın bulunduğu yer mahkemesi de yetkilidir (HMK m. 10). Bu, taşınmazın aynına ilişkin davalardaki gibi kesin/münhasır bir yetki değildir; davacı bu mahkemelerden birini seçebilir. Uygulamada davalar çoğunlukla taşınmazın bulunduğu yerde açılır; örneğin Ankara'daki bir taşınmaz için dava genellikle Ankara Sulh Hukuk Mahkemelerinde görülür.

Ankara bakımından pratik not: sulh hukuk mahkemeleri Ankara Adliyesi'nin Dışkapı ek hizmet binasında görev yapar. Taşınmaz veya davalının yerleşim yeri Sincan ya da Etimesgut sınırları içindeyse Ankara Batı Adliyesi devreye girer.

Dava Süreci ve Deliller

Yargılamada mahkeme genellikle taşınmazın bulunduğu yerde keşif yapar ve bilirkişi incelemesi ister. Bilirkişi; taşınmazın konumu, yüzölçümü, yaşı, kat ve cephesi, kullanım amacı, imar durumu, işyerlerinde ticari potansiyeli, boş olarak yeniden kiraya verilebilirlik durumu ve çevredeki emsal kira bedellerini değerlendirerek rayiç bedeli raporlar. Emsal seçiminde Yargıtay yerleşik uygulaması; mümkün olduğunca aynı mahalle veya yakın sokakta, benzer cephe ve büyüklükte, benzer kullanım amacıyla ve yakın tarihte kiraya verilmiş taşınmazların esas alınmasını arar. Emsal kira sözleşmeleri, ilan örnekleri ve taşınmazın somut özellikleri en önemli delillerdir. Önemle belirtmek gerekir ki mahkeme, bilirkişinin tespit ettiği emsal rayiç bedeli olduğu gibi hükme bağlamaz; bu rayiç üzerinden TÜFE değişimini, kiralananın durumunu ve -beş yıldan sonraki dönemlerde- eski kiracı indirimini birlikte değerlendirerek hakkaniyete uygun nihai bedeli belirler; bu nedenle mahkemenin belirlediği bedel, bilirkişi raporundaki emsal rakamdan farklı çıkabilir. Taraflardan her biri, seçilen emsallerin uygun olmadığını veya hatalı metrekare/nitelik değerlendirmesi yapıldığını ileri sürerek bilirkişi raporuna itiraz edebilir; mahkeme, taleple bağlılık ilkesi gereği davacının istediğinden daha yüksek bir bedele hükmedemez (HMK m.26); buna karşılık delillere göre istenenden daha düşük bir bedel belirleyebileceği gibi, mevcut kira bedelini uygun bularak talebi tümüyle de reddedebilir. Kira tespit davası bir tespit davasıdır; mahkeme yalnızca yeni kira bedelini belirler, doğrudan bir ödeme hükmü kurmaz. Belirlenen fark tutarının tahsili ayrı bir icra veya alacak sürecini gerektirebilir.

Kira farkı alacağında zamanaşımı

Kira tespit kararıyla doğan fark alacağı, niteliği itibarıyla kira alacağıdır ve kira bedelleri beş yıllık zamanaşımına tabidir (TBK m.147). Bu nedenle geriye dönük fark talep edilirken zamanaşımı süresinin dolup dolmadığı ayrıca değerlendirilmelidir. Zamanaşımı def'i niteliğindedir; mahkeme kendiliğinden dikkate almaz, davalı tarafından süresinde ileri sürülmesi gerekir.

Talep edilen bedel dava sırasında artırılabilir mi?

Evet. Bilirkişi raporu beklenenden yüksek bir emsal bedel ortaya koyarsa, davacı ıslah yoluyla talebini artırabilir. Islah tahkikat bitinceye kadar ve kural olarak bir kez kullanılabilir. Talep artırılmadığı takdirde mahkeme, bilirkişi daha yüksek bir bedel belirlese dahi talep edilen miktarı aşan bir tespite karar veremez.

Dava sürerken kira bedeli tedbiren artırılabilir mi?

Hayır. Kira tespit davası, mevcut bir durumun mahkemece belirlenmesini sağlayan bir tespit davasıdır; dava sonuçlanmadan ihtiyati tedbir yoluyla kira bedelinin artırılmasına karar verilmesi mümkün değildir. Kiracı, yargılama boyunca mevcut bedeli ödemeye devam eder; fark, karar kesinleştikten sonra talep edilir.

Sıkça Sorulan Sorular

Kira tespit davası açmak için beş yıl beklemek zorunlu mu?

Hayır. Kanun, kira bedelinin tespiti davasının her zaman açılabileceğini düzenler (TBK m.345/1). Ancak beş yılın dolup dolmaması, hâkimin neye göre karar vereceğini kökten değiştirir.

Kira ilişkisi henüz beş yılı doldurmamışsa: Sözleşmede geçerli bir artış şartı varsa hâkim bu oranla bağlıdır; bu oran da bir önceki kira yılının tüketici fiyat endeksindeki on iki aylık ortalamalara göre değişim oranını aşamaz (TBK m.344/1). Sözleşmede artış şartı yoksa hâkim, yine bu oranı geçmemek üzere kiralananın durumunu gözeterek hakkaniyete göre belirler (m.344/2). Bu aşamada emsal kira bedellerine dayanılarak TÜFE oranının üzerinde bir bedel belirlenmesi mümkün değildir; sözleşmede zaten geçerli bir artış şartı varsa açılacak davada çoğu zaman hukuki yarar bulunmadığı sonucuna varılabilir.

Kira ilişkisi beş yılı doldurmuşsa: Taraflar arasında anlaşma yapılıp yapılmadığına bakılmaksızın hâkim; TÜFE oranını, kiralananın durumunu ve emsal kira bedellerini birlikte değerlendirerek hakkaniyete uygun bedeli belirler (m.344/3). Bu belirleme TÜFE ile sınırlı değildir ve bundan sonraki her beş yılın sonunda yeniden yapılabilir. Ancak iki beş yıllık belirleme arasındaki yıllarda kira bedeli yeniden serbestçe belirlenmez; bu ara dönemlerde yine m.344/1-2'deki TÜFE sınırı uygulanır (m.344/3 son cümle).

Beş yıllık süre, sözleşmenin ilk süresine göre değil, yenilemeler dâhil kira ilişkisinin toplam süresine göre hesaplanır; bir yıllık sözleşmelerde beş yıl, beşinci kira yılının sonunda dolar ve TBK m.344/3'e göre belirleme bunu izleyen yenileme dönemi (altıncı kira yılı) için istenebilir.

Önemli: Davayı açmak her zaman mümkün olsa da zamanlaması sonucu belirler. Belirlenecek bedelin yeni kira döneminin başından itibaren kiracıyı bağlaması için dava, yeni dönemin başlangıcından en geç otuz gün önce açılmalı ya da bu süre içinde kiraya veren tarafından kira bedelinin artırılacağına ilişkin yazılı bildirimde bulunulmuş olmalıdır. Sözleşmede yeni dönemde artış yapılacağına ilişkin bir hüküm varsa, yeni dönemin sonuna kadar açılacak davada belirlenen bedel de dönemin başından itibaren geçerli olur (TBK m.345/2-3).

Dava sırasında kiracı hangi bedeli öder?

Dava sonuçlanana kadar kiracı, mevcut/son geçerli kira bedelini ödemeye devam eder; aksi hâlde (ödemeyi keserse veya eksik öderse) temerrüt hükümleri ayrıca gündeme gelebilir. Mahkemece belirlenen fark tutarı, kararın kesinleşmesinin ardından talep edilebilir hâle gelir; bu fark, kesinleşen karara dayanılarak icra takibine konu edilebilir.

Kira farkı alacağına faiz işletilir mi?

Kira tespit kararıyla belirlenen fark tutarına, kural olarak kararın kesinleştiği tarihten itibaren faiz işletilebilir; uygulanacak faiz genellikle yasal faizdir. Taraflar arasındaki kira sözleşmesinde açıkça farklı bir faiz oranı (örneğin sözleşmesel temerrüt faizi veya vade farkı) kararlaştırılmışsa bu hüküm esas alınabilir; sözleşmede açık bir düzenleme yoksa veya taraflardan biri tacir sıfatını taşıyorsa, ilgili mevzuat hükümleri ve Yargıtay içtihatları çerçevesinde değerlendirme yapılır. Faiz alacağına ayrıca faiz yürütülmesi (anatozim) ise kural olarak mümkün değildir.

Kira tespit kararı geçmişe etkili olur mu?

TBK m. 345'te öngörülen süre şartlarına (otuz günlük süre veya sözleşmedeki artış hükmü istisnası) uygun olarak açılmışsa, tespit edilen bedel ilgili yeni kira döneminin başından itibaren geçerli olur; bu, her davada otomatik gerçekleşen bir sonuç değildir, süre şartının sağlanmasına bağlıdır.

Kira tespit davası açmadan önce arabuluculuğa başvurmak zorunlu mu?

Evet. 1 Eylül 2023'ten itibaren kira ilişkisinden kaynaklanan uyuşmazlıklarda arabulucuya başvuru dava şartıdır; arabuluculuk son tutanağı dilekçeye eklenmeden açılan dava usulden reddedilir.

Kira tespit davası her taşınmaz için açılabilir mi?

Hayır. Kira tespiti yalnızca konut ve çatılı iş yeri niteliğindeki taşınmazların kirasında istenebilir; arazi veya çatısız taşınmazlar bu davanın kapsamı dışındadır.

Eski kiracı indirimi (hakkaniyet indirimi) nedir?

Beş yıldan sonraki dönemlerde mahkemece emsal incelemesiyle belirlenen rayiç kira bedelinden, kiracının aynı taşınmazda uzun süredir kiracı olması gerekçesiyle hâkimin takdirine göre bir miktar indirim yapılmasıdır; uygulamada bu oran çoğu dosyada yaklaşık %10-20 arasında görülmektedir, ancak oran tamamen somut olaya göre hâkimin takdirinde olup önceden kesin bir oran garanti edilemez.

Kira tespit davası ile tahliye davası aynı şey midir?

Hayır. Kira tespit davasında kira sözleşmesi devam eder, yalnızca yeni dönem için geçerli kira bedeli belirlenir. Tahliye davasında ise amaç kiracının taşınmazı boşaltmasını sağlamaktır; bu iki dava farklı hukuki sebeplere ve sonuçlara dayanır.

Kira tespit davası ile kira uyarlama davası aynı mıdır?

Hayır. Kira tespit davası, kira dönemleri arasındaki olağan bedel belirleme sürecidir (TBK m. 344-345). Uyarlama davası ise TBK m. 138 kapsamında, sözleşme kurulduktan sonra ortaya çıkan olağanüstü ve öngörülemeyen bir gelişme nedeniyle edimler dengesinin katlanılamayacak ölçüde bozulması hâlinde açılır; şartları daha ağır ve istisnaidir.

Kira tespit davasını kimler açabilir?

Kira tespit davasını, kira sözleşmesinin tarafı olan kiraya veren veya kiracı açabilir. Kiralanan taşınmaz satış, bağışlama veya miras yoluyla el değiştirirse, TBK m. 310 gereği yeni malik kira sözleşmesinin kiraya veren tarafı hâline gelir ve kira tespit davasını açma hakkını da devralır.

Taşınmaz paylı mülkiyete (müşterek mülkiyet) tabiyse, paydaşlardan her biri kendi payı oranında kira parasının tespitini istemek üzere tek başına dava açabilir; kira tespit davası için pay ve paydaş çoğunluğu aranmaz, mahkemece davacının payı oranında tespit hükmü kurulur. Bu husus, sözleşmenin geçerliliği veya ihtiyaç nedeniyle tahliye gibi başka davalarla karıştırılmamalıdır; örneğin geçerli bir kira sözleşmesinin kurulabilmesi için Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı (06.05.1955, 12/18 E.-K.) uyarınca pay ve paydaş çoğunluğu sağlanması gerekir.

Taşınmaz elbirliği mülkiyetine (iştirak hâlinde mülkiyet, örneğin paylaşılmamış miras) tabiyse, kira tespit davasının tüm ortaklarca birlikte açılması, davaya katılması veya muvafakat verilmesi gerekir; anlaşma sağlanamazsa miras şirketine bir temsilci atanması yoluna gidilebilir. Tek bir ortağın diğerlerinin muvafakati olmadan dava açma hakkı yoktur; taraf teşkili kamu düzenine ilişkin olup mahkemece davanın her aşamasında re'sen gözetilir.

Kira tespit davası ne kadar sürer?

Kesin bir süre önceden verilemez; süre mahkemenin iş yüküne, keşif ve bilirkişi incelemesi aşamalarına, tarafların itirazlarına ve dosyanın istinafa veya temyize taşınıp taşınmadığına göre değişir. Uygulamada ilk derece yargılaması genellikle bir ila iki yıl arasında sonuçlanabilmekte, istinaf/temyiz incelemesi görülmesi hâlinde süreç uzayabilmektedir.

Kira tespit davasında dava değeri ve harç nasıl hesaplanır?

Kira bedelinin tespiti davalarında dava değeri, talep edilen kira bedeli ile mevcut kira bedeli arasındaki farkın bir yıllık tutarıdır. Nispi harç bu değer üzerinden hesaplanır; dava açılırken peşin harç yatırılır, karar aşamasında kabul edilen miktara göre karar ve ilam harcı tamamlanır. Vekâlet ücreti de aynı değer esas alınarak belirlenir. Talep edilen artışın gerçekçi biçimde belirlenmesi, hem harç yükü hem de kısmen ret hâlinde yargılama giderlerinin paylaştırılması bakımından önem taşır.

Kira tespit kararına karşı istinaf ve temyiz yolu açık mı?

Bu soru, kira tespit davalarında çoğu zaman gözden kaçar ve sonucu doğrudan belirler. Kira tespit davası malvarlığına ilişkin bir dava olduğundan parasal kesinlik sınırlarına tabidir. Sınırın ölçüsü ise dava değeridir; yukarıda belirtildiği gibi dava değeri, talep edilen bedel ile mevcut bedel arasındaki farkın bir yıllık tutarıdır.

Bunun pratik sonucu şudur: aylık fark görece düşükse, yıllık dava değeri istinaf kesinlik sınırının altında kalabilir ve ilk derece kararı kesin olur. Örneğin 2026 yılı için istinaf kesinlik sınırı 50.000 TL'dir; aylık farkın yıllık toplamı bu tutarın altında kalan bir dosyada karara karşı istinaf yoluna başvurulamaz. Temyiz için 2026 sınırı 682.000 TL'dir ve kira tespit dosyalarında bu eşiğin aşılması nadirdir.

Hangi yılın sınırının uygulanacağı da önemlidir. 7550 sayılı Kanun'la yapılan değişiklik uyarınca kanun yolu sınırları belirlenirken kararın verildiği tarih değil, davanın açıldığı tarih esas alınır. Bu nedenle talep miktarı belirlenirken kanun yolu ihtimali de baştan hesaba katılmalı; sınıra çok yakın bir talep, kararın denetlenebilirliğini doğrudan etkiler.

Davayı kaybeden taraf ne öder?

Genel yargılama gideri ilkeleri gereği (HMK m. 326), davayı kaybeden taraf yargılama giderlerini ve karşı taraf lehine hükmedilen vekâlet ücretini öder. Dava kısmen kabul edilirse, giderler ve vekâlet ücreti kabul/ret oranına göre taraflar arasında paylaştırılır.

Kira tespiti; emsal araştırması ve usul kurallarıyla teknik bir alandır, sürenin doğru hesaplanması sonucu doğrudan etkiler. Sürecin baştan doğru yürütülmesi için Ankara Kira Avukatı desteğinden yararlanılabilir.

İlgili Yazılarımız

Av. Murat Akman Hakkında

Av. Murat Akman, Ankara Barosu'na kayıtlı avukattır (Sicil No: 42294) ve Çankaya/Ankara'daki bürosunda faaliyet göstermektedir. Kira hukuku ve tahliye davaları alanındaki çalışma kapsamı için Ankara kira avukatı sayfamızı inceleyebilirsiniz.

İletişim: Korkutreis Mah., Strazburg Cd., Belgin İş Merkezi No:17/1, 06430 Çankaya/Ankara — Telefon: +90 312 911 67 90

Son güncelleme: 12 Eylül 2026.

Son Yazılar

Hepsini Gör
  • Whatsapp
bottom of page