Haczedilen malımı kendim satabilir miyim? Rızai satış (İİK 111/a)
Kısa cevap: Evet. Haciz yoluyla takipte malı haczedilen borçlu, kıymet takdirinin kendisine tebliğinden itibaren yedi gün içinde icra dairesinden rızai satış yetkisi isteyebilir (İİK m.111/a). Yetki verilirse borçlunun bulduğu alıcı, asgari bedelden az olmamak üzere borçluyla anlaştığı bedeli on beş gün içinde icra dosyasına öder; satış, icra mahkemesinin onayıyla tamamlanır.
✅ Mal, haciz yoluyla takipte haczedilmiş olmalıdır (İİK m.111/a); Yargıtay uygulamasına göre ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takipte rızai satış yolu açık değildir.
✅ Talep, kıymet takdirinin tebliğinden itibaren yedi gün içinde icra dairesine yapılmalıdır.
✅ Asgari rızai satış bedeli; muhammen kıymetin yüzde doksanı ile o malla güvence altına alınan rüçhanlı alacaklar toplamından hangisi yüksekse o tutara takip masraflarının eklenmesiyle bulunur.
✅ Alıcı, bedeli borçluya verilen on beş günlük süre içinde icra dairesinin banka hesabına yatırmalıdır.
✅ İcra mahkemesi dosya üzerinden kesin karar verir; kabul kararıyla mülkiyet alıcıya geçer ve hacizler kaldırılır.
Bu yazı; evi, arsası, aracı ya da başka bir malı haczedilen ve malın ihalede düşük bedelle satılmasından endişe eden borçlular için hazırlanmıştır. Rızai satış yolunun kimlere açık olduğunu, sürelerin ne zaman başladığını, malın en az hangi bedelle satılabileceğini ve sürecin icra mahkemesinde nasıl sonuçlandığını bulacaksınız.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu kararı (1 Ekim 2025): Rızai satış yetkisi talebinin icra dairesince reddine karşı yapılan şikâyet üzerine icra mahkemesinin verdiği karar da kesindir (Yargıtay HGK, 01.10.2025, E. 2025/42, K. 2025/592). Bu nedenle talebin baştan eksiksiz ve süresinde yapılması ayrıca önem taşır.
Rızai satış nedir?
Rızai satış, haczedilen malın icra dairesinin ihalesiyle değil, borçlunun kendi bulduğu alıcıya, kanunda belirlenen asgari bedelin altında olmamak üzere ve icra mahkemesinin onayıyla satılmasıdır. Kurum, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu (İİK) m.111/a hükmüyle düzenlenmiştir. Bu madde, 7343 sayılı Kanunla eklenmiş ve 30 Kasım 2021 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanmıştır.
Kanundaki adı "borçluya satış yetkisi verilmesi"dir. Uygulamada "rızai satış" veya "rızaen satış" olarak anılır. Ayrıntılar, Adalet Bakanlığının 28 Mayıs 2022 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanan İcra ve İflâs Kanunu Uyarınca Borçluya Satış Yetkisi Verilmesine Dair Yönetmelik ile düzenlenmiştir.
Rızai satışta borçlu, haczedilen malı açık artırma yerine piyasada kendi bulduğu alıcıya satabilir. Satış bedeli borçluya değil, icra dosyasına ödenir.
Hangi takiplerde ve hangi mallar için rızai satış istenebilir?
Rızai satış, haciz yoluyla takipte haczedilen mallar için istenebilir. Kanun metni açıkça "haczedilen malın" satışından söz eder. Bu nedenle ilamsız takip veya ilamlı takip fark etmeksizin, haciz yoluyla yürüyen bir takipte haczedilmiş taşınmaz (ev, arsa, işyeri) ve taşınır mallar (araç, makine gibi) bu kapsamdadır.
İpoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takipte ise Yargıtay uygulamasına göre rızai satış yolu açık değildir. Yargıtay 12. Hukuk Dairesi 2023 yılında, bu tür takiplerde haczedilmiş mal bulunmadığı ve İİK m.111/a'nın ipotekli takipleri kapsamadığı gerekçesiyle şikâyetin reddine ilişkin kararları onamıştır (Yargıtay 12. HD, 03.07.2023, E. 2023/1620, K. 2023/4477; E. 2023/1134, K. 2023/4478). Kanun da m.111/a'da yalnızca "haczedilen mal"dan söz eder; rehnin paraya çevrilmesinde kıyasen uygulanacak hükümleri sayan İİK m.150/g, m.111/a'yı saymaz.
Haczedilen malın üzerinde üçüncü bir kişi lehine ipotek veya rehin bulunması, haciz yoluyla takipte rızai satışa engel değildir. Bu durumda ipotek veya rehinle güvence altına alınan ve satış isteyenin alacağından önce gelen alacak, asgari bedelin hesabına katılır. Taşınmazlarda tescil, Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğünün İİK m.111/a talimatına göre hacizlerin yanında taşınmaz kaydında varsa rehin ve İİK m.150/c şerhinin terkin edilmesiyle birlikte alıcı adına yapılır.
Rızai satış talebi için süre ne zaman başlar?
Borçlu, rızai satış yetkisini kıymet takdirinin kendisine tebliğinden itibaren yedi gün içinde icra dairesinden istemelidir (İİK m.111/a-1). Bu süre geçtikten sonra yapılan talep reddedilir.
Sürenin başlangıcında şu noktalar önemlidir:
Kıymet takdiri raporu tebliğ edilmişse: Yedi gün, raporun borçluya tebliğinden itibaren hesaplanır; tebliğ günü hesaba katılmaz ve son gün resmî tatile rastlarsa süre, tatili izleyen gün biter (İİK m.19).
Tebligat muhtara bırakılıp ihbarname kapıya yapıştırılmışsa veya e-tebligatla yapılmışsa: Muhatap adreste bulunamadığında ihbarnamenin kapıya yapıştırıldığı tarih tebliğ tarihi sayılır (Tebligat Kanunu m.21). Elektronik tebligat, elektronik adrese ulaştığı tarihi izleyen beşinci günün sonunda yapılmış sayılır (Tebligat Kanunu m.7/a). Bu hâllerde süre, belgeyi fiilen görmediğiniz bir tarihte başlamış olabilir.
Tebligat hiç yapılmamışsa veya usulsüz yapılmışsa: Kıymet takdiri hiç tebliğ edilmemişse, aşağıdaki huzurda haciz hâli dışında, yedi günlük süre başlamaz. Tebligat usulsüz yapılmış ancak size ulaşmışsa, beyan ettiğiniz öğrenme tarihi tebliğ tarihi sayılır (Tebligat Kanunu m.32). Yerleşik Yargıtay uygulamasına göre usulsüz tebligatta tebliğ tarihinin öğrenme tarihi olarak düzeltilmesi için icra mahkemesine şikâyet yoluyla başvurulur (Yargıtay 12. HD, 15.09.2015, E. 2015/10230, K. 2015/21349). Bu durumda rızai satış talebi de, usulsüzlüğe ilişkin şikâyet de öğrenme tarihinden itibaren yedi gün içinde yapılmalıdır (İİK m.16, m.111/a-1; Tebligat Kanunu m.32). Tebliğ tarihini icra dosyasından kontrol etmek gerekir.
Haciz borçlunun huzurunda yapılmışsa: Haciz, borçlu veya tebligatı almaya yetkili bir kişi huzurunda yapılmışsa, kıymet takdirini içeren haciz tutanağının borçluya ayrıca tebliğ edilmesi gerekmez; borçlunun yokluğunda yapılan hacizde ise tutanak borçluya tebliğ edilir (Yönetmelik m.6/2). Yönetmelik huzurda yapılan hacizde tutanağın ayrıca tebliğini aramadığından, güvenli yol ayrı bir tebligat beklemeden talebi haciz tarihinden itibaren yedi gün içinde yapmaktır.
Kıymet takdiri hiç yapılmamışsa: Borçlu da kıymet takdiri yapılmasını isteyebilir (İİK m.111/a-1). Yedi günlük süre, yapılan kıymet takdirinin tebliğinden itibaren başlar.
Kıymet takdirine şikâyet etmek, rızai satış istemeye engel değildir; ikisi birlikte yapılabilir. Kıymet takdirine şikâyet (halk arasında "itiraz"), raporun tebliğinden itibaren yedi gün içinde, raporu düzenleten icra dairesinin bulunduğu yerdeki icra mahkemesine yapılır. Yeniden bilirkişi incelemesi için gereken masraf, şikâyet tarihinden itibaren yedi gün içinde yatırılmalıdır; aksi hâlde şikâyet kesin olarak reddedilir (İİK m.128/a-1).
Borçluya satış için verilen on beş günlük süre ise her durumda kıymet takdiri kesinleştikten sonra düzenlenen yetki belgesinin tebliğiyle başlar (İİK m.111/a-1; Yönetmelik m.9). Kıymet takdirine şikâyet edilmişse kıymet takdiri şikâyet sonuçlanmadan kesinleşmez. Şikâyet sonucunda muhammen kıymet değişirse asgari bedel de kesinleşen değere göre hesaplanır.
Malım en az hangi bedelle satılabilir?
Asgari rızai satış bedeli; malın muhammen kıymetinin yüzde doksanı ile o malla güvence altına alınan ve satış isteyenin alacağına rüçhanı olan alacakların toplamından hangisi fazlaysa o tutara, o mahcuz için o aşamaya kadar yapılan takip masrafları eklenerek bulunur (İİK m.111/a-2).
Formül şöyle özetlenebilir:
Asgari bedel = (Muhammen kıymetin %90'ı veya o malla güvence altına alınan rüçhanlı alacaklar toplamı; hangisi büyükse) + takip masrafları
Muhammen kıymet: Kesinleşmiş kıymet takdirinde belirlenen değerdir (Yönetmelik m.8/2).
Rüçhanlı alacak: O malla güvence altına alınmış ve satış isteyen alacaklının alacağından önce gelen alacaklardır; malın üzerindeki ipotek veya rehin bunun tipik örneğidir. İcra müdürü, rüçhanlı alacaklıya alacağın devam edip etmediğini ve tutarını sorar (Yönetmelik m.8/1).
Takip masrafları: O mal için o aşamaya kadar yapılmış masraflardır.
Asgari bedelin kesin tutarı, borçluya verilen yetki belgesinde yer alır (Yönetmelik m.5/ç).
Borçlu ile alıcı daha yüksek bir satış bedelinde anlaşabilir. Asgari bedel bir alt sınırdır, satış fiyatı değildir.
Rızai satış nasıl işler?
Süreç kanun ve yönetmelikte sıkı sürelere bağlanmıştır. Akış şöyledir:
Talep: Borçlu, kıymet takdirinin tebliğinden itibaren yedi gün içinde icra dairesine başvurur. Talep, kıymet takdirini tebliğ etmeye yetkili esas icra dosyasının bulunduğu icra dairesine yapılır (Yönetmelik m.3). Borçlu, tebligat adresini ve iletişim bilgilerini bildirir (Yönetmelik m.7). Mal tapu veya trafik gibi bir sicile kayıtlıysa, talep sicile işlenir (Yönetmelik m.7/3).
Yetki belgesi: Kıymet takdiri kesinleştikten sonra icra müdürü cebrî satış işlemlerini durdurur, asgari bedeli belirler ve borçluya "rızaen satış yetki belgesi" düzenleyerek tebliğ eder (Yönetmelik m.8, m.9).
On beş günlük süre: Süre, yetki belgesinin borçluya tebliğinden itibaren başlar (Yönetmelik m.9/2). Bu süre içinde borçlu; alıcının kimlik veya unvan bilgilerini, anlaşılan bedeli ve malın ayırt edici özelliklerini, alıcı ise ayrıca tebligat adresini, iletişim ve banka hesap bilgilerini icra dairesine bildirir (Yönetmelik m.10).
Ödeme: Alıcı, asgari bedelden az olmamak üzere anlaşılan bedeli aynı on beş günlük süre içinde icra dairesinin banka hesabına yatırır (Yönetmelik m.11).
Mahkemeye gönderme: İcra müdürü gerekli bilgi ve belgeleri temin ettikten sonra şartların varlığını tespit ederse, satışın onayı için dosyayı derhâl icra mahkemesine gönderir (İİK m.111/a-3).
Karar: Kanun, icra mahkemesinin dosya üzerinden en geç on gün içinde kesin karar vermesini öngörür (İİK m.111/a-3; Yönetmelik m.13/1).
Devir ve teslim: Kabul kararıyla mülkiyet alıcıya geçer, mal üzerindeki tüm hacizler kaldırılır ve devir-teslim işlemleri yapılır (İİK m.111/a-3; Yönetmelik m.13, m.14).
On günlük süre mahkemeye yönelik bir düzenlemedir. Dosyanın mahkemeye gönderilmesi için gerekli bilgi ve belgelerin toplanması da zaman alabileceğinden, talepten devir işlemlerine kadar geçecek toplam süre dosyaya göre değişir.
Borçluya verilen sürenin başlangıcından icra mahkemesinin kararına kadar geçen sürede, alacaklı bakımından satış isteme süresi işlemez (İİK m.111/a-1).
Alıcı parayı nereye ve ne zaman öder?
Alıcı, bedeli borçluya değil, icra dairesinin banka hesabına ve borçluya verilen on beş günlük süre içinde öder (İİK m.111/a-3; Yönetmelik m.11). Bedelin borçlunun eline geçmesi, rızai satışın şartlarını karşılamaz. Borçlunun alıcıdan ayrıca kapora veya peşinat alması da dosyaya yatırılması gereken bedelin yerine geçmez; kaporanın hukuki niteliği kapora rehberinde anlatılmıştır.
Bedel, mahkeme onayından ve devirden önce dosyaya yatırılmak zorunda olduğundan, alıcı banka kredisi kullanacaksa bankanın bu takvimle ödeme yapıp yapmayacağı önceden öğrenilmelidir.
Devir ve teslim masrafları, ilgili mevzuat hükümleri saklı kalmak kaydıyla alıcıya aittir (Yönetmelik m.14/3). Kabul kararından sonra malın devir ve teslim işlemlerini icra dairesi yapar (Yönetmelik m.13/2, m.14/1). Mal alıcıya teslim edilmedikçe veya teslime hazır hâle getirilmedikçe, alıcının yatırdığı bedel alacaklılara ödenmez (Yönetmelik m.14/4). Malı kullanmaya devam eden borçlunun malı teslime hazır tutması, bedelin alacaklılara geç ödenmesini önler.
İcra mahkemesi talebi reddederse, ret kararının icra dairesine gönderilmesinden itibaren üç iş günü içinde bedel, alıcının bildirdiği banka hesabına iade edilir (Yönetmelik m.13/3).
İcra mahkemesi neye bakar, karar verince ne olur?
İcra mahkemesi, rızai satışın kanuni şartlarının bulunup bulunmadığını dosya üzerinden inceler ve talebin kabulüne veya reddine kesin olarak karar verir (İİK m.111/a-3). Duruşma yapılması öngörülmemiştir. Onay kararını, Yönetmelikte belirtildiği üzere İİK m.4'e göre yetkili icra mahkemesi verir (Yönetmelik m.3).
Kanuna ve Yargıtay uygulamasına göre aranan şartlar özellikle şunlardır:
Talebin yedi günlük süre içinde yapılmış olması,
Bedelin asgari rızai satış bedelini karşılaması,
Bedelin on beş günlük süre içinde icra dosyasına yatırılmış olması,
Takibin haciz yoluyla yürüyen bir takip olması ve satılan malın bu takipte haczedilmiş olması.
Kabul kararıyla mülkiyet alıcıya geçer. Sicile kayıtlı mallarda icra müdürü, tescil için mahkeme kararını ilgili kuruma gönderir (Yönetmelik m.14/2). Satış bedeli, İİK'nın paylaştırmaya ilişkin genel hükümleri çerçevesinde alacaklılara paylaştırılır (İİK m.111/a-4, m.138).
Kararın kesin olması, istinaf veya temyiz yoluna gidilemeyeceği anlamına gelir.
Talebim reddedilirse ne yapabilirim?
Rızai satış talebinin icra dairesince reddine karşı, ret işleminin öğrenildiği tarihten itibaren yedi gün içinde icra mahkemesine şikâyet yoluna başvurulabilir (İİK m.16). Bu şikâyet üzerine verilen karar kesindir; istinaf veya temyize gidilemez (Yargıtay HGK, 01.10.2025, E. 2025/42, K. 2025/592).
Şikâyet süresi kaçırılırsa ret işlemi kesinleşir. Bu nedenle ret kararı öğrenilir öğrenilmez değerlendirme yapılmalıdır.
Şikâyet, icra mahkemesince karar verilmedikçe satış işlemlerini durdurmaz (İİK m.22). Satış tarihi yakınsa şikâyet dilekçesinde satışın durdurulmasına karar verilmesi de istenebilir; bu konuda karar icra mahkemesine aittir.
Satış gerçekleşmezse ne olur?
Alıcı bulunamaz veya bedel on beş günlük süre içinde icra dosyasına yatırılmazsa rızai satış gerçekleşmez; durdurulan cebrî satış işlemlerine genel hükümlere göre devam edilir (İİK m.111/a-1, m.111/a-4). Kanunda ve Yönetmelikte on beş günlük sürenin uzatılması öngörülmemiştir.
Bu durumda, satış talebi yapılmış ve giderleri yatırılmışsa mal İİK'nın genel hükümlerine göre elektronik ortamda açık artırmayla satışa çıkarılır. Alacaklının veya borçlunun satış talebi kanuni süre içinde ve giderleri yatırılarak yapılmalıdır (İİK m.106); borçluya verilen sürenin başlangıcından icra mahkemesinin kararına kadar geçen sürede alacaklı bakımından satış isteme süresi işlemez (İİK m.111/a-1). İhale süreci ve ihaleden mal alma konusu icradan ev ve araç alma rehberinde ayrıca anlatılmıştır.
Rızai satış için alacaklının onayı gerekir mi?
Hayır. Kanun, rızai satış için alacaklının onayını şart koşmaz. Alacaklının çıkarı, asgari bedel kuralı ve icra mahkemesinin onayı ile korunur.
Kanun, rızai satış yetkisi isteme hakkını yalnızca borçluya tanır (İİK m.111/a-1). Alacaklı ise kıymet takdirine veya icra dairesinin işlemlerine karşı kanuni şikâyet yollarını kullanabilir.
Rızai satış, ihale ve taksitle ödeme arasındaki fark nedir?
Konu | Rızai satış (İİK m.111/a) | Elektronik ihale (cebrî satış) | Taksitle ödeme (İİK m.111) |
Kim başlatır? | Borçlu | Alacaklı veya borçlunun satış talebiyle icra dairesi | Borçlu |
Ne zaman? | Kıymet takdirinin tebliğinden itibaren yedi gün içinde | Hacizden itibaren bir yıl içinde satış istenir (İİK m.106) | Alacaklının satış talebinden önce |
Alıcı kim olur? | Borçlunun bulduğu kişi | Açık artırmada en yüksek teklifi veren | Satış yok |
Bedel alt sınırı | Muhammen kıymetin %90'ı veya o malla güvence altına alınan rüçhanlı alacaklar (hangisi yüksekse) + takip masrafları | Muhammen kıymetin %50'si veya o malla güvence altına alınan rüçhanlı alacaklar (hangisi yüksekse) + paraya çevirme ve paylaştırma masrafları (İİK m.115, m.129) | Her taksit borcun dörtte birinden az olamaz |
Süre | Yetki belgesi tebliğinden itibaren on beş gün içinde ödeme | İhale takvimine göre | Aydan aya, en fazla üç ay |
Sonuç | İcra mahkemesinin kesin onayıyla mülkiyet geçer, hacizler kalkar | İhaleyle mülkiyet alıcıya geçer; mal, ihale kesinleşmeden teslim edilmez ve sicilde alıcı adına tescil edilmez (İİK m.115, m.118, m.134) | Taahhütle birlikte birinci taksit derhal ödenince icra işlemleri durur; bir taksit ödenmezse kaldığı yerden devam eder |
Taksitle ödeme, kâfi miktarda mal haczedilmişse ve borçlu birinci taksiti derhal öderse kanundaki şartlarla mümkündür (İİK m.111). Alacaklıyla icra dairesinde yapılacak taksit sözleşmesi ise ayrı bir imkândır.
Rızai satış yolu bana açık mı?
Takip ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla mı başlatıldı? → Evet ise Yargıtay uygulamasına göre rızai satış yolu açık değildir. Hayır, haciz yoluyla takipse → devam edin.
Malınız haczedildi ve kıymet takdiri yapıldı mı? → Kıymet takdiri yapılmadıysa → kıymet takdiri yapılmasını isteyebilirsiniz. Yapıldıysa → devam edin.
Kıymet takdirinin size tebliğinden bu yana yedi gün geçti mi? → Sizin veya tebligatı almaya yetkili bir kişinin huzurunda yapılan bir hacizde kıymet takdiri haciz tutanağına yazıldıysa tutanağın ayrıca tebliğ edilmesi gerekmez; bu durumda ayrı bir tebligat beklemeden haciz tarihinden itibaren yedi gün içinde başvurun. Süre geçtiyse talep reddedilir. Geçmediyse → icra dairesine yazılı talepte bulunun.
Asgari bedeli ödeyebilecek bir alıcı var mı? → On beş günlük sürede alıcı bulunamazsa cebrî satış süreci devam eder. Varsa → alıcı bedeli süresinde icra dosyasına yatırır.
Bedel süresinde yatırıldı ve şartlar tamam mı? → Dosya icra mahkemesine gider; kabul kararıyla mülkiyet alıcıya geçer.
Yargıtay uygulaması
Yetki talebinin reddine karşı şikâyet kararı kesindir
Yargıtay HGK, 01.10.2025, E. 2025/42, K. 2025/592: İİK m.111/a-3'te icra mahkemesinin kabul veya ret kararının kesin olduğu düzenlendiğinden, borçluya rızaen satış yetkisi verilmediği şikâyetiyle ilgili verilen kararın da kesin olduğu kabul edilmiştir.
Pratik sonuç: Talebin reddi hâlinde ret işleminin öğrenilmesinden itibaren yedi gün içinde icra mahkemesine şikâyet yolu açıktır, ancak bu şikâyet üzerine verilen karara karşı istinaf veya temyize gidilemez. Talep baştan eksiksiz ve süresinde yapılmalıdır.
İpoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takipte talebin reddi onanmıştır
Yargıtay 12. HD, 03.07.2023, E. 2023/1620, K. 2023/4477 ve Yargıtay 12. HD, 03.07.2023, E. 2023/1134, K. 2023/4478: İpoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takiplerde haczedilmiş mal bulunmadığı ve İİK m.111/a'nın ipotekli takipleri kapsamadığı gerekçesiyle şikâyetin reddine ilişkin kararlar onanmıştır.
Bu kararlar, Hukuk Genel Kurulunun 01.10.2025 tarihli kararından önce, Özel Dairenin temyiz incelemesi yaptığı dosyalarda verilmiştir. Hukuk Genel Kurulu kararına göre yetki talebinin reddine karşı yapılan şikâyet üzerine verilen kararlar kesindir.
Pratik sonuç: Borcunuz ipotekli bir kredi ise ve banka ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takip başlattıysa, Yargıtay uygulamasına göre rızai satış yolu açık değildir. Bu tür dosyalarda ihale öncesi alacaklıyla doğrudan uzlaşma gibi başka yollar değerlendirilmelidir.
İki yıllık süresi dolmamış kıymet takdiri esas alınır
Yargıtay 12. HD, 18.09.2023, E. 2022/13140, K. 2023/5071: Kıymet takdirinin üzerinden iki yıl geçmediği için borçluya mevcut kıymet takdiri esas alınarak rızai satış yetkisi verilmesine karşı alacaklının şikâyetini reddeden karar onanmıştır.
Pratik sonuç: Asgari bedel, kesinleşmiş kıymet takdirine göre hesaplanır. Kesinleşen kıymet takdirinin yapıldığı tarihten itibaren iki yıl geçmedikçe yeniden kıymet takdiri istenemez; doğal afetler ve imar durumundaki çok önemli değişiklikler meydana getiren benzer hâllerde yeniden kıymet takdiri istenebilir (İİK m.128/a-2).
Kurgusal örnekler
Kurgusal örnek — Süresinde yapılan talep: A, kredi kartı borcu nedeniyle hakkında başlatılan ilamsız takipte dairesi haczedilen bir borçludur. Kıymet takdiri raporu A'ya 3 Mart'ta tebliğ edilir ve dairenin muhammen kıymeti 4.000.000 TL olarak belirlenir. Dairenin üzerinde ipotek yoktur, takip masrafları 60.000 TL'dir. A, 7 Mart'ta icra dairesine rızai satış talebinde bulunur. Tebliğ günü hesaba katılmadığından yedi günlük süre, son gün resmî tatile rastlamıyorsa 10 Mart'ta dolar (İİK m.19); talep süresindedir. Asgari bedel, 3.600.000 TL (%90) + 60.000 TL = 3.660.000 TL olarak hesaplanır. Yetki belgesi, kıymet takdiri tüm ilgililer bakımından kesinleştikten sonra düzenlenir. A'nın bulduğu alıcı 3.900.000 TL'yi yetki belgesinin tebliğinden itibaren on beş gün içinde icra dairesinin hesabına yatırırsa dosya icra mahkemesine gönderilir ve mahkeme şartları inceleyerek karar verir.
Kurgusal örnek — İpotek alacağı %90'ı aşıyor: B'nin haczedilen işyerinin muhammen kıymeti 2.000.000 TL'dir; %90'ı 1.800.000 TL eder. İşyeri üzerinde bir banka lehine, haciz alacaklısından önce gelen ve ipotekle güvence altına alınan güncel alacak tutarı 2.100.000 TL olan bir ipotek vardır. Bu durumda büyük olan rüçhanlı alacak esas alınır ve asgari bedel 2.100.000 TL + takip masrafları olarak hesaplanır. Rüçhanlı alacağın tutarını icra müdürü ipotek alacaklısına sorarak belirler (Yönetmelik m.8/1); hesaba yalnızca o malla güvence altına alınan kısım girer (İİK m.111/a-2).
Kurgusal örnek — İpotekli kredi takibi: C, konut kredisini ödeyemeyince banka ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla ilamlı takip başlatır. Yargıtay uygulamasına göre bu takipte rızai satış yolu açık değildir. C'nin, ihale tarihine kadar alacaklı bankayla uzlaşma gibi diğer seçenekleri değerlendirmesi gerekir.
Uygulamada sık yapılan hatalar
Huzurda yapılan hacizde ayrı tebligat beklemek. Kıymet takdiri, borçlunun veya tebligatı almaya yetkili bir kişinin huzurunda yapılan hacizde haciz tutanağına yazılmışsa tutanağın ayrıca tebliğ edilmesi gerekmez (Yönetmelik m.6/2). Güvenli yol, talebi haciz tarihinden itibaren yedi gün içinde yapmaktır.
Tebliğ tarihini dosyadan kontrol etmemek. Kapıya yapıştırma veya e-tebligat yoluyla yapılan tebliğlerde süre fark edilmeden işlemeye başlayabilir. Kıymet takdiri hiç tebliğ edilmemişse, huzurda yapılan haciz hâli dışında süre başlamaz.
Kıymet takdirine şikâyet edip rızai satış talebini ertelemek. İki başvurunun süresi aynı tebliğle başlar. Şikâyet etmek, rızai satış talebinin süresini kendiliğinden uzatmaz.
Bedeli doğrudan borçluya ödetmek. Bedelin icra dairesinin banka hesabına yatırılması zorunludur. Borçluya veya üçüncü bir kişiye yapılan ödeme rızai satış için yeterli sayılmaz.
Asgari bedeli yalnızca %90 üzerinden hesaplamak. O malla güvence altına alınan rüçhanlı alacaklar daha yüksekse onlar esas alınır ve her durumda takip masrafları eklenir.
Alıcının bilgilerini ve banka hesabını süresinde bildirmemek. Yönetmelik, borçlunun ve alıcının bilgileri on beş günlük süre içinde icra dairesine bildirmelerini öngörür (Yönetmelik m.10).
Alıcının kredi kullanacağına güvenmek. Bedel, mahkeme onayından ve devirden önce on beş gün içinde dosyaya yatırılmalıdır.
Satışın borcu tamamen kapatacağını varsaymak. Satış bedeli borcu ve masrafları karşılamazsa kalan borç için takip devam eder.
Ret işlemine karşı şikâyet süresini kaçırmak. Şikâyet, ret işleminin öğrenilmesinden itibaren yedi gün içinde icra mahkemesine yapılmalıdır.
İpotekli takipte rızai satışa güvenmek. Takip türü ipoteğin paraya çevrilmesiyse, ihale tarihine kadar başka çözümler planlanmalıdır.
On beş günün uzatılacağını varsaymak. Kanunda ve Yönetmelikte on beş günlük sürenin uzatılması öngörülmemiştir; alıcının, on beş günlük süre içinde ödeyebilmek için finansmanını yetki belgesi tebliğ edilmeden önce hazırlaması önerilir.
Kontrol listesi
☐ İcra dosyasının takip türünü kontrol edin: haciz yoluyla takip mi, ipoteğin paraya çevrilmesi mi?
☐ Kıymet takdirinin size tebliğ edildiği tarihi; kıymet takdiri sizin veya tebligatı almaya yetkili bir kişinin huzurunda yapılan hacizde haciz tutanağına yazıldıysa haciz tarihini not edin.
☐ Tebliğin nasıl yapıldığını (elden, kapıya yapıştırma, e-tebligat) icra dosyasından kontrol edin.
☐ Yedi günlük süre dolmadan, esas icra dosyasının bulunduğu icra dairesine yazılı rızai satış talebinde bulunun.
☐ Talepte tebligat adresinizi ve iletişim bilgilerinizi bildirin.
☐ Malın üzerindeki ipotek, rehin ve diğer kayıtları (tapu veya trafik kaydı) inceleyin.
☐ Asgari bedeli hesaplayın: %90 veya o malla güvence altına alınan rüçhanlı alacaklar (hangisi yüksekse) + takip masrafları.
☐ Kıymet takdirine şikâyet edecekseniz, bunun icra dairesine değil, tebliğden itibaren yedi gün içinde icra mahkemesine yapılması gerektiğini unutmayın (İİK m.128/a).
☐ Alıcıyı önceden belirleyin; alıcının T.C. kimlik numarasını (tüzel kişiyse unvanını, vergi kimlik, ticaret sicil ve MERSİS numarasını), tebligat adresini, iletişim ve banka hesap bilgilerini hazırlayın.
☐ Alıcı kredi kullanacaksa bankanın ödeme takvimini önceden öğrenin.
☐ Yetki belgesinin tebliğ tarihini ve on beş günlük sürenin bitiş tarihini takip edin.
☐ Bedelin yalnızca icra dairesinin banka hesabına yatırılmasını sağlayın.
☐ Devir ve teslim masraflarının, ilgili mevzuat hükümleri saklı kalmak kaydıyla alıcıya ait olduğunu alıcıya bildirin.
☐ Talep reddedilirse, öğrenme tarihinden itibaren yedi gün içinde icra mahkemesine şikâyet seçeneğini değerlendirin.
☐ Kabul kararından sonra icra dairesinin teslim işlemleri için malı teslime hazır tutun.
Sık sorulan sorular
Rızai satış nedir?
Rızai satış, haczedilen malın icra ihalesi yerine borçlunun bulduğu alıcıya, asgari bedelin altında olmamak üzere ve icra mahkemesinin onayıyla satılmasıdır. İcra ve İflas Kanunu m.111/a'da "borçluya satış yetkisi verilmesi" adıyla düzenlenmiştir.
Rızai satış talebi ne zamana kadar yapılabilir?
Talep, kıymet takdirinin borçluya tebliğinden itibaren yedi gün içinde icra dairesine yapılmalıdır. Haciz, borçlunun veya tebligatı almaya yetkili bir kişinin huzurunda yapılmış ve kıymet takdiri haciz tutanağına yazılmışsa tutanağın ayrıca tebliğ edilmesi gerekmez; bu durumda güvenli yol, ayrı bir tebligat beklemeden talebi haciz tarihinden itibaren yedi gün içinde yapmaktır. Bu hâl dışında kıymet takdiri hiç tebliğ edilmemişse süre başlamaz. Usulsüz tebligatta ise talep de, usulsüzlüğe ilişkin icra mahkemesine şikâyet de öğrenme tarihinden itibaren yedi gün içinde yapılmalıdır.
Kıymet takdirine şikâyet edersem rızai satış talep edebilir miyim?
Evet, ikisi birlikte yapılabilir; ancak her ikisi için de süre aynı tebliğle başlar ve yedi gündür. Satış için verilen on beş günlük süre, kıymet takdiri kesinleştikten sonra yetki belgesinin tebliğiyle başlar.
Malım en az kaç liraya satılabilir?
Asgari rızai satış bedeli; muhammen kıymetin yüzde doksanı ile o malla güvence altına alınan rüçhanlı alacaklar toplamından hangisi fazlaysa o tutara, o mal için yapılmış takip masrafları eklenerek bulunur. Borçlu ile alıcı daha yüksek bir satış bedelinde anlaşabilir.
İpotekli evim için rızai satış isteyebilir miyim?
Takip haciz yoluyla yürüyorsa ve evin üzerinde ayrıca ipotek varsa rızai satış istenebilir; ipotekle güvence altındaki alacak asgari bedel hesabına katılır; taşınmazın alıcı adına tescilinde Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğünün talimatına göre hacizlerle birlikte rehin ve İİK m.150/c şerhi de terkin edilir. Takip ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla başlatılmışsa, Yargıtay uygulamasına göre rızai satış yolu açık değildir.
Rızai satış için alacaklının izni gerekir mi?
Hayır, kanun alacaklının onayını şart koşmaz. Alacaklının çıkarı, asgari bedel kuralı ve icra mahkemesinin onayıyla korunur.
Borçluya ne kadar süre verilir?
Borçluya rızai satış için on beş günlük süre verilir. Yönetmeliğe göre bu süre, rızaen satış yetki belgesinin borçluya tebliğinden itibaren başlar. Kanunda ve Yönetmelikte on beş günlük sürenin uzatılması öngörülmemiştir.
Alıcı parayı kime öder?
Alıcı bedeli borçluya değil, icra dairesinin banka hesabına öder. Ödeme, borçluya verilen on beş günlük süre içinde yapılmalıdır.
Rızai satış sırasında ihale yapılır mı?
İcra müdürü, kıymet takdiri kesinleştikten sonra cebrî satış işlemlerini durdurarak borçluya süre verir. Rızai satış gerçekleşmezse cebrî satış süreci devam eder; satış talebi yapılmış ve giderleri yatırılmışsa mal elektronik ortamda açık artırmaya çıkarılır.
İcra mahkemesi rızai satışı onaylarsa ne olur?
Kabul kararıyla malın mülkiyeti alıcıya geçer ve mal üzerindeki tüm hacizler kaldırılır. Sicile kayıtlı mallarda tescil için mahkeme kararı ilgili kuruma gönderilir.
İcra mahkemesi rızai satışı reddederse para ne olur?
Ret kararının icra dairesine gönderilmesinden itibaren üç iş günü içinde alıcının yatırdığı bedel, bildirdiği banka hesabına iade edilir. Ardından, satış talebi yapılmış ve giderleri yatırılmışsa cebrî satış süreci devam eder.
İcra mahkemesinin kararına karşı istinaf veya temyiz yoluna gidilebilir mi?
Hayır. İcra mahkemesinin rızai satış talebine ilişkin kabul veya ret kararı kesindir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, yetki talebinin reddine karşı yapılan şikâyet üzerine verilen kararın da kesin olduğunu kabul etmiştir.
Talebim icra dairesince reddedilirse ne yapabilirim?
Ret işleminin öğrenildiği tarihten itibaren yedi gün içinde icra mahkemesine şikâyet yoluna başvurulabilir (İİK m.16). Yargıtay Hukuk Genel Kuruluna göre bu şikâyet üzerine verilen karar kesindir. Şikâyet, icra mahkemesince karar verilmedikçe satışı durdurmaz (İİK m.22); satış tarihi yakınsa satışın durdurulmasına karar verilmesi de istenebilir.
Rızai satış sürerken alacaklının satış isteme süresi işler mi?
Hayır. Borçluya verilen sürenin başlangıcından icra mahkemesinin kararına kadar geçen sürede alacaklı bakımından satış isteme süresi işlemez.
Araç ve diğer taşınırlar için de rızai satış istenebilir mi?
Evet. Kanun, haciz yoluyla takipte haczedilen mallar arasında taşınır-taşınmaz ayrımı yapmaz. Araç gibi sicile kayıtlı mallarda talep ilgili sicile işlenir (Yönetmelik m.7/3).
Devir ve tapu masraflarını kim öder?
Yönetmeliğe göre devir ve teslim masrafları, ilgili mevzuat hükümleri saklı kalmak kaydıyla alıcıya aittir. Somut dosyada hangi kalemlerin ödeneceği icra dairesinden ve ilgili kurumdan öğrenilmelidir.
Rızai satış ile taksitle ödeme arasındaki fark nedir?
Rızai satışta mal borçlunun bulduğu alıcıya satılır ve bedel dosyaya yatırılır. Taksitle ödemede ise mal satılmaz; borçlu, alacaklının satış talebinden önce borcunu en fazla üç ay içinde aylık taksitlerle ödemeyi taahhüt eder ve birinci taksiti derhal öderse icra işlemleri durur (İİK m.111). Bunun için kâfi miktarda malın haczedilmiş olması da gerekir.
İlgili yazılarımız
İcra hukukuna ilişkin genel bilgi için Ankara İcra Avukatı sayfamıza bakabilirsiniz.
Genel hukuki değerlendirme
Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır; somut olayın özellikleri sonucu değiştirebilir. Takip türü, tebligat tarihleri, malın üzerindeki kayıtlar ve icra dosyasındaki işlemler, rızai satış yolunun açık olup olmadığını doğrudan etkiler.
Yazar: Av. Murat Akman — Ankara Barosu (Sicil No: 42294).
Adres: Korkutreis Mah., Strazburg Cd., Belgin İş Merkezi No:17/1, 06430 Çankaya/Ankara
Telefon: +90 312 911 67 90 · E-posta: av.muratakman@gmail.com
Son güncelleme: 1 Kasım 2026

