Cinsel Sorunlar Nedeniyle Boşanma Davası: Kusur Değerlendirmesi (2026)
- 15 Kas 2023
- 7 dakikada okunur
Güncelleme tarihi: 14 Tem
Cinsel Sorunlar Nedeniyle Boşanma Davası: Kısa Cevap
Cinsel sorunlar nedeniyle boşanma, Türk Medeni Kanunu'nda ayrı ve özel bir boşanma sebebi olarak düzenlenmemiştir. Cinsel ilişkiden haklı sebep olmaksızın kaçınma, vajinismus, iktidarsızlık (erektil disfonksiyon) ve cinsel uyumsuzluk gibi durumlar, TMK m.166/1'de yer alan "evlilik birliğinin temelinden sarsılması" genel boşanma sebebi kapsamında değerlendirilir. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi'nin yerleşik uygulamasına göre bu tür sorunların kusur teşkil edip etmeyeceği; sorunun tıbbi varlığına, tedavi imkânına, tarafların tedaviye yaklaşımına, eşe tanınan makul süreye ve ispat durumuna göre ayrı ayrı değerlendirilir.
Hukuki Nitelendirme: TMK'da Ayrı Bir Boşanma Sebebi Değildir
Cinsel yaşam, evlilik birliğinin temel unsurlarından biri kabul edilir; ancak kanun koyucu bunu zina (TMK m.161) gibi özel/mutlak bir sebep olarak düzenlememiştir. Bu nedenle cinsel sorunlara dayalı bir boşanma davası, TMK m.166/1 kapsamında "evlilik birliğinin temelinden sarsılması" genel sebebine dayanır. Bunun sonucu olarak zinada olduğu gibi mutlak bir sonuç doğmaz; mahkeme somut olayın evlilik birliğini gerçekten çekilmez hale getirip getirmediğini ve kusurun kimde olduğunu ayrıca araştırır.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi'nin güncel bir kararında bu çerçeve açıkça uygulanmıştır: kocanın cinsel ilişkiden kaçınması ve yatak odasını ayırması nedeniyle tam kusurlu bulunduğu, TMK m.166/1 uyarınca boşanmaya karar verildiği ve bu kararın Yargıtay'ca onandığı görülmektedir.
(Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2024/6006, K. 2024/7859, T. 24.10.2024)
Cinsel Sorunlar Nedeniyle Boşanmada Kabul Edilen Haller
Cinsel İlişkiden Kaçınma
Haklı bir sebep olmaksızın cinsel ilişkiden sürekli kaçınma, Yargıtay uygulamasında kusur olarak değerlendirilir. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi bir kararında, kocanın cinsel ilişkiden kaçınmasını ve eşinin ailesiyle görüşmesini engellemeye yönelik baskısını birlikte değerlendirerek TMK m.166/1 koşullarının oluştuğunu kabul etmiştir (Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2013/8470, K. 2013/22050, T. 26.09.2013).
Ancak kusur oranı her zaman tam kusur şeklinde çıkmaz: başka bir kararda, birlik görevlerini yerine getirmeyen ve eşine hakaret eden kocanın ağır kusuruna karşılık, kadının cinsel ilişkiden kaçınma suretiyle yalnızca az kusurlu olduğuna hükmedilmiştir (Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2010/17008, K. 2011/18140, T. 03.11.2011).
Sağlık sorunu bulunmaksızın kaçınma ve mahkemece yönlendirilmesine rağmen tedaviye gidilmemesi de kusur olarak değerlendirilebilir (Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2023/2815, K. 2024/202, T. 11.01.2024).
Vajinismus
Vajinismus, tıp literatüründe tedavi edilebilir kabul edilen bir cinsel işlev bozukluğudur. Yargıtay, vajinismusun varlığını tek başına kusur saymaz; sorunun tedaviye açık olup olmadığını ve tarafların bu tedaviye katılımını araştırır. Aşağıdaki bölümlerde bu konudaki güncel içtihat ayrıntılı olarak ele alınmaktadır.
İktidarsızlık (Erektil Disfonksiyon)
Tedaviye rağmen düzelmeyen veya tedavinin bilinçli olarak reddedildiği iktidarsızlık halleri, cinsel ilişkinin kurulmasını sürekli engelliyorsa boşanma sebebi olabilir. Ancak bu iddianın da ispatlanması gerekir; ispatlanamayan iktidarsızlık veya kaçınma iddiaları kusur olarak yüklenemez (Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2024/7524, K. 2025/3852, T. 17.04.2025).
Cinsel İsteksizlik ve Uyumsuzluk
Cinsel isteksizlik, soğukluk veya tarafların cinsel beklentileri arasındaki köklü uyumsuzluk da, evlilik birliğini fiilen çekilmez hale getirdiği ölçüde TMK m.166/1 kapsamında değerlendirilebilir; ancak bu tür iddialar somut ve ispatlanabilir olgulara dayanmalıdır.
"Makul Süre" Doktrini: Cinsel Birleşme İçin Ne Kadar Süre Tanınmalı?
Yargıtay içtihadında önemli bir ilke, eşe cinsel birleşmenin gerçekleşmesi için "makul bir süre" tanınması gerektiğidir. Bu süre geçmeden cinsel ilişkinin kurulamamış olması, otomatik olarak kusur sayılmaz.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi'nin bir karar düzeltme kararında, evliliğin fiilen yaklaşık 15 gün sürdüğü, erkeğin eşine makul süre tanımadığı ve kadının vajinismus tedavisinden kaçındığının ispatlanamadığı gerekçesiyle kadına kusur yüklenmesinin hatalı olduğuna; tersine, eşini ailesinin evine bırakıp geri almayan ve "seni istemiyorum" diyen erkeğin tam kusurlu sayılması gerektiğine hükmedilmiştir.
(Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2018/5437, K. 2019/2300, T. 06.03.2019 — Karar Düzeltme)
Tedaviye Katılım Yükümlülüğü ve Kusur Değerlendirmesi
Vajinismus gibi çift terapisi gerektiren durumlarda Yargıtay, yalnızca sorunu yaşayan eşin değil, diğer eşin de tedavi sürecine katılım gösterip göstermediğini araştırır. Cinsel sorunları bulunan ve tedaviden bilinçli olarak kaçınan eş, evlilik birliğinin temelinden sarsılmasında tam kusurlu sayılabilir.
Ancak Yargıtay 2. Hukuk Dairesi bir kararında önemli bir ayrıma dikkat çekmiştir: tedaviden kaçınma maddi tazminat (TMK m.174/1) açısından kusur oluştursa da, "birlik görevlerini ihmal etme" davranışının tek başına davacının kişilik haklarına saldırı teşkil etmediğini, bu nedenle manevi tazminat (TMK m.174/2) şartlarının ayrıca oluşmadığını belirtmiştir. Bu ayrım, dava stratejisi bakımından kritik önem taşır: maddi ve manevi tazminat talepleri farklı ispat ve gerekçe standartlarına tabidir.
(Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2011/23150, K. 2012/18070, T. 28.06.2012)
İspat Yükü: İddia Kanıtlanamazsa Kusur Yüklenemez
Cinsel sorunlara dayalı kusur iddiaları, tıpkı diğer boşanma sebepleri gibi ispatlanmak zorundadır. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi güncel bir kararında, bir tarafın diğerini iktidarsızlıkla suçlamasının ve karşı tarafın da "iktidarsız olmadığı halde cinsel ilişkiden kaçındığı" iddiasının ikisinin de ispatlanamadığı bir olayda, bu vakıaların hiçbirinin taraflara kusur olarak yüklenemeyeceğine hükmetmiştir.
(Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2024/7524, K. 2025/3852, T. 17.04.2025)
Sonradan Tedavi Olunması veya Sorunun Ortadan Kalkması Kusuru Kaldırır Mı?
Evet. Yargıtay, geçmişte yaşanan bir cinsel sorunun sonradan çözülüp çözülmediğini de dikkate alır. Bir kararda, evliliğin ilk yıllarında kadının vajinismus hastası olduğu ve tedaviye yanaşmadığı gerekçesiyle kusurlu bulunduğu, ancak kadının sonradan tedavi olduğu ve tarafların ortak bir çocuğunun dünyaya geldiği anlaşıldığından, bu geçmiş sorunun artık kadına kusur olarak yüklenemeyeceğine karar verilmiştir.
(Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2024/8984, K. 2025/299, T. 15.01.2025)
Delil Türleri
Cinsel sorunlara dayalı boşanma davalarında başlıca deliller şunlardır:
Adli Tıp Kurumu raporları
Hastane ve uzman hekim (kadın doğum, üroloji, psikiyatri) raporları
Cinsel terapi / tedavi kayıtları
Tanık beyanları
Taraf beyanları ve ikrarlar
Yazılı mesajlaşma kayıtları
Tıbbi raporlar, hem sorunun varlığını hem de tedaviye yaklaşımı (kontrole gitmeme, tedaviyi yarıda bırakma gibi) ortaya koyduğu için genellikle belirleyici niteliktedir.
Cinsel Sorunlar Nedeniyle Boşanmanın Sonuçları
Maddi Tazminat (TMK m. 174/1)
Boşanmaya sebep olan olaylarda kusursuz veya daha az kusurlu eş, kusurlu eşten maddi tazminat isteyebilir; bu hak için kusurlu davranışın ayrıca kişilik haklarına saldırı niteliğinde olması aranmaz.
Manevi Tazminat (TMK m. 174/2)
Manevi tazminat için ayrıca davacının kişilik haklarının saldırıya uğramış olması gerekir. Yukarıda görüldüğü gibi, salt "birlik görevini ihmal" bu şartı her zaman karşılamayabilir; bu nedenle manevi tazminat talebinin somut olgularla (örneğin hakaret, aşağılama, kamuoyu önünde küçük düşürme gibi ek unsurlarla) desteklenmesi gerekir.
Yoksulluk Nafakası (TMK m. 175)
Kusuru daha ağır olmayan ve boşanma nedeniyle yoksulluğa düşecek taraf, diğerinden yoksulluk nafakası talep edebilir.
Velayet
Cinsel sorunlar, tek başına velayet kararını belirleyen bir ölçüt değildir; esas alınan çocuğun üstün yararıdır.
Cinsel Sorunlar Nedeniyle Boşanma Davası Hakkında Sık Sorulan Sorular
Cinsel ilişkiye girmemek boşanma sebebi midir?
Haklı bir sebep olmaksızın sürekli cinsel ilişkiden kaçınma, TMK m.166/1 kapsamında boşanma sebebi ve kusur olarak değerlendirilebilir.
Vajinismus boşanma sebebi midir?
Vajinismusun kendisi otomatik olarak kusur sayılmaz; tedaviye açık olup olmadığı ve tarafların tedaviye katılımı birlikte değerlendirilir.
İktidarsızlık boşanma sebebi midir?
Tedaviye rağmen düzelmeyen veya tedavisi bilinçli reddedilen iktidarsızlık boşanma sebebi olabilir; ancak iddianın ispatlanması gerekir.
Cinsel birleşme için eşe ne kadar süre tanınmalıdır?
Yargıtay kesin bir süre belirlemez; ancak çok kısa sürede (örneğin 15 gün) makul süre tanınmadan kusur belirlemesi yapılamayacağına hükmetmiştir.
Vajinismus sonradan tedavi edilirse geçmiş kusur sayılır mı?
Hayır. Sorun sonradan tedavi edilmiş ve evlilik normal seyrine dönmüşse geçmişteki durum artık kusur olarak ileri sürülemez.
Cinsel sorunlar nedeniyle boşanmada manevi tazminat her zaman alınır mı?
Hayır. Maddi tazminat için kusur yeterliyken, manevi tazminat için ayrıca kişilik haklarına saldırı şartı aranır.
Cinsel sorunlar nedeniyle boşanma davası açmayı düşünüyorsanız, dava stratejisi ve delil değerlendirmesi hakkında Ankara Boşanma Avukatı sayfamızdan bilgi alabilirsiniz. Tanık beyanlarının ispat gücü hakkında Boşanma Davasında Tanık, zina ile karışan haller hakkında Zina Nedeniyle Boşanma Davası, nafaka talepleri hakkında ise Yoksulluk Nafakası Nedir? Süreli Nafaka Olabilir mi? başlıklı yazılarımızı inceleyebilirsiniz.
Hukuki Uyarı: Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır; kusur ve tazminat değerlendirmesi her davanın somut delillerine göre değişir, kesin bir sonuç önceden garanti edilemez. Cinsel sorunlar nedeniyle boşanma davası açmadan veya böyle bir davada taraf olmadan önce, dosyanıza özgü delil ve strateji değerlendirmesi için bir avukattan hukuki destek almanızı öneririz.
Boşanma davasında kadının hakları hakkında Boşanma Davasında Kadının Hakları Nelerdir? başlıklı yazımızı da inceleyebilirsiniz.
Bu dava TMK'da ayrı bir madde ile mi düzenlenmiştir?
Hayır. Cinsel sorunlar TMK'da ayrı bir özel boşanma sebebi olarak düzenlenmemiştir; genel sebep olan evlilik birliğinin temelinden sarsılması (TMK m.166/1) kapsamında değerlendirilir.
Sorunu olan taraf tedaviye katılırsa dava tamamen reddedilir mi?
Tek başına tedaviye katılım davanın reddini garanti etmez; mahkeme tüm olay ve delilleri birlikte değerlendirir.
Bu tür davalarda mahremiyet nasıl korunur?
Taraflardan birinin talebi üzerine duruşmanın gizli yapılmasına karar verilebilir (TMK m.184/6).
İddiayı ispat için tıbbi rapor şart mı?
Şart değildir, ancak tıbbi rapor ve tanık beyanı gibi deliller iddiayı güçlendirir; salt soyut iddia yeterli görülmeyebilir.
Sorun evlilik başında mı yoksa sonradan mı ortaya çıkmalı, fark eder mi?
Kusur değerlendirmesinde belirleyici olan, sorunun sürekliliği ve tarafın buna karşı tutumudur; ortaya çıkış zamanı tek başına belirleyici değildir.
Bu sebeple açılan davada velayet etkilenir mi?
Hayır, doğrudan etkilenmez; velayet kusurdan bağımsız olarak çocuğun üstün yararına göre belirlenir.
Bu konudaki iddialar mahkemede nasıl ele alınır?
Mahkeme, hassasiyeti gözeterek delilleri ve tarafların beyanlarını değerlendirir; gereksiz ayrıntıya girmeden hukuki sonuçlara odaklanılır.
Durum | Kusur Değerlendirmesi | Belirleyici Unsur |
Haklı sebep olmaksızın cinsel ilişkiden kaçınma | Kusurlu davranış sayılabilir | Süreklilik ve haklı bir tıbbi/kişisel sebep bulunmaması |
Vajinismus (tedaviye direnç) | Tedaviyi reddetme kusur sayılabilir, kendisi kusur sayılmaz | Tedaviye katılım yükümlülüğüne uyulup uyulmadığı |
İktidarsızlık | Tek başına kusur sayılmaz | Tedavi çabası ve tarafın iş birliği |
Cinsel isteksizlik/uyumsuzluk | Somut olaya göre değerlendirilir | Sürekliliği ve ilişkiye yansıması |
Bu Durum Boşanma Sebebi Olur mu? (Karar Ağacı)
Sorun tıbbi bir rahatsızlığa mı dayanıyor (vajinismus, iktidarsızlık gibi)? → Evet ise: taraf tedaviye katılıyor mu? → Katılıyorsa: kusur sayılması güçleşir; katılmıyorsa: kusurlu davranış olarak değerlendirilebilir.
Tıbbi bir sebep yoksa → Cinsel ilişkiden kaçınma haklı bir sebebe mi dayanıyor (sağlık, güvenlik gibi)? → Hayır ve süreklilik gösteriyorsa: evlilik birliğinin temelinden sarsılması (TMK m.166/1) kapsamında kusurlu davranış sayılabilir.
Bu Davalarda Mahkemenin Değerlendirdiği Temel Unsurlar
✅ Sorunun sürekliliği ve evlilik birliğine etkisi
✅ Tarafın tedaviye/tıbbi desteğe katılıp katılmadığı
✅ Kaçınmanın haklı bir sebebe dayanıp dayanmadığı
✅ İddiayı destekleyen somut deliller (tıbbi rapor, tanık, yazışma)
✅ Makul süre geçip geçmediği
Örnek Senaryolar
Örnek Senaryo 1: Tedaviye Katılım
Kurgusal örnek — A, vajinismus tanısı almış ve önerilen tedavi sürecine düzenli katılmaktadır. Sorun devam etse dahi, tedaviye katılım gösterdiğinden bu durum tek başına A'nın kusuru olarak değerlendirilmeyebilir.
Örnek Senaryo 2: Tedaviyi Reddetme
Kurgusal örnek — B, kendisine önerilen tıbbi desteği uzun süre reddeder ve sorunu çözmeye yönelik hiçbir adım atmaz. Bu durumda tedaviyi reddetme davranışı kusur olarak değerlendirilebilir.
Örnek Senaryo 3: Haklı Sebep
Kurgusal örnek — C, sağlık sorunları nedeniyle belirli bir dönem cinsel ilişkiden kaçınır ve bu durumu tıbbi raporla belgeler. Haklı bir sebebe dayandığından bu durum kusur olarak değerlendirilmeyebilir.
Dava Öncesi Kontrol Listesi
İlgili konularda ayrıntılı bilgi için evlilik birliğinin temelinden sarsılması ve boşanmada maddi ve manevi tazminat rehberlerimizi inceleyebilirsiniz.
☐ Sorunun sürekliliğini gösteren somut deliller (tıbbi rapor, tanık) hazır mı?
☐ Tedaviye katılım/katılmama durumu belgelenebiliyor mu?
☐ Makul süre geçip geçmediği değerlendirildi mi?
☐ Tazminat ve nafaka talepleri dilekçeye eklendi mi?
☐ Kişisel ve hassas bilgilerin dava sürecinde nasıl korunacağı düşünüldü mü?



