top of page

Cinsel Sorunlar Nedeniyle Boşanma Davası: Kusur, Rapor ve İspat

15 Kas 2023
7 dakikada okunur

Güncelleme tarihi: 3 gün önce

Kısa cevap: Cinsel sorunlar Türk Medeni Kanunu'nda ayrı bir boşanma sebebi olarak düzenlenmemiştir; cinsel birlikteliğin kurulamaması, haklı sebep olmadan cinsel ilişkiden kaçınma veya tedaviden kaçınma, evlilik birliğinin temelinden sarsılması sebebi (TMK m.166/1) kapsamında değerlendirilir. Yargıtay, makul bir süre içinde cinsel ilişkinin gerçekleşmemesini temelinden sarsılma sebebi saymaktadır. Kusur belirlenirken hastalığın kendisi değil, eşin tedaviye ve soruna yaklaşımı esas alınır; tıbbi bir engel ileri sürülüyorsa mahkemenin rapor alması beklenir.

Hukuki Dayanak: Evlilik Birliğinin Temelinden Sarsılması

Kanun, cinsel sorunları zina, hayata kast, terk veya akıl hastalığı gibi özel boşanma sebepleri arasında saymamıştır. Bu nedenle dava, “Evlilik birliği, ortak hayatı sürdürmeleri kendilerinden beklenmeyecek derecede temelinden sarsılmış olursa, eşlerden her biri boşanma davası açabilir.” hükmüne dayanır (TMK m.166/1). Ayrıntı için Evlilik Birliğinin Temelinden Sarsılması yazımıza bakabilirsiniz.

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu bu konudaki yaklaşımı şöyle ifade etmiştir: “Kuşkusuz evlenmenin diğer sosyal amaçları bulunsa da; cinsel yaşam, cinsel paylaşım evlilikte doğal bir beklentidir. Bunun içindir ki, makul sayılacak bir süre içinde cinsel ilişkinin gerçekleşmemesi öteden beri Yargıtay uygulamasında evlilik birliğinin temelinden sarsılması nedeni olarak kabul edilmektedir.” (Yargıtay HGK, E.2013/1141, K.2014/752).

Makul Süre Ölçütü

Makul sürenin belirli bir gün veya ay sayısı yoktur; evliliğin süresi, tarafların durumu ve sorunun niteliği birlikte değerlendirilir. Yargıtay, yeni evlenen eşler arasında ortaya çıkabilecek cinsel sorunların çözümü için makul bir sürenin geçmesi gerektiğini belirtmiş ve eşlerin fiilen yaklaşık bir ay bir arada kaldığı dosyada bu sürenin geçmediğini kabul etmiştir (Yargıtay 2. HD, E.2025/3555, K.2025/10459).

Uzun süreli birliktelikte ise sonuç farklıdır. Dava tarihi itibarıyla yaklaşık bir buçuk yıldır birlikte olan eşlere ilişkin bir dosyada Yargıtay, tarafların cinsel organları normal yapıda olduğu hâlde psikolojik sebeple de olsa cinsel ilişki kuramadıklarını, bu hâlin evlilik birliğini temelinden sarstığını ve “Ne zaman gerçekleşeceği belli olmayan ve ondan sonra da devam edip etmeyeceği şüpheli bulunan cinsel yakınlaşmayı beklemek için davacı-karşı davalıyı zorlamak açık bir haksızlıktır.” diyerek kadının davasının reddini bozmuştur (Yargıtay 2. HD, E.2024/6442, K.2025/4430).

Makul süre dolmadan bir eşe cinsel konularda kusur yüklenmesi de doğru bulunmayabilir. Yargıtay, tarafların evli kaldıkları süre dikkate alındığında makul süre geçmediğinden erkeğin cinsel şiddet uyguladığının ve bu nedenle kusurlu olduğunun kabulünü hatalı bulmuştur (Yargıtay 2. HD, E.2023/3232, K.2024/427).

Kusurun Belirlenmesi: Sorunun Kendisi Değil, Soruna Yaklaşım

Bir hastalık veya rahatsızlığın varlığı tek başına kusur değildir. Belirleyici olan, eşin sorunu çözmek için çaba gösterip göstermediği, tedaviye başvurup başvurmadığı ve diğer eşe karşı tutumudur. Yargıtay, cinsel sorunları bulunmasına rağmen tedavisi için yeterli çaba göstermediği ispatlanan erkeğe bu vakıanın kusur olarak yüklenmesi gerektiğini belirtmiştir (Yargıtay 2. HD, E.2023/9772, K.2024/6018).

Cinsel İlişkiden Kaçınma

Haklı bir neden olmadan cinsel birliktelikten kaçınan eş kusurlu sayılmaktadır. Yargıtay, haklı bir neden olmaksızın cinsel birliktelikten kaçındığı anlaşılan erkeğin kusurunu belirterek “Bir kimse sırf kendi kusuruna dayanarak boşanma hükmü elde edemez.” demiştir (Yargıtay 2. HD, E.2016/11461, K.2018/1874). Başka bir dosyada da cinsel ilişkiden kaçınan ve eşine baskı yapan koca ile güven sarsıcı davranışlarda bulunan kadın eşit kusurlu bulunmuştur (Yargıtay 2. HD, E.2013/8470, K.2013/22050).

Kaçınma vakıası ispatlanmalıdır. Yargıtay, ispat edilmeyen kaçınma vakıasının eşe kusur olarak yüklenemeyeceğini belirtmektedir (Yargıtay 2. HD, E.2024/4097, K.2025/1138).

Vajinismus ve İktidarsızlık

Vajinismus veya iktidarsızlık gibi sorunlarda tedaviye başvuran ve sorunu gideren eşe kusur yüklenmesi güçtür. Yargıtay, fizyolojik yapısından kaynaklanan sorun nedeniyle ameliyat olan ve sonrasında cinsel ilişkiye engel bir sebebi kalmayan kadının ameliyat sonrasında da kaçındığı ispatlanamadığından bu vakıanın kadına kusur olarak yüklenemeyeceğini belirtmiştir (Yargıtay 2. HD, E.2023/7790, K.2023/5363). Evliliğin ilk yıllarındaki sorunun tedaviyle giderildiği ve ortak çocuğun doğduğu bir dosyada da aynı sonuca varılmıştır (Yargıtay 2. HD, E.2024/8984, K.2025/299).

Buna karşılık tedaviye yanaşmamak kusur oluşturabilir. Yargıtay, kadının cinsel birlikteliğin gerçekleşmesi yönünde tedaviye yanaşmadığı vakıasının ona kusur olarak yüklenmemesini doğru bulmamıştır (Yargıtay 2. HD, E.2022/403, K.2022/1759).

Kaynağı Belirlenemeyen Sorun

Sorunun kimden kaynaklandığının belirlenemediği durumlarda sonuç olayın özelliklerine göre değişir. Kadının dava dilekçesinde cinsel birleşmede acı ve kilitlenme yaşadığını belirttiği bir dosyada Yargıtay, sorunun nedeninin ve kimden kaynaklandığının belirlenemediğini, bu nedenle erkeğe bu konuda kusur yüklenmesinin doğru olmadığını belirtmiştir (Yargıtay 2. HD, E.2023/7289, K.2024/5083).

Ancak kadında cinsel birlikteliğe engel bir rahatsızlık tespit edilmediği ve kadının kaçındığı ispatlanamadığı durumlarda Yargıtay, cinsel birlikteliğin kurulamamasını kadına kusur olarak yüklemeyerek erkeği tam kusurlu kabul edebilmektedir. Bir kararda “kadının cinsel birliktelikten kaçındığı ispat edilemediği gibi kadının cinsel birlikteliğinin gerçekleşmesine engel bir rahatsızlığının da tespit edilemediği” belirtilerek erkeğin tam kusurlu olduğu kabul edilmiştir (Yargıtay 2. HD, E.2023/6362, K.2024/7736; aynı yönde Yargıtay 2. HD, E.2024/6442, K.2025/4430).

Mahremiyetin Üçüncü Kişilerle Paylaşılması

Eşlerin cinsel hayatına ilişkin konuların yakın çevreye veya akrabalara anlatılması uygulamada kusurlu davranış olarak değerlendirilmektedir. Kadının yatak odası mahremiyetini yakın çevresine anlattığının ilk derece mahkemesince kabul edildiği bir dosyada Yargıtay bu davranışı gerçekleşen kusurlar arasında bırakarak tarafların eşit kusurlu olduğunu belirtmiştir (Yargıtay 2. HD, E.2023/7282, K.2024/3897). Yargıtay, bu iddiaya dayanak yapılan tanık anlatımının duyuma dayalı olduğu bir dosyada vakıanın kusur olarak yüklenemeyeceğini belirtmiştir (Yargıtay 2. HD, E.2024/669, K.2024/8029).

Cinsel İlişkiye Zorlama

Eşini cinsel ilişkiye zorlamak kusurlu bir davranıştır. Yargıtay, erkeğin kadını doğal olmayan şekilde cinsel ilişkiye zorladığını belirterek bu davranışı kusur değerlendirmesine katmış ve kadının daha ağır kusurlu sayılmasını bozarak tarafların eşit kusurlu olduğunu kabul etmiştir (Yargıtay 2. HD, E.2020/3588, K.2020/5266). Tedavi sürecindeki eşe destek olmak yerine baskıcı ve korkutucu davranışlarda bulunan erkeğin ağır kusurlu kabul edildiği bölge adliye mahkemesi kararı da Yargıtay'ca onanmıştır (Yargıtay 2. HD, E.2023/5509, K.2024/3973).

Evlilik içinde de cinsel saldırı suç oluşturabilir; vücuda organ veya cisim sokulması suretiyle işlenen cinsel saldırının eşe karşı işlenmesi hâlinde soruşturma ve kovuşturma mağdurun şikâyetine bağlıdır (TCK m.102/2). Şiddet hâlinde 6284 sayılı Kanun kapsamında koruma tedbirleri de istenebilir.

Sağlık Kurulu Raporu ve Tıbbi Araştırma

Taraflardan biri tıbbi bir engel ileri sürüyorsa, mahkemenin bu konuda rapor alması beklenir. Ankara Bölge Adliye Mahkemesinden gelen bir dosyada Yargıtay, tarafların evli kaldıkları süre göz önüne alındığında cinsel birlikteliğe engel fizyolojik veya psikolojik bir rahatsızlık bulunup bulunmadığı konusunda rapor alınmadan kusur belirlemesi yapılmasını doğru bulmamış ve hükmü bozmuştur (Yargıtay 2. HD, E.2024/7233, K.2025/3682).

Diğer eşin hastaneye sevk edilmesi talebinin reddedilmesi de hukuki dinlenilme hakkı (HMK m.27) bakımından bozma sebebi yapılmıştır (Yargıtay 2. HD, E.2022/7989, K.2022/10681). Boşanma davalarında tarafların ikrarları hâkimi bağlamaz ve hâkim delilleri serbestçe takdir eder (TMK m.184, b.3 ve b.4). Yargıtay da tarafların cinsel ilişkinin gerçekleşmediğini kabul ettiği bir dosyada tıbbi araştırma yapılması gerektiğini belirtmiştir (Yargıtay 2. HD, E.2014/12526, K.2014/23235).

Yargılama sırasında istenen bir tetkikin yaptırılmaması konusunda uygulama tek yönlü değildir. Bazı mahkemeler bu tutumu eşin aleyhine değerlendirmiş; bazıları ise tetkikin dava tarihinden sonra gerçekleşen bir husus olduğunu veya haklı bir gerekçeye dayandığını kabul ederek kusur saymamıştır. Bu nedenle tetkike ilişkin tutumun gerekçesiyle birlikte dosyaya yansıtılması önemlidir.

İspat

Cinsel sorunlar doğası gereği eşler arasında yaşandığından ispat güçtür. Doğrudan bilgiye dayanmayan, eşlerden birinden duyduğunu aktaran tanığın beyanı tek başına yeterli sayılmayabilir. Yargıtay, kadının cinsel birlikteliğe yanaşmadığı vakıasına ilişkin tanık beyanının görgüye dayanmayan, soyut ve aktarımdan ibaret olduğunu belirterek bu vakıanın kadına kusur olarak yüklenemeyeceğini kabul etmiştir (Yargıtay 2. HD, E.2023/7763, K.2023/4824). Tanık beyanlarının değerlendirilmesi için Boşanma Davasında Tanık yazımıza bakabilirsiniz.

Uygulamada sağlık kurulu ve uzman hekim raporları, tedavi kayıtları ve reçeteler, eşler arasındaki yazışmalar ile olaylara doğrudan tanık olan kişilerin beyanları başvurulan başlıca delillerdir. Delillerin hukuka uygun yollarla elde edilmesi gerekir; ayrıntı için Boşanma Davalarında Delil Rehberi yazımıza bakabilirsiniz.

Boşanma ve Evlenmenin İptali Ayrımı

Evlenmeden önce var olan bir sorun, koşulları varsa evlenmenin iptali (nispi butlan) davasına konu olabilir. Eşin kişiliğine ilişkin önemli bir nitelik hakkında yanılma (TMK m.149/2) ve gizlenen ağır hastalık (TMK m.150/2) bu bakımdan değerlendirilebilecek sebeplerdir. TMK m.150/2'deki iptal sebebi; hastalığın eşe ilişkin olması, ağır tehlike oluşturması ve kendisinden gizlenmiş olması koşullarının birlikte gerçekleşmesine bağlıdır ve Hukuk Genel Kurulu hastalığın resmî sağlık kurulu raporuyla ağır ve tedavi edilemez nitelikte olduğunun belirlenmesini, ayrıca altsoy için tehlike oluşturup oluşturmadığının tespitini aramıştır (Yargıtay HGK, E.2017/2294, K.2020/671). İptal davası açma hakkı, iptal sebebinin öğrenildiği tarihten başlayarak altı ay ve her hâlde evlenmenin üzerinden beş yıl geçmekle düşer (TMK m.152).

Yargıtay, evlilik öncesi hastalıkların gizlenmesinin boşanma davasında kusur oluşturmayacağını, ancak koşulları varsa evliliğin nispi butlan ile iptali davasına konu olabileceğini belirtmiştir (Yargıtay 2. HD, E.2021/3628, K.2021/4749). Bu nedenle evlilik öncesine dayanan bir sorunda hangi davanın açılacağı, olayın özelliklerine göre baştan değerlendirilmelidir.

Tazminat ve Nafaka

Boşanma sonucunda mevcut veya beklenen menfaati zedelenen kusursuz ya da daha az kusurlu taraf, kusurlu taraftan maddi tazminat isteyebilir (TMK m.174/1). Boşanmaya sebep olan olaylar yüzünden kişilik hakkı saldırıya uğrayan taraf da kusurlu taraftan manevi tazminat isteyebilir (TMK m.174/2). Yargıtay uygulamasında eşit kusurlu eş yararına tazminata hükmedilmemektedir. Ayrıntı için Boşanmada Maddi ve Manevi Tazminat yazımıza bakabilirsiniz.

Boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek taraf, kusuru daha ağır olmamak koşuluyla yoksulluk nafakası isteyebilir (TMK m.175). Cinsel konulardaki kusur bu nedenle nafaka talebini de doğrudan etkileyebilir; bkz. Yoksulluk Nafakasında Kusur Şartı.

Görevli Mahkeme ve Ankara Uygulaması

Boşanma davaları aile mahkemelerinde görülür (4787 sayılı Kanun m.4); aile mahkemesi bulunmayan yerlerde asliye hukuk mahkemesi aile mahkemesi sıfatıyla bakar (4787 sayılı Kanun m.2). Yetkili mahkeme eşlerden birinin yerleşim yeri veya davadan önce son defa altı aydan beri birlikte oturdukları yer mahkemesidir (TMK m.168).

Ankara'da aile mahkemeleri Söğütözü'ndeki Ankara Adliyesi binasında görev yapmaktadır. Etimesgut ve Sincan gibi Ankara Batı Adliyesi'nin yargı çevresindeki ilçeler bakımından yetki kurallarına göre Ankara Batı Adliyesi'ndeki mahkemeler yetkili olabilir. Boşanma davalarında taraflar duruşmanın gizli yapılmasını isteyebilir (TMK m.184, b.6); mahremiyet gerektiren bu tür davalarda bu imkân önem taşır.

Sık Sorulan Sorular

Cinsel ilişkiye girmemek boşanma sebebi midir?

Makul bir süre içinde cinsel birlikteliğin kurulamaması, Yargıtay uygulamasında evlilik birliğinin temelinden sarsılması sebebi sayılmaktadır (TMK m.166/1). Haklı bir sebep olmadan kaçınan eş kusurlu kabul edilebilir.

Vajinismus boşanma sebebi midir?

Vajinismus tek başına bir boşanma sebebi ya da kusur değildir; ancak cinsel birlikteliğin uzun süre kurulamaması evlilik birliğini temelinden sarsabilir. Tedaviye başvuran ve sorunu gideren eşe kusur yüklenmesi güçtür; tedaviye yanaşmamak ise kusur sayılabilir.

İktidarsızlık nedeniyle boşanma davası açılabilir mi?

Açılabilir. Belirleyici olan, sorunun tedavisi için çaba gösterilip gösterilmediğidir. Evlilik öncesi hastalığın gizlenmesi boşanma davasında tek başına kusur sayılmaz; koşulları varsa evlenmenin iptali davasına konu olabilir.

Cinsel birleşme için eşe ne kadar süre tanınmalıdır?

Kanunda belirli bir süre yoktur. Yargıtay, eşlerin fiilen yaklaşık bir ay bir arada kaldığı dosyada makul sürenin geçmediğini kabul etmiş; yaklaşık bir buçuk yıllık birliktelikte ise beklemenin eşten istenemeyeceğini belirtmiştir. Süre somut olayın özelliklerine göre belirlenir.

Sorunun kimden kaynaklandığı belirlenemezse ne olur?

Sonuç olaya göre değişir. Bazı dosyalarda cinsel sorun hiçbir eşe kusur olarak yüklenmemiş ve kusur diğer davranışlara göre belirlenmiştir; kadında engel tespit edilmediği ve kadının kaçındığı ispatlanamadığı bazı dosyalarda ise erkek tam kusurlu kabul edilmiştir.

Eşin cinsel sorununu başkalarına anlatmak kusur sayılır mı?

Uygulamada eşlerin mahrem konularının yakın çevreye anlatılması kusurlu davranış olarak değerlendirilmektedir. Ancak bu vakıanın da görgüye dayanan delillerle ispatlanması gerekir.

Karşı taraf sorunu kabul ederse rapor almaya gerek kalır mı?

Boşanma davalarında tarafların ikrarları hâkimi bağlamaz (TMK m.184, b.3). Bu nedenle tıbbi bir engel iddiasında mahkeme kabul beyanıyla yetinmeyip rapor alabilir.

İlgili Yazılar

Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır. Kusur değerlendirmesi her dosyada delillere ve olayın özelliklerine göre değiştiğinden, dava açmadan önce bir avukattan destek alınması önerilir.

Av. Murat Akman — Ankara Boşanma Avukatı. Detaylı bilgi ve randevu için: www.muratakman.com

Son güncelleme: 15 Ekim 2026

Son Yazılar

Hepsini Gör
  • Whatsapp
bottom of page