Araç Mahrumiyet Bedeli (Yattı Parası) Nedir, Nasıl Hesaplanır ve Kimden Alınır?
Güncelleme tarihi: 3 gün önce
Kısa cevap: Araç mahrumiyet bedeli, halk arasındaki adıyla "yattı parası", kazada hasar gören aracın onarım için gereken makul süre boyunca kullanılamamasından doğan zararın karşılığıdır. Yargıtay aracın ticari olmasını aramadığından hususi araç sahipleri de bu bedeli isteyebilir. Talep kural olarak kusurlu aracın sürücüsüne ve işletenine yöneltilir; zorunlu trafik sigortası bu dolaylı zararı karşılamaz. Araç kiralanmamış olsa bile hâkim, makul onarım süresi ve emsal bir aracın kira bedeli üzerinden zararı hakkaniyete göre belirleyebilir.
Araç Mahrumiyet Bedelinin Tanımı
Kaza sonrasında aracını onarıma bırakan kişi, onarım süresince aracından yararlanamaz. Hukuk bu yararlanamama hâlini giderilmesi gereken bir malvarlığı zararı olarak kabul eder. Yargıtay uygulamasında bu zarar, onarım için gereken makul sürede aynı nitelikte bir aracı kullanmanın maliyeti üzerinden ölçülür.
Uygulamada araç mahrumiyet tazminatı, araçtan yoksun kalma tazminatı, ikame araç bedeli veya kullanım kaybı adlarıyla da anılır. Ticari araç sahipleri arasındaki yaygın adı ise "yattı parası"dır.
Talep Şartları
Talebin kabul edilebilmesi için genel olarak şu unsurlar aranır:
Kazanın tamamen veya kısmen karşı tarafın kusurundan ya da sorumluluk alanından kaynaklanması,
Aracın kaza nedeniyle kullanılamaz hâle gelmesi,
Talebin, aracın onarımı için gerçekten gereken makul süreyle sınırlı tutulması.
Yargıtay'a göre bu zarar için "aracın ticari olması gerekmeyip sırf kullanımdan mahrum kalmak da giderilmesi gereken zararlar arasındadır" (Yargıtay 4. HD, E.2021/26464, K.2022/11237, kanun yararına bozma). Bu nedenle hususi otomobil sahipleri de bu bedeli talep edebilir.
Kiralama Faturası Olmadan Talep
Araç kiraladığınıza ya da taksi kullandığınıza dair fatura sunmanız zorunlu değildir. Yargıtay, araç kiralandığına dair belge veya ödeme belgesi sunulmasa da hâkimin zararı Türk Borçlar Kanunu m.50/2 uyarınca belirleyebileceğini; bunun için makul tamir süresinin ve bu sürede ödenmesi gereken ikame araç bedelinin bilirkişi raporuyla tespit edilmesi gerektiğini belirtmiştir (Yargıtay 4. HD, E.2021/26777, K.2022/11236, kanun yararına bozma). Araç kiralandığına veya taksi kullanıldığına dair delil sunulmaması da talebin reddi için yeterli bir gerekçe sayılmamıştır (Yargıtay 4. HD, E.2022/12979, K.2022/14487).
Bunun tersi de geçerlidir: Fatura sunulmuş olması, faturadaki gün sayısının olduğu gibi kabul edileceği anlamına gelmez. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi'nin incelediği dosyada araç sahibi 45 günlük kiralama faturası sunmuş, ancak makul onarım süresi 7 gün olarak belirlenmiş ve bu sürenin tamamı kaskonun verdiği ikame araçla karşılandığından mahrumiyet talebi reddedilmiştir (Ankara BAM 26. HD, E.2025/317, K.2026/1213).
Zarar Kalemleri ve Muhatapları
Kazadan sonra birden fazla zarar kalemi doğar ve her birinin muhatabı farklı olabilir:
Zarar kalemi | Karşı tarafın trafik sigortası (ZMSS) | Karşı tarafın İMM poliçesi | Kusurlu sürücü ve işleten | Kendi kaskonuz |
Hasar (onarım) bedeli | Evet; poliçe limiti içinde ve sigortalının kusuru oranında | ZMSS limitini aşan kısım, İMM limiti içinde | Evet; kusur oranında | Evet; kusurdan bağımsız olarak, poliçe şartları ve muafiyetle |
Değer kaybı | Evet; poliçe limiti içinde ve kusur oranında | ZMSS limitini aşan kısım, İMM limiti içinde | Evet; kusur oranında | Kural olarak hayır |
Araç mahrumiyet bedeli | Hayır; teminat dışı | Kural olarak hayır; poliçede ayrı bir teminat varsa değerlendirilir | Evet; asıl muhatap | Ek teminat varsa; onarımı kendisi geciktirmişse genel hükümlere göre |
Ticari kazanç kaybı | Hayır; teminat dışı | Kural olarak hayır; poliçede ayrı bir teminat varsa değerlendirilir | Evet; net kazanç üzerinden | Ek teminat varsa, limitle; onarımı kendisi geciktirmişse genel hükümlere göre |
Aynı dönem için çifte talep: Aynı dönem için hem ikame araç bedeli hem kazanç kaybına hükmedilemez; bu talepler araçtan mahrum kalınan döneme yönelik aynı sonucu içerir (Antalya BAM 13. HD, E.2025/268, K.2025/570).
İkame araç: Kasko veya sigorta şirketi ikame araç verdiyse, ikame aracın kullanıldığı süre için kural olarak ayrıca mahrumiyet bedeli istenemez (Ankara BAM 26. HD, E.2025/317, K.2026/1213).
Kusur: İki aracın karıştığı kazada, aracı hasar gören işleten kural olarak karşı tarafın kusurunu ispat etmelidir (KTK m.89). Kendi kusurunuz varsa hâkim bunu gözeterek tazminattan indirim yapabilir (KTK m.86/2, TBK m.52).
Başvuru şartı: ZMSS ve İMM sigortacısına dava açmadan önce yazılı başvuru yapılmalıdır; sigortacı 15 gün içinde cevap vermez veya cevap talebi karşılamazsa dava açılabilir (KTK m.97, m.100).
Kasko ödediyse: Kasko şirketi ödediği hasar bedelini karşı taraftan rücuen isteyebilir. Değer kaybı ve mahrumiyet talebiniz karşı tarafa karşı ayrıca devam eder.
Makul Onarım Süresinin Belirlenmesi
Mahkemeler aracın serviste fiilen kaç gün kaldığına değil, hasarın niteliğine göre onarımın kaç günde yapılabileceğine bakar. Yargıtay'a göre aracın onarımı mümkün ve ekonomikse makul tamir süresi belirlenir; onarım ekonomik değilse yeni araç satın alınması için gerekli süre tespit edilir (Yargıtay 4. HD, E.2022/12979, K.2022/14487). Pert olan araçlarda mahrumiyet zararı, aynı nitelikte (emsal) bir aracın satın alınması için gerekli makul süreye göre belirlenmelidir (Yargıtay 4. HD, E.2021/10248, K.2023/10491).
Makul süreyi uygulamada makine mühendisi bilirkişi belirler. Bilirkişi eksper raporunu, değişen ve onarılan parçaları, sökme-takma, boya ve kuruma gibi işçilik kalemlerini değerlendirir; rapor gerekçeli ve denetime elverişli olmalıdır. Servisin iş yoğunluğu, sigorta sürecindeki gecikmeler veya aracın servise geç götürülmesi gibi sebeplerle uzayan günler, kural olarak kazaya sebep olan tarafa yüklenmez.
Makul Süreyi Aşan Gecikmede Sorumluluk
Kusurlu sürücü ve işleten yalnızca makul süre kadar sorumlu tutulur. Bu, aşan günlerin zararının mutlaka karşılıksız kalacağı anlamına gelmez; gecikmeye kim yol açtıysa sorumluluk o kişiye yönelebilir:
Servis: Aracı makul sürede onarıp teslim etmeyen servis, onarım sözleşmesi kapsamında sorumlu tutulabilir.
Kasko şirketi: Kasko şirketi aracı anlaşmalı servise yönlendirmiş, eksper incelemesi yaptırmış ve onarımı üstlenmişse, Yargıtay gecikmeden doğan kazanç kaybı için kasko şirketinin poliçeye göre değil genel hükümlere göre sorumlu tutulması gerektiğini belirtmiştir (Yargıtay 17. HD, E.2013/3963, K.2013/9415).
Eksper: Eksperin gecikmesi, kural olarak onu görevlendiren sigortacının sorumluluk alanında değerlendirilir.
Bir istinaf kararı bu ayrımı somut biçimde göstermektedir. Kendi kasko şirketine ve yetkili servise dava açan araç sahibinin dosyasında makul onarım süresi 20 gün, aracın serviste kalış süresi ise yaklaşık 7 aydı. İlk derece mahkemesi, onarım onayını geç veren kasko şirketini yaklaşık 1,5 aylık, onarımı geciktiren yetkili servisi yaklaşık 4,5 aylık gecikmeden sorumlu tutmuş ve kasko şirketinin poliçe kapsamında 30 gün ikame araç verildiği için başkaca sorumluluğu bulunmadığı savunmasını kabul etmemiştir; bölge adliye mahkemesi bu değerlendirmeyi yerinde bulmuştur (Konya BAM 3. HD, E.2026/358, K.2026/1139).
Karşı tarafın zorunlu trafik sigortacısından gecikme gerekçesiyle mahrumiyet bedeli istemek ise kural olarak sonuç vermez; çünkü mahrumiyet zararı trafik sigortasının teminatı dışındadır (KTK m.92/k).
Hesaplama Yöntemi
Hususi Araçlar
Temel yöntem şudur: Makul onarım süresi, emsal bir aracın günlük kira bedeliyle çarpılır ve araç kullanılmadığı için yapılmayan zorunlu giderler düşülür. Yargıtay, kaza olmasaydı dahi yapılması gereken yakıt gibi zorunlu giderler indirildikten sonra makul tamir süresine göre mahrumiyet bedeline hükmedilmesi gerektiğini belirtmiştir (Yargıtay 4. HD, E.2022/12979, K.2022/14487). Bazı bilirkişi raporlarında günlük kira değeri, benzer aracın zorunlu amortisman giderleri de düşülerek belirlenmektedir (Konya BAM 3. HD, E.2026/358, K.2026/1139).
Ticari Araçlar
İş durmuşsa: Aracın kullanılamadığı sürede elde edilemeyen net kazanç esas alınır. Ticari taksi gibi yerine kiralanacak ikame araç bulunmayan araçlarda günlük net kazanç; ticari defter, belge, fatura ve vergi kayıtları üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılarak, aracın çalıştırılmasından kaynaklı amortisman ve yakıt gibi giderler düşüldükten sonra belirlenir (Antalya BAM 13. HD, E.2024/1519, K.2026/903).
İş kiralık araçla sürdürülmüşse: Kiralanan aracın bedeli esas alınır; ancak şoför ücreti ve yakıt gibi, kendi aracı çalışsaydı da yapılacak giderler düşülür (Yargıtay 17. HD, E.2016/818, K.2016/5276).
Şoförler odası, esnaf odası veya kooperatif yazıları bölgedeki emsal kazancı gösteren destekleyici delil niteliğindedir. Vergi beyannamesindeki gelirle davada iddia edilen kazanç arasındaki belirgin fark, iddianın inandırıcılığını zayıflatabilir.
Kusur İndirimi
Kazada sizin de kusurunuz varsa hâkim bunu gözeterek tazminattan indirim yapabilir (TBK m.52, KTK m.86/2). Kazaya tamamen kendi kusurunuzla sebep olduysanız bu zararı karşı taraftan talep edemezsiniz.
Talebin Muhatabı: Sürücü ve İşleten
Talebin asıl muhatapları kazada kusurlu aracın sürücüsü ve işletenidir. Sürücü ve işleten, zarar görene karşı müteselsilen sorumludur (KTK m.88, m.89/3; TBK m.61); zarar gören tazminatın tamamını dilediğinden isteyebilir.
İki Aracın Karıştığı Kazalarda Kusur
Mahrumiyet davalarının büyük kısmı iki aracın çarpıştığı kazalardan doğar. Bu durumda aracı hasar gören işleten, zarar veren işletenden tazminat alabilmek için karşı tarafın veya sürücüsünün kusurunu ya da o araçtaki bir bozukluğu ispat etmelidir (KTK m.89/2). Kaza tespit tutanağı ve gerekirse bilirkişiden alınacak kusur raporu bu nedenle davanın temelini oluşturur.
Kiralık ve Leasingli Araçlarda İşleten
İşleten her zaman ruhsatta adı yazan kişi değildir. KTK m.3'e göre işleten kural olarak araç sahibidir; mülkiyeti muhafaza kaydıyla satışta sicilde kayıtlı alıcı, aracın uzun süreli kiralanması, ariyet veya rehni hâllerinde ise kiracı, ariyet alan veya rehin alan kişidir.
Yargıtay'a göre trafik kaydı işleteni kesin olarak gösteren bir karine olmasa da güçlü bir kanıttır; kiracının işleten sayılabilmesi için kira süresinin uzun olması, araç üzerinde fiili hâkimiyet ve ekonomik yararlanma unsurlarının birlikte bulunması gerekir. Yargıtay, finansal kiralama şirketi adına kayıtlı olup noterde düzenlenen sözleşmeyle üç yıllığına kiralanmış araçla gerçekleşen kazada, bu şirkete karşı açılan davanın işleten sıfatı bulunmadığından husumet yönünden reddi gerektiğini belirtmiştir (Yargıtay 17. HD, E.2013/14290, K.2013/14209). Kiralama sözleşmesinin noterde yapılması şart değildir; ancak sözleşmenin üçüncü kişileri bağlayabilecek güçte olması ve fatura, vergi kayıtları ve ticari defterler gibi delillerle desteklenmesi beklenir (Ankara BAM 26. HD, E.2022/2052, K.2024/1304). Günlük veya kısa süreli kiralamalarda ise işleten kural olarak kiralama şirketidir.
Kaza tarihinde aracın kimin kullanımında olduğu belirsizse, malik ile kiracının birlikte davalı gösterilmesi husumet riskini azaltabilir. Kendi aracınız leasingli veya uzun süreli kiralık ise, aracı kullanamamaktan doğan zarar aracı fiilen kullanan kiracının malvarlığında doğduğundan talep kural olarak kiracıya aittir; kiralama sözleşmesinin ve mümkünse malik şirketin muvafakatnamesinin dosyaya eklenmesi yararlı olur.
Sigorta Şirketlerinin Sorumluluğu
Zorunlu trafik sigortası (ZMSS): Gelir kaybı, kâr kaybı, iş durması ve kira mahrumiyeti gibi dolaylı zararlar zorunlu trafik sigortasının kapsamı dışındadır (KTK m.92/k; ZMSS Genel Şartları A.6/k). Yargıtay da "araç mahrumiyetine ilişkin zarar dolaylı zarar olup trafik sigortasının teminatı dışında kalmaktadır" demektedir (Yargıtay 4. HD, E.2021/26464, K.2022/11237). 12.06.2026 tarihli ve 33278 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanıp 01.07.2026'da yürürlüğe giren değişiklikle yeniden düzenlenen Genel Şartlar A.5 maddesi de maddi zararlar teminatını, değer kaybı dâhil doğrudan mallardaki azalma olarak tanımlamaktadır.
İhtiyari Mali Mesuliyet (İMM) sigortası: İMM, zorunlu trafik sigortası limitinin üzerindeki zararı karşılayan tamamlayıcı bir sigortadır. Bu nedenle mahrumiyet bedeli, poliçede bu zararı ayrıca teminat altına alan bir kloz bulunmadıkça kural olarak İMM'den de istenemez (Antalya BAM 14. HD, E.2024/608, K.2026/81). Yargıtay da mahrumiyet bedelinin İMM sigortacısından istenmesine ilişkin talebi reddeden hakem heyeti kararını onamıştır (Yargıtay 4. HD, E.2025/3559, K.2026/4465). Sigortacıya yazılı başvuru şartı ve zamanaşımı hükmü İMM'de de uygulanır (KTK m.100). Ayrıntı için İhtiyari Mali Mesuliyet (İMM) sigortası yazımıza bakabilirsiniz.
Kendi kaskonuz: Kasko poliçesinde ikame araç veya kullanım ve gelir kaybı ek teminatı varsa, poliçedeki limit, gün sayısı ve araç sınıfı gibi sınırlar içinde talepte bulunabilirsiniz. Böyle bir teminat yoksa kasko kural olarak mahrumiyet bedeli ödemez. Ancak onarım sürecini kasko şirketinin kendisi geciktirmişse, yukarıda açıklandığı gibi genel hükümlere göre sorumluluğu gündeme gelebilir.
Trafik Sigortasına Verilen İbranamenin Etkisi
Hasar bedelini veya değer kaybını karşı tarafın trafik sigortasından alırken genellikle bir ibraname imzalanır. Bu ibraname kural olarak sigorta teminatı kapsamındaki zararlarla ilgilidir; teminat dışında kalan kazanç kaybı gibi zararlar yönünden sürücü ve işletenin sorumluluğu bu ibraname nedeniyle kendiliğinden sona ermez (Antalya BAM 14. HD, E.2024/608, K.2026/81). Yine de imzalamadan önce ibranamenin kapsamı okunmalıdır. Tazminat miktarına ilişkin olarak yetersiz veya fahiş olduğu açıkça belli uzlaşmalar, yapıldıkları tarihten itibaren iki yıl içinde iptal edilebilir (KTK m.111/2).
Kaskonun İkame Araç Vermesi
Kaskonun sağladığı ikame aracı kullandığınız günler için zarar karşılanmış sayılır; bu günler için ayrıca talepte bulunulamaz (Ankara BAM 26. HD, E.2025/317, K.2026/1213). Makul sürenin ikame araçla karşılanmayan kısmı için talep hakkı kural olarak devam eder. İkame araç verilmiş olması, kasko şirketinin kendi gecikmesinden doğan sorumluluğunu da kendiliğinden ortadan kaldırmaz (Konya BAM 3. HD, E.2026/358, K.2026/1139).
Gerekli Belgeler ve Deliller
Kaza ve kusur için: kaza tespit tutanağı, varsa ifade tutanakları, kamera kayıtları ve bilirkişi kusur raporu,
Hasar ve süre için: eksper raporu, hasar fotoğrafları, onarım faturası, servis giriş-çıkış (iş emri) kayıtları,
Gecikmenin kaynağı için: onarım onayı tarihi, parça sipariş ve teslim kayıtları, servis ve sigorta şirketiyle yazışmalar, gönderilen ihtarname,
Zararın miktarı için: varsa kira sözleşmesi ve faturası; ticari araçta ticari defter, vergi kayıtları ve meslek odası yazıları,
Araç kiralık veya leasingli ise: kiralama veya finansal kiralama sözleşmesi ve varsa malik şirketin muvafakatnamesi.
Onarım uzamaya başladığında aracın durumu ve geçen süre, sulh hukuk mahkemesinden delil tespiti istenerek kayıt altına alınabilir; yukarıda anılan Konya dosyasında makul onarım süresi dava öncesinde yapılan böyle bir tespitle belirlenmiş, yargılamada alınan bilirkişi raporu da aynı sonuca ulaşmıştır. Servise veya sigorta şirketine gecikme nedeniyle ihtarname gönderilmesi de ileride sorumluluğun belirlenmesinde yararlı olabilir.
Trafik Kazası Dışındaki Hasarlar
Aracın üzerine bir cisim düşmesi, araca kasten zarar verilmesi veya aracın kundaklanması gibi hâllerde de haksız fiil sorumluluğunun şartları oluşmuşsa (TBK m.49) makul onarım süresi için mahrumiyet bedeli talep edilebilir. Sel baskını gibi idarenin hizmet kusurundan doğan zararlarda ise talep idari yargıda tam yargı davasıyla ileri sürülür; bu davadan önce, eylemi öğrenmeden itibaren bir yıl ve her hâlde eylem tarihinden itibaren beş yıl içinde idareye başvurulması gerekir (İYUK m.13).
Görevli Mahkeme, Yetki ve Arabuluculuk
Sürücü ve işletene karşı: Talep haksız fiilden doğduğundan genellikle asliye hukuk mahkemesi görevlidir. Uyuşmazlık her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgiliyse dava ticari dava sayılır ve asliye ticaret mahkemesinde görülür; bu durumda arabuluculuğa başvuru dava şartıdır (TTK m.4, m.5/A). Yetki bakımından genel kurallara ek olarak, kazanın meydana geldiği yer mahkemesi ile sigortacının şubesinin veya poliçeyi düzenleyen acentenin bulunduğu yer mahkemesi de yetkilidir (KTK m.110/2).
Sigorta şirketine karşı: Sigorta sözleşmesinden doğan davalar kural olarak ticari davadır ve arabuluculuk dava şartıdır. Aracını ticari olmayan amaçla kullanan kişinin kendi kasko şirketine karşı açacağı dava ise tüketici mahkemesinde görülür; tutar tüketici hakem heyeti sınırının altındaysa önce hakem heyetine, üstündeyse dava açmadan önce arabulucuya başvurulması gerekir (6502 sayılı Kanun m.68, m.73/A). ZMSS ve İMM sigortacısına dava açmadan önce yazılı başvuru yapılmalıdır; sigortacı 15 gün içinde cevap vermez veya cevap talebi karşılamazsa dava açılabilir ya da Sigorta Tahkim Komisyonu'na başvurulabilir (KTK m.97, m.100).
Servise karşı: Onarım gecikmesi nedeniyle servise karşı açılacak dava onarım sözleşmesinden doğar; görevli mahkeme tarafların tacir olup olmamasına ve aracın kullanım amacına göre asliye ticaret, tüketici veya asliye hukuk mahkemesi olabilir.
Ankara'da asliye hukuk mahkemeleri Ankara Adliyesi'nin Dışkapı'daki ek hizmet binasında görev yapmaktadır. Etimesgut ve Sincan gibi Ankara Batı Adliyesi'nin yargı çevresindeki ilçeler bakımından yetki kurallarına göre Ankara Batı Adliyesi'ndeki mahkemeler yetkili olabilir.
Dava türü: Zararın kesin tutarı yargılama sırasında bilirkişi raporuyla belirlendiğinden bu davalar uygulamada çoğunlukla kısmi dava olarak açılır. Rapor alındıktan sonra talep, aynı davada bir defaya mahsus olmak üzere tahkikatın sonuna kadar artırılabilir ve artırılan kısım bakımından zamanaşımı da dava tarihinden itibaren kesilmiş sayılır (HMK m.109/4). Belirsiz alacak davası (HMK m.107) 7589 sayılı Kanun'la 31.07.2026'dan itibaren yürürlükten kaldırılmıştır; bu tarihten önce açılmış davalarda uygulanmaya devam eder (7589 sayılı Kanun geçici m.1/10).
Faizin Başlangıcı ve Türü
Sürücü ve işleten bakımından temerrüt kural olarak kaza (haksız fiil) tarihinde gerçekleşir; Yargıtay da haksız fiilden doğan borçlarda sürücü ve işletenin olay tarihinden itibaren faizden sorumlu olduğunu belirtmektedir (Yargıtay 4. HD, E.2021/10136, K.2023/3344). Sigortacı bakımından temerrüt ise başvuru tarihi ve ödeme süresi dikkate alınarak ayrıca belirlenir (KTK m.99/1); kasko gibi sözleşmeye dayanan taleplerde TTK m.1427'deki muacceliyet kuralı esas alınır. Yasal faiz oranının güncel belirlenme yöntemi için yasal faiz oranı yazımıza bakabilirsiniz.
Kusurlu sürücü, işleten ve sigortacısına karşı: Avans faizi istenebilmesi için borçlunun tacir olması ve borcun ticari işletmesiyle ilgili bulunması gerekir (Yargıtay HGK, E.2024/643, K.2025/264). Ruhsattaki kullanım şekli bunun önemli bir göstergesidir. Hususi araçla verilen zararda yasal faiz uygulanır (Yargıtay 4. HD, E.2021/13413, K.2022/6753); ticari taksi gibi ticari amaçla işletilen araçla verilen zararda haksız fiil TTK m.3 uyarınca ticari iş sayılır ve avans faizine hükmedilebilir (Yargıtay 4. HD, E.2024/5464, K.2024/7745). Hukuk Genel Kurulu ise kullanım şekli ticari olan bir aracın kaza anında hususi amaçla kullanıldığı olayda yasal faiz uygulanması gerektiğini kabul etmiştir (Yargıtay HGK, E.2024/643, K.2025/264). Zorunlu trafik veya İMM sigortacısı da kural olarak sigortalısının sorumlu olduğu faiz türüyle sorumlu tutulur.
Kendi kasko sigortacınıza karşı: Bu talep haksız fiile değil sigorta sözleşmesine dayanır. Yargıtay, kasko sigorta sözleşmesinin tarafların tacir olup olmadığına bakılmaksızın mutlak ticari iş olduğunu ve bu sözleşmeden kaynaklanan uyuşmazlıklarda avans faizine hükmedilmesi gerektiğini belirtmiştir (Yargıtay 4. HD, E.2022/12824, K.2025/5131).
Talep şartı: Mahkeme talepten fazlasına hükmedemeyeceğinden (HMK m.26), avans faizi ancak davada açıkça talep edilmişse uygulanabilir. Yargıtay, kasko uyuşmazlığında avans faizi açıkça talep edilmediğinden yasal faize hükmedilmesi gerektiğini belirtmiştir (Yargıtay 4. HD, E.2024/12834, K.2024/11943).
Zamanaşımı
Trafik kazasından doğan maddi zarar talepleri, zararın ve tazminat yükümlüsünün öğrenildiği tarihten itibaren iki yıl ve her hâlde kaza tarihinden itibaren on yıl içinde zamanaşımına uğrar (KTK m.109/1). Karşı aracın plakası ve işleteni kaza günü belliyse iki yıllık süre kural olarak kaza gününden başlar; Yargıtay, plakayı ve araç üzerindeki şirket adını kaza tarihinde öğrenen davacının failleri o tarihte öğrendiğini kabul eden kararı onamıştır (Yargıtay 4. HD, E.2025/9000, K.2026/4184). Dava, ceza kanunlarının daha uzun zamanaşımı öngördüğü cezayı gerektiren bir fiilden doğmuşsa bu süre uygulanır (KTK m.109/2). Sürücüye veya işletene karşı kesilen zamanaşımı sigortacıya karşı da, sigortacıya karşı kesilen zamanaşımı onlara karşı da kesilmiş sayılır (KTK m.109/3). Trafik kazası dışındaki haksız fiillerde TBK m.72'deki süreler geçerlidir.
Karşı Taraf Mahrumiyet Bedeli Talep Ettiğinde
Karşı tarafın fatura sunmamış olması veya aracının hususi olması, talebi tek başına geçersiz kılmaz. Bu durumda talep edilen gün sayısının makul onarım süresiyle, günlük tutarın emsal kira bedeliyle veya ticari araçta net kazançla uyumlu olup olmadığı ve kusur oranının hesaba yansıtılıp yansıtılmadığı değerlendirilmelidir. Trafik sigortası bu kalemi karşılamadığından, varsa İMM poliçesinin kapsamına bakılmalıdır. Kazaya karışan araç uzun süreli kiralık veya leasingli ise kaza tarihinde işletenin kim olduğu kiralama sözleşmesiyle birlikte değerlendirilmelidir. İlamsız icra takibinde ödeme emrine itiraz süresi tebliğden itibaren yedi gündür.
Sık Sorulan Sorular
Araç mahrumiyet bedeli (yattı parası) kimden istenir?
Kural olarak kazada kusurlu aracın sürücüsünden ve işleteninden istenir; bu kişiler zarar görene karşı müteselsilen sorumludur. Zorunlu trafik sigortası bu zararı karşılamaz. İMM veya kasko poliçesinden talep ise poliçenin kapsamına bağlıdır.
Özel araç için de mahrumiyet bedeli alınır mı?
Evet. Yargıtay, aracın ticari olmasını aramamakta ve salt kullanımdan mahrum kalmayı da giderilmesi gereken bir zarar saymaktadır.
Kiralama faturası olmadan mahrumiyet bedeli istenebilir mi?
İstenebilir. Fatura veya ödeme belgesi sunulamazsa hâkim, TBK m.50/2 uyarınca makul onarım süresi ve emsal kira bedelini bilirkişi raporuyla belirleyerek hakkaniyete uygun bir tutara hükmedebilir.
Araç serviste 30 gün kaldıysa 30 günlük bedel alınır mı?
Kusurlu sürücü ve işletenden kural olarak yalnızca makul onarım süresi kadar bedel istenebilir. Makul süreyi aşan gecikmeden ise gecikmeye yol açan servis veya sigorta şirketi sorumlu tutulabilir.
Kasko ikame araç verdiyse mahrumiyet bedeli istenir mi?
İkame aracın kullanıldığı günler için ayrıca talep edilemez. Makul onarım süresinin ikame araçla karşılanmayan kısmı için talep hakkı kural olarak devam eder.
Trafik sigortasına imzaladığım ibraname mahrumiyet talebimi engeller mi?
Kural olarak hayır. Trafik sigortasına verilen ibraname sigorta teminatı kapsamındaki zararlarla ilgilidir; teminat dışında kalan zararlar yönünden sürücü ve işletenin sorumluluğu kendiliğinden sona ermez. Yine de ibranamenin kapsamı imzadan önce okunmalıdır.
Ticari araçta hem kazanç kaybı hem kira bedeli istenebilir mi?
Aynı dönem için ikisine birden hükmedilemez. İş durmuşsa net kazanç kaybı, iş kiralık araçla sürdürülmüşse kendi aracıyla da yapılacak giderler düşülerek kira bedeli talep edilir.
Araç mahrumiyet bedeline hangi faiz uygulanır?
Talebin kime yöneltildiğine göre değişir. Sürücü, işleten ve sigortacısına karşı taleplerde avans faizi için borçlunun tacir olması ve zararın ticari işletmesiyle ilgili bulunması gerekir; hususi araçla verilen zararda yasal faiz uygulanır. Kendi kasko sigortacınıza karşı talepte avans faizine hükmedilebilir. Avans faizinin ayrıca davada açıkça talep edilmiş olması gerekir.
Araç mahrumiyet bedeli davası kaç yıl içinde açılmalı?
Zarar ve sorumlunun öğrenilmesinden itibaren iki yıl ve her hâlde kaza tarihinden itibaren on yıl içinde. Fiil, ceza kanununda daha uzun zamanaşımı öngörülen bir suç oluşturuyorsa bu süre uygulanabilir.
İlgili Yazılar
Basında: Av. Murat Akman'ın araç mahrumiyet bedeline ilişkin değerlendirmeleri 25 Eylül 2026 tarihinde Yeni Ankara gazetesinde yayımlanmıştır: Kaza sonrası aracınız serviste kaldıysa dikkat! "Yattı parası" hakkını Avukat Akman anlattı.
Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır. Makul onarım süresi, kusur oranı ve sigorta teminatları her dosyada somut olaya göre ayrıca değerlendirilmelidir; dava açmadan önce bir avukattan destek alınması önerilir.
Av. Murat Akman — Ankara Sigorta Avukatı. Detaylı bilgi ve randevu için: www.muratakman.com
Son güncelleme: 15 Ekim 2026

